22. bölüm · Yalanlarla dolu gerçek (gerçek ailem)
18. Bölüm
(Yıldızın gözünden)
Odaya vuran güneşin ışığıyla gözlerimi aralayıp odada gözgezdirdim ve sabah olduğunu anlamıştım.
Yerimde doğrulup bacaklarımı yataktan sarkıtarak oturur pozisyona gelip saate baktım ve saat 07:00'di.
Biraz oyalanıp yataktan kalkıp banyoya gidip ellimi yüzümü yıkayıp kendime gelmeye çalıştım ama hayla uykum vardı.
Banyodan çıkıp giyinme odasına yöneldim ve ilk 2 ders beden olduğu için üstüme omzumdan aşağı düşen bir kazak giydim altına ise eşofman giymiştim, formalarımıda çantama koyup çantamı alarak aşağı iniyordum ki saçımı düzeltmediğim aklıma gelmişti.
Makyaj masama geçip hafif bir makyaj yapıp saçlarımı da açık bırakıp dalgalı yapmıştım, işte şimdi hazırdım son bir kez aynadan kendime bakıp çantamı alıp aşağı indim.
(Altı biraz daha kısa düşünebilirsiniz, saç renginide kumral düşünebilirsiniz)
Ben tam odadan çıkarken Barlas abimde benimle beraber çıkmıştı, aynı anda çıkmıştık yani.
Oda beni farketmişti ve gülümseyerek yanıma geldi.
Barlas abim:
"Günaydın bebeğim"
Ben:
"Günaydın abimm"
Barlas abim:
"Nasılsın bakalım iyimisin"
Ben:
"İyiyim abim merak etme, sadece uykum var en sıkıcı olan derste uyicam"
Barlas abim:
"Öyle birşey yapmak yok küçük hnm"
Ben:
"Ama abbii"
Barlas abim:
"Ama abi falan yok erken yatarsanız bu kadar uykusuz kalmazsınız"
Ben:
"Oofff yaaa"
Barlas abim:
"Abiye off'la-"
Yine o cümleyi kurcağını bildiğim için ellimle ağzını kapatıp bir işaret parmağımıda ona sallayarak konuştum.
Ben:
"Tamam uyumicam yeter ki şu cümleyi kurmayın"
Ellimi çekmemle başını geriye doğru atıp güldü.
Ben:
"Tamam tamam gülmüyorum hadi gidelim"
Diyip kolunu omzuma attı ve ikimizde merdivenlere yöneldik.
Aşağı indiğimizde herkes sofradaydı yine geç kalan kişi olmuştum.
Ben:
"Ayy sıkıldım şu masaya en son gelmekten"
Bu sefer masadaki herkes gülmüştü ve o sırada Yaman bana baktı ve konuştu.
Yaman:
"Son doğanlar son gelir cnm kardeşim, hadi geç"
Ona gözdevirerek yerime gittiğim yerde mırıldandım.
Ben:
"Sanırsın kendisi benden önce doğmuş"
Yaman:
"Öyle zaten"
Ben:
"Nerde öyle önce ben doğdum"
Yaman:
"Yoo ben:
Bunla inatlaşmayıp anneme dönüp sordum.
Ben:
"Anne önce Yaman mı doğdu Ben mi"
Annem bana bakıp söyleyip söylememek arasında kalmıştı ama sonunda söylemeyi seçip konuşmuştu.
Annem:
"Yaman"
Gözlerim şok içinde açılınca Yamanın 'gördün mü' bakışlarına maruz kalmıştım.
Ben:
"Nasıl ama yaa"
Annem:
"Ee kızım sen inat edip çıkmadın ki ne nazlı çıktıysan doktor seni çıkarana kadar kadın ter döktü"
Ağzım 'oha' derecesine açılmıştı, Yamanın bana dönüp konuşması ile açılan ağzımı kapattım.
Yaman:
"Kapat ağzını abicim sinek giricek"
Ona sinirle dönüp masada fırlatıcak birşey ararken çatalı ellime alıp fırlattım.
Ben:
"Bana bak çocuk harbi döverim senii"
Yaman:
"Önce ben doğdum sonuçta büyük olan benim"
Ben:
"Benden önce doğman büyük olduğun anlamına gelmez"
Bu sefer alp abim bana hak vermişti.
Alp abim:
"Kız haklı abi"
Ben:
"Ben her zamn haklıyım cnm"
Alp abim:
"Heh hemende övün zaten"
Ben:
"Tabikidee"
Alp abim ve benim diyolağıma hepsi gülmüştü böyle böyle sohbet ederek kahvaltıyı bitirip salona geçtim ve telefonu açtım, onur ve emirden mesaj gelmişti.
Anlayışlı kıt:
"Günaydın kuyruklu yıldız"
Emoşum:
"Dünkü olayların detayına kadar anlatmasan senle konuşmam"
Bu dediğine gülmüştüm ama ikinci mesajını okumamla şok geçirmiştim
"Bu arada yıldız hnm artık sizin okuldayım seninle aynı sınıftayım ayağını denk al"
Siz:Nassııll llaann
Emoşum:Öyleli kral okula gel anlatırım
Siz:Anlatmasan kafanı kırarım zaten
Emoşum:Anlatmıyorum lan cnm ne zamn isterse o zamn anlatıcam
Siz:Emmiirrr!!!
Emoşum:Efendim
Siz:Okula geldiğimde anlatıcaksın
Emoşum:Bakarız güzelim bakarız
Siz:Demek öylee
Emoşum:Evet öyle nolmuş ki
Siz:Anlatana kadar engelini açmıyorum
Emoşum kişisini engellediniz, engelli kaldırmak için dokunun.
