29. bölüm / 31
Yalanlarla dolu gerçek (gerçek ailem)25 Bölüm
Bölümler 31Şu an: 25 Bölüm
- 1 Karakter tanıtımı101 kelime
- 2 Bölüm 11.983 kelime
- 3 Bölüm 22.596 kelime
- 4 DUYURU!!!40 kelime
- 5 3. Bölüm1.661 kelime
- 6 4. Bölüm1.213 kelime
- 7 5. Bölüm1.343 kelime
- 8 DUYURU!!!47 kelime
- 9 6. Bölüm2.468 kelime
- 10 7. Bölüm3.057 kelime
- 11 8. Bölüm2.168 kelime
- 12 Bölüm 92.894 kelime
- 13 Bölüm 103.748 kelime
- 14 11. Bölüm4.934 kelime
- 15 12. Bölüm5.230 kelime
- 16 Karakter tanıtımı 2159 kelime
- 17 13 Bölüm3.212 kelime
- 18 Bölüm 146.397 kelime
- 19 15 Bölüm5.197 kelime
- 20 16. Bölüm4.591 kelime
- 21 17 Bölüm6.438 kelime
- 22 18. Bölüm4.451 kelime
- 23 19 Bölüm8.499 kelime
- 24 20. Bölüm7.736 kelime
- 25 21. Bölüm8.021 kelime
- 26 22. Bölüm7.719 kelime
- 27 23. Bölüm8.058 kelime
- 28 24. Bölüm8.307 kelime
- 29 25 Bölüm9.827 kelime · Okuduğun bölüm
- 30 26 Bölüm8.377 kelime
- 31 27 Bölüm7.499 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
(Yıldızın gözünden)
Telefon sesiyle gözümü açtığımda kendimi yatakta bulmuştum, bir hışımla doğrulup arayana baktığımda ekranda gördüğüm kişiyle büyük bir şoka uğramıştım.
Dedem arıyordu, Dedem beni niye arıyordu ki.
Düşüncelerime son verip kapanacak olan telefonu hemen açtım.
Ben:
"Dedecim noldu"
Ben sakince telefonu açarken dedemin sert sesiyle karşılaşmayı beklemiyordum.
Dedem:
"Karneni aldıktan sonra derhal yamanıda alıp yanıma geliyorsun!"
Dedikten sonra tam ağzımı açıp soru soracaktım ki telefon çat diye yüzüme kapanmıştı.
Dedemin tersi hiç iyi değilmiş, direk yataktan fırlayıp yamanın odasına gittim.
Odanın önüne gelmemle pat diye odaya dalmıştım ki, yüz üstü kafasını yastığın altına gömüp uyuyan yamanı görünce hemen gidip yastığı kaldırdım ve karşımda gördüğüm şey kafa değil ayaktı.
Yamanın ayağı bazanın başlığındayken kafası ayak ucundaydı.
Ben:
"Bu nasıl bir yatıştır Allahsen yaa"
Hem söylenip hemde yamanı dürtüyordum.
Ben:
"Yaman kalkman lazım"
Kış uykusuna yattı mübarek, komedinin üstüne baktığımda su bulmamla yüzüme vatan gülüşü ekleyip suyu ellime alıp yamanın suratına atmıştım.
Bir hışımla yatakta doğrulup uyku sersemi ile konuştu.
Yaman:
"Noluyor lan"
Ben:
"Kalk kalk mevzu var"
Oda gözünü ovuşturup bana bakıp konuştu.
Yaman:
"Ne mevsuzu ya sabah sabah benle kafamı buluyorsun sen"
Bende yatağa oturup ellerimi arkadan destek alıcak şekilde dayayıp göz ucuyla yamana bakıp konuştum.
Ben:
"Dedem aradı beni sesi o kadsr kızgındı ki duyman lazımdı"
Oda bana şaşkınlıkla bakıp konuştu.
Yaman:
"Dedem? Sana kızdı?"
Ben:
"Aynen öyle Dedem bana kızdı"
Yaman:
"Niye peki"
Ben:
"İşte onuda senle beraber karneyi aldıktan sonra dedemin yanına gittiğimizde öğrenicez, karneyi aldıktan sonra yamanıda alıp yanıma gelin dedi ve yüzüme kapattı"
Yaman:
"Ooo yüzüne kapatıysa baya kızmış demektir kalk gidelim karneyi alalımda gidelim öğrenelim Dedem neye kızmış"
Ben:
"Tamam ben hazırlanıp kahvaltıya iniyorum sende çabuk gel"
Yaman:
"Tamam"
Dedikten sonra birşey demeyip odama gitmiştim ve ellimi yüzümü yıkamakla uğraşmak istemediğim için kendimi direk duşa attım.
Duştan çıktıktan sonra üstüme bornozumu giyip giyinme odasına gidip dolabımın karşısına geçtim.
Ben:
"Ne giysem ki şimdi"
Diyerek kendi kendime konuşarak dolaba göz atıyordum, göz atmayı bırakıp omuzları yandan düşük bir mavi bluz ve beyaz fırfırlı etek seçip onları giydim.
Kombinimle uyumlu olan mavi çantamı alıp takı olarakta kar desenli kolyemi taktım ve son olarakta mavi beyazlı spor ayakabbımı giydim.
Saçımı ve makyajımı da yaptıktan sonra hazırdım.
Odamdan çıktığımda merdivenlerden inip yemek masasına yaklaştığımda beni ilk farkeden alperen abimdi ve beni süzüp ıslık çalıp konuştu.
Alperen:
"Of of of bu güzellik nedir bee"
Alperen abimin konuşmasıyla tüm bakışlar bana dönmüştü ve hepsi beni süzüp konuştu.
Atlas:
"Kimin kardeşi bee"
Alp abim:
"Bir insan her haliyle nasıl güzel olabilir"
Aras abim:
"Seher abla nazar boncuğu takalım nazar değmesin"
Aras abimden sonra Barlas abim oturduğu yerden ayaklanıp yanıma geldi ve kolunu omzuma dayayıp konuştu.
Barlas abim:
"Güzelliğim benim ne alırsan al hep gururumuz olucaksın"
Ben:
"İyi bir karne getiremiyceğimi biliyorsunuz demi"
Oda bana döndü ve avuçlarını yüzüme dayayıp konuştu.
Barlas abim:
"Bu sene senin için zor bir sene oldu, okulun değişti, ailen değişti, vuruldun vs ama eminim seneye çok güzel bir karne getiriceksin"
Bende ona gülümseyip sıkıca sarılmıştım oda çok geçmeden bana sıkıca sarılmıştı.
Yamanın sesiyle ikimizde ayrılıp ona döndük.
Yaman:
"Günaydın sevgili ailem çok şükür bugün okullar kapanıyor ve ben gün boyu evde pinekliycem"
Konuşa konuşa gelip yanımızda durduğunda Atlas abim yamanın kafasına geçirmişti.
Atlas abim:
"Hiç boşa sevinme abisinin gülü çünkü sen bizimle işe başliycaksın"
Yamanda yüzünü buruşturup abime dönüp konuştu.
Yaman:
"Aradığınız işçiye şuanda ulaşılamıyor lütfen daha sonra tekrar denemeyiniz"
Yamanın bunu demesiyle başımı eğip alt Dudağımı dişlerimin arasına alıp ısırarak gülmemek için cebeleştim.
Alp abim:
"Anne siz nerde hata yaptınız da bu çocuk bu kadar zevzek oldu"
Alp abimin bunu demesiyle annemde hemen abilerimi gösterip konuşmuştu.
Annem:
"Eee oğlum abileri sizsiniz sizi örnek almış evladım"
Demesiyle daha fazla dayanamayıp kıkırdayarak gülmüştüm.
Barlas abim:
"Anne ben ne alaka evli barklı adamım 2 tane çocuğum var ayıp ya"
Annem:
"Eee oğlum evlendinde akıllandın yoksa seninde bunlardan bir farkın yoktu"
Demesiyle bu sefer sesli bir şekilde gülmüştüm, benim gülmemle Atlas abimde homurdanmaya başladı.
Atlas abim:
"Bunada eğlence çıktı ayıp be insan bir abilerini korur ama demi"
Bende gülmemi yarıda kesip ellerimi iki yana kaldırıp teslim olmuş şeklinde yapıp konuştum, tabi bu sıradada annemin yanına yürümeye başlamıştım.
Ben:
"Vallah beni karıştırmayın Ben izleme taraftarıyım"
Dedikten sonra bu sefer Alp abim olaya dahil oldu.
Alp abim:
"Kardeş değil düşman sanki şuna bak film izler gibi gülüyor"
Dedikten sonra ağzıma peynir attıktan sonra ağzımı kapatıp tekrar güldüm.
Bu seferde hepsi orda bir kavgaya tuttuşmuştu.
Yaman:
"Kimin ikizi"
Atlas abim:
"İkizine bak ikizini al akıllanmaz bunlar"
Yaman:
"Bu ne saçma bir cümle oldu ya, cümle kurmayı mı unuttunuz Atlas bey"
Atlas abim:
"Yaman ellimin tersindesin abicim dövdürtme kendini"
Bu sefer Yaman yüzüne şok bir ifade ekleyip yanıma gelip oturdu ve babama dönüp konuştu.
Yaman:
"Baba şiddete meili bir oğlun var, can güvenliğim yok"
Babamda bıyık altından gülüp yemeğini yemeye devam etmişti.
Bende yamana dönüp kolumu omzuna dayayıp konuştum.
Ben:
"Merak etme cnm ikizim eğer tehlike sezersen hemen yanıma gel ben seni korurum"
Bu sefer Alp abim bana bakıp konuştu.
Alp abim:
"İkizini korurken arada ezilmede"
Bende ona kınayıcı bakışlarımı gönderip konuştum.
Ben:
"Dikkat et de ezilen taraf sen olma"
Oda sırıtıp ellerini masaya dayayıp konuştu.
Alp abim:
"Sen mi beni ezicen bücür"
Bu sefer sinirli bir şekilde ona bakıp konuştum.
Ben:
"Ben seni bir ezersem görürsün bücürü"
Bu seferde o bana yüzünü buruşturup baktı ve biz Alp abimle Kavgaya başlamıştık.
Alp abim:
"Hadi ez de görim nasıl ezicen bakalım"
Ben:
"Dua et okula gidicem ama okuldan döndükten sonra hatırlat seni ezerim"
Alp abim:
"Sen beni ezemezsin orası kesin de neyse okula git gel görüşürüz"
Ben:
"Tamam görüşelim"
Biz Alp abimle kavga ederken bu sefer araya diğer aile fertleri girdi.
Barlas abim:
"Yeter bu kadsr gevezelik hadi kalkın bu seferki okul servisiniz benim"
Ben:
"Çok yakışıklı,çok zeki ve güçlü okul servisini biz kaptık diğerleride ne hali varsa görebilir"
Bütün bunları derken hepsini Alp abime bakarak söylüyordum tabiki.
Alp abim:
"Benim okul servisine ihtiyacım yok cnm benim kendi arabam var elhamdülillah çok şükür"
Bende masadan kalkıp kapıya yakın biryerde durdum çünkü az önce söyliceğim şeyden sonra kaçması kolay olsun diye.
Ben:
"Araban varda beynin yok işte"
Dememle bana bakıp 'sen bittin' bakışı attıktan sonra bana doğru koşmasıyla hemen kapıya doğru koşup bahçeye doğru koştum.
Alp abim:
"Gel kız buraya bücür"
Ben:
"Gelme ya peşimden git çaki seni"
Alp abim:
"Seni bir yakalim göstericem sana çakiyi"
Ben:
"İmdaattt! Yardım edin çocuk kovalıyorlar"
Alp abim:
"Çocukmuş sen bir elime geç bakalım Barlas abin bile kurtaramaz seni"
Ben:
"Gelmesene peşimden ya pikaçu"
Alp abim:
"Gel kız buraya horoz seni"
Ben:
"Horoz mu? Düzgün isim bulamadın mı yaa"
Dediğimde yarı yolda durup eğilip avuçlarını dizine dayadı bende onun durmasından istifade yere oturup soluklanmaya başladım ve oda hem soluklanıp hemde konuşmuştu.
Alp abim:
"Horoz gibisin mübarek bu nasıl koşuş"
Ben:
"Hızlı koşan at'dı yanlız hatırlatırım"
Alp abim:
"Doğru ya at'dı, kafa mı bıraktın insanda"
Ben:
"Yokki bırakim"
Dedikten sonra olduğu yerden bir hışımla koşmaya başladı bende bunu fark edip ayağa kalkıp koşuyordum ki belimde ki ellerle havalanmam bir oldu.
