15. bölüm / 31
Yalanlarla dolu gerçek (gerçek ailem)12. Bölüm
Bölümler 31Şu an: 12. Bölüm
- 1 Karakter tanıtımı101 kelime
- 2 Bölüm 11.983 kelime
- 3 Bölüm 22.596 kelime
- 4 DUYURU!!!40 kelime
- 5 3. Bölüm1.661 kelime
- 6 4. Bölüm1.213 kelime
- 7 5. Bölüm1.343 kelime
- 8 DUYURU!!!47 kelime
- 9 6. Bölüm2.468 kelime
- 10 7. Bölüm3.057 kelime
- 11 8. Bölüm2.168 kelime
- 12 Bölüm 92.894 kelime
- 13 Bölüm 103.748 kelime
- 14 11. Bölüm4.934 kelime
- 15 12. Bölüm5.230 kelime · Okuduğun bölüm
- 16 Karakter tanıtımı 2159 kelime
- 17 13 Bölüm3.212 kelime
- 18 Bölüm 146.397 kelime
- 19 15 Bölüm5.197 kelime
- 20 16. Bölüm4.591 kelime
- 21 17 Bölüm6.438 kelime
- 22 18. Bölüm4.451 kelime
- 23 19 Bölüm8.499 kelime
- 24 20. Bölüm7.736 kelime
- 25 21. Bölüm8.021 kelime
- 26 22. Bölüm7.719 kelime
- 27 23. Bölüm8.058 kelime
- 28 24. Bölüm8.307 kelime
- 29 25 Bölüm9.827 kelime
- 30 26 Bölüm8.377 kelime
- 31 27 Bölüm7.499 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Evet yeni bölümle geldim umarım beğenirsiniz iyi okumalar canlarım💎🤍
(Arasın gözünden)
Kollarıma yığılan kardeşimi odaya çıkartıyordum.
Bayılmıştı.
Yine birşeye stres yapıp bayılmıştı.
Odasına çıkıp Yıldızı yatağa yatırdım ve saçlarının ön tutamını yüzünden çekip kulağının arkasına sıkıştırdım.
Herkes odadaydı.
Annem,babam,Yaman,alperen,atlas,Alp
Hepimiz Yıldızın uyanmasını bekliyorduk.
Ellimle yanağını okşayıp konuştum.
Ben:
"Yıldız hadi kalk birtanem"
Ama tepki bile vermiyordu.
Öylece yatıyordu.
Ben:
"Yaman noldu yıldıza"
Yaman:
"Şey abi"
Ben:
"Ney Yaman gevelemeden söyle"
Yaman:
"Mert geldi"
Ben:
"Mert mi? Ne işi varmış onun orda"
Yaman:
"Bilmiyorum geldi abuk subuk konuştu"
Ben:
"Ne konuştu Yaman düzgünce anlat ne dedi de yıldız bayıldı"
Yaman da yatağın ucuna oturduğunda bütün olup biteni anlattı.
Ben:
"Ulan Mert ulan Mert diğerinde yıldız istedi diye birşey yapmadım ama bu sefer seni ellimden kimse alamiycak"
Tam o sırada arkada bir hareketlilik hissedip arkamı döndüm.
Uyanıyordu prensesim.
Yıldız:
"Abii"
Hafif başını kaldırıp yarı açık gözleriyle cama bakıyordu.
Ben:
"Söyle prensesim söyle abisinin gülü"
Sonra kafasını çevirip bana baktı.
Yıldız:
"Noldu bana"
Ben:
"Birşey olmadı birtanem sadece bayıldın"
Yıldız:
"Özür dilerim abi"
Ben:
"Ne için birtanem"
Yıldız:
"Ben konuşmak istemedim ama o konuştu özür-"
Sözlerini yarıda kesip konuştum.
Ben:
"Sen değil birtanem o senden özür diliycek"
Yıldız:
"Abi uyuyabilir miyim?"
Ben:
"Uyu birtanem uyu güzelim uyu dinlen"
Yıldız:
"Teşekkür ederim"
Ben:
"Sus Yıldız sus abicim biz çıkıyoruz sende uyu dinlen tamam mı"
Yıldız:
"Tamam"
Son kez başının üstünden öpüp hepimiz tek tek çıkmıştık.
Ben:
"O çocuğu gebertmesem bana da aras demesinler"
Annem:
"Tamam sakin ol oğlum"
Ellerimi saçlarımın arasından geçirip salonda bir sağa bir sola gidip duruyordum.
Ben:
"Nasıl sakin olim anne nasıl"
Annem:
"Yıldız iyi olsun onunda icabına bakarız birtanem sen sakin ol"
Alperen:
"Sen hayla ne yüzle benim kardeşimin karşısına çıkıyorsun adi herif seni ellimle geberticem"
Annem:
"Oğlum bir sakin olun"
Ömer:
"O çocukla Ben ilgilenicem kimse karışmiycak"
Ben:
"Ama baba"
Ömer:
"Kimse karişmiycak aras! Ben ona yapacağımı biliyorum"
Babamın konuşmasının bitmesi ile kapının çalması bir olmuştu.
Seher abla kapıyı açtığında hepimiz kapıya doğru gittik.
Gördüğüm kişiyle geçmeyen sinirimin onu görünce iyice büyümesi geç olmadı.
Gelen kişi merti.
(Yıldızın gözünden)
Abimlere uyucağımı söylemiştim ama kafamı kurcalayan düşüncelerle bu pek mümkün olmadı.
Yatakta doğrulup banyoya gidip ellimi yüzümü yıkayıp kendime gelmeye çalıştım.
Soğuk su birazda olsun iyi gelmişti.
Kapıyı açtığımda duyduğum sesle yerimde donup kalmıştım.
Mertin sesi.
Eve kadar gelmişmiydi.
Kendimi toparlayıp aşağı indim.
Merdivenlerden inerken karşımda gördüğüm kişiyle düzelen moralim anında geri bozulmuştu.
Ben:
"Senin ne işin var burda"
Sesimin çıkmasıyla merte dahil herkesin bakışları bana dönmüştü.
Hızlı adımlarla gidip önünde durduğumda tekrar konuştum.