Aptal çocuk hadi şimdi anlatmada görim, emirin sohbetinden çıkıp onurun sohbetine girdim.
Anlayışlı kıt:
Siz:Günaydınn anlayışlı kıt
Onada mesajı attıktan sonra WhatsApp'tan çıkıp instegrama girdim ve gönderi perilerim tuttuğu için Yaman yemeğini bitirene kadar bende instaya post attım.
@yıldızkorkmz__
Yalın:Ben bilmem
Halasının aşkı🥹
@defnekorkmz_67 Bu kadar yakışıklı çocuk doğurulur mu be🧿♥️
Postu yeni attığım için henüz yorum yazılmamıştı neyse okulda teneffüste bakardım.
Yamanın seslenmesi ile ona döndüm.
Yaman:
"Napıyorsun sen"
Ben:
"Hiç instegrama post atıyorum çok boş bıraktım bu aralar"
Yaman:
"Sanırsın ünlü"
Ben:
"Öyle zaten"
Bu sefer Barlas abim beni desteklemişti.
Barlas abim:
"Bak bunda haklı işte"
Bende ona gülümseyip göz kırptım, bu haraketime Dudağının kenarını kıvırarak gülmüştü.
Bende bir hışımla ayağa kalkıp abi çetesine döndüm.
Ben:
"Eee bizi kim bırakıyo"
Aras abim yanıma gelip kolunu omzuma attı ve sırıtarak konuştu.
Aras abim:
"Ben, bugünkü şoförünüz benim hanımefendi"
Bende alp alperen ve atlas abime dönüp onları kıskandırmaya çalışarak konuştum.
Ben:
"Yakışıklı şoförü Ben kaptım beyler siz kendinize başka şoför bulun"
Yaman:
"Eee beenn"
Ben:
"Tamam sende gel hadi acıdım"
Yaman:
"Zaten gelcektim"
Ben:
"Gelmiyorsun git!"
Yaman:
"Senin araban mı"
Ben:
"Şoför benim"
Yaman:
"Yooo benim"
Ben:
"Hadi be ordan"
Biz kavga ederken aras abimde ortamıza gelip bir kolunu benim omzuma bir kolunuda Yamanın omzuna attı.
Aras abim:
"Kavga etmeye devam ederseniz ikinizide almam"
Yamanla aynı anda elimizi ağzımıza götürüp fermuar çekip sustum işareti yapmıştık.
Barlas abim:
"Peki bunu ikisininde aynı anda yapması"
Ben:
"İkiz olduğumuz içindir belki"
Tam o sırada alperen abimde sohbete dahil oldu.
Alperen:
"Bu tipsiz nasıl senin ikizin oluyor orasını hayla anlamadım"
Bende Alperen abime dönüp sinirle konuştum.
Ben:
"Hop hop yavaş gel aslan parçası benim ikizim tipsiz değil bir kere"
Alperen abim:
"Lan az önce birbirinizi yemiyomuydunuz"
Yamanın yanına gidip kolumu omzuna attım.
Ben:
"Biz birbirimizi yeriz ama yedirmeyiz ayağını denk al"
O sırada aras abimde beni desteklemişti.
Aras:
"Ooooo, bak gördün mü ikizinide satmıyor"
Bende göğsümü kabartarak konuştum.
Ben:
"Satmam tabi o benim kardeşim"
Barlas abim:
"Afferin prensesime"
Biz gülüp eğlenirken tam o sırada telefonuma mesaj gelmişti mesajın kimden geldiğine baktığımda ise kimden geldiğini görünce ekrana donup kalmıştım.
Mert yazmıştı.
1 ay olmuştu unutmuşken neden yazdı ki?
Mert:
"Naber güzellik bakıyorumda unuttun beni"
Ben hayla telefona donuk şekilde bakıyordum etrafımda mi sesleri duymamıştım aras abim, yaman, Barlas abim sesleniyordu ama ben duymuyordum.
Barlas abim:
"Yıldız"
Yaman:
"Yıldız noldu kızım"
Aras abim:
"Yıldız noldu prensesim"
Kendime geldiğimde ise bu sefer Barlas abimin sesiyle ona döndüm.
Barlas abim:
"Yıldız"
Ben:
"Haa, efendim"
Barlas abim:
"İyimisin birtanem"
Kafamı iki yana sallayarak konuştum.
Ben:
"İyiyim ya birşey yok bir an başım döndü sandım da ondan, yaman hadi biz arabaya geçelim aras abimde gelir"
Diyerek Yamanın koluna girerek onunla hızlı şekilde yürümeye başladım, Yürüdüğümüz yerde mırıldanarak konuştu.
Yaman:
"Nolduğunu söyliycek misin"
Ben:
"Bekle"
Diyerek onu arabanın önüne kadar sürükleyip abim geliyor mu diye kontrol ettikten sonra dönüp konuştum.
Ben:
"Mert yazdı"
Yaman:
"Nee, ne alaka kızım Bırakmadı mı bu seni"
Ben:
"Bıraktı sandım ama bırakmamış yine yazdı"
Yaman:
"Bak bu işin sonu iyi değil bunu abime söylememiz lazım, lan takıntılı kaldı çocuk sana"
Ben:
"Söyleyemem"
Yaman:
"Neden lan! Hayla o iti mi koruyorsun"
Ben:
"Ben onu değil abimi koruyorum Gerizekalı, banane ondan ölse umrumda olmaz"
Yaman:
"Ölmesini istemiyorsun!"
Dediği şeyle donup kalmıştım.
