15. bölüm · YASEMİN

14.İhanet

Parla Deniz Kandemir

(Yazarın anlatımıyla...)
Yasemin aneliyettayken, Yağız sinirden deliriyordu. "Onu bizzat ben öldüreceğim, bizzat ben ellerime getireceksiniz onu! Yaşayacak ve onu bizzat ben öldüreceğim!" Dedi Yağız, "Yağız Yeter! Sakin ol artık!" Dedi Deren. Doktor çıktı, "Yasemin hanımın durumu iyi,Marsel Hanım ise..." Dediğinde Yağız "Yaşayacak o! O bizzat yaşayacak!" Dedi, "Çok denedik, olmadı maalesef ki kaybettik, 12 yerinden mermilenmiş," deyip gitti. Yağız sinirle duvara yumruk attığında duvar kırılmıştı. "Abi bir sakin ol amına koyayım!" Dedi Arda.
Marsel, ihanet etmişti.
Marsel, 9 yıllık arkadaşına ihanet etmişti.
"Olamam. Gideceğim onun ailesini bulacağım ve onlari öldüreceğim! Bir arkadaş bunu ona nasıl yapar! O Oruspu çocuğunun annesini babasini kuzenini bulacağım ve hepsini tek bir bombayla öldüreceğim!" Dedi, sesi oldukça sinirliydi. "Delirmek üzereyim."
Akşam saatleriydi. Yasemin uyanmıştı. Ama Yağız yürütmemek için tekerlekli sandalyede dolaştırıyordu..
Karşılarında, Marsel'i gördüler...
Yasemin Gece Alaz
Karşımda gördüğüm Marsel'le şok içinde kalakaldım. Güldü. "Öldüm sandınız değil mi?" Dedi ve cebinden bıçak çıkardı. Ada'ya doğru fırlattığında Ada'nın karnını isabet etti. Çok derindi. Ada yere yığıldı. "ADA HAYIR!" Dediğimde bir silah sesi,iki silah sesiz üç silah sesi. Marsel'e doğru yürüdüm. Karnına tekme attım. Burnuna yumruk attım. Kendisini kanlar içinde yatarken Ada'ya koştum. Ada'yı kucağıma aldım. Gözlerimden yaşlar aktı. "Ada hayır güzelim hayır bebeğim, aç gözünü aç, hadi bebeğim hadi," dedim. "Yasemin, Asya..." Dedi Seren yanımıza gelerek. "Ada.." diyebildi. "Yağız doktor lütfen!" Dediğimde Yağız Ada'yı kucağına alıp götürdü. Ellerimi üstüme sildim. Üstüm kan olurken ben Asya'yı kucağıma aldım. Kokusunu içime çektim. "Daima benimlesin, ölmeyeceksin." Dedim. Hastaneye yöneldiğimde koltuğa oturup bekledim. 1 saatin ardından doktor çıktı. "Bıçak çok derin saplanmış.." dedi ve "maalesef hayatını kaybetti." Dediğinde "Ne?" Diyerek güldüm. "Hayır hayır olmaz, olmaz Ada bırakmaz bizi," dedim gözyaşları arasında gülerken. Hilal kucağımdaki Asya'yı aldığında başımın döndüğünü hissettim. "Yağız yalan atıyorlar, Arda yalan söylüyorlar ölmedi değil mi?" Dediğimde Arda ellerimi tuttu. "Yasemin.." dediğinde ağlamam daha çok arttı. Kendimi emin ellerde buldum. Arda'nın kollarındaydım.