Ben:
"Senin burda ne işin var"
Mert:
"Seni merak ettim iyi değildin"
Ben:
"Çok mu umrunda"
Mert:
"Evet umrumda"
Ben:
"Olmasın umrunda falan, sen ne yüzsüz biri çıktın ya sana o kadar laf söyledikten sonra sen hayla ne yüzle geliyorsun utanmanda mı yok"
Mert:
"Yok! Çünkü biliyorum sen hayla beni seviyorsun o Oğuz olcak it aklını karıştırıyor"
Ben:
"Sakın oğuza laf etme! Senin ona laf etmeye hakkın dahi yok o beni korurken sen beni evinden kovdun"
Mert:
"Tamam haklısın özür dilerim gerçekten kafam doluydu sana patladım gerçekten özür dilerim"
Ben:
"Tamam özürünü de diledin şimdi git"
Mert:
"Sen beni affetmeden gitmem"
Ben:
"İstersen burda yatıp kalk seni yinede affetmem"
Mert:
"Neden Yıldız? Yaptım bir hata tamam özür dilerim"
Ben:
"Sana bakınca onları görüyorum tıpkı sende onlar gibi beni terk ettin"
Mert:
"Onlara benzetecek kadar mı nefret ediyorsun benden"
Ben:
"Evet onlara benzetecek kadar senden nefret ediyorum, hani bana sevdiğini söyledin ya gerçekten beni seviyorsan hayatımdan çıkar gidersin bana zarar veriyorsun anla artık bunu"
Mert:
"Hani ben seni iyleştiriyordum"
Ben:
"Eskidendi...Evet eskiden beni iyleştiriyordun bana iyi geliyordun, ama şuan sadece zarar veriyorsun sen beni kovduğun gün beni sokakta tek başıma çaresiz bıraktığın gün bitti herşey. O gün herşey bitti"
Mert:
"Bitmedi, bitemez"
Ben:
"Bitti! Bak ben alışırım tamam mı ben sensizliğe de alışırım senin yokluğuna da alışırım ama nolur karşıma çıkma Mert karşıma çıkarak bana zarar veriyorsun Ben iyleşmeye çalıştıkça sen gelip beni mahvediyorsun yapma Mert bana bunu yapma bırak beni ben seni bıraktım sende beni bırak!"
Mert:
"Nasıl bırakıcam peki onuda söyle herşeyi söyledin ya seni nasıl bırakıcağımıda söyle çünkü ben sevdiğim kızı nasıl bırakıcağımı bilmiyorum"
Ben:
"Sen beni sevmiyorsun sadece 1 yıl boyunca sevgili olduğun kızı bırakmak istemiyorsun senin ki sevgi değil Mert sevgi bu değil"
Mert:
"Ne peki sevgi"
Ben:
"Seven insan sevdiğini öldürmez! Ama sen beni öldürdün Mert!"
Mert:
"Beni sensizlikle sınayarak benide öldürürsün yapma"
Ben:
"Umrumda bile değil ölsen umrumda olmaz"
Mert:
"Demek bu kadar ki sevmiyorsun beni"
Ben:
"Evet sevmiyorum"
Mert:
"Tamam peki çıkıcam hayatından iyi olman için, eğer bensiz iyi olucaksan çıkarım giderim"
Ben:
"Olurum sensiz iyi olurum ben sen merak etme"
Mert:
"Peki, Görüşürüz hayatımın aşkı"
Ben:
"Görüşmemek üzere hayatımın hatası"
Yüzüme son kez kırgınlıkla bakıp sonra arkasını dönüp gitmişti.
O giderken arkasından durup gidişini izlemiştim.
Yamanın sesini duymamla ona döndüm.
Yaman:
"İyimisin?"
Ben:
"İyiyim"
İyimiydim bilmiyorum ama bu ayrılığı nasıl atlatıcağım işte ona bir fikrim yoktu.
1 hafta sonra...
Bahçede salıncakta oturmuş kucağımdaki tabletten dizi izleyerek meyvemi yiyordum.
Telefonuma düşen bildirimle sırıtmam bir olmuştu.
Oğuz'dan mesaj gelmişti.
Yüzümdeki sırıtma ile oğuzun mesajını çok bekletmeden açmıştım.
Anlayışlı kıt:Naabberr kuyruklu yıldız
Oğuzla 1 hafta öncesine kadar çok yakın olmasakta ama şimdi daha yakındık mertten ayrılma sürecinde en çok o yardımcı olmuştu bana, hata birbirimize takma isimler bile takmıştık.
O bana kuyruklu yıldız ben ona anlayışlı kıt diyordum.
Oğuzun takma ismini isminin anlamı öyle diye koymuştum ama o benimkini nerden buldu bilmiyordum.
Bir gün bunu ona sormayı aklımın bir köşesine yazmıştım.
Düşüncelerden kurtulup Oğuzu daha çok bekletmeden mesajı attım.
Siz:iyyiiddirr seenndeenn nabberr anlayışlı kıt
Anlayışlı kıt:İyii benden deee
Siz:İyi iyii
Anlayışlı kıt:Çok sıkılıyorum yaaa
Siz:Bendee bendee patlamak üzereyim
Anlayışlı kıt:Eee nabıyoonn
Siz:Hiiçç salıncakta oturmuş meyvemi yiyerek dizi izliyorum
Anlayışlı kıt:Ne dizisi izliyon
Siz:Daha 17
Anlayışlı kıt:Öff ergen dizisi mi izliyon cidden
Siz:Eveettt! Haticeye değil neticeye bakacaksın cnm
Anlayışlı kıt:Hatice kim netice kim kafamı karıştırdın haa
Siz:Ben senin ismini yanlış koydum anlayışlı değil anlayışsız kıt olacaktı o
Anlayışlı kıt:Yoo ben seninkini doğru koydum kuyruklu yıldız
Siz:Gece gece kafamı ütüledin oğuuzz!
Anlayışlı kıt:Ne bağırıyon be sende benim kafamı ütüledin Ben sana birşey dedim mi
Siz:Oğuuzzzzz! Adam gibi sohbet edeceksek edelim yoksa dizimi izliycem yarım kaldııı
Anlayışlı kıt:Kızım konu yok
Siz:Tamam bul o zamn yaz
Anlayışlı kıt:Birazda sen bul... yada vazgeçtim sen bulma
Siz:Nedenmiş ooo?
Anlayışlı kıt:Senin bulduğun konular aşırı saçma oluyor çünkü
Siz:Neresi saçma tam olarak?
Anlayışlı kıt:Kızım geçen gün sana konu bul dedik sen mahalledeki dedikoducu teyzeler gibi gittin cerenin dedikodusunu yaptınız
Siz:Bence gayet dikkat çekici bir konuydu
Anlayışlı kıt:Yaa ne demezsin neymiş kız okulun en çirkin çocuğuyla sevgili olmuş
Siz:Ayy sizede konu bulunmuyor heee bulmiycam bir daha size konu
Anlayışlı kıt:Tamam tamam hemen küsme gel bura
Siz:Ne küsmesi Oğuz 3 yaşındamıyım ben?
Anlayışlı kıt:Küs değilsin zaten sen küsmezsin trip atarsın
Siz:Ve şuanda sana tripliyim o yüzden yazma
Anlayışlı kıt:Yok yazmasam olmaz
Siz:Olur
Anlayışlı kıt:Olmaz
Siz:Olurr
Anlayışlı kıt:olmaz
Siz:Oluurrr
Anlayışlı kıt:Olmaz
Siz:Oğğuzzz
Anlayışlı kıt:Tamam tamam kızma hadi barışalım
Siz:Dur bir düşinim
Anlayışlı kıt:Hadi yaa
Siz:Tamam tamam barışalım
Anlayışlı kıt:Ohh bbeee rahatladım
Siz:Hahahahh Eee nabıyoonn
Anlayışlı kıt:Sana bakıyorum
Siz:Nasııll
Anlayışlı kıt:Yıldızlara, onlar senin kadar parlamıyolar ama olsun
Bu dediğine utanmıştım ve oturduğum yerden 32 diş sırıtarak onun mesajına baktım.