Ben:
"Ne diyorsun be sen"
Yaman:
"İstemiyorsun işte ölmesini, çünkü onu hayla unutmadın"
Sırtımı arabaya yaslayıp başımı yamana çevirip konuştum.
Ben:
"Unuttum anladın mı unuttum ben onu"
Diyip kapının olduğu tarafa baktığımda abim çıkmış geliyordu.
Yamana dönüp telaşla konuştum.
Ben:
"Abim geliyor sakın birşey deme okulda detayları konuşucaz"
Diyip arabaya binmiştim, içimde tarif edemediğim şekilde bir his vardı korku ve endişeydi korkmamın sebebi mertin ölmesi değildi, abimin bu meseleyi öğrenmeseydi eğer abim öğrenirse onu öldürürdü.
Yaman ve aras abimde arabaya bindiğinde aras abim direk arkasını dönüp bana doğru konuştu.
Aras abim:
"Noldu sana güzelim niye aniden çıktın"
Ben:
"Yok birşey abim, onur hemen okula gelin dersbaşladı yazmışta ona takıldım"
Aras abim:
"Umarım öyledir"
Diyip önüne dönüp arabayı çalıştırmıştı, Bende kafamı cama yaslayıp yine akıp giden yolu izlemeye koyuldum ama bu sefer kafamdaki düşünceler ile.
Sonunda okula geldiğimizde bahçede kimse yoktu, Bende yamana dönüp konuştum.
Ben:
"Ben derse girmiycem"
Yaman:
"Neden"
Ben:
"Geç kaldım zaten hem derste beden girmiycem diğer derse giricem sen git"
Yaman:
"Tamam o zamn bende girmiyorum"
Ben:
"Ya sen gir benim yüzümden yok yazılma"
Yaman:
"1 dersten birşey olmaz"
Ben:
"Yaman"
Yaman:
"Neee"
Tam ağzımı açıp konuşcaktım ki beni susturdu.
Yaman:
"İtiraz ediceksen hiç boşuna uğraşma çünkü gitmiycem"
Ben:
"Off"
Diyerek bahçedeki bankalardan birine oturdum yamanda gelip yanıma oturunca kafamı omzuna dayayıp kara kara düşünmeye başladım.
Ben:
"Yaman Ben napıcam ya"
Yaman:
"Napıcam değil napıcaz, ne yapacaksak beraber yapıcaz tek değilsin birtanem"
Ben:
"Seni çok seviyorum biliyorsun demi"
Yaman:
"Beni herkes seviyor ya"
Ben:
"Kırarım o kafanı seni benden başka kimse sevemez"
Oda başını arkaya atıp güldükten sonra benim gibi başını başıma dayayıp konuştu.
Yaman:
"Tamam güzelim sinirlenme beni sadece sen seviceksin"
Bsn:
"Aferin"
Diyip teneffüs zilinin çalmasını bekledik, yaklaşık 40 dakika sonra zil çalınca bizde toplanıp sınıfa doğru yürüdük.
Sınıfa gittiğimizde direk sırama geçip kafamı yan bir şekilde dayayıp camdan gökyüzünü izliyordum, tam o sırada telefonuma tekrar mesaj gelmişti ve mesaj yine merttendi.
Mert:
"Gg oluyor mu hiç güzelim"
"Akşam saat 20:00'da sahile gel yoksa yapacaklarımı tahmin bile edemezsin"
"Haa bu arada kimse gelmiycek tek geliceksin"
İçimden derin bir Off çekip kafamı tekrardan masaya koyup gözlerimi kapatıp ne yapcağımı düşünmeye başladım kafamı kaldırıp yamana dönüp konuştum.
Ben:
"Konuşmamız gerek"
Yaman:
"Öğle arası"
Ben:
"Olur"
Önüme dönüp kafamı yine kolumun arasına gömdüm.
Bir kaç dakika sonra hoca gelmişti ve bise dönüp konuştu.
Beden hocası:
"Evet çocuklar yoklama aldıktan sonra dışarı çıkıcaz"
Hocanın dediklerini sadece dinlemiştim gözüm hep dışarıdaydı, bir insanın hiç mi dertsiz günü olmaz benim olmuyordu.
Hoca yoklamayı aldıktan sonra hepimiz toplanıp bahçeye çıkmıştık.
Bahçeye çıktığımızda hepimiz sıraya dizilmiştik hoca bizi tekrar gözden geçirdiğinde serbest bırakmıştı, erkekler futbol oynarken kızlar voleybol oynuyordu sn sevdiğim spor diliydi ama şuan kafamdaki düşünceler yüzünden ne oyun oynayabiliyordum nede izleyebiliyordum.
Bir kaç dakika sonra Yaman yanıma geldi.
Yaman:
"Bekleme öğle arasını anlat güzelim"
Ben:
"Sarılabilir miyim?"
Hiç beklemeden beni göğsüne çekip sarılmıştı.
Yaman:
"Bir daha sorarsan o saçlarını yolarım"
Hafif sırıtarak iyice göğsüne sindim, bir kaç dakika sonra ayrılıp bana döndü ve konuştu.
Yaman:
"Noldu"
Cebimden telefonumu çıkarıp mertle olan mesajları açıp gösterdim.
Ben:
"Bak"
Mesajı okuduğunda bedeninin nasıl kasıldığını burdan farketmiştim.
Yaman:
"İt oğlu it şerefsiz"
Ben:
"Sakin ol!"
Yaman:
"Gidicekmisin?"
Ben:
"Mecburen"
Yaman:
"Bende gelicem"
Ben:
"Olmaz"
Yaman:
"Nah olmaz, itiraz istemiyorum gelicem dediysem gelicem"
Ben:
"Saçmalama seni görürse orda ne yapar bilmiyor musun"
Göğsünü kabartıp Dudağının kenarını kıvırarak gülmüştü.
