11. bölüm / 19
YASEMİN10.Masallar ve Gerçekler
Bölümler 19Şu an: 10.Masallar ve Gerçekler
- 1 GİRİŞ422 kelime
- 2 1.Mafya Savcılığı727 kelime
- 3 2.İdam veya işkence936 kelime
- 4 3.12 Aralık 2018812 kelime
- 5 4.Mahkeme Günü805 kelime
- 6 5.Kan kokusu979 kelime
- 7 6.Yasemin Çiçeği1.304 kelime
- 8 7.Oğuz2.058 kelime
- 9 8.Sevgili1.960 kelime
- 10 9.Ne Olacaktı?2.131 kelime
- 11 10.Masallar ve Gerçekler2.026 kelime · Okuduğun bölüm
- 12 11.Kocam-Karım2.187 kelime
- 13 12.Rüya837 kelime
- 14 13.Yangın1.369 kelime
- 15 14.İhanet2.003 kelime
- 16 15.Mutluluk946 kelime
- 17 16.Ölüm837 kelime
- 18 17.Geri Dönüş2.146 kelime
- 19 18. 4 Kişilik Ev(Final)600 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
1 hafta sonra
Hayatımın en güzel yıllarıydı o doğduğum gün, ilk abimin kucağına verdiler beni. Abimi gördüm ilk, ablamı tanıdım sonra. Ama her ağladığımda ne annem ne babam susturuyordu beni, abimi istiyordum sadece. O sustururdu beni, onun kollarında büyümüştüm. Güvenli kollardaydım. Kılıfımın arkasında hep onun fotoğrafını taşırdım. Şimdi ise ablamda geldi oraya. Ben böyle böyle güçlenmeye çalışıyordum ama hayatımdaki en önemli en güzel 3 insanda ölürse ben dayanamazdım. Güçsüzleşirdim. Uzun uzun düşündüm ne yapacağım ne edeceğim onu düşündüm. Dalmışım gitmişim. Kendi dünyama, çocukluk dünyama, hayal dünyama. Uzun süre daldığımı "Yasmin!" Diyen Deren'in sesiyle irkilerek anladım. "Yasmin iyi misin?" Evet bana Yasmin diyordu. "İyiyim ya dalmışım," dedim "halsizsin doktor çağıralım bi ya da hastaneye gidelim bak belki hastasındır ilaç falan yazar." Dedi "Ay tamam ısrar ettini..." Ve hapşırık. Tekrar hapşırık ve tekrar tekrar. Yağız paltomu giydirip beni arabaya bindirdi. İkimiz hastaneye gittik. Yol boyunca hapşırdım. Hastaneye ulaştığımda Yağız'a kapıda beklemesini söyledim ve doktorun yanına girdim. "Buyrun şikayetiniz neler?" Dedi "Hapşırıp duruyorum, midem bulanıyor bu kadar." Dedim, doktor muayene etti. "Tebrikler," dedi anlamaz anlamaz ona baktım. "Bir bebek bekliyorsunuz." Dediğinde gözlerim fal taşı gibi açıldı. Ama ben bunu onlara nasıl haber verecektim? Paltomu alıp çıktım.
Eve girdiğimde paltomu askılığa astım. Odaya koştum. Her yeri aradım taradım ve en sonunda küçük Melodi'nin emziğini buldum. Küçük kutuya koyup küçük kağıda 'Sevgilim,yakışıklım benim. Sana bir haberim var. Bu haber seni sevindirir mi, üzer mi bilmiyorum. Ama umarım sevindirir. Hayatım boyunca hiç bir müvekkilime aşık olacağımı düşünmedim. Ve şimdi kağıdı çevir:)
' yazdım ve kağıdın arkasına da 'Baba oluyorsun:)
' yazıp kutuya koydum. Kutuyu iple kurdele yaptım. Kutuyu arkamda tutarak salona indim. "Yağız gelir misin bi?" Tam ortada durduğumuz da arkamda ki kutuyu ona verdim. "Bu ne?" Dedi anlamayarak. "Aç ve gör." Dedim gülümseyerek. Yağız kutuyu açarken tüm gözler her zamanki gibi bizdeydi. Yağız kutuyu sehpaya koydu bir eline emzik bir eline de notu aldı. Notu sesli okumaya başladı. "Sevgilim,yakışıklım benim. Sana bir haberim var. Bu haber seni sevindirir mi, üzer mi bilmiyorum. Ama umarım sevindirir. Hayatım boyunca hiç bir müvekkilime aşık olacağımı düşünmedim. Ve şimdi kağıdı çevir:)
" dedi sayfayı çevirdi. "Baba oluyorsun
." Dediğinde şok içinde bana baktı. "Bir dakika ne?" Dedi Liana şokla. Yağız bana sım sıkı sarıldı. Bende ona sarıldım. Başımı göğsüne yasladım. "Ben anne tarafıyım artık" dedi Seren. Gözlerimden yaşlar süzüldü. Bu yaşlar mutluluk göz yaşıydı. "Banyo da ha?" Dedi Mia. "Yok canım." Dediğimde Yağız'la ikimiz gülme krizine girdik. Ama ben gülerken yine hapşırıyordum. "Başlıcam hapşırığına he!" Diye Söylendi Ada.