Kolumda bir serum ve salon. Koltukta oturduğumda ana kucağına baktım. Leyla,Araz ve Asya orda yatıyorlardı. Gözlerim şişmişti. "İyisin değil mi Yasemin Abla? Çorba yaptım sana." Dedi Umay yanıma oturarak. Umay çorbanın içindeki kaşıkla bana çorba içirirken göz yaşlarını tutamadı. "Abla ben sizi çok sevmiştim. Niye yaşanıyor bunlar? Melodi de gitmez değil mi? Asya da gitmez, sende gitmezsin değil mi?" Dedi kucağındaki tepsiyi sehpaya bırakarak. "Yapma, yapma Umay yapma." Dedim kollarımın arasına alarak. "Yapma tamam mı, ben burda olacağım, biz burada olacağız. Hep beraber, tamam mı?" Dedim saçlarını öperek. "Anne gibisin," dedi gülümseyerek. "Hepimizin annesi," dedi Kaan koltuğa yayılarak. Her birimiz tekrar salonda toplanırken, Arda serumu çıkarıp, bant yapıştırırken "İyisin değil mi?" Dedi yüzüme eğilerek. İki yanağını da mıncırırken "İyiyim iyi. İhanet edilmeseydi." Dedim Arda'nın yanaklarını mıncıklarken. "Tırnağın batıyor," dedi "O kadar uzun mu ya?" Dedim tırnaklarıma bakarak, "adamın gözünü oyarsın onla" dedi Arda yanıma oturarak. Side Eye bakışı atarak telefonumu elime aldım. Son arayanlara baktığımda Meryem'den bir sürü cevapsız arama, Meltem'den bir sürü arama, Sıla'dan bir sürü arama vardı ve bir sürü mesaj. "Hah başlıyor benim kaos." Dedim. Son arayan Sıla'yı aradım. Telefon ilk çalışında açıldı ve "Nerdesin kızım sen?" Sorusu. "Öldüm ben ya, diğer dünyadan arıyorum gelsenize sizde mükemmel bir yer" dedim "Şakanın sırası değil bacım, nerdesin sen!" Dedi Meltem. "Bakın şimdi canım arkadaşlarım, ne siz sorun ne de ben anlatayım," dediğimde "Marsel nerede? Onu da aradık?" Diyen Meryem'i duydum. "Marsel, ihanet ederek öldü. Aramızdan değil artık. İzindeyim bende, tekrar vuruldum zaten," dediğimde çok büyük bir "Ne?" Sesi geldi. "Konum at itiraz istemiyorum. Konum at siktirme belanı." Dedi Meltem. Gözlerim diğer gözlerle buluştu. Hepsiyle göz göze geldim.

"Tamam atıyorum," deyip attım. Yarım saatin sonunda geldiler. Üçü ile sarıldığımda "Duygulandım benim arkadaşlarım götüme vurup kaçıyorlardı." Dedi Seren. Umay herkese kahve dağıtırken Meryem,Meltem ve Sıla yere oturdu. "Diyorum ki.." dediğimde gözlerim bende oldu. "Yarın bir mezarlığa mı uğrasam?" Dedim "Üçünüde görmek istiyorum," dediğimde "Yine kim öldü?" Dedi Meltem elindeki kahvesini içerken. Sıla, elindeki kahveyi sehpaya bırakarak. "Ada." Dediğimde bir hareketlenme oldu. "Ananı sikeyim, boku yedik" dedi Hilal sıkıntılı nefes vererek. "Noldu?" Dedim kahveyi yudumlarken. "Evde hareketlenme var." Dedi Hilal ayağa kalkarak "Evde hareketlenme var ve bu hareketlenme bebek odası." Dediğinde elimdeki kahveyi sehpaya bırakmamla bebek odasına ışınlanmam bir oldu. Bebeklerle oynayan simsiyah giyinen birisi vardı. "Selam Savcı? Hatırladın mı beni?" Dedi "Adalet Sarayındaki katilim ben." Dediğinde nutkum tutuldu. Diğerleri de yanıma gelirken, katil eğilip Asya'yı aldığında, bir refleks ile Yağız'ın belindeki silahı aldım. Katile doğrulttuğumda Asya'yı beşiğe bıraktı. "Tamam teslim oluyorum bebeklere bir zarar vermeyeceğim." Dedi "Kimsin sikik?" Dedim. Sinirliydim. Tetiği çektim. "Çıkar maskeyi." Dedim, "Hayır." "Aç lan şu maskeni." Dedim tekrar. Bizden başka kimse konuşmuyordu. Yanıma Yağız gelene dek. "Aha sıçtık." Dedi Umay. Yağız çocukları alıp Meryem'e, Meltem'e ve Sıla'ya verdi. Bazıları salona ilerlerken, Yağız katilin ensesinden tutup bahçeye açtı ve biz bahçedeydik. Ben silahı katile doğrultmaya devam ediyordum. "Sana diyorum aç şu maskeni!" Dedim haykırarak. Katil kar maskesini alıp yere fırlattı. "Siktir." Dedi Seren. Bu, Emirdi. "Emir." Diyerek fısıldadım. "Sendin!" Dedim tekrar. Silahı yere attığımda Emir kollarını iki yana açtı. "Benim Savcı. Benim. Ben geldim." Dediğinde beklenmedik şekilde ona sarıldım. "Gittiğim için özür dilerim," dedi kulağıma. "Bu kim?" Diyen Yağız oldu. "Kuzeniz merak etme," dedi Emir. "Amına koyduğumun çocuğu!" Diyerek Emir'e vurmaya başladım. Vurmamı gören Emir gülerek geriye kaçtı. "Ne kaçıyorsun şerefsiz," dedim vurmaya devam ederek. Sonra birşey oldu, Yağız beni çanta gibi omzuna atıp içeriye götürdü. "İmdat kaçırılırdım!" Dedim gülerek.