Yaman:
"Görmicek ki"
Ben:
"Nasıl"
Yaman:
"Bak şimdi dediği yere tek gideceksin Ben orda bir yerde saklanıp sizi izliycem ters bir hareketinde ağzını burnunu kırıcam"
Ben:
"Ağzını burnunu kırıcaksan gelme kavga istemiyorum"
Yaman:
"Tamam kavga yok ama ters hareketinde ortaya çıkarım anlaştık mı"
Sıkmak için ellini uzattığında bende tuttup sıktım.
Ben:
"Anlaştık"
Dedikten sonra ellerimizi sallayıp bırakmıştık.
Ben:
"Hee unutmadan abime söylemek yok"
Yaman:
"Delirdin heralde Barlas abime söyliycez"
Tam ağzımı açıp konuşcaktım ki beni yine susturmuştu.
Yaman:
"İtiraz istemiyorum"
Ona döndüm ve işaret parmağımı sallayarak konuştum.
Ben:
"Eğer Barlas abime söylersen senle konuşmam"
Bu sefer o konuşcakken Ben onun lafını kesmiştim.
Ben:
"İtiraz istemiyorum!"
Dedikten sonra tam o sırada çalan zille sınıfa çıkmıştım.
Bugün kafamı hiçbirşeye vermemiştim hocaların anlatıklarını dinledim ama hiç biri de beynime işlememişti, onur gil kaç defa kantine gidelim bahçeye gidelim falan demişti ama ben onları reddetmiştim onur hariç diğerleri giderken aksine onur hep başımda beklemişti ama benim ona dönüp olayları anlatacak mecalim bile yoktu.
Okul bitmişti ve şuan yamanla abi çetesinin birisinin gelip bizi almasını bekliyorduk.
Ben:
"Off nerde bunlar yaa"
Yaman:
"Bilmiyorum ki"
Ben:
"Yaman Ben çok stresliyim"
Yaman:
"Sakin ol stres yapma gideceksin konuşacaksın derdi neymiş öğreniceksin"
Ben:
"İşte bu kadar basit birşey beni niye bu kadar strese sokuyor"
Yaman:
"Çünkü aylar sonra ilk defa görüceksin onu"
Ben:
"Nefret ettiğim ölse mezarına gitmeyeceğim biri neden bana böyle hissettiriyor ki"
Yaman:
"Nasıl hissettiriyor"
Ben:
"Ne bilim, tuhaf çok tuhaf hemde aşk değil bu hissettiğim şey ona eminim ama korkuyorum"
Yaman:
"Neyden?"
Ben:
"Bak sen hani hep diyorsun ya onu mu koruyorsun diye"
Yaman:
"Evet"
Ben:
"Ben onu değil abimi koruyorum, ben abimi kaybetmekten korkuyorum bak 17 yıl boyunca abim olmadı benim Barış bana abilik yapmadı Ben sevgiyi sizden öğrendim, abiliğin ne demek olduğunu sizden öğrendim bunca yıl sonra kavuşmuşkken onları kaybetmek istemiyorum"
Beni hemen göğsüne çekti ve sarıldı.
Yaman:
"Tamam söz, söz abimin haberi olmiycak sadece sen ve ben gidicez"
Ben:
"Söz mü?"
Yaman:
"Söz, ikiz sözü,kardeş sözü,yaman sözü"
Ben:
"Tamam o zamn"
Bir süre daha öyle kaldıktan sonra birbirimizden ayrılıp abi çetesinden birinin gelmesini bekledik.
Eve gelelimiz 3 saat olmuştu, 1 saati yolda geçerken 1 saati ise benim duşta geçmişti. Eve gelip yemek yedikten sonra kendimi direk duşa atmıştım, 1 saat duşta oyalandıktan sonra çıkmıştım.
Banyodan çıkıp giyinme odasına yöneldim ve kendime gri şortlu bir takım çıkardım, takımımı giydikten sonra altına ise beyaz çoraplarımı ve nike ayakkabımı giyip sonra direk saçlarıma yöneldim, saçlarımın da bakımını yapıp kurutmuştum ve sonra dalgalı yapmıştım.
Makyaj masama geçip yüzümede nemlendiricimi sürüp hafif bir makyaj yapmıştım.
(Yıldızın kombini)
Artık hazır olduğumda odamdan çıkıp Yamanın odasına geçmiştim.
Ben:
"Yaman"
Yaman:
"Efendim"
Ben:
"Hadi hazırsan gidelim"
Yaman:
"Hazırım hadi gidelim"
Arkamı dönmemle Barlas abimi görmem bir olmuştu, ellerini arkada birleştirip kafasını hafif yana eğmişti.
Hadi bakalım başlasın sorgu.
Barlas abim:
"Nereye?"
Ben lafı ağzımda eveliyip geveleyerek konuşmuştum.
Ben:
"Şey-şeye biz parka gidiyoruz"
Barlas abim:
"Parka?"
Başımı hafif aşağı yukarı salladım.
Ben:
"Hıhım"
Yaman:
"Hadi yıldız gidelim"
Oda abimi görünce anlık afalamıştı ama bana baktığında kaş göz işareti yaptıktan sonra herşeyin yolunda olduğunu anlamıştı.
Ben:
"Oldu o zaman bir sorun yoksa biz gidiyoruz"
Barlas abim:
"Dikkat edin güzelim olur mu"
Ben:
"Tamam abim merak etme, hadi Yaman gidelim"
Diyip merdivenlerden aşağı doğru inmiştim yamanda arkamdan geliyordu, aşağı indik ve direk dışarı çıktık sonra ben yamana dönüp konuştum.
