16. bölüm · YASEMİN
15.Mutluluk
Çok yorgundum, acayip yorgundum ve bu hafta hiç duşa girmemiştim. Yağız, beni kucağına alarak odaya götürdü. "Duş zamanı Savcı." Dedi, "Tamam ben duşa kendim girerim." Dedim, "Kocan olarak seni ben yıkayacağım," dedi üstümdekileri çıkarırken. "Biliyor musun? Beni hep abimle ablam yıkardı. Annem yıkamazdı hiç babam taramazdı saçlarımı hiç," dedim soğuk su tenime değerken Yağız suyu ayarlarken "Yağız, biz de Asya'yı yıkarız değil mi?" Dedim, "Yıkarız güzelim yıkarız," dedi, parmakları saçlarımın arasındaydı. Saçlarımı şampuanlayıp suyla duruladı. Vücudumu yıkayıp suyla duruladı. Üstüme havlu sardı ve kuruladı. İç çamaşırımı giydirip pijama takımımı giydirdi. Yatağın yanındaki prize kurutma makinesini takarak saçlarımı kuruttu. "Saçların doğuştan mı düz?" Diye sordu saçlarımı kuruturken. "Efendim?" Dedim kurutma makinesinin sesinden duyamadım. "Saçların diyorum doğuştan mı düz?" Dedi kurutma makinesini kapatırken. "Doğuştan düz evet, kabarmıyorda." Dedim Yağız saçlarımı taradı. "Yavaş yap! Acıyor." Dedim "Dolaşmış güzelim," dedi saç açıcı spreyi sıkarken. "Ama acıyor!" Dedim hüzünlü bir sesle. Yağız güldü. "Ne gülüyorsun!" Dedim "Siz kızlar hiç anlamıyorum," dedi. "Makyajım akmış mı?" Dedim. "Akmış silelim mi?" Dedi ve makyaj masamdan pamuk ve makyaj silme suyunu aldı. Pamuğa suyu döküp yüzüme sürdü. Yüzümü temizledikten sonra krem sürdü. Dudaklarını dudaklarıma değdirdi ve yatırdı. Üstümü örtüp saçlarımı öptü. "İyi geceler Savcı'm, geleceğim." Diyip odadan ayrıldı.
Uyuyakaldığımı, salondan gelen seslerden anladım. Yataktan kalkıp sadece saçlarımı düzelttim. Salona indiğimde herkes istediği renk giyinmişti ve havadan sudan konuşuyorlardı. İlk defa cinayetin olmadığı bir konuşma, çatık kaşlarımla onlara baktım. "Benim bilmediğim bir şey mi var?" Dedim, "Oha pembe!" Dedi Deren bir anda. "Ne pembesi?" Dediğimde "Kız daha üstündeki pijamanın ne renk olduğunu bilmiyor," dedi Doğukan, "Beni boş verin siz niye Siyah değilsiniz?" Dedim. "Biraz değişiklik olsun dedik" dedi Arda. "Sen sus yeşil orman erkeği," dediğimde Arda güldü. "Asıl sen sus mavi deniz kızı," dedi gülerken, "Takma isimlere bak," dedi Yankı gülerken, "Anısı var be.." dedim. "Ama bana takmadınız.." dedi Melodi dudaklarını büzerken. "Hayır bebeğim, taktık sana da," dedim "Ne taktınız?" Dedi. Melodi'yi kucağıma aldım. "Sen üzülme ama Mor unicorn atı," dedim. Melodi kıkırdadı. "Yasmin, Meryem arıyor," dedi Arda telefonu bana uzatarak. Dün gece gitmişlerdi. Başlarına bir iş mi geldi? Telefonunu açarak kulağıma koydum. "Meryem?" Dedim. "Yasemin, çok kötü bir şey oldu," dedi, sesi endişeliydi. "Uzatma söyle." Dedim kaşlarım çatılıydı. "Yasmin, savcılık dosyan..." Sözünü bitiremedi. "Hayır şaka yapıyorsun, hayır Meryem şaka olduğunu söyle 0şaka olduğunu söyle Hadi," dedim. "Yasemin çok uğraştık yapamadık özür dileriz çok özür dileriz. Savcılık dosyan kapatılmış." gözümden bir damla yaş düştü. Konuştukları sadece benim kulağımdaydı. Telefon kapandı. "Benim gitmem lazım benim Adalet Sarayına gitmem lazım konuşmam lazım hayır benim gitmem lazım," dedim Melodi'yi kucağımdan indirerek. "Yasemin noldu?" Dedi Doğukan. "Benim gitmem lazım," dedim odaya yürürken. Arda kolumdan tuttu. "Yasemin noldu?" Dedi, "Arda olmaz gitmem lazım benim gitmem lazım konuşmam lazım," dedim gözümden yaşlar akarken. Arda göz yaşlarımı sildi. "Nolduğunu söyle bizde yardım edelim hadi," dedi Aysel. "Savcılık dosyam kapatılmış." Dedim, "Yapamam benim gitmem lazım." Dedim daha fazla ayakta kalamadım, yere yığıldım. Gözlerimden akan yaşlar, hıçkırarak ağlamama dönüşmüştü. "Geri alacağız, geri açacağız o dosyayı Yasemin," dedi Aziz. "Olmaz, açılmaz, nasıl açılacak? Şikayetin geri alınması lazım kim şikayet etti onu da bilmiyorum ki," dedim. "Gitmem lazım, öğrenmem gerek." Dedim, odaya giderek üstümü değiştirdim. Paltomu bile giymeden arabaya atladım. Arda yanıma bindi, Seren arkaya, Aziz arkaya Yağız motora bindi. Gözlerimi sildim, arabayı çalıştırarak Adliye'ye sürdüm.