Yağız beni indirdiğinde, sırtım yatakla buluştu. Yatakla arasındaydım. Dudaklari boynumu buldu. Sonra elmacık kemiğimi ve dudaklarımı. "Güzelim, ben alt katta spor salonundayım. Birşey olursa araman yeterli," dedi havlu alıp salona indi ve "Ben spora iniyorum, gelecek?" Dedi, sanırım tüm erkeklerle indi. Aşağı inip salona girdiğim de tüm kızların koltuklara yayıldığını gördüm. Meryem, Meltem ve Sıla ise bebek bakıyorlardı. Kucaklarında uyuyan Araz,Leyla,Asya'yı ana kucağına yatırdılar. Bu güne kadar ne yaşadıysam koca bir yük değil de, koca bir hayal kırıklığıydı bu. Çaresizdim. Elimde iki koz vardı, Melodi ve Arda, birde Asya. Ve en büyük ailem, diğerleri. Bırak onlari öldürmeyi, onların saç teline zarar gelsin tek bir mermi ile vururum onları. Derin düşüncelere dalmıştım bir süre. "Yasemin Abla," diyen Parla'nın sesiyle irkildim. "Noldu?" Dedim, "Birşey mi oldu?" Dedi Yağız gibi, "Çok düşüncelisin" dedi devam ederek. "Yok ya, öyle dalmışım," dediğimde telefonuma bildirim geldi.

Bilinmeyen numara
Fotoğraf gönderildi*

Çatık kaşlarımla fotoğrafı açtığımda, beynimde ki her şeyin silindiğini hissettim. Nutkum tutundu ve öylece kalakaldım. Fotoğrafta Yağız,Yaren vardı, Yağız'ın sarhoş olduğu her halinden belliydi ama neden Yaren'in dudağını öpüyordu. "Spor salonu nerede? Nereden gidiliyor?" Dedim ayağa kalkarak. Fotoğraf 1 hafta öncesi olsa da umrumda değildi. "Noldu Yasmin?" Dedi Liana, "Size, bu spor salonuna nereden gidiliyor dedim?" "Üst merdivenlerden aşağı in, çıkıyor karşına zaten." Telefonu sinirle kavradım, hatta spor salonuna bile gitmedim, Yağız'ı aradım. "Efendim yavrum?" Dediğinde sinirim sesime bulaşmıştı. "Kes sesini, salona gelin hepiniz. Ne bok yediğini burdaki herkese anlatacaksın!" Dediğimde "Yasemin bebeğim, noluyor? Ne anlatıyorsun?" "Sana buraya gelin dedim." Diyip yüzüne kapattım. Hepsi salona doluştuğunda ayakta sadece Yağız ve ben vardım. Telefondaki fotoğrafı açarak ona gösterdim. "Açıklama istiyorum." "Shop bu! Öyle bir şey yapmam ben!" "YAĞIZ! SANA SHOP MU DEĞİL Mİ DEMEDİM! SANA SENDEN BUR AÇIKLAMA İSTİYORUM!" Dedim gür sesimle. "Shop bu ciddiyim," dedi tekrar. "O zaman Doğukan'a verelim, kendisi shoptan anlardı değil mi?" Diyip telefonu Doğukan'a verdim. Doğukan fotoğrafa baktı. Başını iki yana salladı. "Gerçek bu." Dediğinde Yağız'a döndüm. "Açıklama istiyorum sadece tek bir açıklama." Dedim. "Yasemin, sarhoştum." Dediğinde "O ZAMAN NİYE ONUN YANINDAYDIN ORUSPU ÇOCUĞU!" Dedim "YASEMİN SANA SARHOŞTUM DİYORUM! YETER!" Dediğinde gözümün dolduğunu hissettim. "Kes sesini bana bağırma!" Dedim. "Gözüm görmesin seni." Dedim odaya giderek. Yağız arkamdan gelip kolumu tuttu. "Yasemin özür dilerim, cidden özür dilerim." Dedi çaresizce. "Bırak beni. Bırak!" Dedim gözlerimden yaşlar akarken. Küçük bir çanta hazırladım. Sonra Melodi'ye ve Asya'ya hazırladım. Üç çantayı arabanın bagajına attım. Asya'yı pusete bindirip Melodi'ye baktım. "Hadi tatlım gidiyoruz." Dediğimde gözlerim Arda ile buluştu. Geleyim mi? Der gibi yaptı. Başımı iki yana salladım. Asya'yı ve Melodi'yi arabaya bindirdikten sonra bende sürücü koltuğuna oturdum. Melodi'ye tablet verdim. Melodi çizgi film izlerken ben arabayı sürdüm.