Ben:
"Hadi bakalım gidip şunun derdini öğrenelim"
Yaman:
"Hadi bakalım"
Diyip o önden bende arkada olacak şekilde sahile doğru yürümeye başladık, bırakacak kimse olmadığı için ehliyetimizde olmadığı için arabayla gidemiyorduk.
Neyseki sahil çok uzak değildi 20 dakika sonra sahile geldiğimizde Mert daha gelmemişti, Bende yamana saklanacağı yeri gösterdiğimde Yaman oraya doğru gidip yerini almıştı. Bende telefonumu çıkarıp merte mesaj attım.
Mert:
Siz:geldim ben nerdesin?
Mert:Geldim güzellim kafanı kaldır.
Kafamı kaldırdığımda karşımda merti görmemle yerimde irkilip bir adım geri gitmem bir olmuştu, sinirle ona dönüp konuştum.
Ben:
"Ruh hastasımısın sen ya ne diye dikiliyorsun depemde zebani gibi"
Mert:
"Sana hastayım güzelim"
Ben:
"Güzelim Diyip durma, ne istiyorsun?"
Mert:
"Direk saadete gelelim diyorsun yani, olur güzelim bana uyar"
Ben:
"Saadete gel artık"
Mert:
"Peki, benden kolay kolay kurtulacağını sanman beni üzer güzelim"
Ne saçmalıyordu bu?
Ben:
"Ne saçmalıyorsun sen"
Mert:
"Saçmalamıyorum, benim olucaksın"
Ben:
"Ne diyorsun be sen yemin ederim öldürürüm seni"
Mert:
"Doğru yaparsın, sonuçta sen babanı bile bıçaklamış kızsın"
Dediği şeyle beynime kan sıçramıştı, 9 yaşındayken kaza sonucu babamı bıcaklamıştım.
Ben:
"Ne alaka şimdi ne diye bunu söylüyorsun"
Mert:
"Ya benim olursun yada gider polise herşeyi anlatırım, babanı bıçaklayıp kanlar içinde onu bahçede bırakıp kaçtığını anlatırım"
Olduğum yerde donup kalmıştım ve sadece mertin yüzüne odaklanmıştım donup kalmıştım sadece ona bakıyordum ve o benim bir aralar sevdiğim adam değildi, o şuan beni tehdit eden sırf onun olmam için beni tehdit eden biriydi.
Benim aşık olduğum o adama ne olmuştu? Ondan eser kalmamıştı.
Bir süre daha öyle kaldıktan sonra kafamı iki yana sallayıp kendime gelmeye çalıştım.
Ben:
"Yapamazsın, bana bunu yapamazsın yapmazsın Mert ne diyorsun sen ne saçmalıyorsun ne oldu bir ara benim için canını bile verecek o adama"
Mert:
"Öldü o adam! Kendi ellerinle öldürdün o adamı ben o adamı gömdüm seni seven adamı gömdüm ben, evet bir zamanlar seni sevdim ama beni terk ettikten sonra herşey bitti anlıyormusun beni seni seven o adam öldü şuan ise sadece seni kullanmak isteyen kullandıktan sonra bir köşeye atacak olan o adam duruyor karşında"
Dedikleri karşısında ağlamamak için kendimi zor tutmuştum, nefes almaya çalıştıkça boğazım düğümleniyordu.
Olmazdı, şuan kriz geçiremezdim.
Ben:
"Ben seni boş yere mi terk ettim! Ben sahipsiz kaldım senin kapına geldim sevdiğim adamın kapısına geldim ama sen yanlış anlama sonucunda beni evden kovdun, sen beni ittin Mert öldürdün beni ben mi suçlu oldum şimdi"
Mert:
"Tamam yaptım bir hata kafam yerinde değildi dedim sana, ayrıca sen ilk bana gelmedin o onur denen itin yanına gittin gördüğüme göre de baya iyiydiniz"
Ben:
"Sen busun biliyor musun? Dinlemeden etmeden karşındakini yok sayacak kadar bencilsin"
Mert:
"Öyleyim lan! Bencilim,aptalım,malım,şerefsizim oldu mu"
Ben:
"Ölsen bile rahatlamaz içim, sakın bir daha beni arama nasıl ki o adamı öldürüp gömdüysen benide öldür ve göm ama pardon sen beni o gün zaten öldürüp gömüştün"
Tam arkamı dönüp gidiyordum ki kolumu tutup sıkmaya başladı.
Mert:
"Hayırdır nereye gidiyorsun"
Ben:
"Bırak beni canımı acıtıyorsun"
Mert:
"Seni bitirmeden bırakırmıyım hiç? Acı çektiğini görmeden bırakırmıyım Ben seni"
Ben:
"Daha ne kadar acı çekmemi istiyorsun yeterince acı çektim ben haylada çekiyorum ne istiyorsun benden"
Mert:
"Canını! Canını almadan bırakırmıyım Ben seni"
Kolumu ondan kurtarmaya çalıştıkça daha sıkı tuttup dahada sıkıyordu ve biranda kolumdan tutup beni sahilin ucuna kadar götürdü.
Ben:
"Hayır! Mert hayır, yapma! Bırak nolur"
Mert:
"Ben o gün nasıl acı çektiysem nasıl beni kapından kovduğun gibi sende acı çekeceksin tam bu denizde can çekeceksin ama seni kimse duymiycak, hoşçakal güzelim seninle oynamak eğlenceliydi"
Tam atıcaktı ki birinin beni kendine çekmesi ile eli boşa düşmüştü.
Barlas abim, Barlas abim gelmişti.