En sonunda birşey yazmam gerektiği için ellerimle klaveye dokunmaya başladım.
Siz:Vay vay vay Oğuz bey pek çömertsiniz
Anlayışlı kıt:Ne demek yıldız hnm teveccühünüz
Arkamdan sinsi sinsi gelen Yamanın sesini duymamla yerimde irkilmem bir olmuştu.
Yaman:
"Neye gülüyorsun sen"
Ben:
"Napıyorsun bee manyak ödümü koparttın"
Yaman:
"Aman hayalet gördün sanki neyden korkuon"
Ben:
"Gerizakali öyle sessiz sessiz gelinir mi gece gece"
Yaman:
"Neye gülüyon sen"
Ben:
"Hiiçç video izliyo- bir dakika ya sana hesap mı vercem ben"
Yaman:
"Vercen Tabi ikizinim ben senin"
Ben:
"Tamam oldu görürsem söylerim"
Yaman:
"Yıldız delirtme lan beni kim o konuştuğun lavuk"
Allahtan evde herkes uyuyordu da sesimizi duymuyorlardı.
Ben:
"Bağırma be depemde evdekiler uyanacak şimdi"
Yaman:
"O çocuk kim dedim sana"
Ben:
"Ya ne çocuğu papağan gibi tekrarlayıp duruyon"
Yaman:
"Konuştuğun lavuk diyorum yıldız kim? Bak birinden zor bela kurtulduk birde yeni sevgili çıkartma başıma"
Ben:
"Ooff Yaman fazla abartıyorsun sevgili yaptığım falan yok"
Yaman:
"Kimle konuşuyordun o zaman sen"
Ben:
"Oğuzla"
Şunu baştan deseydin bu kadar gerilmiycektin.
(Bu şekilde yazdıklarım iç ses)
Sende bir sus be.
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlarmış cnm.
Aynen cnm.
Doğruyu söyleyende kabahat
Söyleme o zamn.
Bir daha söylemem zaten.
Sus.
Peki.
İç sesimle kavga etmeyi bırakıp Yamana döndüm.
Yaman:
"Yalan söylüyon"
Ben:
"Vallah oğuzdu"
Yaman:
"Aç göster mesajları"
Ben:
"Gel"
Yerimde doğrulup bacaklarımı da birbirine dolayıp oturduğumda tableti ve meyve tabağını köşeye koyarak Yamana yer açtım.
Yanıma gelip oturduğunda telefonu açarak oğuzla olan mesajları gösterdim.
Ben:
"Al gördün mü Oğuz işte"
Yaman:
"Baştan deseydin ya boşuna küfür ettim çocuğa"
Ben:
"Allah aşkına başka kimle konuşabilirim ya onlardan başka arkadaşım mı var benim"
Yaman:
"Bilemem orasını yaparsın sen"
Ben:
"Aşk olsun cidden bana güvenmiyor musun?"
Bacaklarımı salıncaktan aşağı doğru sarkıp Kollarımı birbirine doğru bağlayıp önüme döndüm.
Trip mod online.
Tabi.
Yaman:
"Tamam tamam gel özür dilerim"
Ben:
"Git yanımdan"
Yaman:
"Tamam ya şaka yaptım ben sana öyle bir şey dermiyim hiç"
Cevap vermedim.
Yaman:
"Peki cevap verme bende markete gidip noodle alıcaktım zaten"
Ben:
"Banaa"
Yaman:
"Barışırsak beraber gideriz"
Ben:
"Küsmedim ki sadece ufak bir trip"
Yaman:
"Tribini yesinler, hadi yürü"
Kolunu omzuma atıp olacaklardan habersiz kimseye görünmeden bahçeden çıktık.
Markete gidip noodle ve fusetea aldıktan sonra kasaya gidip aldıklarımızı ödedik.
Marketen çıkıp eve doğru yürümeye başlamıştık ki, tam yanımızda büyük bir araba durdu.
Arabanın kapılarının açılmasıyla beyaz gazlı sargının yüzüme bastırılması bir oldu.
Bir kaç çırpınıştan sonra gözlerimin gitmesi ve arkaya doğru düşmüştüm.
Yavaş yavaş bilincimin kapanması ile sonunda derin bir uykuya dalmıştım.
Gözümü açtığımda buğulu gözlerimle nerede olduğumu anlamaya çalışıyordum.
Kendime gelmeye çalıştığımda yavaş yavaş kendime gelmeye başlıyordum.
Artık etrafı net bir şekilde görebiliyordum ve depo gibi biryerde olduğumuzu anlamam çok geç olmamıştı.
Sağıma soluma baktığımda kimsenin olmadığını anladım ellerimi ipten kurtarmaya çalışmıştım ama tabiki başaramamıştım.
Arkamı dönmemle gördüğüm yüzü görmemle ağzım beş karış açık kalmıştı.
Yaman buradaydı.
Oda kaçırılmıştı.
Ve şuan ikimiz de sandalye de bağlı şekilde duruyorduk.
Ben:
"Yaman, Yaman uyan iyimisin"
Ses gelmemişti.
Dürtmeye çalıştım ama tabi ellerim bağlı olduğu için yapamamıştım.
Yavaş yavaş uyanmaya başlamıştı.
Ve 1-2 dk sonra tamamen uyanmıştı.
Yaman:
"Yıldız"
Ben:
"Günaydın uyanmasaydın ya zahmet oldu"
Yaman:
"Noluyor ya sabah sabah ne işin var senin benim odamda"
Ben:
"Bir gözünü aç bakalım odandamıyız"
Tamamen gözünü açtığında etrafı incelemeye başlamıştı ve odasında olmadığımızı sonunda anlayabilmişti.
Yaman:
"Yıldız biz benim odamda değiliz, kızım burası depo bildiğin"
Ben:
"Sen şaka yapıyorsun ciddimisin"
Yaman:
"Vallah"
Ben:
"Salak! Depoda olduğumuzu bende biliyorum biz buraya nasıl geldik"
Yaman:
"İnan hiç bir fikrim yok"
Ben:
"Oofff napıcaz yaa"
Yaman:
"Bilmiyorum"
Ben:
"Birşeyi bilsen şaşarım zaten"
Yaman:
"Sen çok biliyon sanki"
Ben:
"Bilmediğim için zaten sana soruyorum"
Yaman:
"Bende bilmiyorum vallah şuan henüz ayılamadım ve beynimi kullanamıyorum"
Ben:
"Sen zaten beynini kullanmıyorsun cnm"
Yaman:
"Ellerim çözüldüğü ilk an seni dövücem bekle sen"
Ben:
"Sus be bana laf yetiştireceğine burdan nasıl kurtulacağımızı düşün"
Kapının açılmasıyla içeriye iri yarı esmer 1,90 30'lu yaşlarında bir adam girmişti.