Alp abim:
"Şimdi ellime düştün işte bücür bakalım bundan sonra napıcaksın"
Ben:
"Abicim, yakışıklım benim Ben şaka yapmıştım"
Derken havuzun yanına gelmesiyle gözlerim korku şeklinde açılmıştı.
Ben:
"Abi hayır havuz olmaz sakın bak lütfen"
Şaka maka bir yana sudan korkuyordum.
Alp abim:
"Noldu bücür dikleniyordun bana"
Ben:
"Abi şaka ya vallah, bak kombinimi zordan zor yaptım zaten Allahsen bırak"
Gökçe molooğlu'na hastayım demişmiydim?
Gerizekalı suya düşüceksin hayla gökçe diyon.
Alp abim:
"Kombinin hiç güzel değilmiş zaten boşver değişirsin, hazırmısın bücürcüm"
Demesiyle içime tekrardan bir korku çökmüştü, panikle alp abimin kucağında çırpınmaya başladım.
Ben:
"Değilim hazır falan bırak benide gidim bak okula geç kaldık"
Bir yandan çırpınıp bir yandan vuruyodum ama nafile adama etki etmiyordu.
Alp abim:
"Karne günü zaten bugün boşver, evet hazırsan sayıyorum"
Ben:
"Sayma! Bırak beni, İmdaattt! Abiii yardım ett!"
Siteyi inletecek kadsr bağırıyordum ama bir Allahın kulu beni bu çakinin ellinden almıyordu.
Alp abim:
"1...!"
Hayır, hayır, hayır.
Alp abim:
"2...!"
Allahım özür dilerim vallah bir daha bu ayının yanından bile geçmiycem.
Alp abim:
"3...!"
Diyip atacakken gözlerimi kapatıp nefesimi tutmaya başlamıştım ki bir ellin beni havalandırmasıyla bu ellin sahibini bilmeden sıkıca sarılmıştım ki sesini duyduktan sonra bu kişinin aras abim olduğunu anlamıştım.
Aras abim:
"Alp salak mısın görmüyormusun kız korkudan bembeyaz oldu"
Hadi ya o kadar korkmuş muydum?"
Aras abime daha sıkı sarılıp konuştum.
Ben:
"Aha kurtarıcı meleğim geldi"
Göğsünün sallanmasıyla güldüğünü anlamıştım.
Aras abim:
"Geldim güzellim geldim seni bu canavarın elline bırakır mıyım sandın"
Alp abime baktığımda şaşkınlıkla ve korkarak bana bakıyordu.
Alp abim:
"Ben sadece şaka yapmıştım atmiycaktım ki niye bu kadsr korktun"
Demesiyle bir an yüzüm düşmüştü ve hemen aras abimin kucağından inip bir yalan uydurmuştum.
Ben:
"Ee şey işte, yüzme! Yüzme bilmiyorum ya boğulurum diye korktum ondan, neyse ben arabaya geçiyorum hadi çok geç kaldık zaten"
Diyip koşarak eve girdiğimde yamanı aradım ama bulamadım muhtemelen arabanın yanındaydı bende çantamı alıp bir hızla onun yanına doğru koştum.
Beni görmesiyle kaşlarını çatmıştı yanına vardığımda ise sinirle bana bakıp konuştu.
Yaman:
"Koşma şu etekle"
Ben:
"Ay başladın gene haa"
Yaman:
"Başlarım ne bu ya şort biter etek başlar sırada ne var mini elbise mi?"
Ben:
"Heh evet, ikizlerin doğum gününde elbise giyim diyordum bende"
Yaman:
"Ya sabır ya selamet, Allahım sen bana sabır ver"
Ben:
"Amin cnm amin"
Biz kavga ederken Barlas abimde çoktan yanımıza gelmişti.
Barlas abim:
"Alp ile yıldız biter siz başlarsınız derdiniz ne abicim sizin"
Yamanda hemen abime dönüp homurdanarak konuştu.
Ben:
"Ama abi giydiği şeye baksana ya, daha birde ikizlerin doğum günün de elbise giyicem diyor"
Barlas abimde arabaya yaslanıp yamana dönüp konuştu.
Barlas abim:
"Abicim benimde o şortları etekleri elbiseleri yakasım geliyor ama biliyorum ki benim kardeşim inat hemde çok inat biz yaksak o gider yenisini alır senin ikizinin huyu bu yani"
Ben:
"Bak abim bile beni tanımış sen hayla tanımamışsın aşk olsun"
Oda yüzünü buruşturup ağzımı kerçelediğinde sinirle omzuna vurmuştum, bunu fark eden Barlas abim araya girip konuştu.
Barlas abim:
"Hop hop hop! Yeter İkizler hadi arabaya okula geç kaldınız"
Dediğinde hemen arabaya binip yola çıkmıştık, trafik olmadığı için yol çok uzun sürmemişti ve araba okulun önünde durunca abime dönüp konuştum.
Ben:
"Teşekkür ederiz beyefendicim"
Oda oturduğu koltuktan bana kafasını çevirip sırıtıp baktı.
Barlas abim:
"Rica ederiz hnmefendicim her zamn"
Dedikten sonra birşey demeyip yanağını öptükten sonra arabadan inmiştik, biz indikten 2 dk sonrada o gitmişti.
Çok heycanlıydım çünkü onuru dünden sonra ilk defa görecektim, ikimizde yolun kenarında kabak gibi durmayı bırakıp hızlı adımlarla yürümeye başladık.
Yaman:
"Onurla naptınız"
Ben:
"Dün çok güzel bir süpriz hazırlamıştı ve sonda bana çıkma teklifi etmişti"
Yaman:
"Oooo bak bundan haberim yoktu işte"
Ben:
"Haa diğerlerinden haberin vardı yani"
Yaman:
"Evet ama sana çıkma teklifi ettiği sahne banada süpriz oldu"
Ben:
"Ne yalan söylim bana hepsi süpriz oldu unutamayacağım bir doğum günü oldu"
Yürüdüğümüz yerde aniden kolunu omzuma attı ve gülerek konuştu.
Yaman:
"Hep mutlu ol güzelim yeter ki mutlu ol"
Ben:
"Bu arada iyiki doğdun cnm ikizim"
Yaman:
"Sende iyiki doğdun birtanem iyiki benim oldun"
Yürüdüğümüz yerde o bana sıkıca sarılırken bende ona sarılıyordum ki, gördüğüm kişiye kadar.
Onur.
Onu görmemle oda aniden bana bakmıştı ve gözlerimiz buluşmuştu, yamanın kolunun altından çıkıp onura doğru koştum.
Oda aynı Yaman gibi sinirle baksada bana doğru yürüyordu ve yolun yarısında buluşmamızla ona sarılmıştım, tabiki oda anında bana sıkıca sarılmıştı.
Biraz daha sarıldıktan sonra ayrıldık ve bana bakıp gülümseyerek konuştu.
Onur:
"Naber güzelim"
Ben:
"İyiyim sen"
Onur:
"Seni görene kadsr çok kötüydüm"
Ben:
"Bende seni görene kadsr çok kötüydüm cnm ama seni görünce geçti"
Onur:
"Benimki seninle ilgili şeyleri duyup görmemle geçiyor zaten"
Bu çocuk bu kadsr romantik olurken ben niye odun gibiydim?
Birşey demeyip utanarak önüme dönüp yürümeye başladım oda anlamış olcakki hemen yanıma gelip kolunu omzuma attı ve sarılarak yürümeye başladık.
Böyle yürürken diğerlerinin de yanına çoktan gelmiştik, bizi ilk fark Atakan oldu ve ıslık çalarak konuştu.
Atakan:
"Yılın çifti geldi gençler dağılın"
Demesiyle diğerleride ima dolu bakışlarıyla konuştu.
Atlas:
"Kardeşlerime bakın bee nasılda yakıştılar"
Atlas bunu derken Melike dibimize kadsr gelip gözlerini kapatıp ellerini açıp dua okumaya başladı dua okuması bitince ellerini yüzüne çalıp ikimizede tükürdükten sonra yerine geçti.
Onur:
"Melike abicim tövbe ama az önce büyü yapmadın demi"
Melike:
"Yok abi ne büyüsü tövbe estağfurullah, annam önermişti nazar duası ba dedi yıldızla onuru yan yana görürsen bu duayı oku üfle diye bende okudum üfledim nazar değmesin diye"
Nilda:
"Aslan bacım helal olsun hatim indirdi"
Miray:
"Abi ciddi anlamda nazar duası okuyun bu ikisine çünkü aşırı derecede yakışıyorlar ve nazar değebilir"
Ece:
"Çok haklı kesinlikle, ay fav çiftim benim yaa"
Ayaz:
"Onur gruptan ayrıldı beyler biz kaldık sap"
Nilda:
"Allah yardım etsin"
Ayaz:
"Amin amin"
Yaman:
"Hadi şu karneyi alıp kurtulalım okuldan 3 ay boyunca okul mevsuzunu duymak istemiyorum"
Ben bir yandan tırnağımı ağzıma koyup bir yandan da bizimkilere dönüp konuştum.
Ben:
"Ay acaba notlarım nasıl"
Nilda:
"Bana bak notların iyi olmaması gayet normal çünkü fazla odaklanamadın ev değişti,aile değişti,okul değişti vs şeyler notların kötü olsa bile canını sıkmıyorsun çalışarak düzelteceğini hepimiz biliyoruz demi"
Diğerleride nildaya katılıp beni desteklemişlerdi.
Onur:
"Aynen öyle birtanem, üzülmek yok gerekirse beraber çalışırız geçmiş notları veririm sana çalışır hallederiz"
Melike:
"Abim haklı kesinlikle çalıştırırız seni"
Atlas:
"Merak etme yenge bende çalıştırırım seni"
Atlasın bunu demesiyle Atakanda ona dönüp konuştu.
Atakan:
"Sen önce kendini çalıştırda Yıldızı sonra çalıştırırsın"
Atakan bunu Dediğinde Atlas ise sadece gözlerini devirmişti, çünkü biliyordu ona tay olursa kavga çıkacağını.
Ayaz:
"Hepimiz çalıştırırız cnm nolcak"
Yaman:
"Abiminde dediği gibi kötü not alsan bile sen bizim gururumuzsun"
Dediğinde hepsine minnetle ve gözlerim dolu şekilde bakıyordum.
Ben:
"Çok teşekkür ederim gerçekten ama ben hallederim bir şekilde ya evde 5 tane abi boşa durmuyor demi"
Dememle benle beraber hepsi gülmüştü.
Ben:
"Hadi şu karneyi alalımda gidelim geç kalıcaz şimdi"
Onur:
"Nereye"
Ben:
"Dedem aradı sabah karneleri aldıktan sonra yamanıda alıp buraya gelin dedi ve kapattı sesi de baya sertti"
Atakan:
"Allah Allah noldu acaba"
Ben:
"Bilmiyorum ama telefonu çat diye yüzüme kapattığına göre kesin önemli birşey var"
Atlas:
"Baya önemli birşey var o zamn"
Ben:
"Aynen öyle"
Onur:
"Sizi Ben bırakim o zamn arabada beklerim sizi"
Ben:
"Yok sen yorulma taksiyle gideriz birşey olmaz"
Onur:
"Olmaz taksiyle rezil olmayın"
Ben:
"Gerçekten gerek yok"
Onur:
"Olmaz dedim itiraz istemiyorum, hadi Yaman gidiyoruz"
Diyip birşey dememe fırsat vermeden yamanın koluna girip gittiler, ben arkalarından bakakalırken arkalarından bağırıp konuştum.
Ben:
"Ya karneyi aldıktan sonra gidicez dedik ya"
Dediğimde ikiside önce durup birbirlerine baktı ve sonra gittikleri yolu tekrar dönüp okula doğru yürüdüler.
Bende içimden sabır çekip peşlerine takıldım diğerleride benim peşime takıldığında sınıfa doğru çıkmıştık.
Sınıfa geldiğimizde hoca daha gelmemişti bizde hepimiz sıralarımıza geçip oturduk.
Bende yanımda oturan ve arkamda oturan şahıslara dönüp konuştum.
Ben:
"Niye bu kadar inatsınız"
Dedikten sonra Yaman kafasını uzatıp konuştu.
Yaman:
"Bu konuda seni geçemeyiz cnm"
Bunu demesiyle bende yüzümü buruşturup taklidini yaptım.
Ben:
"Bo konodo sono goçomoyoz conom"
Dememle kafama geçirmişti.
Yaman:
"Sus kız"
Ben:
"Salın şu kafamı yaa"
Dememle onurda gülmeyi bırakıp beni savunmaya geçmişti.
Onur:
"Yaman vurma lan! Kırdırtma elini"
Yamanda arkasına yaslanıp homurdandı.
Yaman:
"Aman kıyamıyorda sevgilisine"
Yamanın bunu demesiyle onurda bakışlarını bana çekip konuştu.