Seren'le dışarda ki salıncakta oturuyorduk. "Peki, hamilelik dönemin nasıl geçti?" Dedim "Yani sinirliydim, duygusal oldu ama fazla aşerdim ki, Aziz en sonunda kendisi yapmak zorunda kaldı." Dedi gülerek, "Kızın olursa eğer ismini ne koyarsın?" Diye de sordu. "Asya diye düşünüyorum, yani Yağız isterse," dedim. "İstediğini koy güzelim, bir yardımın olursa yine her zaman yanındayım." Dedi elini elime koyarak. "Yağız'ın istemeyeceğini, üzüleceğini sandım, ama çok sevindi." Dedim gözümden bir yaş akarken."Yağız benim hamileliğimi de duyduğunda bir dayı gibi sevinmişti." Dedi gülümseyerek, "Bak şimdi cama, Aziz mutfakta, Yağızla yemek yapıyor, diğerleri ise film izliyor.." dedi başımı omzuna koydum. Saçlarım önüme gelirken kulağımın arkasına aldım. "Seren ben çok korkuyorum. Hem birine zarar gelmesinden hem de savcılık dosyamın kapatılmasından." Dedim. "O dosya kapatılmayacak kapatılırsa da emin ol o iş bir şekilde halledilecek." Dedi Seren.
Hayaller vardı bir sürü, hayatlar vardı düşünceler. Eve çıkmak istiyordum, başardım. Ailemin olmasını istiyorum, başardım. Bir anne olmak istiyordum, başardım. Bir sürü arkadaşım olsun dedim, başardım. İşte şimdi bir hayallerdeydim. Mutlu hayat istedim..
Olmadı. Gerçekler ise şunlardı.
Asla kendini bulamamak Yasemin.
Kendimi kaybettim ben. Kimse zarar görmeyecekti. Ama ben bunu yapamadım. Çevremdeki kişiler yavaş yavaş azaldı. İşte şimdi biz vardık
Seren Tekin Yavuzoğlu
Aziz Uras Yavuzoğlu
Parla Wallace
Umay Yavuzoğlu
Almira Aksoy
Yağız Aksoy
Arda Yıldırım
Liana Çetin
Mia Çetin
Doğukan Özden
Kaan Köksal
Deren Çevik
Yankı Arslan
Aysel Korkmaz
Hilal Aydoğan
Ada Alaz
Melodi Alaz
Ve Yasemin Gece Alaz.
İşte biz. Bu bizdik.
İçeriye girdiğimde evi mis gibi kremalı makarna kokusu sardı. "Ooohh misss!" Diyerek masaya oturdum. Herkes masaya toplandı. Yemek yerken Parla, "Aranızda resim çizmeyi seven var mı?" Dedi, "Parla sus artık! Ne yapcan! Herkese resim mi öğreteceksin!" Dedi Umay, "Abicim susar mısınız adam akıllı yemek yiyelim şurada!" Dedi Aziz. "Yaw bir susun bir susun ya yemek yiyelim bir susun susun!" Dedi Arda ağzında makarna varken. Ben ise en sevdiğim yemeği yerken, hamilelik yüzünden midenin bulunmasını umursamadan bitirmeye çalışıyordum. "Biraz daha konuşursanız üstünüze kusacağım şimdi" diye söylendim. "Güzelim miden bulanıyorsa yeme" dedi Yağız "Ama seviyorum bu makarnayı!" Dedim üzgün sesle. "Ben doydum ellerinize sağlık" dedi Parla kalkarak. Daha fazla dayanamayarak bende kalktım. Herkes sofradan kalkınca Yağız bulaşıkları yıkamaya gitti. "Yuh be Yağız bulaşık yıkarmıymış?" Dedi Aziz "Duyuyorum seni" dedi Yağız. Tam hapşırırken Yağız'ın sesi duyuldu. "Yasemin güzelim ilaç!" Dedi "Bu evin annesi kim?" Deyince Yankı'ya bir yerden kemer uçtu. "Anlaşıldı," dedi Yankı gülerek. Mutfağa gidip ilacımı içtim.