Yüzü ışıktan belli olmuyordu ama ışıktan çıkmasıyla yüzünü net görmeye başlamıştım ama keşke görmeseydim.
Bu oydu.
Ender amcam.
Üvey amcam.
Ender amcam:
"Vay vay vay demek uyandınız"
Ben:
"S-sen nerden çıktın"
Ender amcam:
"Kapıdan çıktım yıldızcım nerden çıkıcam"
Ben:
"Bizden ne istiyorsun peki"
Ender amcam:
"Aslında sadece seni kaçırcaktım ama yanındakinide görünce 1 taşla 2 kuş vurmak istedim"
Ben:
"Beni alsaydın onu neden aldın"
Ender amcam:
"Cık, ben kardeşleri ayıramam ki"
Ben:
"Derdin ne"
Ender amcam:
"İntikam"
Ben:
"Ne intikamı?"
Ender amcam:
"Barışın intikamı"
Ben:
"Ne saçmalıyorsun ya"
Ender amcam:
"Barışıda kaçırıp bir süre vermedi ya senin o it abin"
Yaman:
"Abime it deme lan"
Ender amcam:
"Ne dim peki?"
Yaman:
"Hiç birşey onun adını ağzına alma"
Ender amcam:
"Bende meraklı değilim o abine"
Ben:
"Neyse ne Ne kadar istiyorsun"
Ender amcam:
"Gerçekten sizi parayla bırakcağı mı sandın"
Ben:
"Ne istiyorsun? Derdin ne"
Ender amcam:
"Derdim yok barışın intikamını alıcam bir süre buradasınız barış ne zaman bırak derse o zamn bırakıcam"
Ben:
"Ooo koskoca Ender korkmaz barışın köpeği olmuş"
Ender amcam:
"Ne diyorsun lan sen"
Ben:
"Diyorum ki barışın senden kaç yaş küçük olmasına rağmen onun peşinden koşup sözünü dinliyorsun, otur dediği zamanda oturuyormusun bari"
Ender amcam:
"Bana bak o ağzını topla Ben kimsenin köpeği değilim olmamda"
Ben:
"Senin salak olduğunu sanıyordum ama artık eminim, o kadar salaksın ki barışın seni parmağında oynattığını bile anlamıyorsun? Aslında hepiniz salaksınız barışın peşinde köpek gibi dolana dolana onun sizi kullandığını hayla anlamadınız"
Ender amcam:
"Saçmalamayı kes!"
Ben:
"Saçmalamıyorum bunlar gerçek, uyan da etrafına iyi bak barış seni parmağında oynatıyor köpek gibi kullanıyor seni, ama tabi sen onun peşinde kuyruk gibi dolandığın için hiçbirşey bilmiyorsun"
Ender amcam:
"Sen bunlarla yaşaya yaşaya kafayı sıyırmışsın"
Ben:
"20 yaşındaki bir serserinin peşinden koşup her istediğini yapan sensin ama burda kafayı sıyıran Ben oluyorum öyle mi? İlginçmiş"
Ender amcam:
"Fazla uzatma kapat o çeneni"
Ben:
"Ben senin gibi kimsenin köpeği olmadığım için bu tarz emirlere boyun eğecek biride değilim üzgünüm üvey amcacım"
Son kelimeyi üstüne basarak söylemiştim.
Daha fazla söylicek birşey bulamadığı için bizi tekrardan depoya kitleyip çıkıp gitmişti.
Bende Enderin arkasından biraz sövdükten sonra kafamı Yamanın kafasına yamanda kafasını benim kafama yaslayarak uyumaya çalışmıştık.
Bir süre sonra gelen uykumla kendimi uykunun kollarına bırakmam bir olmuştu.
Küçük pencereden vuran güneş ile uyandım.
Yamanla hayla dünkü pozisyondaydık.
Bir an odamda uyanmayı hayal etmiştim ama maalesef ki hayla depodaydık.
Yamana seslenerek onu uyandırmaya çalıştım.
Ben:
"Yaman...Yaman...Yaman...Yaman hadi kalk"
Nafile uyanmıyordu.
Bu çocuğun uykusu niye bu kadar ağır ya.
Ben nerden bilim.
Sana soran olmadı zaten.
Ben:
"Oofff Yaman uyan artık yaa"
Hayla ses yoktu.
Bu sefer yüksek bir şekilde bağırmıştım.
Ben:
"YAMAN!"
Yaman:
"Noluyor yaa ne işin var senin yine odamda"
Ben:
"Oofff salak hayla depodayız"
Yaman:
"Kızım ne zaman çıkcaz yaa oofff"
Ben:
"Bilmiyorum bu lanet olası şeyden de kurtulamıyorum"
Yaman:
"Bende, Bende kurtulamıyorum"
Ben:
"Napıcaz peki"
Yaman:
"Bilmiyorum"
Tam o sırada kapının açılmasıyla görmek istemediğim yüzü görmem bir olmuştu.
Ben:
"Vay vay vay barışın köpeğide gelmiş"
Ender amcam:
"Bana bak sabrımı aşma"
Ben:
"Yalan mı? Sen onun köpeği değil misin"
Ender amcam:
"Değilim"
Ben:
"Tabi cnm barış istedi diye bizi kaçırıp barış istediği zaman bizi bırakacağını söyleyen de nenemdi"
Ender amcam:
"Barış istedi diye burda olmanızın benim onun köpeği olmamla ne alakası var"
Ben:
"Nneeee?"
Yaman:
"Ohhaa kızım adam kendi ağzıyla itiraf etti"
Ben:
"Şuan bende şaşkınım sus bu şoktan nasıl çıkacağımı düşünüyorum"
Ender amcam:
"Amma boş konuştunuz hee yeterin sizi mi dinliycem ben"
Ben:
"Madem öyle o zamn bizi sal"
Ender amcam:
"Olmaz"
Ben:
"Niye sahibinden haber mi bekliyorsun"
Ender amcam:
"Sen yettin ama artık"
Tam ellini kaldırıp tokat atacağı sırada bir ellimi kaldırıp onun bileğinden tuttum.
Ben:
"Senin bu hareketlerin bana sökmez söyle o sahibin olcak alçağa bir daha bizi kaçırmaya kalkarsa ona neler yapacağımı o çok iyi biliyor, aynen böyle söyle o sahibine"
Zaten bağlı olmayan ellerimi çıkarıp bağlı olmayan ayaklarımda ki ipleri şakacıktan çözüp bu sefer yamana döndüm, onunda ellerini ve ayaklarını çözüp yerimden kalkıp enderin karşısına dikildim.
