2. bölüm · Yanımda Yarım Kalmaz
2.Bölüm Fakülte
Tıp fakültesinin kapısından birlikte girdik.
Ama yan yana değil.
Bilerek.
Kimse bilmemeli.
Henüz değil.
Çünkü bu fakültenin sahibi…
Su’nun babası.
Ve ben onun gözünün içine baka baka
kızını elimden tutup gezdiremem.
Su yürürken çenesini dik tutuyor.
Güçlü görünmeye çalışıyor.
Ama ben onun omuzlarından anlarım.
Gerilmiş.
Buğra ve Can yanımıza geldi.
“Hoş geldiniz doktor adayları,” dedi Buğra.
Gülümsedim.
Ama gözüm Su’daydı.
“Su’yu size emanet,” dedim sakin bir sesle.
Su bana baktı.
Bir saniyelik.
Kırgınlık değil.
Anlayış.
Can başını salladı.
“Merak etme.”
Merak ediyorum zaten.
Sınıfa girdiğimizde
Mine vardı.
Yanımıza gelmek için resmen fırsat kollayan tiplerden.
“Efeee,” dedi uzatarak.
Durduğum yerde gözlerim değişti.
“Sadece Efe deme,” dedim düz bir sesle.
“Alaz de.”
Sınıf bir an sustu.
Mine şaşırdı.
“Ne fark eder?”
Eder.
Çünkü bir tek kişi
bana Efe diyebilir.
Ve o şu an arka sırada oturuyor,
beni izliyor.
Mine sandalyemi çekti.
Yanıma oturmaya çalıştı.
Tam o sırada Su’nun bakışını hissettim.
Sessiz.
Ama sahiplenici.
Mine Su’ya dönüp,
“Bakmayı bırak istersen,” dedi.
Su ayağa kalktı.
Tek başına.
Buğra ve Can müdahale etmeye hazırlanıyordu
ama elimi kaldırdım.
Karışmayın.
Su Mine’nin karşısında durdu.
“Bakıyorum,” dedi sakin.
“Çünkü bakacak bir şeyim var.”
Mine küçümseyerek güldü.
“Sen kimsin?”
Su’nun sesi ilk kez sertleşti.
“Gereken kişi.”
O an gurur duydum.
Ama yanına gitmedim.
Gidemezdim.
Çünkü herkesin bilmediği bir şey vardı.
Bu fakültede onunla mesafeli durmam gerekiyordu.
Babası her yerdeydi.
Koridorun sonunda müdür odasının kapısı açıldı.
Su’nun babası çıktı.
Gözleri sınıfı taradı.
Bir an Su’ya takıldı.
Sonra bana.
Mesafe.
O mesafeyi korumalıyım.
Buğra’ya yaklaştım.
“Yanından ayrılmayın,” dedim.
“Özellikle bugün.”
Can anlamış gibi baktı.
“Babası yüzünden mi?”
Cevap vermedim.
Ama gözlerim Su’daydı.
Mine tekrar yanıma eğildi.
“Bu kız sana fazla bakıyor,” dedi.
O an gülümsedim.
“Alış,” dedim.
“Çünkü sadece o bakabilir.”
