21. bölüm / 31
Yanımda Yarım Kalmaz21.Bölüm Rahatlama
Bölümler 31Şu an: 21.Bölüm Rahatlama
- 1 1.Bölüm Sonuç123 kelime
- 2 2.Bölüm Fakülte280 kelime
- 3 3.Bölüm Yerini Biliyorsun303 kelime
- 4 4.Bölüm Su284 kelime
- 5 5.Bölüm Koruma287 kelime
- 6 6.Bölüm Kaybettim456 kelime
- 7 7.Bölüm Doğruyu Görmek871 kelime
- 8 8.Bölüm Meydan Okuma447 kelime
- 9 9.Bölüm Sessizlik322 kelime
- 10 10.Bölüm Ceza494 kelime
- 11 11.Bölüm İstek450 kelime
- 12 12.Bölüm Endişe1.564 kelime
- 13 13.Bölüm Adres326 kelime
- 14 14.Bölüm Merdiven1.081 kelime
- 15 15.Bölüm Beklemek825 kelime
- 16 16. Bölüm Kalp614 kelime
- 17 17.Bölüm Buruk690 kelime
- 18 18.Bölüm Tetiklenme1.373 kelime
- 19 19.Bölüm Mesaj1.187 kelime
- 20 20.Bölüm Diş306 kelime
- 21 21.Bölüm Rahatlama1.018 kelime · Okuduğun bölüm
- 22 22.Bölüm Travma319 kelime
- 23 23.Bölüm Tehdit1.740 kelime
- 24 24.Bölüm sebepsiz dayanışma2.603 kelime
- 25 25. Bölüm Satranç749 kelime
- 26 26. Bölüm Menfaat1.252 kelime
- 27 27 .Bölüm İlk Gün599 kelime
- 28 27. Bölüm Final323 kelime
- 29 28.Bölüm Özel Bölüm309 kelime
- 30 29. Bölüm Özel Bölüm340 kelime
- 31 30.Bölüm Özel Bölüm341 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gürültü.
Demir.
Ter.
Kan kokusu.
Efe kafesin içindeydi.
Yumruk yedi.
Geri gitmedi.
Bir tane daha.
Bu sefer dudağı patladı.
Kalabalık bağırıyordu.
Ama Efe duymuyordu.
Aklında tek bir şey vardı:
susmak.
İçindeki her şeyi susturmak.
Bir darbe daha aldı.
Kaşı açıldı.
Kan aktı.
Ama gülümser gibi yaptı.
Çünkü acı…
ona iyi geliyordu.
Kapı açıldı.
Gece.
Sessiz.
Efe içeri girdi.
Ayakkabılarını çıkardı.
Yavaş.
Kimse uyanmasın diye.
Ama Su uyanıktı.
Salonda.
Yiğit yanında uyuyordu.
Su başını kaldırdı.
Efe’yi gördü.
Ve dondu.
“…Efe?”
Efe cevap vermedi.
Işığa çıktı.
Yüzü mor.
Dudağı patlak.
Kaşı bantlı.
Tişörtü…
Kanlı.
Su ayağa kalktı.
“Bu ne?”
Efe gözlerini kaçırdı.
“Bir şey yok.”
Su bir adım attı.
“Bir şey yok mu?”
Efe sessiz.
Su yaklaştı.
Tişörtünü tuttu.
Çekti.
Yukarı.
Altında…
Morluklar.
Çizikler.
Yara izleri.
Su’nun nefesi kesildi.
“…sen ne yaptın?”
Efe yutkundu.
“…rahatladım.”
Su’nun gözleri doldu.
“Bu mu rahatlamak?”
Efe sustu.
Su’nun sesi yükseldi.
“Ölmek mi istiyorsun?”
Efe başını kaldırdı.
“Abartıyorsun.”
O an—
Su’nun eli kalktı.
Tokat.
Ses evde yankılandı.
Efe’nin başı yana döndü.
Ama…
Hiçbir şey demedi.
Su titriyordu.
“Sen artık tek değilsin!”
Efe hâlâ susuyordu.
“Bir çocuğun var!”
Gözünden yaş aktı Su’nun.
“Ben varım!”
Sessizlik.
Efe yavaşça başını düzeltti.
Su’ya baktı.
Ama konuşmadı.
Bu daha kötüydü.
Su fısıldadı.
“…bir şey söyle.”
Efe söylemedi.
Sadece döndü.
Odaya gitti.
Kapıyı kapatmadı bile.
Su koltukta.
Yiğit yanında.
Onu tutuyor.
Sıkı sıkı.
Gözleri açık.
Ağlamıyor artık.
Sadece boş.
Efe tek başına.