Onur:
"Kıymam, kıyamam, kıydırtmam"
Dedikten sonra bir süre öyle bakarak kalmıştık
Yüzümde tebessümle ona bakarken, onurdan bakışımı çeken şey yamanın sesi oldu.
Yaman:
"Ooo, onur beye bak tufayı baya bir yakmış"
Onurda gülüp yine bana bakarak konuştu.
Onur:
"Yaktım, ama tek ona yaktım"
Demesiyle atlasta da oturduğu yerden onura dönüp konuştu.
Atlas:
"Ooo Onur beye bakın siz romantiklikte çığır açmış"
Nildada atlasa dönüp homurdanarak konuştu.
Nilda:
"Sizin gibi odun değil"
İkisinden bakışımı çektikten sonra onura tekrar hayranlıkla bakıyordum ki tabiki bakışmamı bölen şey yine yamanın sesi oldu.
Yaman:
"Tamam yeter kesin bakışmayı"
Bu sefer ben ona dönüp tam konuşcaktım ki Ece yamanın koluna vurup konuştu.
Ece:
"Yaman karışmasana"
Yamanda eceye dönüp homurdanarak konuştu.
Yaman:
"Ahh! Napıyorsun kızım ya acıdı"
Ece:
"Sus o zamn girme benim çiftimin arasına"
Yaman:
"Banane ya, bakışmasınlar yanımda sinirlerim bozuluyor"
Ece gülüp yamana dönüp konuştu.
Ece:
"Ne o kıskandın mı?"
Ecenin bunu demesiyle Yaman tabiki hemen itiraz etmişti.
Yaman:
"Yoo niye kıskanim ki"
Ece:
"Tabi tabi kesin"
Diyip önüne dönmüştü, yamanda tekrar birşey demek için tam ağzını açmıştı ki açtığı gibi kapatıp önüne döndü.
Bizde önümüze dönüp hocayı beklemeye başladık, bir süre sonra hoca geldiğinde önce yoklama almıştı sonra da tek tek isimleri okuyarak karneleri dağıtmıştı.
Hepimiz karneleri alıp fotoğraf ve video çekmiştik, fotoğraf çekme faslı bittikten sonra hepimiz tek tek hocalarımızla vedalaşıp ayrılmıştık.
Okulun kapısının önüne geldiğimizde herkes karnelere bakıp konuştu.
Atlas:
"Yine gol olmadı arkadaş, bari teşekkür alsaydım"
Atakan:
"Çalışsaydın alırdın"
Atlas:
"Diyene bak sanki kendisi Onur belgesi aldı"
Atakan:
"Tarih hocası bana düşman olm ben napim"
Nilda:
"Sen çalışsan tarih hocası sana düşman olmiycak abicim"
Atakan:
"Sus kız çalıştım ben bir kere"
Nilda:
"Evet çalıştın kızlarla buluşarak parkta takılarak çalıştın aynen"
Atakan:
"Kızım kızlarla demesene şimdi gören 10 tane kızla buluştu sancak"
Nilda:
"Kızlarla buluşmadın mı ama"
Atakan:
"1 tane kızla buluştum oda ex'di"
Nilda:
"O kızla buluşcağına dersine çalışsaydın"
Atakan:
"Nilda Sus tamam yaptım bir hata"
Nilda:
"Aman iyi be sustum"
Diyip önüne dönmüştü biraz daha karneler hakkından konuştuktan sonra hepimiz dağılmıştık.
Diğerleri eve giderken onu ben yamanda arabaya geçip dedemin evine doğru yola çıktık.
Bir süre sonra dedemlere vardığımızda onur evin az ilerisinde korumaların görmiyceği yerde durduğunda yamanla arabadan indik ve onura dönüp konuştum.
Ben:
"Biz konuşup gelelim"
Onur:
"Tamam ben bekliyorum burda"
Dedikten sonra ona gülümseyip ikimizde kapıya doğru yürüdük, kapının önüne geldiğimizde gerginlikten ölmek üzereydim.
Derin bir nefes alıp kapıyı çaldım, biraz sonra gülen yüzlü bir kadın açtığında gülümseyip konuştum.
Ben:
"Merahaba şey biz dedemi görmeye gelmiştik İkizler geldi derseniz bilir"
Kadın:
"Haberim var Azad bey sizi bekliyor buyrun"
Dedikten sonra gülerek yolu tarif etmesiyle salona girdiğimizde sert duruşu ile koltukta oturan dedemi görmeyi beklemiyordum.
Dedemin bizi görmesiyle yüzü sertleşti ve bize baktı.
Dedem:
"Geçin oturun!"
Dedemi ikiletmeden karşısına geçtik ve oturduk.
Sinirli bakışlarını bir anda ikizime çevirip konuştu.
Dedem:
"O aileyi merti ve Yıldızın yaşadığı herşeyi bana söylemek için neyi bekliyordunuz"
Demesi ile yerdeki bakışlarım direk onu bulmuştu.
Ben:
"Nasıl?"
Dedem:
"Ne nasıl o ailenin sana çektirdiklerini mert itinin sana yaptıklarını söylemek için neyi beklediniz"
Ben:
"Ben söyleyemedim dede, dertlerimle seni boğmamak için, hem değmez ki boşver abim onları içeri attırdı zaten mertide halletim oda yurt dışına gidicek çıkıcak hayatımdan"
Dedem:
"Onların eceli olmazsam banada Azad korkmaz demesinler"
Ben:
"Dedem, dedişkom sakin olsak"
Ben:
"Sus kız başlatma sakinliğinden"
Oturduğu yerden sinirle kalkıp bir ileri bir geri yürümeye başladı.
Dedem:
"Hadi diyelim yıldız söylemedi sen niye söylemedin lan"
Yamanda oturduğu yerden bedeni kasılırken bakışlarını yere eğip konuştu.
Yaman:
"Ben söylesem mi söylemesem mi diye düşündüm ama söyleyemedim dede"
Dedem:
"Hee ikizime uyim dedin yani"
Bende yerimde dikleşip konuştum.
Ben:
"Eee şimdi Dedecim ikiz olduğumuz için birbirimize uyalım dedik"
Dedem:
"İyi halt ettiniz kızım"
Ben:
"Teşekkür ederim Dedecim her zamn"
Dedem:
"Delirtceksiniz adamı"
Ben:
"Ee tamam işte bende onu diyorum delirme sakin ol"
Tekrar yüzüme sinirle bakıp konuştu.
Dedem:
"Oldu o çakallar sana eziyet edicek bende burda oturup sineye çekicem öyle mi"
Ben:
"Yani hiç fena olmaz aslında"
Dedem:
"Yıldız sabrımı sınıyorsun evladım"
Ben:
"Dedem tontiş Dedem cnm Dedem tamam özür dilerim ya affet bizi"
Ellerini arkada birleştirip salonda bir ileri bir geri yürüyüp durmuştu.
Dedem:
"Görecek onlar Azad korkmazın torununa bunları yapmak ne demekmiş göstericem"
Dedem salonda sinirle volta atarken bende bakışlarım dedemdeyken yamana eğilip fısıldayarak konuştum.
Ben:
"Sence dedemin siniri kaç güne geçer"
Oda bana eğilip fısıldayarak konuştu.
Yaman:
"Tanıdığım Dedem onları öldürmeden siniri geçmez"
Aniden duyduğum sesle yerimde irkilip sesin sahibine baktım ve bu dedemdi.
Dedem:
"Siz orda fıs fıs ne konuşuyorsunuz bakim"
İkimizde ayrıldıktan sonra dedeme dönüp konuştum.
Ben:
"Hiç Dedecim senin sinirin ne zamn geçer diye soruyordum yamana"
Dedem:
"Benim sinirim onlara dünyayı dar ettikten sonra geçicek kızım, neyse şimdi gidebilirsiniz"
Hemen oturduğum yerden kalkıp dedemin önünde eğilip ellini öptüm ve konuştum.
Ben:
"Özür dilerim dede"
Yamanda oturduğu yerden kalkıp dedemin elini öptü ve konuştu.
Yaman:
"Özür dileriz dede, affettin mi"
Dede:
"Önce sinirim geçsin sinirimin geçmesi içinde o heriflere haddini bildiricem"
Demesiyle ne kadar net olduğunu yüzünden anlayabiliyorduk daha fazla diretmeyip tekrardan dedemin ellini öpüp çıkmıştık.
Çıktıktan sonra Onur arabaya yaslanmış bizi bekliyordu onu görmemle hızlı adımlarla ona doğru yürümeye başladım.
Oda beni çok geçmeden fark ettiğinde yaslandığı yerden doğrulup bana döndü, Bende adımlarımı hızlandırıp yanına gidip sarıldım.
Ben:
"Sıkıldın mı beklerken"
Onur:
"Sıkılmıştım ama seni görünce sıkılmam geçti"
Ben:
"İyi bari çok geç kalmamışım"
Onur:
"İstersen geç kal güzelim seni hep beklerim ben"
Ben:
"Biliyorum beklersin ama ben seni bekletmem"
Onur:
"Niye güzelim beklet hakkındır"
Ben:
"Yok kıyamam"
Onur:
"Eğer bana sen kıyıcaksan razıyım"
Dediğinde yine birşey diyemeyip utanıp önüme dönmüştüm.
Oda kolunu omzuma atıp beni göğsüne çekip sarılmıştı, tabiki de Yaman gelip kara kedi gibi aramıza girmişti.
Yaman:
"Aile var kardeşim burda Ayrılın"
Ben:
"Kara kedi gibi aramıza girmesen olmuyor demi"
Yaman:
"Yok olmuyor"
Yamana gözlerimi devirip ön koltuğu açarak oturdum, diğer ikiside çok geçmeden yerlerine oturdu ve yola çıktık.
1 saat sonra falan eve vardığımızda onurun yanağını öpüp konuştum.
Ben:
"Teşekkür ederiz herşey için"
Onur:
"Birşey yapmadım ki"
Ben:
"Olsun yinede teşekkür ederim"
Onur:
"Rica ederim senin için her zamn"
Gözlerinin içine derin bir şekilde ve gülümseyerek bakıyordum ki, bakışmamı bölen şey yamanın sesi oldu.
Yaman:
"Hadi kızım hadi seni mi bekliycem ben"
Gözlerimi kapatıp içimden derin bir sabır çekerek onura bakıp gülerek konuştum.
Ben:
"Eee Ben gidim artık tekrardan teşekkür ederim"
Dedikten sonra oda bana bakıp gülerek konuştu.
Onur:
"Teşekkür etme, hadi git yamanı bekletme seni seviyorum"
Ben:
"Bende seni"
Dedikten sonra arabadan indim ve arkamı dönmemle ellerini arkada birleştirmiş bana dik dik bakan yamanı görmemle yüzümü düz hale getirip konuştum.
Ben:
"Ne! Ne bakıyon"
Yaman:
"Yanımda bu kadar Cıvıklaşmasanız olmuyor demi"
Ben:
"Sanane yaa"
Diyip önden yürümeye başladığımda oda arkamdan taklidimi yapıyordu.
Yaman:
"Sonono yoo"
Önümü dönüp ona sinirle bakıp konuştum.
Ben:
"Gıcıklık yapma"
Diyip önüme döndüm ve kapıya doğru yürüyüp kapıyı çalmıştım, seher abla kapıyı açtığında ona kocaman gülümseyip konuştum.
Ben:
"Naber sehoş"
Seher abla:
"İyidir kuzum senden, akşama çok sevineceğin kişiler geliyor"
Heycanla ona dönüp konuştum.
Ben:
"Kim?"
Seher abla:
"Çınarlar"
Ben:
"Vallah mııı?"
Ben:
"Vallah"
Heycanla onun yanağını öpüp sarılmıştım.
Ondan ayrıldıktan sonra koşarak içeri girip koltuğa oturmuştum.
Salonda kimse olmadığı için çantamdan telefonu çıkarıp geçen gün çektiğim hediyemin fotoğrafını post olarak attım.
@yıldızkorkmz__
🎵:Aşk misali
Hayatımda aldığım en güzel ve tek hediye🫠
Çok teşekkür ederim @onurtaygun🤍
7.800 Beğeni 2.100 Yorum
@onurtaygun:sende benim en güzel hediyemsin bende sana bunun için teşekkür ederim🤍
➡️:İyiki varsın iyiki çıkmışsın karşıma🤍
@yamankorkmz:Onur beye bak sen romantiklikte çığır açmış
➡️:Ne sandın
@meliketaygun:Abime bakın bee, abim diye demiyorum çok romantiktir.