Barlas abim:
"Önce seninle başlayalım o zman ne dersin"
Abim ona kaş göz yapıp kafasını sallarken Mert olduğu yerde kalmıştı, donup kalmıştı sadece abime ve arkasındaki bana bakıyordu.
Mert:
"Sana tek gel demiştim"
Ben hayla olayın şoku ile kendime gelmeye çalışıyordum, nefes almaya çalıştıkça nefeslerim boğazımda düğümleniyordu.
Barlas abim:
"Tek gelseydide kızı öldürseydin demi, yermiyim lan ben bunu Hee yermi lan polis adam"
Biraz sonra Yaman yanıma gelip beni kendine çekip sarılmıştı, ben ise hayla şoktaydım bakışlarım biryere sabitlenmiş sadece oraya bakıyordum.
Yaman beni ve kafamı göğsüne çekip sıkıca sarılmıştı ve beni ordan uzaklaştırmaya çalıştı ama ben haraket edemiyordum, donmuştum ciddi anlamda donup kalmıştım.
Yaman kafamı Göğsünden kaldırıp bana bakıp birşeyler dedi, sesi bozuk gelsede biraz anlayabiliyordum ama hayla donuktum.
Yaman:
"Yıldız! Kendine gel güzelim, Yıldız bana bak birtanem kendine gel yıldız!"
Yaman yanağıma vurup beni kendine getirmeye çalışıyordu, abim ise merti kaçmasın diye arabaya kitlemeye gitmişti.
Abim geldiğinde beni kucağına alıp banka oturttu ve bana dönüp konuştu.
Barlas abim:
"Yıldız! Kendine gel bebeğim hadi, yıldızım geçti birtanem burdayım ben"
Yanağıma vurması ve Yamanın nerden bulduğunu bilmediğim suyu yüzüme çarpması ile bakışlarımı olduğum yerden çekip abime baktım.
Abim farketmiş olucakki ellerimi sıkıca tuttup konuştu.
Barlas abim:
"İyimisin birtanem"
Ben:
"Abi"
Barlas abim:
"Burdayım abim, Burdayım birtanem"
Ben:
"Abi ben birşey yapmadım, gerçekten yapmadım ölmedi abi yaşıyor Ben onu isteyerek bı-"
Sözümün yarıda kesilmesinin sebebi abimin beni kendine çekip sarılmasıydı.
Barlas abim:
"Biliyorum abicim, biliyorum bebeğim senin bir suçun yok inanıyorum ben sana"
Kafamı abimin omzuna gömüp içimde tuttuğum gözyaşlarımı bıraktım.
Ben:
"Ben katil olmadım abi, ben kötü biri değilim ben, ben sadece kendimi korumak istedim"
Oda bir koluyla bana sarılıp bir elliylede saçımı okşuyordu.
Barlas abim:
"Biliyorum birtanem, biliyorum bebeğim sakin ol tamam mı sen katil değilsin, sen kötü biri değilsin, sen kendini korumak istedin tamam mı"
Cevap vermeyip daha çok abimin göğsüne sinmiştim, bir kaç dakika daha böyle kaldıktan sonra siren sesleri duyulmuştu.
Bir anda kafamı kaldırıp abime baktım.
Barlas abim:
"Korkma abim senin için değil, o şerefsizi almak için geldiler"
Daha sonra yamana döndü ve konuştu.
Barlas abim:
"Yıldıza bak ben şu işi halledip geliyorum"
Dedikten sonra Yaman kafasını sallayıp beni göğsüne çekip sarılmıştı, Bende onun göğsüne iyice sinmiştim ve bir ellini kaldırıp saçımı okşamıştı.
Bir süre böyle kaldıktan sonra abim geldi ve önümde diz çöküp ellimi tuttu ve gözlerimin içine bakarak konuştu.
Barlas abim:
"Bir daha seni rahatsız edemeyecek onla bende dahil tüm ekip özel olarak ilgilenicez tamam mı güzelim, iyimisin biraz daha"
Ben:
"Özür dilerim"
Barlas abim:
"Ne için bebeğim"
Ben:
"Merti sana söylemediğim için, ben korktum abi sen onu öldürüp hapse girersin diye çok korktum ben seni kaybetmek istemedim o yüzden söylemedim bana kırılma nolur özür dilerim çok özür dilerim"
Abim önümden kalkıp yanıma oturup beni kendine çekti ve sarıldı.
Barlas abim
"Şşştt sakin ol birtanem senin bir suçun yok"
Beni Göğsünden çekip yüzümü yüzüne hizaladı.ş
Barlas abim:
"Korkman normal birtanem yani şimdi bunu bana daha önce söyleseydin muhtemelen Mert depoda olurdu"
Beni güldürmek için söylediğini biliyordum ama benim gülücek dermanım bile yoktu.
Bir anda ayaklandı ve ikimizin karşısına geçip konuştu.
Barlas abim:
"Hadi bakalım kalkın eve gidiyoruz, bugün yeterince yoruldunuz"
Abimi ikiletmeden kalktığımızda arabaya doğru yürümeye başladık, az öncekine göre biraz daha iyiydim yavaş yavaş kendime gelmeye başlıyordum.
Kendime söz vermiştim güçlü olucam yıkilmiycam diye ama galiba o sözü çiğnemiştim, tekrardan söz vermiyordum ama düzelmeye çalışacaktım en azından onları üzmemek için.
Bir saatin sonunda eve gelmiştik niyeyse kendimi çok tuhaf hissediyordum neden bilmiyorum ama kendimi çok suçlu hissediyordum, kapıyı çaldığımızda seher abla açmıştı ve bize gülümseyip 'Hoşgeldiniz' demişti bizde gülüp içeri geçmiştik.