Adalet Sarayı'nın önüne park edip içeriye girdiğimde Meriç ile Serkan'ı gördüm. Serkan sırıtıyordu. "Sen yaptın!" Diye bağırdım. "Ben yaptım" dedi gülerek Meriç. O sinirle Meriç'e attığım tokat'ın haddi hesabı yoktu. Meriç yere düşerken Serkan'a baktım. "Seni oruspu çocuğu." Dedim Meriç ayağa kalkıp elini kaldırdığında elini tutan ben oldum. Yağız ise hareketlenmişti. Meriç'e yumruk indiren ben değil Arda oldu. Güvenlik yanımıza gelip kolumdan tuttu. "Bırak beni." Dedim sadece. "Bırak ölmek istemiyorsan bırak." Dememe kalmadı, Güvenlik Meriç ve Serkan'ı çıkardı. "Açmamız lazım.." dedim. "Yarın açılması lazım şikayetten sonra ki gün açılır," dediğimde bir ses oldu. "Savcılık Dosyası bir daha kapatılmamak üzere açıldı." Dedi Yankı. "Açtınız mı?" Dedim. Gözümden akan yaşlar mutluluk yaşıydı.
~✵~
Mutluluk gözlerimden akan yaşlardı.
Mutluluk savcılık dosyamdı.
Mutluluk ailemdi.
Mutluluk 19 kişilik ailemdi.
Pardon,
Seren Tekin Yavuzoğlu
Aziz Uras Yavuzoğlu
Leyla Yavuzoğlu
Araz Yavuzoğlu
Parla Wallace
Umay Yavuzoğlu
Almira Aksoy
Yağız Aksoy
Arda Yıldırım
Liana Çetin
Mia Çetin
Doğukan Özden
Kaan Köksal
Deren Çevik
Yankı Arslan
Aysel Korkmaz
Hilal Aydoğan
Emir Uysal
Melodi Alaz
Asya Aksoy
Ve Yasemin Gece Alaz Aksoy.
21 kişilik.
Yağmur yoktu,
Minel yoktu,
Ada yoktu.
Ben bunu Asya'ya hazırladığım deftere yazdım. Defter kapandı ve kaldırıldı. "Almira ölme sende," diyen Yağız'ı işittim. Salonda gülüşmeler vardı. Salona indiğimde herkesle göz göze geldim. En son Emir ile göz göze geldiğimde yüzümü ekşittim. "Seni hiç sevmedim kuzen," dedim, "Ben seni çok sevdim sanki gecelerin sesi?" Dediğinde gözlerim açıldı. Kısa bir öksürük krizinden sonra, gülme sesiyle "Sen miydin o?" Dedi Emir. Öksürüklerimin arasında "Yok yok canım ne alakası var?"
Sensin...
Sensin.
Sennn
Sus iç ses
"Sensin işte," dedi Arda kolumu iterek. "Yoo ben değilim," dediğimde "Aç hesaplarını," dedi Seren. Hesapları açtığımda
Yasmin_mavi
Gecelerin.sesiii
Mavilerdostunolsun
Telefonu geri kapattım.
"Mavilerdostunolsun," diye mırıldandı Melodi. Çenesini tutup bana bakmasını sağladım. "Gökyüzüdostunolsun Melodi'm"
"Gök yüzü dostun olsun,
Maviler dostun olsun
Renkler hep senin olsun,
Hayat sana güzel olsun
Sensiz dünya olmasın,
Bitmesin bu hayal dünyan." Dedim sonra da "Gök kuşağı senin olsun..." "Unutmamışsın.." dedi kıkırdayarak. "Senin yaptığın hiç birşeyi unutmam," dedim burnunu sıkarak. "Bu şiiri Melodi yazdı demeyin," dedi Deren. "Şairden imza alabilir miyiz?" Dedi Doğukan. Melodi kıkırdadı. "Sonsuza dek lütfen böyle kalalım." Diye mırıldandım. "Bir şey mi dedin?" Dedi Arda. "Yoo demedim, ama sırtına çıkabilirim değil mi?" Dedim Arda'nın sırtına atlayarak. "Gör Doğukan gör." Dedi Hilal. Arda frenleyemedeği için kafamı duvara çarpıp, Arda'nın sırtından süzülerek indim. "Ah be hayvan ah!" Diye mırıldandım. Sonrasi ise emekleye emekleye salona gittim. Herkes gülünce bende gülmeye başladım.
Savcılık dosyam kapatıldı ama açtık.
Mutluyduk çünkü olmamız gerek buydu.
Ölene dek.