➡️:Bu kadarını bende beklemiyordum
@nildavural:Yılın fav çifti diye tarihe not geçiyorum🧿
➡️:Yerim güzelliğim
@miraykaya:Çok güzelsiniz aşkmm
➡️:Teşekkür ederiz aşkmm
@ecegüleryüz:İşte benim fav çiftim güzellikler sizi maşallah🧿
➡️:Teşekkür ederiz herşeyimm
@atlasgüleryüz:Ağlayın A dostlar Atlas hatuna ağlayın.
➡️:Ben ağlarım sana hatunum
@atakanvural:Sen şimdi benim gardaşımı neden ellimden aldın ki🤧
➡️:Gardaşın emin ellerde merak etme
@ayazkaya:Aldatıldım🥀
➡️:Kıyamam çok üzüldüm😔
@instegramkullanıcısı:Nasıl lan?
@instegramkullanıcısı:Onurla bu ne alaka.
@instegramkullanıcısı:Bu mertle sevgili değilmiydi?
@instegramkullanıcısı:Onuruda elden kaçırdık kızlar dağılın.
@instegramkullanıcısı:Bu ikisi ne ara sevgili oldu.
@instegramkullanıcısı:Tamam knk doğum günü hediyen var anladık.
@instegramkullanıcısı:Zenginliğini gözümüze sokmana ne gerek vardı?
@instegramkullanıcısı:Yok abi ben bu kızı sevemiyorum.
@instegramkullanıcısı:Anladık zenginsin dur artık.
@instegramkullanıcısı:Güzel değilsin, iticisin.
@instegramkullanıcısı:Onur bu kıza nasıl baktı ya.
Saçma sapan yorumları es geçip telefonu kapatıp ellime alarak oturduğum koltuktan kalkıp mutfağa doğru yürüdüm.
Raftan bir tane bardak alıp mutfağın ortasında duran tezgahın üzerinde duran sürahiden kendime su doldurup sandalyeye oturup içtim, ben suyumu içerken telefonumun titremesi ile gelen mesaja baktığımda onurdandı.
Hemen telefonu açıp onurun mesajına baktım.
Anlayışlı kıt:
Onur:Napıyormuş bakalım benim sevgilim.
Ben:Mutfakta sandalyeye oturmuş hem su içip hemde sevgilisinin mesajına bakıyor.
Onur:Kimin mesajına?
Ben:Sevgilisinin.
Onur:Bu kelimeyi ağzından duymak vardı.
Ben:Duyarsın cnm niye duyamayasın ki.
Onur:Hemen duymak mümkün mü peki?
Ben:Mümkündür efendim.
Dememle ekrana bir arama düşmesi bir olmuştu, onur beni arıyordu.
Yüzümdeki sırıtma ile telefonu açtığımda o hayran olduğum sesini duymuştum.
Onur:
"Napıyormuş benim sevgilim"
Mesajlaşmada gerçekleştirdiğimiz konuşmayı şuan aramada da gerçekleştiriyorduk.
Ben:
"Mutfakta oturmuş hem su içip hemde sevgilisinin mesajına bakıyormuş"
Onur:
"Kimin?"
Ben:
"Yaa Onur duydun işte tekrarlatırma"
Onur:
"Duymadım ya annem elektrik süpürgesi çalıştırıyordu"
Ben:
"Annen elektrik süpürgesi çalıştırıyordu? Öyle mi?"
Onur:
"Öylee vallah"
Ben:
"Elektrik süpürgesinin sesi gelmiyor onur"
Onur:
"Yeni kapattı"
Ben:
"Kötü bir yalancısın sevgilim"
Onur:
"Sevgilin sana ölsün"
Ben:
"Tövbe de Onur ya ölme falan"
Onur:
"Tamam tamam tövbe"
Biz böyle konuşurken yandan bir ses gelmesi ile ağzımdan ufak bir çığlık çıkması ve irkilip telefonu yere düşürmem bir olmuştu.
Kafamı çevirip sesin geldiği yere baktığımda demiri görmemle derin bir nefes verip ellimi kalbimin üstüne koyup derin nefes almaya çalıştım.
Tabi ben burda korkudan ölürken demirde yere uzanmış yarıla yarıla gülüyordu, derin bir nefes alıp demire dönüp sinirle konuştum.
Ben:
"Demir napıyorsun halacım ya ödüm koptu"
Oda hem gülüp hem konuşuyordu.
Demir:
"Birşey yapmadım ki hala sadece korkutmak istedim"
Ben:
"Korkutmak istediysen başardın halacım"
Korkmanın etkisiyle yere düşürdüğüm telefonu alıp ekrana baktığımda telefon hayla açıktı, telefonu kulağıma götürdüğüm de onurun telaşlı sesiyle karşılaşmıştım.
Onur:
"Yıldız! İyimisin güzelim birşey de"
Bende daha fazla korkutmamak için tekrar derin nefes alıp sorusunu yanıtladım.
Ben:
"İyiyim, iyiyim Demir beni korkutmak istemiş sadece"
Yandan göz ucuyla demire baktığımda bana elliyle ağzını kapatmış sırıtarak gülüyordu.
Onur:
"Bak sen şu kerataya orda mı hayla"
Ben:
"Burda burda sırıtıp duruyor"
Demirde ondan bahsettiğimizi anlayınca sırıtmayı kesip alttan bana meraklı gözlerle bakarak konuştu.
Demir:
"Hala telefondaki kim"
Bende bakışlarımı ona çevirip gülerek konuştum.
Ben:
"Arkadaşım halacım"
Oda yine merakla bakıp konuştu.
Demir:
"Onur mu"
Bende telefonu tezgahın üzerine bırakıp işaret parmağımı dudağıma götürüp konuştum.
Ben:
"Şştt! Demir sessiz ol"
Diyip sandalyeden kalkıp onu kucağıma alıp tezgahın üzerine oturttum, oda hemen bana dönüp konuştu.
Demir:
"Tamam tamam, merak etme kimseye demem"
Diyerek ağzına fermuar çekmişti, Bende şaşkınlıkla ve hayranlıkla ona bakıyordum.
Ben:
"Biz senin 4 yaşında olduğuna eminmiyiz"
Bunu Dememle Demir kıkırdayıp konuştu.
Demir:
"2 gün sonra 5 yaşında oluyorum hala! Yani 2 gün sonra 5 yaşında olucam"
Bende ona bak sen bakışı attıktan sonra işaret parmağım ve baş parmağımla burnunu sıkıp konuştum.
Ben:
"Çok bilmiş seni"
Oda burnunu sıkmamdan dolayı burnunu tuttup yüzünü ekşitip konuştu.
Demir:
"Hala ya acıdı"
Bende sırıtıp burnunu öpüp konuştum.
Ben:
"Tamam tamam özür dilerim, geçti mi?"
Oda başını olumlu anlamda sallayıp gülerek konuştu.
Demir:
"Acımadı ki"
Bende ona başımı salladıktan sonra gülerek konuştu.
Demir:
"Hala"
Ben:
"Efendim halacım"
Demir:
"Onur"
Bakışlarımı ona dikip konuştum.
Ben:
"Onur ne halacım"
Demir:
"Telefonda"
Bende yeni hatırlamış gibi gözlerimi hızla açıp tezgahın üzerinde duran telefonu alıp baktığımda Onur hayla kapatmamıştı.
Hemen telefonu kulağıma götürüp konuştum.
Ben:
"Alo Onur ordamısın"
Onur:
"Burdayım"
Ben:
"Çok özür dilerim ya Demir benimde aklımı karıştırdı"
O tabiki ellerini dudaklarına kötürüp sırıtıyordu, Bende ona 'sen görürsün' bakışlarımı sunuyordum.
Onur:
"Onu fark ettim zaten, kereta 2 dk'da sevgilimin aklını başından aldı"
Onurun bunu demesiyle kıkırdayarak gülmüştüm, oda farketmiş hemen konuşmuştu.
Onur:
"Noldu neye güldün"
Ben:
"Hiiç öylesine"
Onur:
"Sende kötü bir yalancısın sevgilim"
Ben:
"Sen az önce beni demirden mi kıskandın"
Onur:
"Yok artık ben seni veletten niye kıskanim"
Ben:
"Eminmisin"
Onur:
"Eminim"
Ben:
"İyi peki öyle olsun"
Onur:
"Telefonu hoparlöre alsana"
Ben:
"Niye?"
Onur:
"Sen al bi"
Birşey anlamayıp dediğini yapıp telefonu hoparlöre almıştım.
Ben:
"Aldım"
Dedikten sonra onur konuşmuştu.
Onur:
"Demir Naber paşam"
Oda bana baktığında gözlerimi açıp kapattığımda onayı almıştı ve onuru cevaplamıştı.
Demir:
"İyiyim sen"
Onur:
"Bende iyiyim"
Demir:
"Onur biliyor musun 2 gün sonra ben 5 yaşına giriyorum"
Onur:
"Biliyorum paşam, ne istersin doğum gününde ne alim sana"
Demirde mahçup bir şekilde bana bakıp konuştu.
Demir:
"Yok birşey istemem gelsen yeter"
Onur:
"Gelicem zaten paşam ama elli boş gelmek olmaz sen şimdi söyle bakalım ne istersin"
Demir önce bana bakmıştı izin almak ister gibi bende ona yaklaşıp konuştum.
Ben:
"Pahalı şeyler olmiycak şekilde isteyebilirsin bebeğim"
Benim bunu Dememle onurda telefonun bir ucunda homurdanarak konuştu.
Onur:
"Yıldız örgetleme çocuğu, sen ne istiyorsan söyle paşam dinleme halanı"
Ben:
"Demek dinleme halanı öyle mi"
Dedikten sonra onurda gülüp konuştu.
Onur:
"Evet çünkü senin içinde Demir içinde Duru içinde aramızda paranın Lafı olmaz"
Ben:
"Yok olmaz öyle bencilik gibi olur"
Onur:
"Olmaz, eğer olursa da olsun senden gelen her türlü şeye varım ben"
Ben:
"Ya ama on-"
Tam konuşucaktım ki kendisi konuşarak sözümü kesmişti.
Onur:
"Yaa'sı falan yok, şimdi Demir paşam sen ne istersin söyle bakalım"
Dedikten sonra Demir baş parmağı ve işaret parmağını çenesinin altına koyup düşünür gibi yaptıktan sonra onura dönüp konuştu.
Demir:
"Ayıcık"
Onurun sesiyle şaşırdığını anlamıştım.
Onur:
"Ayıcık mı?"
Demirde hafif hafif başını sallayıp konuştu.
Demir:
"Hı hı"
Onur:
"Tek Ayıcık mı"
Demir:
"Evet ben ayıcıkları çok seviyorum çünkü"
İkisi konuşurken bende hayran hayran onları izliyordum.
Onur:
"İstediğin Ayıcık olsun paşam, Duru ne sever peki"
Demir tekrar aynı hareketi yapıp işaret parmağını ve baş parmağını çenesinin altına koyup düşündü.
Demir:
"Bilmem ki, o birşeyi çok zor beğenir bazen babamla ona hediye aldığım da beğenmez"
Dediğinde kıkırdayarak gülmüştüm, onurda aynı benim gibi gülüp konuştu.
Onur:
"O zamn Ben ikinizede Ayıcık alim olur mu"
Demir:
"Olur, ama mavi olsun"
Onur:
"Tamam paşam mavi alırım"
Demir:
"Teşekkür ederim Onur abi"
Onur:
"Rica ederim abicim"
Dediğinde bu sefer duruda koşarak yanımıza gelmişti, ekip tamamlanmıştı.
Duru:
"Siz ikiniz burda Napıyorsunuz"
Demir de duruyu gördüğünde hemen duruya bakıp ellini uzatıp gel yapmıştı.
Demir:
"Duru gel biz onurla konuşuyoruz sende gel"
Duru da aynı Demir gibi yapıp birşey düşündükten sonra bana bakıp konuştu.
Duru:
"Atakanda telefonda mı?"
Şaşkınlıkla duruya dönüp konuştum.
Ben:
"Atakan ne demek ablacım Atakan abi o ayıp ama"
Duruda bir omzunu silkip konuştu.
Duru:
"Ama ya demirde onur abiye Onur diyor"
Ben:
"Doğru demir de onura Onur abi demiyor onada kızıyorum ki ben"
Dedikten sonra duruda bana bakıp dikleşip konuştu.
Duru:
"Ben seni demire kızarken görmedim ama"
Ben:
"Sen yokken kızdım ben"
Biz duruyla konuşurken demirde ellini omzuma atarak beni dürttü.
Demir:
"Hala"
Bende ona dönüp konuştum.
Ben:
"Efendim halacım"
Telefonu işaret ederek konuştu.
Demir:
"Telefon"
Anlamayıp kafamı iki yanasallayıp konuştum.