Ender amcam:
"S-sen nasıl çözdün lan o ipleri"
Ben:
"Beni çok hafife alıyorsun ama amcacım kırılıyorum sana, şimdi söyle o köpeklerine açsınlar kapıyı yoksa bir çocuk kaçakcısı olduğunu polisleri arayıp haber veririm nasıl yapacağımı sorma çünkü telefonumu ellimden almaman senin salaklığındı"
Ender amcam:
"Nasıl lan nasıl 17 yaşındaki bir velet beni tehdit edebiliyor"
Ben:
"Velet falan ayıp oluyor ama"
Tam o sırada yamanda iki ellini beline yaslayıp sırıtarak beni izliyordu.
Tabi ki oda planımın bir parçasıydı.
Dün gece
(Saat 04:30)
Belime giren ağrıyla gözümü açmıştım ve hayla bu pis depoda olduğumuzu anlamam çok geç olmamıştı.
O sırada kafasını bana yaslayan yamanı fakretmem geç olmadı.
Onu uyandırmadan kafamı yavaşca ondan çekip elimdeki iplerden kurtulmaya çalıştım.
Tabi ki olmamıştı, ellerimdeki ipleri oturduğum sandalyenin köşesine sürterek koparmaya çalışmıştım.
Bütün gece bunla uğraşmadım desem yalan olurdu çünkü uğraşmıştım.
Bütün gece bu iplerden kurtulma çabam sonunda işe yaramıştı.
Sandalyenin köşesine sürterek koparmaya çalıştığım ipler sonunda kopmuştu.
Hemen ellerimi ipten kurtarıp ayağımdaki ipleri çözmeye çalıştım.
Allahın belası pislik nasıl bağladıysa bu ipleri çözmem 1 saatimi almıştı.
Neyseki sonunda çözmüştüm.
İpleri çözdükten sonra yerimde doğrulup ceplerimi aramaya başladım.
Ve tam tahmin ettiğim gibi.
Salak Ender cebimden telefonumu almamıştı.
Hemen telefonu çıkarıp çekiyormu diye bakmıştım.
Ama çekmiyordu.
Etrafıma bakmaya çalıştığımda küçük pencereyi görmemle yüzümün gülmesi bir olmuştu.
Hemen sandalyemi alıp pencerenin altına yerleştirdim.
Üstüne çıkıp telefonu cama doğru uzattım boyum yetmediği için ayak uçlarımı kaldırarak uzanmaya çalıştım.
Olmuyordu, biraz daha uzanmaya çalıştığımda ise dengemi kaybedip yere çakılmam bir olmuştu.
Ben:
"Ahh"
Dişlerimi sıkarak ağzımdan ufak bir inilti çıkarmıştım.
Tam o sırada Yamanın sesini duymuştum.
Yaman:
"Yıldız noldu!"
Ben:
"Bağırmasana Salak şimdi Ender gelcek"
Oda tamam diyerek sessiz konuşmaya başladı.
Yaman:
"Napıyorsun sen orda"
Ben:
"Telefon çekiyor mu diye bakıyordum"
Yaman:
"İplerden nasıl kurtuldun"
Ben:
"Çok kolay olmadı sandalyeye sürterek açmaya çalıştım"
Yaman:
"Ee madem açtın çöz şu ipleri de çıkalım"
Ben:
"Sen cidden salaksın"
Yaman:
"Yaa sabır gene başlamasana kızım"
Ben:
"Salak Ender o kapıyı kilitlemeden gider mi hiç"
Yaman:
"Heee doğru Ben onu unutmuşum"
Ben:
"Yok işte benim kardeşimde beyin yok"
Yaman:
"Sus be"
Ben:
"Neyse senle tartışmam şu telefon çeken bir yer bulup planımı abime anlatcam"
Yaman:
"Plan ne"
Ben:
"Bak şimdi, ben buranın konumunu abime atıcam ve diycem ki 'abi buraya gel yamanla burdayız' ki zaten evdekiler yokluğumuzu çoktan anlayıp abim adamları toplamıştır enderide bununla korkutucaz işte"
Yaman:
"Kızım senin o amcan olcak adam abimden korkar mı cidden"
Ben:
"Ondan değil zaten salak Ben onu tehdit edicem"
Yaman:
"Neyle"
Ben:
"Bu çocuk kaçacaklığı yapıyor sokak çocuklarını kaçırıp biryerde tutuyor çocukları dinlendiriyor oranın adresini biliyorum nasıl biliyorsun diye sorma onu daha sonra anlatıcam o yerin adresini abime atıcam, enderi o yeri polislerin basması ile tehdit edicem ama tabiki polisler çoktan orayı basmış olcak ve enderin bundan haberi olmiycak sadece tehdit edildiğini sanacak ve o korkuyla kapıyı açıcak bizde çıkıcaz, bizi kaçırmasıyla ilgilide ayrı soruşturma başlatılacak ki bunların hepsi bir araya gelirse enderin müebbet yemesi çokta zor olmiycak"
Yaman:
"Afferin kız sağlam plan yapmışsın"
Ben:
"Eee sen kardeşini ne sandın"
Yaman:
"Eee hadi bak bakalım çekiyormu"
Telefonu alıp tekrardan sandalyenin üzerine çıkıp ayak uçlarımı kaldırarak uzanmaya çalıştım bu sefer çekiyordu hemen o yerin adresini yazıp abimide mesaj çekip olayı özetledim.
Siz:Abi biz kaçırıldık zor yazıyorum şuan sana, bu yeri polislere teslim et çocuk kaçakçılığı yapılıyor ve o yerin sahibi şuan kardeşlerimi kaçırdı bu depoda tutuyor de, sana iki yerinde konumu atıcam 1. Konum çocukların tutulduğu yer 2. konum bizim tutulduğumuz yer herşeyi hallettikten sonra bizim tutulduğumuz yere gel.
Konum 1📍
Konum 2📍
Diyip mesajı atıp telefonu uçak moduna aldım.
Kapatıp cebime koyup eski yerime geçtim ve önce ayaklarımı bağladım sonra da ipleri ellime hafif şekilde dolayıp eski pozisyonumu aldım.
Ben:
"Bana bak sakın yarın birşey belli etme plan işlerse burdan kurtulucaz"
Yaman:
"Tamamdır"
Dedikten sonra eski pozisyonumuzu alıp uyuduk.
Şimdi
Ben:
"Eee bizi bırakıyormusun yoksa polisleri arayıp seni ihbar mı edim"
Ender amcam:
"Nasıl kanıtliycaksın ki"
Ben:
"Senin adamlarınla olan mesajları bulmam zor olmadı amcacım hepsinin ss'i telefonumda ve bizi kaçırdığın yerde de boy boy kameralar var eğer seni ihbar edersem bu işin içinden çıkman zor olur benden demesi"
Ah birde bilse çoktan yakalandığını.