İçeri geçtiğimde herkese gülümseyip konuştum.
Ben:
"Şey ben uyicam biraz başım ağrıyorda"
Annem de gülümseyip 'tamam kızım' Dedikten sonra bende abimlere dönüp abim gülümsediğinde bende gülümsedikten sonra arkamı dönüp merdivenlerden çıkarak odama gittim.
Odama geldiğimde kendimi direk duşa atmıştım, biraz olsun rahatlamaya ihtiyacım vardı ve duş beni rahatlatan tek şeydi.
1 saat falan duşta oyalandıktan sonra çıkmıştım, giyinme odasına gidip pijamalarımı giyip saçlarımı tarayıp spreyi sıkmıştım sonra tekrardan taramıştım ve kendi haline kurumaya bırakmıştım.
Daha sonra yatağımın başlığına kafamı dayayıp düşünmeye başladım, ne olduğunu bende bilmiyorum ama herşeyi düşünmeye başladım.
Overtink saatim gelmişti yani telefonumdan rastgele bir tane şarkı açıp sırtımı yatak başlığına dayadım, bacaklarımı kendime çekip Kollarımı bacaklarıma sarıp ellerimi önden kenetlemiştim.
(Şarkı:Gidiyorum hayatından
Berkan ural;Burak yıldırım)
(Barlasın gözünden)
Yıldız odasına çıktığı gibi bütün herkes bakışlarını bana çevirmişti, Bende kendimi rastgele bir koltuğa attığımda yamana otur işareti yapmıştım.
Yanıma oturduğunda biraz öne eğilip Kollarımı bacaklarımın üstüne dayayıp ellerimi birbirine kenetleyip yamana dönüp konuştum.
Ben:
"Bana neden haber vermedin?"
Sesim baya sert çıkmıştı, amacım korkutmak değildi ve bunu yamanda çok iyi biliyordu.
Yaman:
"İstemedi abi vallah istemedi söylersen seninle konuşmam dedi"
Bir sinirle ayağa kalkıp salonda volta atmaya başlamıştım.
Ben:
"Dinlemiycektin! 1 gün küser 2 gün küser 3 gün barışır Diyip bana söylicektin, ya yetişemeseydim ya Yıldızın kolunu tuttup çekmeseydim nolurdu düşünmedin mi Yaman"
Yaman:
"Abi tek gel demiş kıza tehdit etmiş Ben gittim ağacın arkasına saklandım kötü birşey yaparsa çıkacaktım tam çıkıyordum da zaten ama o anda sen geldin"
Ben:
"Sen gidene kadar o manyak kızı atardı lan"
Yaman:
"Özür dilerim abi"
Bir sinirle koltuğa oturup başımı yere eğip avcumun içine alıp okşamaya başladım, başım yere eğikken konuştum.
Ben:
"Bir daha böyle bir şey yaparsan sana abilik hakkımı helal etmem Yaman"
Yüzünün korkudan nasıl bir hal aldığını az çok tahmin edebiliyordum.
Ben:
"Şimdi odana çık gözüme gözükme!"
Bunu Dememle adım seslerini duymam bir olmuştu, yaman gittiğinde kafamı kaldırıp bizi izleyenlere dönüp konuştum.
Ben:
"Merti kimler biliyordu"
Aras bir hışımla ayağa kalkıp bana dönüp konuştu.
Aras:
"Birşey mi yaptı"
Ben:
"Yapıyordu, yetişmeseydim kızı denize atıyordu"
Arasın alnındaki damarlar sinirden ortaya çıkmıştı, bir ellini yumruk yapıp dişini sıkmaya başladı.
Aras:
"Şerefsizin oğlu"
Ben:
"Neyi bekliyordun lan, o iti öğrendiğin gün harakete geçmek için neyi bekledin"
Aras:
"Lan 1 aydır ortada yoktu unuttu sandık bitti sandık peşini bıraktık nerden bilelim biz böyle bir şey yapcağını"
Ben:
"Bilmen gerekti aras, ya ben olmasaydım o kız şuan denizdeydi"
Bakışlarım anneme değdiğinde ağzını tuttup ağladığını görmüştüm, yanına eğildim ve omzunu tuttup konuştum.
Ben:
"Annem sakin ol meleğim birşey yok"
Annem:
"Nasıldı barlas"
Ben:
"İyiydi annem daha iyi olcak nolur kendine gel"
Annem:
"Ona bunu niye yapıyorlar Barlas benim kızım suçsuz Barlas ne istiyorlar"
Ben:
"Geçicek annem hepsi geçicek nolur kendine gel"
Onu göğsüme çekip sakinleştirmeye çalıştım ama nafile hayla hıçkırarak ağlıyordu.
Babam şoktan çıkıp annemin önünde eğildi ve ellini tuttu.
Babam:
"Sakinleş lara'm kızımız iyi bak odasında"
Annem:
"Ben onu bir kez daha kaybedemem Ömer, dayanamam bu sefer olmaz"
Babam:
"Kaybetmiycez birtanem nolur sakinleş"
Bende anneme dönüp konuştum.
Ben:
"Annem sakin ol meleğim onu kaybetmiycez güven bana olur mu?"
Defne de ellinde bir bardak suyla geldiğinde anneme içirdi.
Defne:
"Anne sakinleş biraz nolur bak yıldız iyi"
Hepimiz annemi sakinleştirmeye çalışıyorduk çünkü annem ciddi anlamda çok kötüydü seher abla sakinleştirici getirdiğinde anneme onu içirmiştik.