Ben:
"Ne telefonu halacım"
Demir:
"Onur telefonda"
Bende yeni hatırlayıp gözlerimi kapatıp ellimi anlıma vurup konuştum.
Ben:
"Siz iki bücür varya insanda akıl bırakmazsınız"
Diyip telefonu kulağıma götürdüm ve konuştum.
Ben:
"Alo Onur ordamısın"
Onur:
"Burdayım, bu 2 oldu 2. Kez unutuluyorum"
Ben:
"Özür dilerim ya İkizler insanda kafa koymuyor ki"
Telefon hoparlörde olduğu için Onur ikizlere doğru seslenip konuştu.
Onur:
"İkizler, şimdi siz ne yapın biliyormusunuz"
Dediğinde ikiside meraklı gözlerle bakarak aynı anda konuşmuşlardı.
Demir/Duru:
"Ne yapalım"
Onur:
"Odalarınıza gidin kafa kafaya verin hediye düşünün doğum gününüzde ne istediğinizi düşünün sonrada bana gelin söyleyin"
Onurun dediği ile ikiside izin ister gibi bana baktılar bende gözümü açıp kapattığımda onayı almış olacaklar ki demiri hızla tezgahın üstünden indirdim. İndirdiğim gibi durunun elini tutup koşarak gitmişlerdi.
Ben:
"Koşmayın düşersiniz"
Arkalarından seslensemde beni duymamışlardı, onurun sesiyle dikkatimi onlardan çekip onura döndüm.
Onur:
"Gittiler mi"
Ben:
"Gittiler"
Oda derin bir nefes verip konuştu.
Onur:
"Ohh be, şimdi rahat rahat konuşabiliriz o zamn"
Ben:
"Evet"
Onur:
"Bu İkizler seni benden almazlar demi"
Ben:
"Yok artık niye alsınlar canım"
Onur:
"2 dk içinde ikiside senin aklını başından aldı"
Ben:
"Yaparlar öyle şeyler"
Onur:
"Yapmasınlar sevgilimin aklını benden başkası alamaz"
Dediğiyle başımı eğip gülüp konuştum.
Ben:
"Merak etme cnm sen benim aklımı çoktan aldın"
Onur:
"Demek öyle"
Ben:
"Evet öyle"
Diyerek sırıtıyordum ki, duyduğum sesle irkilip telefonu tekrar düşürmüştüm. sesin geldiği yöne baktığımda yamanı görmüştüm, oda iki ellini beline dayamış kaşlarını çatıp konuştu.
Yaman:
"Kimle konuşuyorsun sen"
Derin bir nefes verip telefonu yerden alıp kontrol ettiğimde birşey olmadığını gördüğümde yamana dönüp konuştum.
Ben:
"Yeğeninle anlaşma mı yaptın?"
Yaman:
"Yoo ne alakası var"
Ben:
"Senden öncede o beni korkutmuştuda, hayır yani benim canıma kastınız mı var anlamadım ki"
Oda dolabı açıp elma alıp kazağıyla sildikten sonra yanımdaki sandalyeyi çekip oturdu ve konuştu.
Yaman:
"Biz seni korkutmuyoruz cnm, sen artık telefonda her kimle konuşuyorsan o kadar dalmışsınki bizim sesimiz seni otomatikmen korkutuyor"
Ben:
"Abartmasan mı acaba"
Yaman:
"Sen onurla konuşuyorsun demi"
Yeni hatırlamamla gözlerimi belertip derin bir of çekerek yüzümü sıvazladım.
Ben:
"Demir gilin kime çektiği belli oldu vallahi bezdim billahi bezdim"
Diyip telefonu kulağıma götürüp konuştum.
Ben:
"Onur ordamısın?"
Onur:
"Ben kapatim en iyisi sen müsait değilsin"
Ben:
"Hayır kapatma, vallah bu sefer Yaman korkuttu beni artı olarak oyaladı gerçekten çok özür dilerim"
Onur:
"Yaman ellimde kalıcak"
Telefon hayla hoparlörde olduğu için Yaman duymuştu ve ağzında hem elmayı çiğneyip hemde onura ithafen konuştu.
Yaman:
"Birşey mi dedin canım arkadaşım"
Onur:
"Yıldızı sal dedim canım arkadaşım"
Yaman:
"Yok maalesef salamam o benim biricik ikizim"
Onur:
"Olm 2 dk sal kızıda iki kelam edelim bir rahat vermediniz ki konuşalım"
Bende yamana dönüp onura katılan bakışlarımı gönderip konuştum.
Ben:
"Biricik sevgilim ne kadar da haklı konuşuyor"
Onurda kendinden emin bir şekilde konuştu.
Onur:
"Her zamn güzellim benim"
Yamanda yanımda homurdanıp konuştu.
Yaman:
"Çilveleşmeyin ya yanımda"
Bende ona sert bir şekilde bakıp konuştum.
Ben:
"Git o zamn"
Yaman:
"Olmaz seni almadan gidemem"
Ben:
"Napıcan sen beni"
Yaman:
"Barlas abimin emri var seni yanımdan ayırmamam gerekiyor"
Ben:
"Evdeyiz Yaman evde"
Yaman:
"Ne biliyorsun belki bahçenin kapısından bir hırsız girdi seni bayıltıp kaçırdı"
Gözlerim şokla açıldığında şaşkınlıkla konuştum.
Ben:
"Hayal gücüne hayran kaldım canım ikizim, bak sen nap biliyor musun git odana bir defter kalem al ve bu dehane fikirlerini kitap olarak yaz boşa gitmesin"
Yaman:
"Çok komik, bahçe kapısından hırsız girerse Yaman dedi dersin"
Ben:
"Tamam hırsız falan girerse Yaman diye bağırırım 2 dk içinde dibimde bitersin tamam mı"
Yaman:
"Yok benim içime kurt düştü ben burda kalim"
Sinirle yamana dönüp konuştum.
Ben:
"Ya şimdi sen gidersin yada ben direk evden tek başıma parka giderim nasıl olsa dışarıda it kopuk sapık daha çok demi"
Oda pes eder şeklinde ellerini iki yana kaldırıp teslim olarak bana dönüp konuştu.
Yaman:
"Tamam demiyorum birşey zaten benimde odamda işim vardı"
Ben:
"Git işini hallet o zamn"
Yaman:
"Tamam tamam gidiyorum, ha bu arada akşam dayımlar ve amcamlar bize geliyormuş"
Ben:
"Haber verdiğin için teşekkür ederim şimdi gidebilirsin"
Oda benim yüzünü ekşitip taklidimi yaptıktan sonra arkasını dönüp gitmişti.
Bende offlayarak telefonu hoparlörden çıkarıp kulağıma koydum ve konuştum.
Ben:
"Alo Onur"
Onur:
"Burdayım güzelim"
Ben:
"Özür dilerim bu seferde Yaman oyaladı beni"
Onur:
"Özür dileme güzelim ben seni hep beklerim sen rahat ol"
Ben:
"Rahat ol değil raad ol"
Dediğimde onun gülmesiyle beraber bende gülmüştüm.
Onur:
"Demek adanalısınız yıldız hnm"
Ben:
"Nereli olduğumu bende bilmiyorum ama bu adana emirden bulaştı"
Telefonun diğer ucunda bir hışırtı sesleri olduktan sonra Onur bu sefer sert sesiyle konuşmuştu.
Onur:
"Emir kim lan"
Fırsattan istifade biraz delirtsek birşey olmazdı bence.
Ben:
"Emiri tanımıyomusun yoksa ben kendisini çok seviyorum"
Onur:
"Emir kim lan? Hem sen niye onu seviyorsun ki sevme beni sev"
Ben:
"Seni zaten seviyorum birtanem ama emiride seviyorum"
Onur:
"Kim lan bu Emir bi bulim onu ellimden kimse alamaz"
Ben:
"Emiri tanımaman beni üzdü, çünkü kendileri çok başarılı ve güzel bir oyuncu"
Onurun sert çıkan sesi bu sefer şaşkınlıkla çıkmıştı.
Onur:
"Oyuncu mu?"
Ben:
"Hıhım"
Bu sefer derin bir nefes verip konuştu.
Onur:
"Offf kızım baştan desene şunu yaaa aklım çıktı burda delirdim resmen"
Ben:
"Niyeki, kıskandın mı yoksa?"
Amacım kıskandığını itiraf ettirmekti.
Onud:
"Evet kıskandım, senin başkasını sevme ihtimali bile beni deliye çeviriyor"
Ben:
"Merak etme hiç bir erkeği senden daha çok sevmem, sevemem"
Onur:
"Yamanı?"
Ben:
"İkinizi ayırt edemem ki, ikinizde benim için aynısınız birisi kanım, birisi canım insan kanıyla canını ayırt edebilir mi?"
Onur:
"Yamanı benden daha çok sevsen bile sana kızmam, çünkü o senin ikizin sen ona çok geç kavuştun istersen yamanı benden daha çok sev buna alınmam yada kırılmam aksine mutlu olurum ikinizinde birbirinize olan sevgisi çok özel ve güçlü"
Dedikleriyle kurduğu cümleyle beni bir kez daha kendisine aşık ettiğini biliyor mu acaba?
Bsn:
"Seni seviyorum, seni çok seviyorum keşke ilk aşkımda ilk sevgilimde sen olsaydın"
Onur:
"Üzülme birtanem ilk sevgilin, ilk aşkın olamadım belki ama. Son aşkın ve son sevgilin oldum bu benim için daha özel"
Ben:
"Doğru ilk aşkım olmadın belki ama son aşkım oldun, iyikide olmuşsun"
Onur:
"Benimde ilk aşkım ve son aşkım iyiki sen olmuşsun"
Bu dediğine bir süre sırıtıktan sonra konuşmasıyla kendime gelmiştim.
Onur:
"Birşey mi oldu"
Ben:
"He yok olmadı"
Derken bir anda kapı çalmıştı muhtemelen amcamlar gelmişti.
Ben:
"Şey amcamlar geldi galiba ben seni sonra arasam olur mu"
Onur:
"Olur birtanem sen eğlenmene bak sonra konuşuruz yine öpüyorum seni"
Ben:
"Bende, Bende seni öpüyorum görüşürüz"
Dedikten sonra onun kapatmiycağını bildiğim için Ben kapattım ve telefonu ellimde sıkıca tuttup kapıya doğru yürümeye başladım.
Kapıya geldiğimde dayımları görmemle şaşırmıştım.
Ben:
"Dayıı"
Dememle beni fark eden önce Baran dayım olmuştu.
Baran:
"Prenseslerin gülü"
Diyerek kollarını iki yana açıp bana doğru geliyordu bende ona doğru gittiğimde olu orta yerde buluşmuştuk.
Ben:
"Siz ne zaman geldiniz"
Ona sarılı bir şekilde dururken oda bana sarılıp dudağını saçlarımın arasına gömüp konuştu.
Baran dayım:
"1-2 saat oldu güzelim"
Kafamı Göğsünden kaldırıp ona bakıp konuştum.
Ben:
"Siz burda yaşamıyormusunuz niye hiç gelmiyorsunuz"
Oda bana gülümseyip konuştu.
Baran dayım:
"Hayır burda yaşamıyoruz güzelim Ankaralıyız ve Ankarada yaşıyoruz bugün de seni özlediğimiz için geldik akşama uçağımız var"
Hemen yüzümü düşürüp sordum.
Ben:
"Bu kadsr çabuk mu"
Baran dayım:
"Maalesef güzelim işlerimiz oraya bağlı olduğu için fazla kalamayız"
Ben:
"İşlerinizi buraya bağlasanız olmuyor mu"
Oda düşen yüzümü fark etmiş olucakki hemen dudağının kenarını kıvırarak güldü.
Baran dayım:
"Sen bizimi özledin prensesim"
Ben:
"Evet özlüyorum, geldiğimden beri hiç oturamadık"
Oda geri çekilip avuçlarını yanağıma dayayıp konuştu.
Baran:
"Oyy güzelim benim, ama şimdi okullar da tatil oldu ayda bir geliriz birtanem"
Bende gözlerimi heycanla açıp sordum.
Ben:
"Gelir misiniz gerçekten"
Oda gülümseyerek bana baktı.
Baran dayım:
"Geliriz birtanem sen iste yeterki"
Dedikten sonra beni tekrar göğsüne çekip sarılmıştı, biz böyle sarılırken bizim sarılmamızı bölen şey kaya dayımın Baran abimin ensesinden tuttup çekip konuştu.
Kaya dayım:
"Geç lan şuraya, birazda biz sarılalım"
Diyip beni göğsüne çekip sarılmıştı bende Kollarımı onun beline dolayıp sarıldım.