Ender amcam:
"Tamam be çıkın n halt yiyorsanız yiyin, Bekir açın oğlum kapıyı"
Hemen yamanıda ordan alıp çıktım.
Son kez arkamı dönüp Endere son kozumu oynadım.
Ben:
"Hee bu arada o yeğenine söyle sıra onada gelicek merak etmesin"
Dedikten sonra önümü dönüp yamanla beraber çıktık.
Az ileriye yürüdüğümüzde abimi görmem çok zor olmadı.
Hemen koşarak ona sarıldım.
Aras abim:
"Ohh, prensesim benim çok korktuk güzelim ya"
Yaman:
"Sağol abi bende iyiyim"
Aras abim:
"Gel buraya eşşek sıpası ödüm koptu olm size birşey olcak diye"
Ben:
"İyiyiz abim merak etme, sen naptın halletin mi"
Aras abim:
"Halletim ama sizi karakoldan çağırıyorlar ikiniz de ifade vericekmişsiniz"
Yamana dönüp onun neyle ilgili ifade vereceğini söyledi.
Aras abim:
"Yaman sen sizin kaçırılma olayı ile ilgili ifade vericeksin"
Sonrasında bana dönüp benim neyle ilgili ifade vereceğimi söyledi.
Aras abim:
"Yıldız sende hem sizin kaçırlma olayı ile ilgili hemde bu çocuk kaçakçılığı ile ilgili ifade vericeksin"
Ben:
"Tamam da sen mesajların ss'lerini halletin mi aldın mı"
Aras abim:
"Aldım aldım sana şimdi atıcam onları ama onları kaydedip benim sana attığımı bilmemeleri için mesajları sil"
Ben:
"Tamam onları ben halledeceğim şimdi"
WhatsApp'a girip abimle olan mesajlarımı açıp fotoğrafları kaydettikten sonra o mesajları sildim.
Ben:
"Tamamdır halletim hadi gidelim"
Abim bir kolunu benim omzuma öteki omzunuda yamana doğru attıktan sonra arabaya yürümeye başladık.
Yaman:
"Yıldız hani fotoğraflar sende vardı"
Ben:
"Orda sırf korkması için yalan söyledim ama bu konudan abimede bahsettim tabi ve oda arkadaşlarını araya koyarak o ss'lere ulaştı yani yalan falan yok ortada sadece mesajları Ben değil abim buldu"
Yaman:
"Kızım sen nasıl bir şeysin mafyamı olcan başımıza"
Ben:
"Abartma istersen o kadarda değil sadece bunların yaptığı yanına kâr kalsın istemiyorum"
Yaman:
"Bence sen avukat ol yakışır sana"
Ben:
"Hayır ben doktor olcam"
Yaman:
"O niye?"
Ben:
"Hem Çocukluktan beri hayalim hemde Onur gille sözleştik hepimiz aynı mesleği yapıcaz"
Yaman:
"Benim neden haberim yok"
Ben:
"Senin haberin var ama sen unuttun"
Yaman:
"Nasıl"
Ben:
"Ya hatırlasana hani 3 gün önce çağırdakta hep beraber konuşup anlaştık hepimiz aynı mesleği yapıcaz diye"
Yaman:
"Hee doğru tamam şimdi hatırladım"
Ben:
"Ben söyledim benim kardeşim salak diye"
Yaman:
"Sus be"
Aras abim:
"Tamam kavga etmeyin"
Ben:
"Ayy şimdi eve gidip bir duş alıp bahçedeki salıncağa gidip ayaklarımı uzatıp dizi izliycem"
Yaman:
"Lan!"
Ben:
"Nolduu!"
Yaman:
"Olm biz noodle ve fusetea almıştık onlar bu Ender salağında kaldı"
Ben:
"Allah aşkına o salak noodle ve fusetea yi gördükten sonra sence onu bize verir mi"
Yaman:
"Vermez mi"
Ben:
"Vermez maalesef kendisi noodle canavarı"
Yaman:
"Maalesef derken"
Ben:
"O pislikle ortak yanımızın olması bile midemi bulandırıyor"
Yaman:
"Aman boşver ya senin onla bir alakan kalmadı sonuçta"
Ben:
"Oda doğru"
Aras abim:
"Olm sizin 2 günde çeneniz mi açıldı yoksa ben sizden çokmu ayrı kaldım"
Ben:
"Yani benim çenem oldu olası çoktur ama yamanı bilmiyorum"
Aras abim:
"Yok yok onunda çenesi oldu olası çoktur"
Yaman:
"Aşk olsun ama ya şuan açık açık dedikodumu yapıyonuz"
Hafif kahkaha attıp Kolumu Yamanın omzuna attım.
Ben:
"Tamam tamam şaka yaptık"
Dedikten sonra benle Yaman yanana abimde arkamızdan gelerek arabaya gelmiştik.
Yine her zamanki gibi Yaman önü kapmıştı bende arkayı.
Arkaya oturup kafamı cama yasladım ve karakola doğru yola çıktık.
İstanbul trafiği ve Orman yolundan çıkarak tamı tamına 1 saat yol sürmüştü.
1 saat süren yolun sonunda karakola gelmiştik.
Tam biz geldiğimiz sırada enderde polis arabasından iniyordu.
Bana dönüp sinirli bir şekilde konuşmaya başladı.
Ender amcam:
"Sana bunu ödeticem bekle sen seninle işim bitmedi"
Ben:
"Daha bismillah amcacım naptım ki o şerefsiz yeğeninide yanına yolliycam merak etme"
Dedikten sonra polisler konuşmasına izin vermeden nezarette götürmüşlerdi
Bizde içeriye girip polislerle konuştuktan sonra bizi ifade odasına götürmüşlerdi.
Abimde dışarıda bizi bekliyordu.
Amirin sorusuyla ona dönüp konuştum.
Amir:
"Evet kızım baştan sona olayı anlat bakalım"
Ben:
"Benim gerçek ailem ortaya çıkmadan önce Ender amcam bize yemeğe geleceği için beni okuldan o almıştı daha sonrasında çocukları kaçırdığı yerin önünde durdu ve bana 'arabadan çıkma beni burda bekle' dedi bende o zamanlar ondan biraz korktuğum için çıkmamıştım bir adamla el sıkışıp konuştuktan sonra arabaya bindi ve benzinliğe geldik benzin almak için parayı ödemek için kasaya gitmişti bende o sırada onun telefonuna Mehmet denen bir adam tarafından mesaj gelmişti bende alıp mesajı açtım ve okudum, okuduklarım karşısında şok olmuştum ve telefonumu çıkarıp mesajları ss aldım zaten o mesajlarıda polis amcalara gösterdim"
Amir:
"Peki neden o zamanlarda gelmedin"
Başımı eğip tırnağımla oynamaya başladım.
