6. bölüm / 31
Yanımda Yarım Kalmaz6.Bölüm Kaybettim
Bölümler 31Şu an: 6.Bölüm Kaybettim
- 1 1.Bölüm Sonuç123 kelime
- 2 2.Bölüm Fakülte280 kelime
- 3 3.Bölüm Yerini Biliyorsun303 kelime
- 4 4.Bölüm Su284 kelime
- 5 5.Bölüm Koruma287 kelime
- 6 6.Bölüm Kaybettim456 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 7.Bölüm Doğruyu Görmek871 kelime
- 8 8.Bölüm Meydan Okuma447 kelime
- 9 9.Bölüm Sessizlik322 kelime
- 10 10.Bölüm Ceza494 kelime
- 11 11.Bölüm İstek450 kelime
- 12 12.Bölüm Endişe1.564 kelime
- 13 13.Bölüm Adres326 kelime
- 14 14.Bölüm Merdiven1.081 kelime
- 15 15.Bölüm Beklemek825 kelime
- 16 16. Bölüm Kalp614 kelime
- 17 17.Bölüm Buruk690 kelime
- 18 18.Bölüm Tetiklenme1.373 kelime
- 19 19.Bölüm Mesaj1.187 kelime
- 20 20.Bölüm Diş306 kelime
- 21 21.Bölüm Rahatlama1.018 kelime
- 22 22.Bölüm Travma319 kelime
- 23 23.Bölüm Tehdit1.740 kelime
- 24 24.Bölüm sebepsiz dayanışma2.603 kelime
- 25 25. Bölüm Satranç749 kelime
- 26 26. Bölüm Menfaat1.252 kelime
- 27 27 .Bölüm İlk Gün599 kelime
- 28 27. Bölüm Final323 kelime
- 29 28.Bölüm Özel Bölüm309 kelime
- 30 29. Bölüm Özel Bölüm340 kelime
- 31 30.Bölüm Özel Bölüm341 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Masada kitaplar üst üste duruyordu.
Not kağıtları, kalemler, fosforlular…
Efe karşıma oturmuştu.
“Tamam,” dedi ciddiyetle.
“Şimdi burası önemli. Kalp döngüsünü karıştırırsan hocalar affetmez.”
Başımı salladım.
Ama gözüm derste değildi.
Efe’deydi.
Saatlerdir anlatıyordu.
Vizeler yaklaşıyordu ve beni hazırlamak için kendi derslerini bile bırakmıştı.
Bir süre sonra sesi yavaşladı.
“Bak şimdi… sağ atriyumdan…”
Cümle yarım kaldı.
Başını kitabın üstüne koydu.
Uyumuştu.
Sessizce.
Yavaşça ayağa kalktım.
Efe’nin saçları dağılmıştı.
Yüzü yorgundu.
“Salak,” diye fısıldadım.
“Benim için uykusuz kalıyorsun.”
Yanına oturdum.
Elimi saçlarından geçirdim.
Kıpırdamadı.
Battaniyeyi aldım.
Omzuna örtmek için eğildim.
Ama sonra vazgeçtim.
Onun yanına kaydım.
Kolumu omzuna doladım.
Başımı göğsüne yasladım.
Battaniyeyi ikimizin üstüne çektim.
Efe uykusunda hafifçe hareket etti.
Refleks gibi kolu belime geldi.
Kalbim hızlandı.
Uyuyor…
ama yine de beni bırakmıyordu.
Başımı biraz kaldırıp yüzüne baktım.
“Efe Çağatay Alaz,” diye fısıldadım.
“Bilmiyorsun ama…”
Gözlerimi kapattım.
“…ben sana çoktan kaybettim.”
Efe’nin nefesi sakindi.
Benimki değildi.
Ve o gece
vizelerden önce
kalbim teslim oldu.Masada kitaplar hâlâ açıktı.
Fosforlu kalemler dağılmıştı.
Gece çalışması yarım kalmıştı.
Sabahın ilk ışığı pencereden içeri süzülürken
Efe yavaşça kıpırdadı.
Başını kaldırmak istedi.
Ama bir ağırlık vardı.
Gözlerini açtı.
Su.
Başını göğsüne koymuştu.
Kolunu da Efe’nin beline dolamıştı.
Battaniye ikisinin üzerindeydi.
Efe birkaç saniye hiç kıpırdamadı.
Sadece baktı.
Sarı saçları yana düşmüştü.
Yüzü sakindi.
Uyurken çocuk gibi görünüyordu.
Efe içinden derin bir nefes aldı.
Fısıltı gibi konuştu.
“Su Derin Alaz…”
Elini çok dikkatli bir şekilde onun saçlarının arasına götürdü.
Uyandırmak istemiyordu.
“Vizelere hazırlayayım dedim,” diye mırıldandı,
“kendim uyumuşum.”
Tam o sırada kapı açıldı.
Sessizce.
Burcu.
Elinde kahve vardı.
İçeri girdiği anda dondu.
Gözleri önce masaya, sonra koltuğa kaydı.
Sonra gördü.
Su, Efe’nin kollarında uyuyordu.
Burcu’nun yüzü değişti.
Şaşkınlık…
Sonra öfke.
“Bu ne?” dedi sert bir sesle.
Su kıpırdadı.
Ama uyanmadı.
Efe başını kaldırdı.
Bakışları bir anda soğudu.
“Kapıyı çalmayı öğren,” dedi sakin ama sert bir sesle.
Burcu kahveyi masaya bıraktı.
“Efe sen—”
Efe’nin gözleri keskinleşti.
“Efe deme.”
Burcu sustu.
Bir saniyelik sessizlik oldu.
“Adımı herkes söyleyemez,” dedi Efe.
Sonra aşağı baktı.
Su hâlâ ona sarılmıştı.
Efe’nin sesi bu kez daha yumuşaktı.
“Ve özellikle şu an değil.”
Burcu dişlerini sıktı.
“Bu kız sana yapışmış gibi duruyor.”
Efe’nin bakışları bir anda karardı.
“Yanlış kelime seçtin.”
Burcu kollarını bağladı.
“Fakültede herkes seni konuşuyor.
Ve sen burada birinci sınıf bir kızla—”
Cümlesini bitiremedi.
Çünkü Efe ayağa kalkmıştı.
Ama dikkatli.
Su’yu uyandırmadan.
Kolunu hâlâ onun omzunda tutuyordu.
“Burcu.”
Sesi düşüktü.
Ama tehlikeliydi.
“Su hakkında tek kelime daha söylersen…”
Durdu.
“…yanlış kapıyı çaldığını çok net anlarsın.”
Burcu’nun gözleri Su’ya kaydı.
Kıskançlık açıktı.
“Demek bu kadar önemli.”
Efe cevap vermedi.
Sadece Su’nun saçlarını düzeltti.
O an Su hafifçe kıpırdadı.
Ve mırıldandı.
“Efe…”
Burcu’nun yüzü dondu.
Efe’nin dudaklarının kenarı çok hafif kıvrıldı.
Çünkü fakültede kimse bunu yapamazdı.
Adını söylemek.
Ama Su söylemişti.
Her zamanki gibi.
Ve Efe…
buna izin veren tek kişiydi. 🤍
Bölüm etkileşimi
