9. bölüm · YASEMİN
8.Sevgili
Ablamı kucağımdan yere yatırdım. Doğukan Deren'e, Yankı Aysel'e, ben Seren'e baktım. "Seren! Deren! Aysel!" Dedim çığlıklarım arasında. Kaan kaldırdı beni, Aziz Seren'i kucağına aldı, üç kişi gittiler. "SEREN! DEREN! AYSEL!" Diye bağırdım tekrar. Yağız'ı gördüm, Minel'i ceset poşetine koydu. Yanına eğildim. "Son kez.." dedim, ellerim son kez evet son kez saçlarına gitti. Yağız alıp götürdü. Nereye götürdüğünü çok iyi biliyordum, "Tatlım gel hadi" dedi Liana, "Arda!" Dedim ağlayarak. "Gelecek o" dedi eve götürdüler beni. Elimi temizlediler. Yaptıklarını izliyordum. Liana götürdü beni, üstümü değiştirip üstümü çamaşırhaneye götürdü. Gözlerim kızarmıştı fena kızarmıştı hemde. Salona ilerledim. "Bak kızım sakinleş haydi, Savcısın sen savcı hiç yorgun düşer mi?" Dedi Kaan, "Kaan, ailem..." Dedim Arda girdi içeriye, "Ailem.. Ada Melodi?" Dedim "4 kişiyiz.." dedim, "4 kişiyiz ama asıl senin güçlü olman lazım, hem 4 kişi değiliz," dedi Arda, "Seren Deren Aysel iyi mi?" Dedim "Ameliyattalarmış," dedi Kaan. Bebek sesi duydum. Koşarak odalarına gittim, kız çocuğu ağlıyordu. İsmini bilmiyordum yada hatırlamıyordum. "Leyla mı Bahar mı? Seçmediler bir türlü!" Diyerek Leyla'yı kucağıma aldım. Salona götürdüm. Leyla sustuğunda bana baktı, gözlerimiz buluştu. Gözlerinin içine baktığımda Seren'i gördüm sanki. Gülümsedi, bende gülümsedim "Senden iyi anne olur haa" dedi Kaan, güldüm. Leyla'yla oynadım. Ve tam 5 saat sonrasında diğerleri geldi. Seren'i ilk kez halsiz görüyordum. Bir kolumda Araz, Bir kolumda Leyla vardı. Seren içeriye girip yanıma oturdu. Leyla ve Araz gülümsedi, Seren ise başını omzuma koydu. "İyisiniz değil mi?" Dedim, Deren kafasını evet anlamında onayladı. "Anne gibi." Dedi Kaan "Başlayacağım annene ha! Ne istiyorsun çocuk mu doğurayım?" Dediğimde büyük bir kahkaha patladı. Güldüm. Leyla kucağımda uyuyakaldı. Aziz Araz'ı aldı. Leyla'yı biraz daha salladım. Sonra odasına götürdüm yatırdım.
Salona yol aldığımda Aziz Araz'ı yatırmaya gidiyordu. Salonun kapısına dönmeden karşımda Yağız'ı buldum. Elini duvara dayamış bana bakıyordu. "Şey izin verir misin?" Dedim, "Neye izin vereyim güzelim?" Dedi "Yağız izin verirsen salona gireceğim," dedim. Yağız beni belimden tutup duvara yasladı duvarla arasındaydım. "Yağız biri görecek!" Dedim "Görsün Savcı'm görsün?" Dedi burnuyla burnum dip dibeydi. "Seni onca insanin önünde öperim Savcı'm" dedi beni belimden tutup salonun kapısının önüne getirdi. "Hey millet!" Dedi Yağız. Gözlerim şokla ona bakıyordu. Utançtan oraya bile bakamıyordum. "Ooo" dedi Yankı. Yağız bana bakınca gözleri dudaklarıma kaydı. Dudaklarını dudaklarıma yapıştırdı. Şok içinde kalakaldım. Karşılık veremedim. Öyle hızlıydı kı "Çiğköfte yer gibi," dedi Doğukan, Yağız benden ayrıldığında ilk işim kaçar adımlarla odaya gidip odaya kapanmak oldu. Konuşmalar vardı ama net değildi. Kapıyı kilitledim ve odada tam tamına 78 adım attım belki daha fazla? Öptü beni onca insanin karşısında. Yatağa yatıp yorganı kafama kadar çektim.