Ben:
"Üvey ailem benim okul dışında biryere çıkmama izin vermiyorlardı çıktığım zamanlarda da babam zorla kolumdan tutup eve götürüyordu beni karanlık odaya koyup önce döverdi sonra kapıyı kilitleyip çıkardı"
Stres olduğum zamanlar tırnağımla Kollarımı kaşıyıp yara yapardım.
O günleri hatırladığım için şuanda tırnağımla Kollarımı kaşıyıp yara yapıyor bir yandan da bir bacağımı indirip kaldırıyordum.
Amir:
"Anladım"
Ben:
"Bittiyse çıkabilir miyim"
Amir:
"Kaçırılma olayı"
Ben:
"Yamanla...kardeşimle Yürüdüğümüz yerde Ender bizi kaçırdı"
Amir:
"Neden"
Ben:
"Bilmiyorum"
Amir:
"Anladım biz gerekeni yapıcaz soruşturmayı açıcaz en fazla yarın yada diğer gün mahkeme olur zaten sizi bilgilendirirler, onun dışında başka söyliceğin birşey yoksa çıkabilirsin"
Ben:
"Hayır yok! Teşekkür ederim iyi günler"
Hızla sorgu odasından çıkıp yamana gözükmeden tuvalete gittim.
Ellerimle lavaboya dayanıp başımı eğip içimde tuttuğum gözyaşlarımı bıraktım.
Karanlık ve dar oda.
Hatırlamamla tekrar kötüleşmiştim, ne zamn hatırlasam kötü oluyordum.
Karanlığı sevmezdim, dar odaları sevmezdim çünkü bana hep o günleri hatırlattırdı.
Onları asla affetmiycektim.
Çığlıklarımdan zevk alan annemle babamı asla affetmiycektim.
Babam dövdüğü zaman yetmeyip babamdan sonrada beni döven abimi asla affetmiycektim.
Hiç birini affetmiycektim.
Elbet bir gün o günlerin intikamını onlardan alcaktım.
Ellerimle gözyaşlarımı silip yüzümü yıkayıp kendime gelip tuvaletin kapısını açtım.
Kapıyı açmamla karşımda dikilen yamanı görmem uzun sürmedi.
Yaman:
"Noldu sana Amir bir anda tuvalette gitti dedi"
Ben:
"Hiç yok birşey öylesine yüzümü yıkamak için geldim"
Yaman:
"Noldu dedim"
Ben:
"Yok birşey dedim"
Yaman:
"İnandırıcı değilsin yıldız"
Ben:
"Tamam sonra anlatırım"
Yaman:
"Söz mü"
Ben:
"Söz"
Yaman:
"Tamam hadi gidelim abim merak eder şimdi"
Ben:
"Tamam ama abime bu halimden Bahsetme olur mu"
Yaman:
"Tamam"
Bir anda yamana sarılıp başımı boynuna yaslayıp sağa doğru çevirmiştim.
Ben:
"Teşekkür ederim"
Oda çok geçmeden kollarını bana dolayıp oda başını benim omzuma yaslayıp sola doğru çevirmişti.
Yaman:
"Rica ederim güzelliğim benim sen iyi ol yeter bana"
Ben:
"Sende, sende iyi ol"
Yaman:
"Sen iyiysen Ben hep iyiyim"
Başımı omzundan kaldırıp oda benim gibi kaldırdıktan sonra yüzümle aynı hizaya getirdim.
Ben:
"Ben iyiyim sen de iyi ol"
Yaman:
"Tamam o zamn bende iyiyim"
Ona gülümseyip tekrardan konuştum.
Ben:
"Hadi hadi şimdi abim merak eder"
Dedikten sonra oda konuşmayıp kolunu omzuma atıp yürümeye başladık.
Niyeyse bu hareketi çok seviyordum.
Sonunda karakoldan çıkmıştık.
Kapının açılmasıyla arabanın kapotuna yaslanan bir eli cebinde diğer ellinde telefona bakan abimin bizi fark etmesi geç olmadı, telefonu kapatıp cebine attı ve bize sırıtarak baktı.
Ben:
"Ohh be sonunda hadi eve gidelim"
Aras abim:
"Gidelim abicim hadi bakalım"
Arabaya geçip aynı pozisyonumuzu alıp evin yolunu tuttuk.
Sonunda eve vardığımızda kapı biz çalmadan seher abla tarafından açılmıştı zaten.
İkimizide kollarının arasına alıp sarıldı.
Seher abla:
"Oyy benim kuzularım gelmiş, nasıl özledim sizi"
Ben:
"Bizde seni sehoşşuumm"
Yaman:
"Bizde seni çok özledik kraliçem"
Ve sonunda o özlediğimiz sesi duymuştuk.
Annemin sesi.
Tuhaf biliyorum ama hiç görmediğim anne şefkatini bana o gösterince ister istemez alışmıştım.
Ve ondan ayrı kalmak hiç istemiyordum.
Annem:
"Oyy benim yavrularım gelmiş"
Koşarak yanımıza gelip ikimizide kollarının arasına alıp sarıldı.
Bizde başımızı onun boynuna gömüp ona sarıldık.
Sarılmayı bırakıp yüzümüzü avuçlarının arasına alıp öptü.
Annem:
"Nasıl özledim sizi birtanelerim benim"
Ben:
"Bizde seni çok özledik annem"
Yaman:
"Bizde seni çok özledik meleğim"
Bizi tekrar kolları arasına alıp sarıldı.
Annem:
"Kurban olurum ben size annem"
Aras abim:
"Hadi hadi kapıda kaldık içeri geçin de öyle hasret giderin"
Annem bi kolunu benim omzuma atıp diğer kolunuda Yamanın omzuna attı ve yürüyerek içeri geçtik.
İçerde bizi karşılayan babamı görmemle onada koşarak sarılmıştım.
Babam:
"Sonunda geldiniz, bizi çok korkuttunuz birtanelerim"
Ben:
"Vallah bende bir an sizi bir daha göremiycem diye korkmuştum, ama çok şükür ki geldik"
Babam:
"Şükürler olsun, en kısa zamanda kurban kestiricem bu aralar başımızdan belalar eksik olmuyor"
Annem:
"Aynen kesin kestirmemiz lazım hata kestirip durumu olmayan ailelere dağıtalım"
Bende yüzümdeki zoraki bir gülümseme yerleştirip onlara dönüp konuştum.
Ben:
"Eee şey ben odama çıkıyorum duş alıcam malum 2 gündür pis deponun içinde kaldık"
Annem:
"Tamam kızım sen çık duşunu al hadi"
Anneme gülümseyip odama doğru yürümeye başladım.
Odama girip kıyafetlerimi alıp direk duşa girdim.
40-45 dakika duşta kaldıktan sonra üstümü giydim.
Saçlarımı kurutmadan açık bırakıp salona indim.
Galiba herkes uyumuştu, Bende bahçeye çıkıp salıncağa oturdum.
Bu evde en sevdiğim köşe buydu.
Kafamı salıncağa doğru dayayıp yıldızları izlemeye başladım.
