2. bölüm · YASEMİN

1.Mafya Savcılığı

Parla Deniz Kandemir

Odada başladığım bir savaştaydım. 2 sene oldu ben hâlâ babamın düşmanını ararken, vücudumdaki yanık izleri iyileşmeden tekrar yanıyor, kolumdaki morluklar yine büyüyordu. Arda'nın getirdiği son dosyayla umudumu yitirdim. Sigarayı küllükten alıp dudaklarımın arasına koyduğumda Dosyanın üstündeki yazıyla bakıştım.

YAĞIZ AKSOY.

"Siktir." diye inledim. "Siktir Arda Siktir!" Dedim tekrar. Sinirle dosyayı açtım. Dosyaları okurken nefesim hızlanıyordu. "Arda." Dedim son nefes verişimle. "Buyur Savcı Hanım?" Dedi kaşlarını çatarak ona doğru baktım. "Yağız Aksoy. Mafya. bulduk." Dedim dosyadaki tüm herşeyin fotoğrafını çekip çıkarttım. Arda dosyayı alıp odaya götürürken ben 'Yağız Aksoy' olarak dosya çıkarttım. Arda bana şok içinde bakıyordu. "Savcı emin misin?" Dedi "Eminim değil Eminiz." Evet Arda da bana yardım edecekti. Odayi sigara dumani sararken Arda gidip camı açtı. "Ne bu sigara şeyin? Küçükten nefret ederdin baban içti diye?" Dedi Sorarak. "Vücudumdaki yanık izleri sigaradan ibaret Arda." Dedim sırıtarak. Dudaklarımın arasında ki sigarayi parmaklarımın arasina alıp dosyadaki bazı yerleri okudum. Sigarayı son kere çekip söndürdüm. "Beni Yağız'ın olduğu hapishaneye götür Arda." Dedim "Baban orada olacaktır eminim" dediğinde sesinden anlaşılıyordu endişesi "sus ve götür babamla ne hesap vereceğimi ben bilirim" dedim.

Saatler geçmek bilmedi ve ben hapishaneye çoktan ulaştım. "Bu acılara rağmen dayanamayıp ölürsen ben suçsuzum." Dediğinde güldüm. "Ölümle yaşamı ayıramazsın." Beşiktaş maaşı. Arda gülerek yürürken ben bir avukat veya savcıya göre daha dik duruyordum. Güvenlik bana ters ters bakarken geçmemem için elini önüme uzattı. "Çek elini." Sekiz harf 2 kelime. Güvenlik bana ters ters bakarken tekrar konuştum "Savcı Serkan Alaz'ın kızı Savcı ve aynı zamanda Avukat Yasemin Alaz." Dediğimde güvenlik başını eğip elini çekti. Sert adımlarla yürüdüm tekrar. Topuklular fazla mı ses çıkarıyordu? Yine tüm polislerin ve güvenliklerin gözü bendeydi. Umursamadan hücrelerin oraya ilerledim. "Sayın Yağız Aksoy ile görüşmek istiyorum ses çıkarma ve aç." Dedim "Maalesef." Dediğinde kaşlarım havalandı "Kendisi şuanda işk-" derken sözünü kestim "Önüme düş beni işkence odasına götür" dediğimde sesi çıkmadı. Önüme geçip ilerledi. Peşinden ilerleyince bir yer gösterdi oraya döndüğümde ise Babam, Ali Abi, Hâkim Mehmet ile karşılaştım. Bide iki üç güvenlik. Bizi buraya getiren güvenlik giderken, ayağımı sertçe yere vurdum ki hepsi bana döndü. Ellerim arkamdaydı. "Sizce bir MAFYA için oldukça abartılı değil mi bu?" Dediğimde, "bana karışma ve derhâl işini hallet." Dediğinde Babama baktım. "Bundandır, Sayın Yağız Aksoy'un Avukatlığını ve Savcılığını ben yapıcam Savcı Serkan Alaz." Diyip çenemi kaldırdım. "Şimdi derhâl buradan gidin." Dedim hepsi kaşları çatılı bana bakarken çantamdan bir kağıt çıkardım. Onlara uzattım. Kağıtta Yağız Aksoy'un Avukatlığını ve Savcılığını yapacağıma dahil izin vardı.

Babam bana öyle bir bakıyordu ki sanki Senle görüşücez Yasemin der gibiydi. Hepsi olay yerinden ayrılırken yürüdüm. İşkence odasına girip Yağız'a baktım. Bileklerinden bağlıydı. Yanlarında duran iki polise açmaları için başımla onay verdim. İkisi Yağız'ı çözünce Yağız dayanamayarak yere yığıldı. Vücudunda yanık izleri var Yasemin görüyor musun? Baban sana yaptıklarını bu şahısa da yapıyormuş meğer. Diyordu iç sesim baksana kendisi senden az dayanıklı çıktı. Dediğinde Yağız'a baktım. Gözleri yavaş yavaş açılırken polisler üstünü giydirip kelepçe taktılar. Görüşme odasına götürürken bende peşlerinden gittim. Arda ve bir polis kapıda durdu. Ben sandalyenin karşısına oturdum. Yağız önüme oturduğunda gözleri gözlerimi buldu. "Merhaba Savcı." Dedi sırıtarak. "Merhaba Mafya." Dediğimde ikimizde sırıttık. "Buraya bunun için gelmedim Yağız. Buraya senin için geldim" dediğimde anlamayarak bana baktı. "Seni bu yerden çıkarmaya ve özgürlüğe çıkarmak için geldim. Söylesene Yağmur'u seviyor musun? Veya rüzgârı? Pekala güneşi? Veya Ay'ı? Geceyi? Yıldızlar her gece daha güzel oluyor biliyor musun?" Dediğimde bana baktı. Kelepçeleri ellerini masaya koyarak eğildi. "Sevgili Yasemin Gece Alaz" dediğinde şok içinde bakakaldım. "Gece'yi seviyorum" dediğinde anlamadım. Gece olan Gece'yi mi yoksa ismim olan Gece'yi mi? "Söylesene ismini baban mi koydu annen mi? Benimkisini babam koymuş kardeşiminkisini ise annem." Dediğinde kaşlarım çatıldı. De kızım artık şunu! Vücundaki yanıklar nasıl oluştu de! Sessizliğe hâkim oldum. "Söylesene Savcı?" Dediğinde "Aslında annem çiçekleri seven bir kadındır. Yasemin ismim oradan Ablam ise Gece koymuş." Dedim Ablam kelimesini diyince yüzüm somurtkanlaşmıştı. "Aslında Ablam Gecelerin daha çok ses çıkarttığını ve daha çok güzel olacağını söylemişti." Dedim devam ettim. "Aslında babam ise Melodi istedi üç ismim olamayacağına göre, koymadılar sonra ise Bir çocukları daha oldu kardeşim. Aslında biz 4 kardeşiz Biri Ablam Minel Alaz kendisi çok iyi bir hemşire bu arada 2. Abla ise benim ortancamiz ise Ada Alaz kendisi çok güzel bir kızdır siyah gözleri simsiyan saçları, yani 4 kardeşi görsen dördüz sanarsın! Neyse en küçüğümüz Melodi Alaz o kadar tatlı ki! Hele o simsiyah saçları görsen bayılırsın öyle tatlı!" Dediğimde gülümsedi "Söylesene senin kardeşlerin var mı?" Dedim. "Vardı.." dediğinde odayı sessizlik kapladı.