Ne kadardır uyumaya çalıştım bilmiyorum ama stresten uyuyamıyordum. "Güzelim aç kapıyı," dedi Yağız. Utançtan titriyordum yüzüm kızarmıştı. "Hadi tatlım aç şu kapıyı!" Dedi Seren. Tamam utançlık halimle karşılarına çıkacaktım. Ayağa kalktığım gibi ayağımı burkup yere yığıldım. Acıyla inledim. "Yasemin!" Dedi Yağız korkuyla kapıyı yumruklarken. "Yedek anahtar!" Dedi Seren. "Çabuk ol Doğukan!" Dedi Yağız. Ben ise emekleye emekleye kapıya gittim. Anahtarı çevirmeye çalıştım zor olsa da yaptım. Kapıyı açınca Seren yanıma geldi. "İyi misin?" Diye Sorduğunda ona baktım. "İyiyim ama galiba" dedim. Yağız kucağına alıp yatağa oturtturdu. Yağız ilk durum kutusundan sargı çıkarırken ben Arda'yla göz göze geldim. Sadece bakıştık. Gülümsedi, gülümsedim. Yağız ayağımı sararken acıyla geri çektim. Sargıyı söküp krem sürdü ve öyle sardı. "Her bok benim başıma geliyor zaten!" Diye söylendim. Herkes gülüşürken salona doğru yol aldık, Yağız beni belimden tutuyordu. Salona girip koltuğa oturduğum gibi telefonum çaldı. Arayan annem sandım, veya babam ne bileyim birisi sandım işte, baktığım da kaşlarım çatıldı. Gözlerimi devirip telefonu açtım "Ay ne var?" Dedim "Sorun sence yine ben miyim? Amına koyduğumun çocuğu geldi seni arıyor şiddetle!" Dedi Meryem sinirle, "Sabır diliyorum, bu arada beni niye soruyormuş?" Dedim "Bilmiyorum seni sorup duruyor?" Dediğinde kaşlarım daha çok çatıldı. "İyi de amına koyayım, onun Savcılığını yada Avukatlığını aman ne bokumsa işini ben yapmıyorum davasıyla ben değil, Murat ilgileniyor" dedim "Murat'a söyle ben gelene kadar ilgilensin gelince ben ya ağzına sıçacağım yada sıçacağım," dedim güldü, "İyi o zaman gelince bir kahve de içeriz?" Dedi "Of Meryem sus işte!" Dedim "Adliye'de görüşürüz!" Diyerek telefonu kapattım sehpaya koyup arkama yaslandım. "Ne diyor yine gıcık karı?" Dedi Arda, "İnan ne ben anladım ne ben, birisi gelmiş ismini unuttum beni sorup duruyormuş oraya gideceğim," dedim "ayağın?" Dedi "Ölmedim ya?" Dediğimde herkes güldü. "Gitme dinlen," dedi Yağız, "Hiih! Yok olmaz işim söz konusu burada! Savcılık dosyam kapanırsa nolacak?" Dedim ve odaya yol aldım. Üstümü değiştirip siyah botumu giydim. Saçlarımı hafif tarayıp aşağı yol aldım. Arda yanıma geldiğinde Yağızla göz göze geldim. Gülümsedim ve dışarı çıktım. Arabaya atladığımda gözümle telefondaki bazı dosyaya göz geçirdim. Arda arabayı Adliye'ye sürerken ben hâlâ dosyaları okuyordum. "Pekâlâ, oraya gidip öğreneceğiz," dedim. Araba Adliye'nin önünde durunca indim. Arda da yanıma geldi. Adliye'ye girince yine adımlarım Adliye'yi inletti.