Salonda boş boş telefona bakarken kendimi "Bi yer var biliyorlar, ama bize söylemiyorlar,
" şarkısı dolandı ve bunu içimden söylüyorum sanmıştım ki, ortamdaki tüm sesler kesilene kadar ve ben bunu fark etmeden söylemeye devam ediyordum. "Galiba sevmiyorlar, gezegen gezegen dolaş yine bize giren*
" sözümü bitirdiğimde kafamı telefondan kaldırdım. Etrafa baktığımda "Biz birşey duymadık sen devam et," dedi Deren, "Bok gibi söylüyorum dimi?" Dedim "Ne boku amına koyayım! Çok güzel devam et sen!" Dedi Aysel. Parla ve Umay ise kulaklıkların çıkarmış resim çiziyorlardı. Kollarımı göğsümün altında birleştirip arkama yaslandım. O sırada aklıma birşey geldi. "Kızlar bir sayfa alabilir miyim?" Dedim, Umay bir kağıt parçası uzattı. "Al Yasemin Abla" kağıdı aldığımda Umay'a uzattım ilk, "İstediğin bir renkle bir çiçek çizer misin?" Dedim Umay çizdi, sonra Parla'ya verdim. Öyle böyle derken en son ben çizdim ve oluşan şeye baktım. "Ben kısa süre bir yere gidip geliyorum," dediğimde Arda'yla göz göze geldim. "Al amına koyayım anahtarı al!" Deyip arabanın anahtarını bana fırlattı havada yakaladığımda paltomu alıp çıktım.
Dövmeciye geldim ve o dövmeyi koluma yaptırdım. Biraz acısa da, tekrar arabaya binip evin yolunu tuttum. Eve girdiğimde kollarım arkadaydı. "Ihh şey.." dedim herkes bana baktı. "Ben birşey yaptım." Dediğimde Umay "Birini mi öldürdün?" Dedi, güldüm "Hayır, henüz değil ama.." dedim ve kolumdaki dövmeyi gösterdim. "Ah bak bu kızın böyle deliğini seviyorum!" Dedi Arda. Güldüm. Koltuğa oturduğumda bir anda Biri ile göz göze geldim. "Neydi senin adın?" Dedim "Abla iyi misin?" Dedi, "Adın neydi?" Dedim tekrar "Ada" dedi. İsmini unutmuştum. Bu duruma herkes gülerken ben mahcup kalmıştım. "Ay karnım ağrıdı!" Dedi Umay gülmelerinin arasında. Ve yine yine yine yine benim telefonum çaldı. "Sikicem ama yeter!" Diyerek telefonu elime almamla geri bırakmam bir oldu, tekrar aldım yanlış görmüşümdür diye yok cidden 'Annem(?)' yazıyordu. Geri bıraktım, geri aldım ve açtım. "Seni sürtük!" Diye başlayan bir cümleydi. "Seni sürtük! Bir an önce bu eve geliyorsun birdaha ordaki her birinin avukatlığını Savcılığını yapmıyorsun! Bizi tanıyorsun da tanımadığın kişilere mi güveniyorsun?" Dedi, "Evet Fatmacım," dedim daha çok sinir etmek için. "Tanımadığım insanlara güveniyorum evet, tanımadığım insanlarla yaşıyorum evet," dediğimde annemin sinirle koltuğa oturduğunu duydum. "Ha kapatmam gerek Fatma, işim var," deyip yüzüne kapattım ve ilk işim Fatma'yla Serkan'ı ve baba tarafını engellemek oldu. Telefonu sertçe sehpaya attığımda ellerimle şakaklarıma bastırdım. Gözümden bir yaş, bacağımın üstüne düştü. Abim öldü, 2 hafta okula gitmedim. Halam öldü, 1 hafta okula gitmedim. Ben onca yılımı onlarla harcamıştım. Ben mi haketmiştim bunu? Ailemden sevdiklerim tek tek giderken ben çaresizlikle büyüdüm, yalnızlığı anladım. Kendimi buldum.