Köşk
Hepsi birbirinden çaresiz oturuyorlardı. "Gidiyoruz." Dedi Yağız. "Senin ne haddine? Kızı aldatmışsın senin ne haddine! Bir konuşacak kişi varsa onlar da biziz sen değilsin!" Dedi Deren. "Oruspu çocuğunun tekisin." Dedi Seren omuz atarak. Üstüne bir palto giydi. "Gelecek varsa gelsin." Sesi o kadar soğuktu ki bir hatada herkesi alt edecek gibiydi. Arda ayağa kalktı. "Bende geleceğim." Dedi.Seren,Deren,Aysel,Parla,
Umay olarak arabaya bindiklerinde arkalarında ki arabada Aziz,Arda,Yankı,Doğukan,Kaan vardı. Yağız ise hiçbirini dinlemeden motora atlamıştı. "Yasemin'i trafikte yakalayıp takip edeceğiz, konumlardan görünür." Dedi kulaklığına. "Şuan konum ıssız orman gösteriyor," dedi Umay.
İşte macera şimdi başlıyordu.

Yasemin Gece Alaz
Issız ormandaydım. Ormandan çıkıp kendi evime yol aldım. Orman evime. Trafiğe yakalandığımda dikiz aynamdan arkama baktım. 2 araba ortalarında 1 motor vardı. Biraz zaman bekledikten sonra yeşil ışık yandı ve ben şarkı açarak yoluma devam ettim. Bir yerde kenara çekip durdum. Arkamdaki arabalar durunca kapıyı açtım. Kapıyı kapatıp motorun önüne gittim. "Çıkar kaskını, saklanmana gerek yok," dediğimde arabaların ikisine de ters bir bakış attım. Motorcu kaskını çıkarınca, Yağız olduğunu gördüm. Attığım tokat ile savrulurken tekrar arabaya binip Asya'yı ve Melodi'yi kontrol ettim ve yoluma devam ettim. Arabanın arka koltuğuyla ön tarafı ayıran bir perde taktırmıştım. Perdeyi çekip sigara kutusundan bir dal çıkarıp dudaklarımın arasina koydum. Çakmakla sigarayı yaktıktan sonra parmaklarımın arasına aldım ve elimi camdan dışarıya uzattım. Dağ evine ulaştığımda sigarayı söndürdüm.