Ben:
"Dayı ya, hoşgeldin"
Kaya dayım:
"Hoşbulduk dayısının gülü"
Ben:
"Özlemişim seni"
Kaya abim:
"Bende seni birtanem"
Diyip başını başımın üstüne yan bir şekilde dayayıp saçımı okşadı, bu seferde özcan dayım kaya dayımın ensesinden tuttup kenara iti.
Özcan dayım:
"Sen barana diyorsun sende aynı şeyi yapıyorsun eşek sıpası çekil şuradan, gel dayısının prensesi gel"
Diyip oda Baran dayım gibi kollarını açarak beni kollarının arasına almıştı, Bende onun kollarının arasına girip ona sıkıca sarıldım.
Ben:
"Hoşgeldin dayıcım"
Oda gülerek ve neşeyle karşılık vermişti.
Özcan dayım:
"Hoşbulduk güzelliğim benim"
Özcan dayımlada sarıldıktan sonra ayrıldık ve bu sefer sıra Mehmet dayıma gelmişti.
Oda aynı şekilde yanıma gelip beni kollarının arasına alarak sıkıca sarılmıştı.
Mehmet dayım:
"Naber fıstığım"
Ben:
"İyiyim dayı sen"
Mehmet dayım:
"Seni gördüm daha iyi oldum"
Onunlada biraz daha sarıldıktan sonra ayrıldık ve sıra arda dayıma gelmişti.
Yanıma gelip kolunu omzuma attı ve gülerek konuştu.
Arda dayım:
"Yeğenlerin en güzeli Nasılmış bakalım benim güzellim"
Ben:
"Sizi gördüm daha iyi oldum arda beycim siz nasılsınız efendim"
Oda dişlerini göstererek gülüp konuştu.
Arda dayım:
"Bende sizi gördüm daha iyi oldum hnmefendicim"
Ben:
"O zamn daha iyi olmak için burda kalabilirsin"
Bana bakıp genişçe gülümsedikten sonra yüzünü düşürüp konuştu.
Arda dayım:
"Ah ah keşkee ama bu gavurlar beni bırakmıyor"
Arda abim diğerlerini işaret edip konuştuktan sonra Baran dayım homurdanarak konuştu.
Baran dayım:
"İşler beklemeye gelmez ardacım"
Arda dayım:
"İşlerinizi bensiz yapsanız olmuyor mu"
Bu seferde özcan dayım konuştu.
Özcan dayım:
"Vallah ardacım İşler sana çok aşık olmuş sen olmasan olmaz diyorlar yapıcak birşey yok"
Arda dayım:
"Hee kesin siz şuna beceriksizim desenize"
Bu sefer de Mehmet dayım homurdanarak olaya dahil olmuştu.
Mehmet dayım:
"Sus lan eşşek sıpası seni, elhamdülillah çok şükür becerliyiz hamaratız"
Arda dayım:
"Ooo Mehmet beycim hamaratlığınızı biz niye göremiyoruz acaba"
Mehmet dayım:
"Arda oraya getirme beni abicim alırım ayağımın altına"
Arda dayım daha fazla uzatmak istemediği için ağzına fermuar çekip ellerini teslim olmuş şeklinde yaptı.
Arda dayım:
"Tamam susuyorum, yıldız gel fıstığım içeri geçelim bunlarda ne hali varsa görsün"
Bir kolunu omzuma atıp salona doğru geçmiştik, diğer dayı üyeleri de arkamızdan gelmişti.
Yengemler ise onlar gelir gelmez annemle beraber mutfağa geçmişlerdi.
Dayımlarla beraber otururken tekrardan kapı çalmıştı 4 dayımın arasından kalkıp kapıya doğru gidip kapıyı açtığımda ise bu seferde amcamlarrı görmüştüm.
Ben:
"Ooo amcalar ekibi de geldiğine göre tamammıyız"
Erkan amcam önden girip neşeyle konuşmuştu.
Erkan amcam:
"Başka kimler burda kız"
Diyip salona girdiğinde dayımları gördüğünde neşeyle konuşmuştu.
Erkan amcam:
"Ooo vay vay vay kimleri görüyorum ya siz gelirmiydiniz lan buralara"
Baran dayımda oturduğu yerden kalkıp Erkan amcamın yanına gelip sarıldı ve gülerek konuştu.
Baran dayım:
"Ooo Erkan beycim insan bir arar ya unutmuşsun sen bizi"
Erkan amcam:
"Asıl sen bizi unutmuşsun"
İkiside alayla konuşup şakalıştıktan sonra koltuğa oturmuştu, diğerleride geldiğinde hepsi koltuğa oturmuştu.
Amcamlar gülerek sohbet ederken annemler ve yengemlerde Mutfaktalardı.
Bizde kuzenler ekibi ile bahçeye çıkıp çağırdağa oturmuştuk.
1 saat boyunca hepimiz oturup sohbet etmiştik aradan 1 saat geçtikten sonra Fahriye yengem yanımıza gelip bizi içeri çağırmıştı.
Fahriye yengem:
"Çocuklar hadi içeri"
Ben:
"Niye yenge noldu"
Fahriye yengem:
"Siz gelin hadi"
Diyip yamanla yanıma gelip iki kolunu omzumuza attı ve iki ellinin biriyle benim diğeri ile de yamanın gözünü kapatmıştı.
Ben:
"Yenge napıyorsun yaa"
Fahriye yengem:
"Kızım içerdikleri korku filmi izliyor korkarsınız diye gözünüzü kapatıyorum"
Hem konuşup hemde yürüyorduk, yengem elliyle gözlerimi kapattığı için hiçbir şekilde göremiyordum.
Ben:
"Yenge vallah şimdi kim vurduya gidicez Allahsen aç şu gözümü"
Fahriye yengem:
"Kızım bekle açıcam"
Dedikten sonra ellini çekmesiyle herkesin yüksek sesle bağırması ve konfetilerin patlaması bir olmuştu.
"İyiki doğdunuz ikizler"
Ağzım açık bir şekilde ve gülümseyerek önümüzdeki pastaya bakıyordum.
Yamanla bizim fotoğrafımızı yapmışlardı altınada yazı yazmışlardı.
"Hayatımızı aydınlattığınız için teşekkür ederiz iyiki doğdunuz bebekleriimm"
Herkese gülümseyerek bakıp konuştuk.
"Çok teşekkür ederiz"
Baran dayımda bize gülümseyerek konuştu.
Baran dayım:
"Biz teşekkür ederiz, doğdunuz için bizimle olduğunuz için"
Dediği şeyle anlık olarak yüzüm düşmüştü, ben onlarla büyümemiştim.
Bu gerçek bir kez daha yüzüme acı bir şekilde çarpmıştı.
Baran dayımın sesiyle ona döndüm.
Baran dayım:
"Hadi üfleyin"
Yamanla birbirimize bakıp güldükten sonra el ele tutuşup gözlerimizi kapatıp dilek tuttuk.
Gözümüzü açtığımızda ikimizde aynı anda üflemiştik.
Biz üfledikten sonra herkes gülerek alkışlamıştı.
Pastayı üfledikten sonra herkes gelip sarılıp doğum günümüzü kutlayıp hediyeleri vermişti.
Dayımlar bize sarılıp doğum günümüzü kutlayıp hediyelerini vermişti biraz daha oturup pasta yedikten sonra gitme vakti gelmişti ve vedalaşmıştık.
Baran dayıma sarılıp konuştum.
Ben:
"Keşke gitmeseniz"
Oda saçımı okşayıp öperek konuştu.
Baran dayım:
"Gene geliriz güzelim merak etme"
Baran dayımla sarıldıktan sonra kaya dayıma geçmiştim.
Ben:
"Ben sizi çok özliycem"
Kaya dayım:
"Boşver onları özleme tek beni özle"
Hem saçımı okşayıp hemde alayla konuşmuştu, bu dediğine tıslayarak güldükten sonra kaya dayımdan ayrılıp özcan amcama geçmiştim.
Ben:
"Sizinle büyümedim belki ama iyiki benim dayım oldunuz"
Özcan amcamda benden avuçlarını yüzüme dayayıp konuştu.
Özcan amcam:
"O nasıl söz öyle sen bizim kalbimizde büyüdün"
Dedikten sonra anlımdan öpüp geri çekilmişti.
Son olarakta Mehmet dayımın yanına gidip sarıldım.
Mehmet dayım:
"Unutma bizi tamam mı"
Ben:
"Sizi unuttur muyum hiç"
Diyip tekrardan sıkıca sarılmıştık, biraz daha sarıldıktan sonra onunlada ayrıldıktan sonra yengemlere gidip sarılıp onlarla da vedalaştıktan sonra kuzenlere geçtim.
Onlarlada tek tek sarıldıktan sonra vedalaşıp ayrılmıştık ve bu sefer anneannemle dedemin yanına gidip ellerini öpüp sarıldım.
Annannem:
"Güzel kızım benim iyiki doğdun"
Ben:
"Çok teşekkür ederim annannem"
Ben ayrıldıktan sonra yamanda gelip annannemin ellini öpüp sarılmıştı.
Annannem:
"İyiki doğdun benim paşam"
Yamanda annanneme sarılıp konuştu.
Yaman:
"Teşekkür ederiz annannem"
Onunlada vedalaşıp ayrıldıktan sonra hepsi arabalarına binip yola çıkmıştı.
Bizde dayımları uğurladıktan sonra hepimiz içeri girmiştik, annemler ve amcamlar salonda oturuyorlardı bizde kuzenlerle beraber bahçeye çıkmıştık.
Çağırdağa oturduğumuzda erkekler direk futbol konusunu açmıştı.
Bende onların sohbetinden sıkılıp sosyal medyada gezmeye başlamıştım ki gördüğüm haberle bedenim kaskatı kesilmişti.
Ellerim sinirden titremeye başlamıştı.
@MAGAZİNHABERİ
KORKMAZ AİLESİNİN ÖLÜ BİLİNEN KIZI YAŞIYOR!!!
İSTANBULDA OKULU VE ŞİRKETİ OLAN ÖMER KORKMAZIN ÖLÜ BİLİNEN KIZININ YAŞADIĞI ORTAYA ÇIKTI!!!
17 YIL ÖNCE ÖLÜ OLARAK GÜNDEME GELEN YILDIZ KORKMAZ ÖLMEMİŞ YAŞIYORMUŞ VE AİLESİNİN YANINDAYMIŞ.
BİZE GELEN DUYUMLARA GÖRE ÖZ AMCASI TARAFINDAN KAÇIRILIP ÖLÜ GÖSTERİLMİŞ. BİRDE ŞÖYLE BİRŞEY VARMIŞ Kİ OKULDAN BİR KIZA SALDIRMIŞ!!!
KIZ KENDİSİNE ÇARTIĞI İÇİN KIZI SUÇLAYIP SAÇINA YAPIŞMIŞ VE KANTİNDE KIZI SÜRÜKLEMİŞ. VAHŞİNİN ÖNDE GİDENİYMİŞ KIZ RESMEN
KIZ BUNCA YIL YAŞIYORMUŞ RESMEN VE KİMSENİN RUHU BİLE DUYMAMIŞ. VE ASIL BOMBA ŞU Kİ OKULDAKİ BÜTÜN ERKEKLERLE ÇIKMIŞ HEPSİYLE KAFEDE FOTOĞRAFI VARMIŞ SEVGİLİSİ VARKEN 10 TANE ERKEKLE GÖRÜŞMÜŞ. KIZ CİDDEN ECSORTMUŞ GALİBA, YORUMU SİZE BIRAKIYORUM VE KIZIN HESABINI ALTA KOYUYORUM BAKARSINIZ.
SİZCE NE DİYORSUNUZ KIZ HAKKINDA?
@yıldızkorkmz__
@instegramkullanıcısı:Şaka mı lan kıza bak.
@instegramkullanıcısı:Atmayın abi kız böyle birine benzemiyor.
@instegramkullanıcısı:kıza bakın escortluğun kitabını yazmış.
@instegramkullanıcısı:Öz amcası satmış mı kızı?
@instegramkullanıcısı:Şimdiki gündemimiz bu kız mı şimdi?
@instegramkullanıcısı:Olaya gel arkadaş kız 17 yıldır yaşıyormuş?
@instegramkullanıcısı:Göktürk ailesine verilmiş ve o ailede baya zenginmiş.
@instegramkullanıcısı:Olm ben üzülmüştüm bu adamın kızı öldü diyede kız yaşıyormuş o kadsr göz yaşım boşa mı gitti şimdi.
@instegramkullanıcısı:10 erkeği birden tavlamış lan kız.
@instegramkullanıcısı:Kızdaki fizikte fizik ama.
@instegramkullanıcısı:Ama kız harbi güzelmiş.
@instegramkullanıcısı:10 erkeği nasıl tavladığını anlamış olduk.
@instegramkullanıcısı:korkmaz ailesinin prensesi demek.