"Kimmiş tanıyalım şunu," başımla avukat'a selam verdim. Meryem'in yanına gittim. "Oh be! Güzelim sonunda!" Dedi Eymen, "Sen?" Dedim korkuyla. Meryem odada değildi, Eymen yanıma gelip beni kolumdan tutup duvarla arasına aldı. "Bırak beni şerefsiz Herif!" Dedim ağlamalarım arasında, gülümsedi. Dudakları boynuma değdi, eli eteğimin altına girdi ve kalçamı sıktı. "Bırak! Arda!" Dedim dudakları göğsüme indi. "Ah be kızım, kendini o çeteye harcadın." Dedi kalçamı daha çok sıkarak, ağzımdan ağlamalarım arasında inilti çıktı. Eteğimi kaldırdı. Ve kendisini bana dayadı. İttirmeye çalıştım gücüm yetmedi. Dudakları göğsümü öpmeye başladı. Kendisi bana bastırınca ağlamam daha çok güçlendi. Bir anda o kapı açıldı. Arda Eymen'i bayılttığı gibi yanıma geldi. Ellerim titriyordu. Üstümü düzeltip arabaya yol aldım. Arda ise Eymen'i bağlamış, öylece arabaya bindirdi. Titriyordum. Arda öyle hızlı sürüyordu ki umrumda bile değildi. Titriyordum ve ağlıyordum. Sadece bunlardı. Arda ani fren yaptı. İnmedim. Arda Eymen'i tutup içeriye götürdü. Ben ise zar zor titreye titreye yürüdüm. Arda Eymen'i salondakilere doğru itti. Ben odaya yol aldım. "Yasemin?" Dedi Yağız arkamdan. Kolumu tutup kendisine çevirdi ve ben geriye doğru çekildim. "Yaklaşma!" Dedim ağlamalarım arasında. "Sevgilim?" Dedi hâlâ ağlıyordum. "Neresi burası?" Diyen Eymen'in sesini işittim. Ağlamam daha fazlasıyla hızlandı. Seren yanıma geldiğinde ona sarıldım. Seren ise. Bana karşılık verdi. Yağız Seren ve ben üçümüz salona ilerledik. Kapının girişinde yere çökmüş Eymen'i gördüm. Seren olanları çoktan anlamıştı, "Ada hadi tatlım Melodi ile Yağmur'u al bahçedeki parkta oynayın" dedi Seren. Ada Melodi ve Yağmur'u alıp çıktı. Seren sinirle mutfaktan bıçak aldı. Deren yanıma geldi su uzattı. Suyu içtim ama ağlamalarım ve titremelerim durmuyordu. Deren kollarını bana sardı. "Seren bırak biz halledelim..." Aziz sözünü tamamlamadan "Kes sesini!" Diyerek sözünü kesti Seren. Yağız ise silahını çıkarmıştı. Diğerleri olanları zevkle izlerken, Deren beni sakinleştirmeye çalışıyordu. Seren eliyle Eymen'in çenesini tuttu. Elinde tuttuğu bıçakla Eymen'in dudaklarını bir güzel kopardı. Yağız Eymen'in yanına gelerek saçlarından bir güzel tuttu, masanın üstünde duran baltayı aldı. Baltayı ayağına saplamak yerine Yankı'ya baktı. Yankı ve Yağız Ardından Seren olmak üzere işkence odasına gittiler. Eymen'in çığlıklarını duydum, kan kokusu, gelen silah sesi ile kulaklarımı kapadım. Seren elinde bıçak kan olmuş, üstü başı, saçları ve yüzü kan olmuş şekilde geldi. Bıçağı mutfağa bıraktı. "Oruspu evladı, sikik herif!" Dedi Seren, "çocuklar gelecek üstümü değiştirip duş alayım," deyip gitti. Tam 10 dakika sonra Yankı, Yağız, Seren tertemiz şekilde geldiler.
