3. bölüm · YASEMİN

2.İdam veya işkence

Parla Deniz Kandemir

Bir bok olmamış gibi götüm titreye titreye eve gittim. Kapıyı açtığımda babamla göz göze geldim. Siktir. SIÇTIN YASEMİN HANIM.
Babam bana öyle bir bakıyordu ki. "Gir içeriye." İçim büyük bir korku kapladı. İçeriye girdiğimde Arda dışarıda kaldı. Babam Arda'nın yüzüne kapıyı kapatıp küllükteki sigarayı aldı. Üstümü açıp sigarayı yanan yerlerime değdirdiğinde acıdan kaçmak yerine durdum. Ellerimi iki yana açıp babama baktım. "Ağzımdan laf alamazsın." Deyip yukarıya yol aldım. Babam ise bu duruma oldukça sinirlenmişti. Odamdaki duşa girdiğimde üstümdekilerin hepsini atmıştım. Belki kameradan izleniyorsun Yasemin?
İçim ürperdiğinde etrafa baktım. Herhangi bir kamera yoktu. Yıkanırken karnıma ve göğüskafesime baktım. Yanık izleri, yanık izleri, yanık izleri
diye tekrarladı içim. Yıkandıktan kısa süre sonra odaya ilerledim. Kurulanıp dolabımı açtım. Boş boş bakınırken bir gülme sesi işittim. Endişeyle üzerime birşeyler seçtim.

Giyinip saçlarımı taradığım sırada kapı çaldı. Kapıyı açtığımda gelen Ardaydı. Gülümsedim. "Oo Savcı
seni bu halde görmek ne güzel!" Dediğinde güldüm. "Nolmuş yani bi şort bi tişört!" Dedim "Yasemin
." Dedi bana bakarak. Gözlerimi ona çevirdiğim fısıldadı "Son bir defa boynuna sarılıp gitsem huzuru koklasam Ege'de, aşk nerden nereye
?
" Sustu ve bana baktı. Gidecek miydi bilmiyordum. Yutkundum. "Gitmeyeceksin, değil mi Arda?" Sustu. Sustu. Sustu. "Sikeyim!" Dediğimde saçlarımı ellerimin arasına aldım. "Onca yıl emeği boşuna mı!" Dediğimde beni kollarının arasina aldı. Gözlerimden yaşlar süzülürken Arda saçlarımı öptü. "Yasemin" dedi. "Arda." Dedim "Bizim bu işi bitirmemiz lazım hemen mahkemeyi başlat şu işi bitir ve herşey bitsin." Dedi. Babamın bundan haberi yoktu. Çıkarmayacağım sanıyordu. Gözlerime bakarken dudaklarımı araladım. "Mahkeme 2 hafta sonra Arda. 25 Aralık 2021." Dediğimde şok içinde bana baktı. Konuşmadı sustu sadece.

"Sikeyim! Susma Arda susma! Konuş dök içini söyle! Susma Arda susma ya susma! Susma konuş Allah rızası için!" Dedim. Aklım seneler öncesine gitti.

12 sene öncesi...

Yasemin 8 yaşındaydı o zamanlar. Arda ise 17, Yasemin okulda zorbalığa uğramıştı ama bunu anlatmıyordu. "Sikeyim işlerini! Söylesene kızım susma susma! Söyle konuş ya içini dök kim yaptıysa bunu sana söylesene!" Dedi bağırarak. Yasemin sustu sadece konuşmadi. "Allah'ım sabır!" Dedi Yasemin'in yüzünü avuçlarının içine aldı. "Susma Yasemin susma. Anlat artık şunu."
Günümüz

Arda'ya baktığımda bana pişmanlık içinde bakıyordu. "Halledicem" dedim çenemi kaldırıp. "Geleceğin Avukatı, Savcısı Yasemin Gece, bunu halledecek." Dediğimde Arda yüzüme gururla baktı ve gülümsedi. Arda kendisine ayarladığı yatakta yatarken bende kendi yatağıma yattım.

Saatler sonrası...

Gözümü hangi felakete açtım bilmiyorum ama uyandım. Arda başımda beklerken gülümsedim. "Çık giyineyim Koruma" dediğimde ikimizde güldük. "Hadi hadi hapishaneye uğramam lazım daha." Dediğimde Arda başını sallayıp çıktı. Üstüme yırtmaçlı etek, üstüme siyah crop giydim. Siyah çorap-külotlu- üstüne siyah botumu giyip üstüme de siyah paltomu aldım. Aynanın önünde son kez asla kabarmayan saçlarımı düzeltip çıktım. Arda'yla birlikte ilerlerken babamın(?)da çıktığını gördüm. Gözlerimi devirip arabaya bindim. "Waffle seversin bundan sonra bir waffle yemeye gidelim?" Dedi dikiz aynasından bana bakarken. Gülümseyip önüme düşen tutamı kulağımın arkasına aldım. "Bugün ki güzelliğin kime acaba?" Dedi gülerek. "Alt tarafı Yağız ile görüşeceğim, onu ikna edeceğim ve kardeşinin yerini soracağım." Dedim ciddiyetle. Beni ciddiye aldi.