Ben şakaklarımı ovalarken kulaklarıma tanıdık melodi geldi. 'Galiba sevmiyorlar
' şarkısı. Önüme düşen saçlarımı geriye almadım. Gözümden düşen yer yaş bacağıma düşüyordu. Bu şarkıyı seviyordum. Kafam sadece titreyen bacaklarıma doğru eğilmişti. Sonra beni saran bir kollar oldu. Ve kulağıma "Yasemin, seni çok seviyoruz ve sen bizim hayatımızsın. Ne öleceksin ne hastalanacaksın. Biz olduğumuz sürece.." dedi. Liana'ydı bu. Biz 18 kişi sarılmıştık ve 'Galiba Sevmiyorlar' şarkısı eşliğinde. Herkes yerine oturduğunda gözlerimi sildim ama kendimi tutamıyordum. Her sildiğimde tekrar akıyordu. Kendimi kendime değil, kendimi şarkıya bıraktım. "Sonunda hep canın yanar," diyordu. "Beklemediğin yer beklediğin kadar" diye devam ediyordu. Hayaller vardı, güzel düşünceler iyilikler mutlu olmak, birde gerçekler vardı. Asla güven olmayan..
3 Ay sonra..
11/07/2022
Yaz ayının en sıcak günleriydeydik. Ada ve Melodi havuzdayken ben salıncakta dondurma yiyordum. Elim karnıma gitti. 1 haftadır hareketlenen bebeğim, hareket etmiyordu. Dondurmayı masaya bırakarak iki elimle kontrol ettim. Korkudan ayağa kalktım. "Hareket yok!" Dedim titreyen sesimle. "Seren hareket yok!" Dedim tekrar. Seren yanıma geldi. "Tamam sakin ol," dedi Seren ve eliyle hafif karnıma baskı yaptı. Hafif tekme hissettiğimde derin bir iç-oh- çektim. Seren gülerken, "Hadi gel havuza girelim," dedi "Ama mayo bana olmuyor ki!" Dedim "Mayo değil bikini giy sende hadi gel kocalarımızı sinirlendirelimm" dedi gülerek. "Biz mayo giyinip geliyoruz!" Seren'le içeriye girdik ve bikinilerimizi giydik. Saçlarım omuzlarından döküldü. "Haydi gidelim." Dedim üstümüzde havlularla çıktık. Bazıları şezlonglarda güneşlenirken diğerleri dolaşıyordu. Bazıları havuzdaydı. Aziz ve Yağız havuzda su savaşı yaparken biz ayakta duruyorduk. "E gelsenize sizde" dedi Yağız. Havlulari yere atıp havuza girerken Yağız bana tek kaşı havada baktı. Aziz ise Seren'e, "Bu ne?" Diye soran ilk kişi Yağız oldu. "Mayo sığmadı bende bikini giydim.." dedim "Git değiştir şunu." Dedi, "Allah Allah niye biz bizeyiz!" Dedim "Değiştir!" Dediğinde suya daldım. Evet daldım. Ama dibe de girmedim yüzüyordum. "Yasemincim deli misin?" Dedi Yağız. Sudan çıkıp ıslanmış saçlarımı arkama attığımda önümde Yağız'ı gördüm. Elini belime koydu. Ellerim boynuna sarıldı. Dudakları dudaklarımda buluşurken, Üstümüze su geldi. Su savaşı falan filan derken bir anda sancı girdi. Acı içinde fısıldadım. Elim karnıma gitti ve havuzdan çıktım. Yağız yanıma geldi. "İyi misin?" Dedi "İyiyim sancı girdi," dedim. Yağız elini karnıma koyduğunda tekme attı. "Aa! Bak sen! Tekme atılır mı hiç!" Dedi Yağız gülerken.