~✵~
Şubat ayının ortalarındaydık. Saat gecenin dördüydü, ben şöminenin karşısındaki koltuğa oturmuş üstümde battaniyem vardı, herkes uyuyordu ve ben elimde sıcak çikolatamla yağan karı izliyordum. Kapıda bir ses duydum, "Niye ayaktasın güzelim?" Dedi Seren'di gelen, yanımdaki koltuğa oturdu. "Selen herşeyime yardımcı oldun, ya tamam hadi diğerlerinin hakkını yemiyim, ama herşeyde yanımda oldun, Ablam öldü yanındaydın, abimde de yanımdaydın," dedim "13 yaşındaki birisiyle 21 yaşındaki bir kişiyi karşılaştırmamak gerek, çocuk ruhları, çocuk travmaları abin mesela," dediğinde bana baktı. "Bak bebeğim, Yağız sana güvendiyse ve eğer seni cidden seviyorsa şuan aramalara başlamıştır ve inan ki o yapanları bulup onları öldürüp yakardır." Dedi, "Onları yapan, Furkan ve Erdemdi." Dedim. Şok içinde kalakaldı. "Ne?" Dedi sadece. Gözümden yaş akarken Araz'ın ve Leyla'nın sesini duydum. Seren ikisini almaya giderken ben karı izlemeye devam ediyordum. Seren yanıma oturup sütyeni açtı, bir göğsüne Leyla'yı, bir göğsüne Araz'ı koydu emzirmeye başladı. "Anne olmak zor.." dedi gözlerini devirerek "Ama çok tatlılar!" Dedi ikisinin başını öperek. "Düşünsene, Asya diye kızım oluyor, senin kızınla oğlun benim kızımı alıp bahçede oynuyorlar, biz ise mutfakta onlara yemek hazırlarken kocalarımız içerde maç seyrediyor veya adam öldürüyor?" Dedim gülümseyerek. "Hayaller vs hayatlar" dedi Seren "diğerleri uyansın da kar oynayalım biraz.."
Saatler 7 oldu ve biz hâlâ konuşuyorduk. İçeriye esneyerek giren Doğukan, "Ooo hanımlar erkencisiniz?" Dedi, ardından diğerleri geldi. "Ohoo erkenciler" dedi Yağız, Seren'le aynı anda "Uyumadık ki?" Dedik, "Ebenin!" Dedi Kaan. "Ne bileyim be! Uyku tutmadı oturduk sıcak çikolata içerken kar izledik karı izlerken de hayak kurduk," dedim "Yasemin tam bizlik hayal kurdu bu arada" dedi Seren, "Ne düşündün Allah bilir!" Dedi Arda kendisini koltuğa atarak, "Yok bu sefer öldürme hayali kurmadım ama düşünsenize, şimdi tüm herkesin artık kimlerin bilmiyorum, çocukları falan oluyor, bizimde Asya diye kızımız oluyor, sonra Seren'in çocukları alıyor bizim çocukları çıkıp kar oynuyorlar, bizde mutfakta onlara yemek hazırlarken kocalarımız içerde maç seyrediyor veya..." Derken, Seren "adam öldürüyor, hayaller vs hayatlar," dedi gülerek, herkes gülmeye başladı. "Neyse haydi kahvaltıya, sonra da dışarı çıkıp kar savaşı yapıyoruz itiraz istemiyorum!" Diyerek ayağa kalktım. Hepimiz masaya oturup kahvaltımızı ettik.