Yarım saatin sonunda hapishane önünde durduğumda direkt yürüdüm. Görüşme yerine gelince sırtımı sandalyeye yasladım. Bacak bacak üstüne attığımda tüm güvenlikler bana baktı. Güldüm. İki güvenlikle içeri giren Yağız'ı görünce ellerimi masanın üstünde birleştirdim. Yağız önüme oturup beni taklit etti. Cama doğru eğildim. "Şimdi seni ikna etmeye çalışacam, dediklerimi onaylarsan kısa süre sonra özgür olacaksın, hemde benim sayemde. Şimdi öncelikle Çeten mi var yoksa tek misin?" Dediğimde gözleri bileğime kaydı. "Söylesene Savcı
Eline noldu?" Dedi "Soruma cevap ver." "Sana eline ne oldu dedim Savcı." Dediğinde sinirlenmeye başladım. "Kapıya sıkıştırdım." Dedim "Çetem var." Dedi. "Dışarda bir sürü insan öldürüldü çetene söyle yapmasın, yoksa özgürlüğü anca rüyanda görürsün. Şimdi kardeşin nerede?" "Onayladim okay, söylerim ama kardeşim ne alaka?" Dediğinde kaşları çatıldı. "Kardeşini kardeşlerimin oraya göndericem, benim yanımda ve ablamın yanındayken güvendedir tabii çeten bakmıyorsa.." dedim "Çetemin yanında" dediğinde bacaklarımı normalce düzelttim. "Anladım t-" "Ama söylerim alırsın." Dediğinde şaşırdım. "Aslında biliyor musun? Melodi çok sakin bi kız acayip tatlı ve boynunda lekesi var! Çok güzel değil mi? Aslında Ada'da da var ama onun biraz mor, Melodi resim çizmeyi çok seven bir kızdı aslında ama ben son günlerde gidemediğim için resim çizmiyor." Dedim "babam izin verse..." Dedim fısıltıyla ben bile duymadım. "Baban niye izin vermiyor?" Dedi "Bilmiyorum. Dışarı çıkmam da yasak ama bugün Arda'yla waffle yemeye gidicem ordan paket yaptırıp eve götürücem çünkü ikiside bayılır waffle'ya ama ablam yemiyor diyetteymiş çok zayıf amaa olsun zorlamıyoruz" dediğimde saçımı kulağımın arkasına aldığımda boynumdaki sigara yanığı belli oldu. "O ne?" Dedi ellerini yumruk yaparak. "Hiç birşey." Dedim "Süre azalıyor." Dedi arkamdaki güvenlik. "Yarın geldiğimde kardeşinin yerini söyle.." dedim ayağa kalkarak. İki güvenlik Yağız'ı zorla bir yere götürdü. Ayağa kalktığımda yanımdaki güvenlik boynuma bir iğne sapladı.

Gözümü açtığımda altımda bir şort üstümde ise iç çamaşırımla birlikteydim. Bileklerimden tavana bağlanmıştım. Gülmeye başladım. Herkes bana bakarken babamı gördüm. "Ağzımdan laf almaya çalışmanız çok komik." Dedim gülerek. "Napcaksınız? Bıçakla tehdit mi ediceksiniz? Sigarayla mi yakacaksınız? Napcaksınız?" Dedim gülerek "Ha bu arada Yağız'ın avukatlığını ve Savcılığını yapmaya devam edeceğim." Dedim o sırada duvara kelepçelenmiş yarı baygın Arda konuştu. "İdam veya İşkence.
" Dediğinde sustum. Güvenliklerden birisi bazı yerlerime 20-30 tane sigara yanığı yaptı. Bıçakla derin derin çizikler attı. Sonra çıktılar. Arda ve ikimiz kalmıştık. Yangın söndürme aleti çalıştığında soğuk bir suyla kalakaldım. İplerin bileklerimi kestiğini hissettim. Arda soğuk suyla hareket ederken, su benim yaralarıma geldiğinde acıyla inliyordum. İp ıslak olmuştum. Sonra alarm çaldığında beni indirdiler ama bırakıp olay yerine gittiler. Arda yanıma gelirken yerde fısıltı ile konuştum "Arda ben kardeşlerimi istiyorum."

Oradan çıktığımda ellerimde paketler Arda da çantalarla birlikte eve ilerledim. Kapıyı açan Ada şaşkınlıkla bana baktı. "Burada kalıyorum." Dediğimde sevinç sesleri duydum. Eşyalarımı yerleştirirken Ada ve Melodi waffle yiyordu. Saçlarım tam kurumamış ve hâlâ ıslaktı. Saçlarımı toplayıp aşağı indim. "Ablacim yağmur yağmıyo dışarda niye saçların ıslak?" Anlatamazdım...