4. bölüm · YASEMİN
3.12 Aralık 2018
Aralık ayının soğuk bir günleriydi, soğuk havayı umursamadan etek ve crop giymiş üstümde incecik paltomla tekrar hapishaneye gidiyordum. Son 1 hafta vardı. Aslında 25 Aralık'taydı ama ben 12 Aralık'a almıştım. Hapishaneye ulaştığımda polis ve güvenliklere selam verip tekrar görüşme odasına girdim ve beklemeye başladım. Yağız, iki güvenlikle gelince ona baktım. Yüzüm diğer günlere göre daha somurktandı. Yağız kaşları çatılı bana bakarken önüme oturdu. "Savcı." Dedi soğuk bir ses tonuyla. "Noldu?" Dediğimde kelepçeli ellerini masaya koyup birleştirdi. "Birşey mi oldu?" Dediğinde "Babamla aramda." Dedim babam kelimesini derken kendimden soğudum. "Babana neden bu kadar kin duyuyorsun Savcım?
" Dedi Yağız gözlerime bakarken. Gözlerimi kapadım. "Şuan bunun sırası değil Müvekkilim..
."
12 Aralık 2018
Soğuk Aralık günüydü, hava güneşli ve bir o kadar da soğuk bir gündü. Günlerden Yasemin'in doğum günüydü,18 yaşına giriyordu. Doğum günü için hazırlıklar yaparken bir yandanda üniversite için bölüm düşünüyordu. "Edebiyat istiyorum." Dediğinde babası Serkan Alaz ona döndü. "Soyumuzdan devam etmen lazım." Dediğinde yapamadığı o meslek aklına kazınmıştı. Ablası Minel Alaz, Tıp okuyordu "Ablam niye doktor?" Dediğinde babası ona baktı. "Bizden habersiz yapmış. Ondan yoksa o da hâkimdi." Dediğinde Yasemin'in aklına iki şey geldi. Savcılıktan ve Avukatlıktan vazgeçip edebiyatçı olacaktı. Diye düşündü sonra vaz geçti. Gözlerini yumdu. "Ben Hukuk istemiyorum." Dedi çaresiz ses tonuyla "Kes sesini Yasemin. Hukuk okuyacaksın!" Dedi Babasi sert sesiyle. Yasemin önündeki pastayı üflerken dilek diledi. 'Kardeşlerimi kurtarmak istiyorum.' mumu üfledi. Sonra ise içinden konuştu 'Hukuk okuyacağım ama senin için değil senle daha düşman olup kendi istediğimi yapabilmek için Serkan Alaz.' dedi ve o günden bu güne tüm herşeyi araştırdı.
Günümüzz
"Savcı?" Dedi Yağız. Gözlerimi açtığımda uyuyakaldığımı anladım. "Niye uyandırmadın?" Dedim "Güzel uyuyorsun.." dedi. "Konu şuan ben değilim konu 2 gün sonraki mahkemen." Dedim. "Ben seni kurtaracağım sen ise beni." Dedim. Onu çıkarttığım ve özgür olduğu zaman bende hukuktan ayrılacaktım. "Bunu yapamazsın Savcım. Çünkü sen artık Benim Savcım olduğun için işinden ayrılmayacaksın" dedi. "Gün gelecek ve sana bu olayı anlatacağım. Şimdi gitmem lazım kardeşini almam gerekir." Dedim gülümseyerek. "Ona dikkat et" Onun bana emanet ettiği tek şeydi. "Tek ailem o." Dediğinde gözlerindeki çaresiz ifadesini görünce kalbime bıçak saplandı sanki. Gülümseyerek ona baktığımda o da gülümsedi. Odadan çıktığımda Arda'nın arabasına atladığım gibi dağ evinin yolunu tuttuk. Dağ evinin önünde durduğumuzda kapıyı çaldım. Kapıyı açan Sari Saçlı, yeşil gözlü biriyle göz göze geldim. Gözlerini gördüğüm gibi kaşlarım çatıldı. "Sen.." dediğimde konuşmama izin vermedi ve beni Ardayla içeriye aldı. İçeriye girdiğimde 6 kişi 11 yaşlarındaki kız çocuğunun zoruyla sanırım oyun oynuyorlardı. Diğer 6 kişi ise cinayet hakkında konuşuyordu. Diğer 6lar ise tv izliyordu. "Selam Savcı.