Hepimiz kalın yani kızlarımız altına İspanyol paça giydik, erkekler eşofman üstlerimize montlar ve eldiven bereler. Ada çıkmak istemediği için Melodi'de hasta olduğu için çocukları ona emanet ettik. Bahçeye çıktığımız gibi kendimi yere attım. Melek yaptım. "Melek yüzlü şeytan!" Dedi Arda gülerek, kalktım ve meleğe baktım. Diğerleri kar savaşı yaparken biz Yağızla kardan adam yapmaya çalışıyorduk ki Doğukan'ın attığı kar topu, kardan adama gelip bozmadan önce. "ULAN DOĞUKAN!" Dedi Yağız. Ben ise gülerek büyük bir top yaptım ve zar zor taşıyarak Doğukan'a attım. Doğukan ise yere yığıldı. Aysel Seren'e, Seren Deren'e, Deren bana, Ben Aziz'e,Aziz Liana'ya, Liana Doğukan'a, Doğukan Kaan'a,Kaan Yağız'a, Yağız Arda'ya,Arda Yankı'ya, Yankı Hilal'a, Hilal Umay'a, Umay Parla'ya attı. "Döngü oluştu lan!" Dedim, kara yattım. Yağız da yanıma yattı, ona doğru döndüm "Sence bir mutlu aile olur muyuz hepimiz? Çocuklarımız evin içinde koşturuyor.." dedim "En yakın zamanda olacağız güzelim en yakın zamanda," dedi. "Aşk kumruları!" Dedi Umay, gülerek oturdum. Yağız ise masanın üstündeki ses bombasından şarkı açtı, ben yere oturmuş kar yerken, Yağız bana elini uzattı. Anlamadan elini tuttum, "Benimle dans eder misin? Sevgilim, Savcı'm?" Dedi "Bu soruyu düşünmeden kabul ediyorum, Sevgilim Mafya'm." Dedim. Biz dans ederken tüm aşk kumruları etmeye başladı. Arda ise sap kalmış şekilde, Liana'yla Kaan, Doğukan'la Hilal, Seren'le Aziz, Benle Yağız. Gözüm Arda'ya kaydı. Derenle dans ediyordu. 27 dakika boyunca dans edince hepimiz yorgun düştük. Güldük, kahkaha attık, anırdık. "Götüm dondu amına koyayım! İçeriye girelim ya!" Dedi Liana, içeriye girdik. Üstümüzü değiştirip salona gittik. O sırada telefonum çaldı, numaraydı açtım. "Buyrun ben Savcı Yasemin Gece Alaz," dedim "Savcı? Ha güzel. Bende Yağız'ı şikâyet eden Erdem'in arkadaşı, Meriç tanıdın mı?" Dedi "Tanıdım tanımaz olmaz mıyım? Söylesene bir kızı tecavüz etmekle bir insani öldürmek aynı şey mi? Ya o şikâyeti geri alırsın, ya da boynuna urgan geçiren kişi ben olurum, sonuçta kötü bir şey yapmadı? Bir tecavüzcüyü öldürdü." Dedim "Şaşırdın değil mi? Beni aptal bir Savcı sanma Meriç. Benden bahsediyoruz burada," dedim. Yüzüme kapattığında büyük bir kahkaha attım. "Yine Savcılığını yaptın be!" Dedi elimi tutarak. "İşimizi yaptık." Dedim. Herkes güldü. Telefonum yeninden çaldı. "Hay ananızın!" Derken Karşılaştığım numara Hakim'in numarasıydı. "Öhm susalım sessizlik sağlayalım lütfen," dedim herkes susup pür dikkat beni dinledi. "Buyrun Hâkim Meryem?" Dedim "Merhaba Best Savcı'mız Yasemin Gece Alaz, yarın ki mahkeme de emin ol elimden geleni yapacağım ve sana yardım edeceğim," dediğimde ayağa kalktım. "Pardon da bana mahkeme söylenmedi? Kimin mahkemesi?" Dediğimde nutkumun kesileceği o ismi duydum. "Yağız'ın." Telefonu kapatıp sehpaya attım. "Sikeyim işini ya!" Dedim evde dolanırken "Yine noldu?" Dedi Yankı, "Bilmediğim kişi Yağız'ı şikâyet etmiş tekrar ve yarın mahkememiz var ne güzel haber değil mi?" Dedim ellerim saçlarımda dolandı. "Ya sabır ya!" Dedim sinirden. "Sakin ol hallederiz" dedi Aysel. Durdum. Sırıttım. "Yarın mahkeme'ye duruşma için gitmeyeceğiz,
" dedim herkes bana baktı. "Yarın, tüm Adliye olmak üzere tüm herkese sevgili olduğumuzu açıklamaya gideceğiz,
" dedim. Herkes gurur duyar gibi gülümsedi.
Ben Savcı Yasemin Gece Alaz, bir işi yaptığımda ciddili yaparım.
Konu Ailemse hemde.