@instegramkullanıcısı:17 yaşında neler neler yapmış kıza bak ag.
Resmen hakkımda escort iddiası çıkmıştı, herkesin gözünde ecsort olarak görünmüştüm.
Sinirden telefonu bir hışımla ahşap masanın üstüne attım ve çağırdaktan çıkıp bahçede volta attım, tabikide kimsenin gözünden kaçmamıştı.
Çınar hemen ayaklanıp bana bakarak konuştu.
Çınar:
"Noluyor lan"
Ben:
"Şu habere bak"
Dememle hepsi telefonun ekranına kilitlendi, yaman sinirden bana bakarak konuştu.
Yaman:
"Kim yapar lan bu haberi"
Sinirden bahçede volta atıp kim yapar diye düşünüyordum ki aklıma gelen kişiyle bizimkilere dönüp konuştum.
Ben:
"Cemre"
Yaman:
"Cemre mi?"
Ben:
"Ondan başka kimse yapamaz bunu"
Yaman:
"Kızım uyarmadın mı sen bunun abisini"
Ben:
"Uyardım, Uyardım ama demekki uyaramamışım şimdi gidip tekrar uyarıcam"
Diyip telefonu ellime aldım tam gidecekken Yaman kolumdan tuttup bana bakıp konuştu.
Yaman:
"Bensiz mi gidiceksin"
Bende ona gülümsediğimde ikimizde bahçeden salona girmeden çıktık, çınarlada arkamızdan isyan ederek geliyolardı.
Çınar:
"Yürüyün oğlum yürüyün bu deliler kesin birşey yapıcak"
Biz giderken çınarlarda arkamızdan gelmişti, çınarın arabası olduğu için onun arabasına bindik diğerleride kendi arabalarına binip peşimize takıldı.
Yolda giderken telefonu çıkarıp gruba girip haber verdim.
Çağırdak grubu😎
Siz:📍 Konum
Siz:Attığım konuma gelin şafak operasyonu yapıyoruz.
Diyip telefonu kapatıp kucağıma koydum ve yapacaklarımı aklıma tek tek kazımıştım.
1 saat sonra geldiğimizde atakanlarda gelmişti kimseye birşey demeden kapının önüne gidip kapıyı kırıcak şekilde çalmıştım.
Kapı hizmetçi tarafından açıldığında onu omzundan itip konuştum.
Ben:
"Çekil şurdan"
Diyerek içeri girdiğimde ayhanla Cemre salonda oturuyordu bende gidip önlerinde durduğumda ayhana dönüp konuştum.
Ben:
"Baban nerde"
Ayhan:
"Noluyor"
Cemrede neden geldiğimi anlamış olcakki oturduğu yerden kalkıp dolu gözlerle bana baktı.
Cemre:
"Yıldız yapma nolur ani sinirle yaptım özür dilerim"
Ben:
"Ani sinirle yaptın demek tamam şimdi bende ani sinirle herşeyi babana anlatim de gör"
Ben bunları derken ayhanda yüzünde şaşkın dolu ifade ile bana dönüp konuştu.
Ayhan:
"Noluyor yıldız ne diyorsun sen anlaşma yaptık susucam dedin"
Ben:
"Senin kardeşin o anlaşmaya uymadı ama Ayhan, aç sosyal medyayı bak kardeşinin benim hakkımda yaptırdığı haberi açta oku"
Bunu dedikten sonra hizmetçi kadına dönüp konuştum.
Ben:
"Cemrenin babasını çağır bana"
Cemre tekrardan ağlayarak yalvarmaya başladı.
Cemre:
"Yıldız özür dilerim nolur gerçekten bir daha adını ağzıma almiycam gerçekten"
Ben:
"ben sana benimle uğraşma yediğin haltları abine anlatırım dedim, anlattım da zaten. Ama sen akıllanmamışsın şimdi O yediğin hatları babana söyleyeceğim bakalım gözümün önünde sana neler yapacak, sana tanımadığın biriyle savaşa girme girersen kaybedersin dedim. Ama sen naptın benimle savaşa girdin, girdin ama üzgünüm kaybettin. Sen tanımadığın biriyle savaşa girmemeyi öğrenememişsin demekki ama ben sana öğreticem sen Hiç merak etme. Bakalım baban yediğin haltları öğrendiğinde ne diycek"
Bir sinirle arkamı dönüp bu sefer bağırarak konuştum.
Ben:
"Çağırsana şu adamı!"
Bu sefer ayhana dönüp konuştum.
Ben:
"Babanın adı ne senin"
Oda aynı Cemre gibi yalvarmaya başladı.
Ayhan:
"Yıldız sakin ol otur bir konuşalım"
Benim birşey dememe fırsat vermeden yaman yanıma gelip ayhana dönüp konuştu.
Yaman:
"Ne konuşacaksınız? Daha ne konuşacaksınız senin kardeşin yüzünden benim kardeşimin adı kirlendi herkes benim kardeşime ecsort diyor lan neyi konuşacaksınız"
Ayhan:
"Ben konuşucam onunla sakin olun babama birşey demeyin"
Bu sefer yamana kalmadan Ben konuştum.
Ben:
"Sen yeterince konuşamamışsın demekki birde biz konuşalım"
Dememle merdivenlerden inen adamı görmüştüm, geniş omuzlarıyla sert duran gövdesi ile basamakları hızla inip yanımıza geldi.
Adamın inmesi ile hizmetçi kadın adama yaklaşıp konuştu.
Hizmetçi:
"Araf bey ben mani olmaya çalıştım ama dinle-"
Adının Araf olduğunu öğrendiğim adam kadının sözünü elini kaldırarak kesip yanımıza gelip konuştu.
Araf bey:
"Noluyor burda? Kimsiniz siz gece gece evimde ne işiniz var"
Ben:
"Oturarak mı konuşalım ayakta mı"
Araf bey:
"Oturun kızım"
Dediğinde koltuğa oturup bütün olan biten herşeyi anlattım, herşeyi anlatmamla cemrenin ve ayhanın bedeninin kasıldığını burdan anlamıştım.
Ben:
"Kızınız damarıma çok bastı araf bey anlatmim dedikçe beni buna bizzat kendisi zorladı, bu son yaptığı affedilir birşey değil benim adım lekelendi herkes beni affedersiniz yanınızda söylemek terbiyesizlik olucak belki ama şuan sosyal medyada herkes beni escort yerine koydu bunun ailem açısından ne kadar zor bir duruma düştüğünü bir düşünürmüsünüz, ben kendimi geçtim şuan babamın adıda lekelendi babamın ne kadsr zor bir durumda kaldığını biliyormusunuz"
Araf bey Cemreye tersçe bakıp konuştu.
Araf bey:
"Doğru mu bu Cemre!"
Cemre birşey demeyip başını eğip tırnağı ile oynamaya başladı ve Araf beyin gür sesiyle aniden irkilip kafasını kaldırıp baktı.
Araf bey:
"Sana bu doğru mu dedim"
Birşey demeyip kafasını eğip tırnağı ile oynamaya devam etti.
Ben:
"Neyse sizin özel konuşcaklarınız vardır biz gidelim verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür dileriz iyi akşamlar"
Diyip bizimkilere dönüp kaş göz işareti yaparak gidiyoruz demiştim onlarda anlamışlardı hepsi Cemreye ters bakışlar atıp çıkmıştı.
Cemreyi her babasına ne kadar şikayet etsemde içimdeki sinir geçmemişti.
Dışarı çıktığımızda hepsi bana anlamaz şekilde bakıyordu.
Ben:
"Evett burda işimiz bitti gidebiliriz"
Onur sürünün arasından ayrılıp yanıma gelip kolunu omzuma attı ve gülerek konuştu.
Onur:
"Güzelliğim benim yine esti geçti"
Onurun konuşmasıyla Caner abim bana bakıp göz kırptı bende ona bakıp gülümsedim.
Onurla sevgili olduğumuzu anlamıştı.
Diğerleri ise şaşkınlıkla bakıyordu, çınar daha fazla dayanamayıp sessizliğini bozdu.
Çınar:
"Siz ne ara sevgili oldunuz ag"
Bende sırıtarak gülüp konuştum.
Ben:
"Dün"
Bu sefer Çağlar abim konuştu.
Çağlar abim:
"Bize tam olarak ne zaman söylicektiniz küçük hnm"
Ben:
"İlk fırsatta söylicektim ama malum bu olay olunca söyleyemedim"
Tam o sırada çınarın telefonu çaldı, hemen cebinden telefonu çıkarıp açıp konuştu.
Çınar:
"Efendim baba...biz neredeyiz, öyle dolaşmaya çıktık geliyorduk zaten...haber vericektik de unuttuk...tamam geliyoruz biz"
Diyip telefonu kapatıp bize dönüp konuştu.
Çınar:
"Babam çağırıyor eve gidicekmişiz"
Ben:
"Tamam o zaman hadi dağılalım"
Dedikten sonra onura dönüp sarıldım.
Ben:
"Sonra görüşürüz birtanem"
Onur"
"Görüşürüz herşeyiimmm"
Benim kafam onurun Göğsünde dayalıydı onun başıda benim başımın üstüne yan bir şekilde dayalıydı.
Biz bir kaç dakika boyunca böyle kaldıktan sonra Yaman gelip kolumdan tuttup çekmesi ile ayrılmıştık.
Yaman:
"Yürü hadi yürü ama sarıldın haa"
Kolumdan tuttup arabaya doğru yürütmeye başladı, Bende tabiki yürüdüğüm yerde homurdanıyordum.
Ben:
"Yaaa ufff bırak kolumu yaa"
Yaman:
"Sus kız yürü"
Yürüdüğüm yerde arkamı dönüp onura baktığımda hayla aynı yerde durmuş beni izliyordu.
Arabalara binmemiz ile oda derin bir iç çekip arabasına doğru yürümeye başladı.
Yaman ellimde kalıcak.
Herkes arabalara bindiğinde artık eve doğru yola çıkmıştık.
Trafik olmadığı için yol çok uzun sürmemişti bir süre sonra eve vardığımızda amcamlar kapının önündeydi bizde arabalardan inip onlara doğru yürüdük.
Erkan amcam dibimize kadsr gelip konuştu.
Erkan amcam:
"Nerdesiniz siz kaçaklar"
Ben:
"Parkta dolaşıyorduk amca"
Erkan amcam:
"Peki niye haber vermiyorsunuz"
Ben:
"Sizin derin bir sohbete olduğunuzu görünce rahatsız etmeyelim dedik"
Bir kaç dakika yüzüme bakıp doğru söyleyip söylemediğimi anlamaya çalışmıştı, anlamış olcakki kafasını sallayıp konuştu.
Erkan amcam:
"İyi peki öyle olsun, hadi çocuklar gidiyoruz"
Amcamlarla, yengemlerle ve kuzenlerle tek tek vedalaştıktan sonra arabalarına binip gitmişlerdi.
Onların gitmesiyle bizde içeri girdikten sonra kendimi direk koltuğa atmıştım, başımı arkaya atıp koltuğa yaslayıp gözlerimi kapatıp konuştum.
Ben:
"Çok yorucu bir gündü"
Yamanda gelip kendini yanıma attığında benim gibi kafasını koltuğa dayayıp gözlerini kapatıp konuştu.
Yaman:
"Hemde çok"
Dedikten sonra annemle babamda gelip koltuğa oturmuşlurdı, ben tam dinlenirken aklıma gelen şeyle gözlerimi açıp konuştum.
Ben:
"İddia"
Yamanda anlamaz derece de gözlerini açıp bana bakıp konuştu.
Yaman:
"Nee! Ne iddiası?"
Kafamı yasladığım yerden kaldırıp yamana dönüp konuştum.
Ben:
"Biz iddiaya girmiştik unuttun mu"
Oda yeni hatırlamış gibi kafasını sallayıp konuştu.
Yaman:
"Heee evet ee annemde burdayken soralım o zamn"
Ben:
"Tamam"
Dedikten sonra ikimizde anneme döndükten sonra yamandan önce ben konuştum.
Ben:
"Anne yamanla benim aramda kaç dakika var"
Annemde hiç düşünmeden gülümseyerek cevaplamıştı.
Annem:
"2 dakika, önce Yaman doğdu 2 dakika sonra da sen"
Bende yamana dönüp yüzümde zafer gülüşü ile konuştum.
Ben:
"Gördün mü ben kazandım"
Yamanda anneme dönüp homurdanarak konuştu.
Yaman:
"Ama anne sen demedin mi bu inat edip çıkmamış diye"
Annem:
"Dedimde senden 2 dk sonra doğdu işte"
Bende yamana dönüp gülerek konuştum.