"Yağız cinsiyet partisini unuttuk!" Dedim "Tamam bu akşam yaparız," dedi, "Denedim seni daha 7 ay var cinsiyeti öğrenmemize!" Dedim gülerek. "Seni yalancı!" Dedi Yağız. Güldüm. "Yağız.." dedim "Efendim bebeğim?" Dedi, "Americano istiyorum" dedim "Tamam hemen alayim," dediğinde Arda ve Ada başını hayır anlamında salladıklarını gördüm. "Noldu?" Dediğimde ise ikisi aynı anda "Alerjin var." Dedi. "Ama canım çekti," dedim. "Ice latte alsın," dedi Ada. "İyi tamam Ice latte al," dedim. Yağız telefondan iki üç birşey yapıp havuza atladı. Ben ise havuzun köşesine oturmuş elim karnımda ayaklarımı suya uzattım. Kahveler gelince herkes birer kahve aldı. Kahveden bir yudum aldım, bir yudum daha bir yudum daha ve bıraktım. Kahveyi yuktuktan hemen 2 dakika sonra başımın ağrıdığını hissettim. "Ben bir ağrı kesici içeyim," diyerek ayağa kalktım. Eve girip ağrı kesici içtim. Duşa girdim, çıktım üstümü değiştirdim. Saçlarımı kurutup topuz yaptım. Çalışma masama oturup küçük kahverengi bir defter çıkardım. Kahverengi en sevdiğim renkti. Tarih attım, bu defter hamile olduğum günden beri herşeyi yazdığım defterdi. Bazen kısa bazen sayfalarca yazıyordum.
Bu defter, çocuğum 9 yaşında gelince okumasi içindi ve şuan siz bu yazılanları bilmiyorsunuz. Ama birgün öğreneceksiniz. Asya ismini seviyordum çünkü küçükken Asya kıtasına gitmek istiyordum. Bunu da deftere yazdım. 'Kızım olursan, ismin Asya olacak güzelim, çünkü annen Asya kıtasına gitmek istiyordu..
' yazdım. Gözümden yaş aktı. Bir elim karnımdayken diğer elim kalem tutuyordu. Her şeyi yazdıktan sonra defteri kapattım ve kaldırdım.Gülümseyerek mutfağa gittim. Waffle makinesini çıkardım, meyveler derken herşeyi hazırladım. En sonunda waffle hamurunu hazırladım. Herkese olacak şekilde yaptım süsledim ettim masaya dizdim çatal ve bıçakla dahil. Etrafı topladığımda mutfaktaki bahçeye açılan cam kapıyı açtım. "Hadii! Waffle yemeye!" Dedim. Herkes kurulanıp içeriye girdiler. Waffle yerken karnımda bir tekme hissettim. Karnıma baktığım da minik minik hareketleşme oldu.
Seren etrafı topladı. Biz yine salonda oturuyorduk. Aklıma bir anda bir soru geldi. "Arda izmir işin noldu senin?" Dedim, "Ne?" Dedi Arda, "Ne ne? Soruyorum Arda? İzmir işin noldu?" Dedim. "Ne İzmiri?" Dedi Ada. "İzmire gidecekti, işi vardı ama ne işi söylemedi," dedim. Arda sessizliğe büründüğünde "Yok mu sert bir şey? Atayım şuna çok kaşınıyor! Yoksa sigarayla y..." Dediğimde sustum. "Ne sigarasi? Ne yakmasi?" Dedi Yağız. Aynısı ona da yaşanmıştı. "Bir an aklıma geldi ya, yok bir şey.." dedim. "Var bir şey, söylemiyorsun," dedi Ada. Arda'yla göz göze gelmiştik. Her yarama dahil olsa da susmuştuk. "Vücundaki yanık izleri sigaradan ibaret deme sikerim belanı! Dediğimde kızgın yağ damladı dedin!" Dedi Ada. "Teslim oluyorum!" Dedim ellerim havada, Yağız'a döndüm. "Senin Savcı'n ve Avukat'ın olmak için her şeyi yaptım," diyince her göz bana döndü. Ellerim indi. Gözüm hâlâ Yağızdaydı. "18 yaşında, babama karşı çıkınca vücumda sigara izleri başladı," derken Arda "18 demiyelim 12," diyerek düzeltti. "Ayrıca tek o da değil malûm Yağız'ı kurtarma derdindeyken ağzımızdan laf almak için işkence odasında işkence de gördük." Diyince durdum. Evet kalakaldım.
Ölümdü belkide,
Soğuk sular
Kesikler...
Bölüm etkileşimi