Şişeyi açtı.
Bardağa bile koymadı.
Direkt içti.
Yaktı.
Ama durmadı.
Bir yudum daha.
Sonra bir tane daha.
Tezgâha yaslandı.
Gözlerini kapattı.
Su’nun tokadı yanıyordu.
Ama canını acıtan o değildi.
Söyledikleriydi.
“…ben zaten…”
Durdu.
Cümleyi tamamlamadı.
Başını eğdi.
“Ben zaten yetemiyorum.”
Sessizlik.
Bir yudum daha aldı.
Ama bu sefer…
İşe yaramadı.
Çünkü bazı şeyler
yumrukla da
içkiyle de
geçmiyordu.
Sabah olmuştu.
Ama evde sabah yoktu.
Işık vardı.
Ses yoktu.
Su mutfaktaydı.
Yiğit kucağında.
Mama hazırlıyordu.
Efe kapının kenarında duruyordu.
Bir şey söylemek için.
“Su…”
Su duymadı.
Aslında duydu.
Ama tepki vermedi.
Efe bir adım attı.
“Konuşmamız lazım.”
Su biberonu kapattı.
Yiğit’i omzuna aldı.
Sırtını döndü.
Hiçbir şey demeden salona geçti.
Efe orada kaldı.
Cümlesi havada.
Yarım.
Yutkundu.
“…tamam.”
Kendi kendine.
Efe odasına girdi.
Çantasını aldı.
Kitaplar.
Defterler.
Hepsini hızlı hızlı koydu.
Bir yere kaçıyormuş gibi.
Kapıya geldi.
Son kez baktı.
Su koltukta.
Yiğit’i tutuyor.
Ama bakmıyor.
Hiç bakmıyor.
Efe kapıyı açtı.
Durdu.
Belki…
“Gitme” der diye.
Demedi.
Efe çıktı.
Kapı kapandı.
Ses yankı yaptı.
Su’nun gözleri doldu.
Ama yine ağlamadı.
Kapı açıldı.
Buğra baktı.
Efe’yi gördü.
Kaşları çatıldı.
“Ne oldu lan sana?”
Efe içeri girdi.
“Ders çalışmaya geldim.”
Buğra kapıyı kapattı.
“Yüzün niye böyle?”
Efe çantayı yere bıraktı.
“…önemli değil.”
Buğra anlamadı.
Ama zorlamadı.
“Can da içeride.”
Efe başını salladı.
Odaya geçti.
Masaya oturdu.
Kitabı açtı.
Sayfaya baktı.
Ama okumadı.
Görmedi bile.
Kalemi aldı.
Yazmadı.
Sadece tuttu.
Can geldi.
“Hoş geldin.”
Efe:
“Hoş bulduk.”
Sessizlik.
Buğra fısıldadı:
“Su’yla mı?”
Efe başını kaldırmadı.
“…konuşmuyor.”
Can oturdu.
“Sen ne yaptın?”
Efe sustu.
Sonra:
“…haklı.”
Buğra şaşırdı.
“Lan ne yaptın?”
Efe ilk defa baktı.
Gözleri yorgun.
“Yanlış yerde rahatlamaya çalıştım.”
Sessizlik.
Kimse bir şey demedi.
Efe kitaba baktı.
“KPSS’ye çalışmam lazım.”
Can kaşını kaldırdı.
“Şu an mı?”
Efe net:
“Evet.”
Buğra:
“Niye?”
Efe derin nefes aldı.
“…çünkü başka bir şey yaparsam…”
Durdu.
“…düşünürüm.”
Sessizlik.
Bu sefer ağır.
Efe sayfayı çevirdi.
“Benim düşünmemem lazım.”
Su koltukta.
Yiğit uyumuş.
Ama Su hâlâ uyanık.
Kapıya bakıyor.
Boşluğa.
Fısıldadı.
“…gitmeseydin.”
Ama çok geçti.
Kapı yavaşça açıldı.
Efe içeri girdi.
Ev karanlıktı.
Sadece salondan hafif bir ışık geliyordu.
Ayakkabılarını sessizce çıkardı.
Sanki gürültü yaparsa…
bir şey kırılacak gibi.
Yavaşça salona yürüdü.
Ve durdu.
Su koltukta uyuyordu.
Başını koltuğun kenarına yaslamış.
Üzerinde ince bir örtü.
Kucağında…
Yiğit.
Küçük elleri Su’nun tişörtüne tutunmuş.
İkisi de aynı ritimde nefes alıyordu.
Efe’nin göğsü sıkıştı.
Bir adım attı.
Yavaşça yaklaştı.
Su’nun yüzüne baktı.