Şuan arabanın frenine basabildiğim kadar hızlı basıyordum çünkü Mert denen alçağa haddini bildirip kardeşimin intikamını alıcaktım, evet şuan arabadaydım ve mertin yanına doğru gidiyordum annem anca sakinleşmişti o sakinleşmeden evden çıkmak istememiştim.
Arabayı bir hızla durdurup bir sinirle arabadan inmiştim ve depoya doğru gitmiştim, Yıldız daha fazla kötüleşmesin diye ona mertin nezarette olduğunu söylemiştim ama Mert başından beri depoda elli kolu bağlıydı.
Deponun kapısının açılmasıyla mert görüş hizama girmişti, bir iki adımda yanına varmamla yüzüne yumruğumu geçirmem bir olmuştu.
Yüzüne yumruğumu geçirmemle sağa düşen başını kaldırıp bir yumruk daha atmıştım bu sefer başı sola doğru düşmüştü, ne kadar sert vurduysam ağzından kan geliyordu.
Ben:
"Demek yıldıza acı çektiricektin hee"
Dedikten sonra tekrardan bir yumruk attım.
Ben:
"Demek onu tehdit edip ona sahip olucaktın hee"
Ve bir yumruk daha attım.
Ben:
"Demek onu denize atıcaktın hee"
Ve tekrar, tekrar Ve tekrar, ard arda bütün yumruklarımı yüzüne geçirmiştim.
Kan olan yüzü arkaya doğru düşmüştü ki saçını tuttup yüzüme hizaladım Ve bana baygın bakan gözlerine bakıp konuştum.
Ben:
"Hangi ellinle sıktın lan kardeşimin kolunu"
sağ kolunu tuttup havaya kaldırdım.
Ben:
"Bu ellinle mi sıktın lan kardeşimin kolunu hee"
Çevap vermemesi ile sağ kolunu tuttup bütün parmaklarını tek tek kırdım ve her defasında ağzından acı dolu bir inilti çıkmıştı.
Ben:
"Seninle işim henüz bitmedi aklın başına gelene kadar burda kal da gör bakalım benim kardeşimi tehdit edip denize atmanın ne demek olduğunu, sen kendini ne sanıyorsun lan alçak sen onu sahipsiz mi sandın"
Hayla cevap vermemişti ve her defasında daha da çok sinirleniyordum, kafasını kaldırıp yarım yamalak cümle kurmaya çalışmıştı.
Mert:
"Bir...polise...Ya-yakışıyor mu...lan...işkence...Et-etmek"
Karşısına geçip ellerimi arkaya atıp hafif eğildim ve konuştum.
Ben:
"Sen buna işkencemi diyorsun, sen asıl işkenceyi görmemişsin aslanım ama eğer çok istiyorsan seve seve gösteririm. Merak etme çok uzun ayrı kalmiycaz en kısa zamanda yanına gelip sana daha beter şeyler yapıcam"
Hafif güldükten sonra yerimde dikleştim ve bir ellimle iki kere omzuna vurdum.
Ben:
"Hadi bakalım geçmiş olsun, Görüşürüz"
Göz kırpıp ellerimi birbirine vurup sirkeleyerek depodan çıktım ve arabaya binip doğruca eve doğru gittim.
Yıldızım yanına gidicektim, gaza biraz daha bastıktan sonra hızlanmıştı.
1 saat sonra eve vardığımda anahtarla kapıyı açıp eve girdim, kimse yoktu belli ki herkes uyumuştu.
Bende banyoya gidip ellimi yıkayıp doğruca Yıldızın odasına çıktım.
Kapıyı sessizce açtığımda sırtı yatak başlığına dayanmış bacaklarını kendine çekip ellerini de önünde birleştirmişti kafası ise kollarının arasında yan şekilde duruyordu.
Ona yaklaşıp onu kucağıma aldığımda direk kolunu boynuma doladı ve gözlerini yarım olcak şekilde açmıştı.
Ben:
"Benim bebeğim uyu sen"
Benim olduğunu anlamış olcak ki kafasını hemen göğsüme koyup tekrar uyumuştu.
Bende battaniyeyi açtım ve Yıldızı yatırdım sonrada ben yanına oturur pozisyona gelip sırtımı yatak başlığına dayayıp saçlarını okşadım.
Ona birşey olma düşüncesi aklımın ucundan geçince bile içimi huzursuzluk kaplamıştı, eğilip saçlarının arasından öptüm.
Kokusu değişmemişti, hayla ilk günki gibi bebek gibi kokuyordu.
Hem saçlarını okşayıp hemde onu izliyordum.
Ben:
"Yıldız gibisin ne olursa olsun hep parlıyorsun, söz abicim söz veriyorum son nefesime kadar yıldızının hiç sönmemesi için çabaliycam söz miniğim"
Diyip başını tekrar öpüp kokusunu içime çektim, bu kokuyu bırakıp gidemeyeceğim için anlaşılan bugün yine burda yatıyordum.
Bir süre daha saçını okşamıştım ve geri kalan zamanda onu izlemeye koyulmuştum.
Onu izlediğim yerde gelen uykumla başımı yatak başlığına dayadım ve gözlerimi kapatıp kendimi uykunun derin kollarına bıraktım.
Bölümü tamamlamadan atmışım o yüzden silmiştim tekrardan çok özür diliyorum.
Bu bölüm aksiyon ve dram üstünde gitti ama diğer bölüm komedi ile karışık ilerleyecek.
Merti salalım mı? Yoksa biraz daha barlasın işkencesine maruz kalsın mı?
Bölüm hakkında düşüncelerinizi bekliyor olacağım iyi okumalar canlarım.💗
Kelime sayısı:4451