Asya ve Melodi'yi alıp eve götürdüm. İkisinide yatırdım. Saçımı dağınık topuz yapıp, üstüme pembe pijamalarımı giydim. Mutfağa yürüyüp dolabı açtığımda evde hiçbir şey olmadığını görünce sipariş verdim. Kapı çaldığında "Ne kadar hızlı?" Diyerek kapıyı açtım ama o değildi. Yere eğilip kağıdı aldım. Etrafa bakındığımda ağzımda bir el, belimde bir kol hissettiğimde irkildim. "Senden özür dilerim bebeğim," dedi, ses Yağız'a aitti. Gözlerim kapıya kaydı. Kimse yoktu ve karşımda ıssız bir orman vardı. Yağız beni tek hamleyle beni kucağına alıp arabaya bindirdi. Kapıyı kilitlediğinde açmaya çalıştım. "YAĞIZ AÇ ŞUNU!" Diye bağırdım. Yağız, Melodi ve Asya'yı arkaya bindirip eşyaları bagaja attı. Telefonumdan siparişleri iptal edip telefonu arkaya attı. "Napıyorsun sen? Bırak b..." Cümlemi bitirmeden dudaklarımda dudaklarını buldum. Sinirle onu itip geriye çekildim ve dudaklarımı sildim. Emniyet kemerimi açıp bacaklarımı kendime doğru çektim. Başımı dizlerime yasladım. Koltuk çamur olurken Yağız, "Pembe pijamanda varmış." Dedi arabayı çalıştırarak. Sonra ayaklarımı kaldırdı ve koltuğu sildi. Beni normal oturuşa almak yerine tek hamlede kucağına oturtturdu. Kaslı kolları beni sardı. Öylece durdum orda. "Bırak beni. Yaptığın izinsiz tacize giriyor. Lütfen bir Savcı'ya yapma bunu." Dedim "İzini sikeyim." Diye mırıldandı. "Hey! Ayıp oluyor,bırak beni." Dedim. Kolları daha sıkı sarınca kaslarının ortasında minicik kaldım. Bir eli kasıklarıma gitti. Beni kendisine iyice bastırdığında ağzımdan küçük bir inilti çıktı. Yağız gülümsedi. Yağız, tekrar tek hamle ile beni sürücü koltuğuna oturtturdu, kalçam, aralanan bacak arasında kaldı. "Yağız! Napıyorsun! Bırak beni! Çocuklar var!" Dediğimde kasıklarımın üstüne oturdu. Ağzımdan inilti çıktığında onu itmeye çalıştım, tek eliyle iki elimin bileğinden tutup başımın üstünde tuttu. Yalvaran gözlerle ona baktım. Dudaklarını dudaklarıma değdirdi. "Hadi ama! Şimdi değil de ne zaman?" Dedi Yağız itiraz ederek. "Arabadayız, diğerleri bizi bekliyor" dememe kalmadı Yağız'ın telefonu çaldı. Yağız sinirle telefonu açtı. "Ne var?" Dedi tersleyerek. "Yağız neredesiniz? Kaçıramadın mı?" Dedi Aziz, "Ya sikeyim belanızı! Arabadayız."

Yağız beni yandaki koltuğa oturtturdu ve kulağıma, "Burada bitmedi." Dediğinde irkildim. Sesi çok sertti. Yolda ilerlerken caddeye inmiştik. Kaldırımda Anne,baba, kız kardeş ve abla olmak üzere yürüyorlardı ve gülüyorlardı. Onları görünce gözümden bir yaş aktı. Hiç ailemde mutluluk görmemiştim. Gözümden akan yaşları elimin tersiyle sertçe sildim. Yağız elini elimin üstüne koydu. "Bana bak, bakma oraya bana bak." Dedi "Yağız, yapamam hayır dayanamam ben bu güçsüzlükle yaşayamam yapamam hayır hayır bırak beni bırak hayır yapamam Yağız öldür beni yaşayamam yapamam hayır." Dedim gözümden yaşlar akarken. "Hayır yaparsın, başarırsın Savcı, yaparsın güzelim, yapma kendine bunu" dedi "Hayır yaşayamam ben bu çaresizlikle Yağız anlamıyorsun beni, yapamam diyorum!" Dedim hıçkıra hıçkıra ağlarken"Yapamam hayır güçsüzleştim yapamam,"dedim, Yağız eliyle gözlerimi sildi. "Yaparsın bebeğim, yaparsın güzelim yaparsın Savcı'm yaparsın." Dedi arabayı sürerek. Sonunda eve ulaştık. Asya'yı kucağıma alarak eve girdim. Yağız Melodi'yi yatağına yatırdı. Üstümde pembe pijamalarımla salonda oturuyordum. Kucağımda Asya vardı. Asya'yı boynuma gömdüm. Kokladım, Seren Leyla ile oynuyordu. Aziz ise Araz'la. Yağız yanıma oturarak kucağımdaki Asya'yı aldı. "Gözleri simsiyah," dedi Yağız, "Evet," dedim "Senin gözlerine benziyor," dedi dudağını dudağıma değdirirken. Gülümsedim. "Unutmadım bu arada" diye fısıldadı sert sesiyle kulaklarıma. Olduğum yerde donakaldım.
Ne yaşanacak?
Acı mı çekeceksin?
Sert mi davranacak?
Tamam içses sus