Yorgundu.
Gözlerinin altı mor.
Ama hâlâ…
güzeldi.
Efe dizlerinin üstüne çöktü.
Sessizce.
Elini uzattı.
Ama…
dokunmadı.
Bir an durdu.
Sanki hakkı yokmuş gibi.
Geri çekti.
Gözlerini kapattı.
Derin nefes aldı.
Sonra battaniyeyi aldı.
Yavaşça Su’nun omzuna örttü.
Yiğit’e baktı.
Minik.
Huzurlu.
Hiçbir şeyden habersiz.
Efe fısıldadı.
“…ben ne yapıyorum?”
Cevap yok.
Sadece sessizlik.
Başını eğdi.
Alnını koltuğa yasladı.
Gözlerini kapattı.
Yorgunluk değil bu.
Başka bir şey.
Su hafif kıpırdadı.
Efe hemen geri çekildi.
Sanki yakalanmış gibi.
Ama Su uyanmadı.
Sadece Yiğit’i biraz daha kendine çekti.
Refleks.
Efe bunu gördü.
Kalbi sıkıştı.
Çünkü o hareket…
onu değil, çocuğunu koruyordu.
Efe yavaşça ayağa kalktı.
Bir süre baktı.
Sonra arkasını döndü.
Ama gitmedi.
Kapının kenarında durdu.
Son bir kez daha baktı.
Fısıldadı.
“…ben buradayım.”
Ama bu sefer…
bunu kimse duymadı.
Sabah.
Ev sessizdi.
Ama bu sessizlik önceki gibi değildi.
Soğuk değil…
bekleyen bir sessizlikti.
Su mutfaktaydı.
Yiğit kucağında.
Gözleri uykusuzdu ama dimdik duruyordu.
Efe salonda ayaktaydı.
Dün geceden beri oradaymış gibi hissediyordu.
Bir adım attı.
“Su…”
Su duymadı.
Ya da duymuş gibi yaptı.
Biberonu hazırladı.
Hiç bakmadı.
Efe bir adım daha yaklaştı.
Bu sefer sesi daha netti.
“Konuşmamız lazım.”
Su Yiğit’i beşiğe koydu.
Sakin.
Acele etmeden.
Sonra Efe’nin yanından geçti.
Omzuna bile bakmadı.
Efe’nin boğazı düğümlendi.
“Tamam…” dedi kısık sesle.
“Ben konuşacağım o zaman.”
Su durdu.
Ama dönmedi.
Efe nefes aldı.
İlk kez.
Gerçekten zorlandı.
“Ben…”
Durdu.
Kelimeyi bulamadı.
Bir daha denedi.
“Ben dün…”
Yutkundu.
Ellerini yumruk yaptı.
“Yanlış yaptım.”
Sessizlik.
Su hâlâ dönmedi.
Efe devam etti.
“Bu bir hata değildi sadece…”
Nefesi titredi.
“…kaçıştı.”
Su’nun eli hafifçe durdu.
Ama hâlâ bakmıyordu.
Efe bir adım daha attı.
“Yumruklardan değil…”
Sesi kısıldı.
“…kendimden kaçtım.”
Yutkundu.
“Ve en kötüsü…”
Durdu.
Gözlerini kapattı.
“…seni görmezden geldim.”
Sessizlik daha da ağırlaştı.
Efe’nin sesi bu sefer neredeyse fısıltıydı.
“Bunu hak etmedin.”
Su yavaşça döndü.
Ama yüzünde hâlâ duvar vardı.
Efe gözlerini kaçırmadı.
İlk kez.
“Özür dilerim.”
Sessizlik.
Efe devam etti.
“Sadece kelime olarak değil.”
Bir nefes aldı.
“Gerçekten özür dilerim Su.”
Sesindeki titreme saklanamıyordu.
“Beni affet demiyorum.”
Başını eğdi.
“Sadece bil…”
Durdu.
“…seni kaybetmekten korktuğum için…”
gözleri doldu.
“…seni incittim.”
Su’nun gözleri doldu ama ağlamadı.
Efe bir adım daha attı.
Ama durdu.
Sınırı geçtiğini biliyordu.
“Bir daha olmayacak.”
Sessizce ekledi:
“Olmaması için her şeyi yapacağım.”
Su uzun süre baktı.
Hiç konuşmadı.
Sonra Yiğit’i aldı.
Efe’ye bakmadan odadan geçti.
Ama kapıyı kapatmadı.
Efe orada kaldı.
Hareketsiz.
Sonra çok kısık bir sesle:
“…bu bile başlangıç.”
dedi.
Ve ilk kez…
kaçmadı.
Bölüm etkileşimi