" Dedi tv izleyenlerden birisi. 18 kişilerdi 9'u kız, 9'u erkekti.
"Sanırım Yağız'ın avukatlığını ve Savcılığını Yapıyorsun Gece
?" Dedi Siyah saçlı bir kız. Gece ismimi nerden biliyorlardı? "Yasemin
." Diye düzelttim dediğini. "Gece
." Diye daha ısrar ettiğinde tek kaşımı kaldırıp ona doğru baktım. "Aynaya baktığında daha dikkatli bak, gözlerinin ortasinda ki beyazlığı görürsün simsiyah gözlerinin Beyazlığı..." Dedi Kız. "Bu arada ben Lina " dedi elini uzattı. Bende elini tutup "Bende Yasemin," dedim gülümseyerek. Kapıdan içeriye 1.90 boylarında birisi girince tüm herkes onca baktı. "Noluyo amına koyayım?" Dedi Kumral saçlı bir erkek. "SIÇTIK!" Dediğinde "Düşündüğüm değil değil mi Doğukan?" Dedi Birisi. "Maalesef.." dediğinde 1.80 boylarında birisi ayağa kalktı. "Yağmur, Yasemin,Mia burada kalıyorsunuz." Dedi "diğerleri aramaya çıksın bulamazsak hem bizim hemde Arda ve Yasemin'in başı büyük belada.." dediğinde elimi kalbime götürdüm. Yasemin baban... Dedim kendi kendime. Herkes çıkarken ben ayakta kalakaldım.
"Şey sende gelir misin oyun oynayalım?" Dedi, Kıza baktığımda aynı Yağız gibiydi. Mia denilen kız diğerlerinden oldukça küçük gibiydi. Yanlarına gittiğimde "bu arada ben Yağmur
, İsmim abimin 'Yağ' kısmından gelmiş uyumlu olalım diye, ama annem ve babam sonra gitti. Abim ise beni buraya bıraktı." Dedi. "Kendisi biraz konuşkan" dedi Mia "Peki abim ne zaman gelecek biliyor musunuz?" Dedi Yağmur "İnan bilmiyorum tatlım, ama emin ol en kısa sürede gelecektir." Dedi Mia, "Mia, sen kaç yaşındasın?" Dedim anlamayarak. "17," dediğinde kaşlarımı kaldırdım "17 mi?" Dediğimde güldü"17 evet ama insan öldürmüyorum Yağmur'a bakıyorum." Dedi silah sesleri gelince ayağa kalktım. İçeriye tanımadığımız kişiler girdi. Silahları Yağmur'a tuttular. Ateş ettikleri anda Yağmur'un önüne geçtim. Vurulan bendim, ama emaneti korudum. Duyduğum tek çığlık Yağmurundu. Diğerleri gelmişti ama yetişememişlerdi. "YASEMİN!" Diye bağırdı Arda.
Sesler kesilmişti, birdaha hiç konuşamayacak üzere belki de sessizlikti. Ölüm sessizliğiydi bu. Benim için sessizlik, ölüm demektir. İşte sessizlik. Kan kaybederken konuştum konuşmaya zorladım kendimi "Arda?" Dedim zorla "Yağmur iyi değil mi?" Dedim benden öte Yağmur'u merak ediyordum. Konuşmaya devam ettim "Arda konuşsana..." Dedim "Kendini zorlama Yasemin merak etme, iyi ama şokta tamam mı hadi zorlama kendini kan kaybediyorsun" dedi Arda "Yağmur iyi değil mi? Emanet o! Yemin et! Yağız'a ne derim ona birşey olursa!" Dedim Arda'nın doktorla konuşmasını duydum sonrada. "4 yerinden vurulmuş biri omzu, diğeri karnı, diğeri göğsünün üstünden diğeri ise bacağından 5. Mermi ise ıskalamış ama sanırım başka biri vuruldu." Dediğinde gözlerimi açmaya çalıştım. Elimi kaldırmak istedim yapamadım. "Güzelim zorlama kendini." Dedi Arda. Sesler bulanıklaşırken en son Doğukan'ın sesi "Yağmur!" Demesini duydum. Sonrası sessizlikti.