Ben:
"Kazanamadın işte Yaman bey ben kazandım iddiayı ne istersem yapıcaksın"
Yaman:
"Off offf"
Ben:
"İkize off'lanmaz cnm, soğuk su ister misin"
Oda bana bakıp gözlerini devirip önüne döndü, Bende ellimle kolunu sıvazlayarak konuştum.
Ben:
"Kıyamam, bir dahakine kazanırsın cnm üzülme"
Yamanda yandan göz ucuyla bana bakıp konuştu.
Yaman:
"Susucan mı o güzel saçlarını yolim mi"
Ben:
"Sence seni yenmişim Ben bunu konuşmadan dururmuyum"
Biz tam şakalaşırken Barlas abimin gür sesiyle hepimiz ona döndük.
Barlas :
"Anne baba"
Annemde yüzündeki gülümsemeyi silip Barlas abime bakarak konuştu.
Annem:
"Oğlum noluyorr"
Barlas abimde ellinde telefon ile salona geldiğinde düşündüğüm şeyin olmaması için içimden bütün duaları ediyordum.
Barlas abim:
"Bune yıldız, ne demek bu abicim"
Önüme koyduğu telefona baktığımda ekranda hakkımda çıkan haberi görmemle bütün bedenim kaskatı kesilmişti.
Öğrenmişti.
Ben:
"B-bilmiyorum"
Dememle önümde diz çöküp ellimi tuttup konuştu.
Barlas abim:
"Söyle birtanem kızmicam hadi söyle ne bu haber, yalan olduğunu biliyorum bunu kim yaptırdı"
Ellerimde olan bakışımı saniyelik olarak ona çıkartıp geri ellime çevirdim.
Ben:
"Yalan abi ben öyle birşey yapmadım üstüme oynandı o kız yaptı"
Barlas abim:
"Hangi kız güzelim"
Ben:
"Cemre, okuldan bir kız Babam biliyor onu okuldan attırdığım için bana kinlenip yalan haber yaptı, o haberdeki herşeyi de o yaptı ama ben yaptım gibi gösterdi"
Konuşmamla beraber salondaki herkesin bedeni kaskatı kesilmişti hepsi yüzüme şaşkınlıkla bakıyordu. Alperen abim sinirden odada volta atıp konuştu.
Alperen abim:
"Kızdaki cesarete bak"
Bu sefer Alp abim sinirle konuştu.
Alp abim:
"Ben o kıza bunu ödetmezsem adım da Alp değil"
Bende ellerimde olan bakışımı kaldırıp kendime gelip onlara bakarak konuştum.
Ben:
"Ben hallettim sizin birşey yapmanıza gerek kalmadı"
Alperen abim salonun ortasında volta atmayı bırakıp bana dönüp konuştu.
Alperen abim:
"Naptın?"
Ben:
"Babasına söyledim, muhtemelen şuan babası onu dayak manyağı yapmıştır ev hapsine girmiştir ve okula ilişkisi tamamen kesilmiştir"
Barlas abimde bana bakıp konuştu.
Barlas abim:
"Bize niye söylemedin peki güzellim"
Ben:
"O kadar derdiniz arasından birde bununla uğraşmayın dedim hem ben halletim bir daha adımı dahi ağzına alamaz hele bir alsın bu sefer bu kadar sakin olmiycağımı oda bilir"
Yamanda bana destek olmak ister gibi abimlere dönüp konuştu.
Yaman:
"Vallah Ben bile korktum onun böyle bir şey yapcağını sanmıyorum"
Alp abimde sakinleştikten sonra koltuğa oturup alayla konuştu.
Alp abim:
"Naptın kız anlat bakim"
Dediğinde bende yerimde kurulup salondakilere dönüp yaptıklarımı anlattım, alperen abimde arkasına yaslanıp alayla konuştu.
Alperen abim:
"Kardeşime bak bee nasılda esmiş gürlemiş"
Ben:
"Damarıma bastı basmaya devam edersede daha kötü şeyler yapacağımı adı gibi biliyor, haberler nolcak herkes gördü babamın adı lekelendi o nolucak"
Barlas abim:
"Onu ben halledicem güzellim merak etme"
Bende kafamı olumlu yönde sallayıp arkama yaslandım.
Barlas abimde diz çöktüğü yerden kalkıp yanıma oturdu ve başımı omzuna yaslayıp saçımı okşamaya başladı.
Bir süre daha öyle kaldıktan sonra doğrulup bizimkilere dönüp konuştum.
Ben:
"Neyse ben yatıyorum bugün baya yorucu bir gündü herkese iyi geceler"
Diyip odama çıktım ve kendimi direk giyinme odasına attım.
Pijamalarımı giyip saçımı tarayıp yatağıma geçiyordum ki kapımın tıklatılması ile konuştum.
Ben:
"Gel"
Dediğimde kapının açılmasıyla içeri annem girmişti, bana bakıp gülümseyerek konuştu.
Annem:
"Gelebilir miyim"
Ben:
"Gel tabiki annem o nasıl söz öyle izin almana bile gerek yok"
Dediğimde içeri girip bana sarılmıştı.
Annem:
"Beraber yatalım mı ister misin"
Bende ona sarılıp başımı omzunda yan bir şekilde dayayıp konuştum.
Ben:
"Çok isterim, senin göğsünde, senin koynunda uyumak çok isterim"
Ayrıldıktan sonra avuçlarını yüzüme dayayıp konuştu.
Annem:
"Hadi o zamn gel bakalım"
Dedikten sonra pataniyeyi kaldırıp içine girdi bende öbür taraftan dolanıp terliklerimi indirip yatağa girdim ve hemen anneme sarıldım.
Annem:
"İster misin ninni söylim mi yine"
Ben:
"Yok saçımı okşasan yeter bana"
Annem:
"Hep okşarım annem, her gece,her sabah,her saniye okşarım yeter ki sen iste"
Dedikten sonra saçlarımı okşamaya başlamıştı bende iyice annemin göğsüne sindim ve gözlerimi kapatıp yarın yaşayacaklarımı bilmeden kendimi uykunun kollarına bıraktım.
Gözümü açtığımda çoktan sabah olmuştu, yan tarafıma baktığımda annem yanımda yoktu çoktan uyanmış olmalı anlaşılan bende oyalanmayıp yataktan kalkıp banyoya gidip işlerimi halledikten sonra ellimi yüzümü yıkayıp giyinme odasına gidip üstümü değiştirdim.
Telefonumu da alıp aşağı indim, aşağı indiğimde sofrayı çoktan hazırlamışlardı bende gidip yerime oturduğumda annemle babamı sofrada göremeyince barlas abime sordum.
Ben:
"Abi annemler nerde"
Barlas abim:
"Babam annemide alıp kahvaltıya gittiler abicim bizimde işlerimiz var çıkıcaz birazdan sizde ister evde ister dışarıda takılın"
Ben:
"Şey Ece gili çağırabilir miyiz"
Barlas abim:
"Çağırın tabi abim kimi isterseniz çağırabilirsiniz"
Ben:
"Teşekkür ederiz abi"
Barlas abim:
"Rica ederim abicim ha bu arada yengen hastaneye gitti İkizler size emanet"
Ben:
"Tamamdır o iş bizde"
Dedikten sonra bana gülüp yemeğini yemeye devam etmişti, Bende aynı şekilde ona gülümsedikten sonra yemeğimi yemeye başladım.
Bir süre sonra kahvaltı bitikten sonra abimler çıkmıştı bizde yamanla salona geçip oturduk.
Yamana dememe kalmadan o onurları arayıp eve çağırmıştı bizde oturup onları beklemeye başladık.
Bir süre sonra kapı çaldığında bizimkilerin geldiğini anlayıp gidip kapıyı açtım.
Kapıyı açtığımda önde kızlar arkada erkekler vardı, onları görmemle heycanla konuştum.
Ben:
"Hoşgeldiniizz"
Onlar da aynı şekilde gülerek konuştular, hepsiyle tek tek sarılmıştım.
Ece:
"Hoşbulduk aşkmm"
Melike:
"Hoşbulduk bebeğim"
Nilda:
"Hoşbulduk güzellim"
Miray:
"Hoşbulduk ballım"
Sıra erkeklere geldiğinde onlarda gülerek konuşup içeri geçmişlerdi.
Atlas:
"Hoşbulduk yengecim"
Atakan:
"Hoşbulduk bacıların en güzeli"
Ayaz:
"Hoşbulduk yengelerin en güzeli"
Sıra onura geldiğinde o sarılıp başımdan öpüp konuşmuştu.
Onur:
"Hoşbulduk güzelliğim"
Diyip kolunu omzuma attı ve beraber yürüyerek içeri geçmiştik.
Yamanın bizi görmesiyle sinirden bedeninin kasıldığını anlamıştım.
Ben:
"Hiç öyle bakma kaybettiğin iddiayı hatırla"
Dememle gözlerini devirip koltuğa oturmuştu, bizde hepimiz koltuklara oturduk oturduğumuz gibi Ece bana dönüp konuştu.
Ece:
"Ne iddiası"
Bende yerimde dikleşip gülerek anlattım.
Ben:
"Amcamlarda kaldığımız zaman yamanla bir iddiaya girmiştik Yaman Dedi ki ben senden 5 dk büyüğüm bende dedim ki 2 dk var aramızda demiştim oda 5 dakika Diyerek inatlaşmıştı bende dedim anneme soralım dedim ve biz orda iddiaya girmiştik, dünde anneme dedim ki anne yamanla aramızda kaç dakika var dedim annemde önce Yaman doğdu 2 dk sonrada sen dedi ve böylece iddiayı Ben kazanmış oldum"
Anlatmamla Atakan gülerek konuştu.
Atakan:
"Yaman büyük iddia kaybetmişsin"
Atlas:
"He vallah Yıldızın elline düşmüşsün geçmiş olsun"
Yaman:
"Abartmayın olm yaa en fazla naptırabilir ki"
Ben:
"Şuan aklımda birşey yok ama en kısa zamanda sana uygun birşey bulucam cnm ikizim"
Dememle ima dolu bakışlarımı yamana yollamıştım.
1 saat boyunca gülerek sohbet ettikten sonra biz kızlarla mutfağa geçip yiyecek birşeyler ayarlıyorduk, erkeklerde film seçiyordu.
Biz yiyecekleri ayarlarken biran telefonumun çalması ile telefonu alıp baktığımda arayan Barlas abimdi, bekletmeden telefonu açmıştım.
Ben:
"Alo efendim abi"
Dedikten sonra Barlas abimin sesiyle içime korku çökmüştü, abimin sesi hiç iyi değildi.
Barlas abim:
"Yıldız! Birşey diycem ama sakin ol güzelim"
Korkuyla sordum.
Ben:
"Abi noldu sesin hiç iyi gelmiyor"
Barlas abim:
"Yıldız annemler"
Ben:
"Noldu abi annemlere söylesene korkutma"
Ece yanıma gelip kolumu tuttup konuştu.
Ece:
"Yıldız noluyor güzellim"
Barlas abimin cevap vermesini beklerken cevap vermemesi ile tekrar konuştum.
Ben:
"Abi noluyor söylesene"
Dedikten sonra abimin konuşmasıyla nefesim kesilmişti.
Barlas abim:
"Yıldız annemler trafik kazası geçirmiş yoğun bakımdalarmış ama korkma iyi olcaklar"
Baştaki cümleleri duymamla devamını duyamamıştım, duyduğum cümlelerle telefon ellimden düşmüştü.
Ayaklarımın beni daha fazla taşımaması ile aniden yere çökmüştüm.
Ağzımdan sadece bir cümle çıkmıştı geriside gelmemişti.
Ben:
"Annem"
Ece kolumdan tuttup beni sarsarak konuştu.
Ece:
"Yıldız, bana bak güzellim, kendine gel yıldız"
Ece konuşuyordu ama duymuyordum, beynimde sadece tek bir cümle dönüp dolaşıyordu.
Yıldız annemler trafik kazası geçirmiş yoğun bakımdalarmış ama korkma iyi olcaklar.
Yıldız annemler trafik kazası geçirmiş yoğun bakımdalarmış.
Yıldız annemler trafik kazası geçirmiş.
Etrafımdaki sesleri sadece uğultulu bir şekilde geliyordu.
Ben:
"Annem...babam"
Ağzımdan son çıkan cümleyle daha fazla dayanamayıp kendimi bırakmıştım.
Evet bölüm sonu.
Bir sonraki bölüm baya duygusal olucak kendinizi hazırlayın derim.
Bölüm hakkında düşüncelerinizi bekliyorum, her zamn dediğim gibi eleştiriye açığım.
Beğenilerinizi ve yorumlarınızı bekliyorum iyi okumalar diliyorum canlarım💗
Kelime sayısı:9827
Bölüm etkileşimi