Dikkatimi dağıtan şey ise telefonumun bildirimleri oldu.
Telefonumu alıp gelen mesajlara baktım ki hepsi oğuzdandı.
Anlayışlı kıt:Kuyruklu yıldız nabıyyoonn
23:00
Anlayışlı kıt:Yıldııızz nerdesin?
23:01
Anlayışlı kıt:Kızım baksana şu mesajlara
23:02
Anlayışlı kıt:Yıldız iyimisin arıyorum açmıyorsun!
23:04
Anlayışlı kıt:Yıldız yamana ulaşamıyorum sana ulaşamıyorum birşey de iyimisiniz?
23:06
Anlayışlı kıt:Deliricem şimdi biriniz baksın artık şu mesajlara
23:07
Ve bunun gibi daha birçok mesaj.
Oğuz baya korkmuş bizim için.
Sizin için değil senin için
Sen bi sus bee
Öfff iyi sustum
İç sesimi dinlemeyi bırakıp oğuza mesaj attım.
Siz:Kusura bakma bakamadım 2 gündür malum telefonu ellime alamamıştım da
Sanki telefonun başında bekliyor gibi anında mesaja bakmıştı.
Anlayışlı kıt:Oohhh Allahım sonunda kızım nerdesin sen 2 gündür
Siz:depoda
Anlayışlı kıt:depoda?
Siz:Evet
Anlayışlı kıt:Depoda ne işiniz vardı? Lan yoksa adam mı kaçırdınız
Siz:Hee Oğuz işim gücüm yok adam kaçırcam
Anlayışlı kıt:Eee niye gittiniz o zamn
Siz:Hiç ya canımız sıkıldı aksiyon lazım dedik aldım yamanı depoya kaçtım
Anlayışlı kıt:Beni almamışsın kırıldım
Siz:Vallah ben dedim yamana oğuzuda alalım dedim ama Yaman onun ne işi var korkar dedi
Anlayışlı kıt:Kim Ben
Siz:Evet sen
Anlayışlı kıt:Sorarım ben ona
Siz:Ay tamam ya sizede şaka yapılmıyor
Anlayışlı kıt:Tamam şimdi gerçeği söyle
Siz:Tamam çekirdeğini al gel anlatacağım şeylerden 1 yıllık dizi senaryosu olur
Anlayışlı kıt:Ohhhaa o derece diyorsun
Siz:Aynen o derece diyorum hadi hızlı ol
Anlayışlı kıt:Tamam bekle beni geliyorum
Siz:Taammmammm
2-3 dakika sonra Oğuz yazmıştı.
Anlayışlı kıt:Heh geldim hadi anlat
Siz:Ne çabuk geldin la
Anlayışlı kıt:Mevzu var dediler geldik
Siz:Vazgeçtim anlatmiycam
Anlayışlı kıt:NİYYEE LAANN!
siz:Şimdi anlatırsam heyecanı kaçar yarın bizimkileri topla çağırdakta anlatim
Anlayışlı kıt:Yarına kadar meraktan geberirim sen bana şimdi anlat
Siz:Yok olmaz acı meraklan birşey olmaz
Anlayışlı kıt:Çok kötüsün yıldız önce heveslendirip sonra yarı yolda bırakıyon
Siz:Tamam tamam ufak bir spoi verim
Anlayışlı kıt:Tamam o olur ver bakalım
Siz:Biz kaçırıldık
Anlayışlı kıt:Nasıl lan hangi şerefsiz kaçırdı sizi
Siz:Reklamlardan sonra devam edicek
Anlayışlı kıt:En heycanlı yeriydi ya
Siz:Eee napalım bizimde görevimiz meraklandırmak
Anlayışlı kıt:Alacağın olsun
Siz:Olsun mu
Anlayışlı kıt:Olsun
Şuan 32 diş sırıtarak oğuzun mesajına bakıyordum.
Siz:Neyse ben kaçtım uyicam uykum geldi
Anlayışlı kıt:Kaç bakalım yarın görüşcez nasıl olsa
Siz:Tamam görüşürüz
Anlayışlı kıt:Görüşürüz iyi geceler kuyruklu yıldız
Siz:Görüşürüz sanada iyi geceler Anlayışlı kıt
Son mesajıda yazıp telefonu kapatıp yana attım.
Tam düşüncelere dalıcakken Yaman gelip yanıma oturdu.
Yaman:
"Naber küçük hnm"
Ben:
"Ne kadar iyi denilebilirse"
Yaman:
"Senin neyin var karakoldan çıktığımızdan beri garipsin"
Ben:
"İnsan neden hep eskiye döner yaman"
Yaman:
"Nasıl"
Ben:
"Neden ben travmalarımdan kaçtıkça onlar benim peşimden geliyor"
Hiç birşey demeden beni kollarının arasına aldı ve sarıldı.
Yamanın sarılmasıyla içimde tuttuğum gözyaşlarımı bıraktım.
Ve Yamanın göğsünde ağlamaya başladım.
Ben:
"Kurtulamıyorum Yaman o pisliklerden kurtulamıyorum Ben her defasında kaçtıkça onlar peşimden geliyor"
Yaman:
"Geçti güzelim geçti burdayım ben sakin ol"
Ben:
"Yoruldum kaçmaktan yoruldum"
Yaman:
"Kaçma birtanem onlardan kaçma eğer kaçarsan o zamn daha çok peşinden gelirler kaçma içindeki o şeytanı onlara göster"
Göğsünden kalkıp yüzümü yüzüne hizalayıp ona dönüp konuştum.
Ben:
"Nasıl olucak o"
Yaman:
"Vallah orasını ben bilemem sen koskoca Enderi hapse tıktırmayı başardın bunumu yapamicaksın"
Kafamı yana çevirip gülmüştüm.
Yaman:
"He şöyle gül ya sana gülmek yakışıyor gül ki yıldızlar parlasın sen ağladıkça onlarda parlamıyor"
Ben:
"Onlar benden daha güzel parlıyor onların parıltısı hiç sönmez ama benim parıltım çoktan söndü"
Yaman:
"Senin parıltın sönmedi aksine yeni başlıyor inanıyorum ben hata inanmıyorum eminim sen küllerinden yeniden doğup adeta bir yıldız gibi parliycaksın her zamanki gibi"
Ben:
"Nasıl yapıyorsun bilmiyorum ama ne zaman kötü olsam her defasında yüzümü güldürmeyi başarıyorsun"
Yaman:
"Sadece sana özel sadece seni teselli ederim, sadece seni güldürürüm senin gülüşünü çalanlarıda yok ederim"
Ben:
"Ederiz beraber"
Yaman:
"Zaten ben senin kadar güçlü değilim tek başıma halledemem"
Ben:
"Sen hayatımda gördüğüm en cesur, en güçlü erkeksin"
Yaman:
"Öyle mi"
Ben:
"Tabikide"
Yaman:
"Peki senin dediğin gibi olsun"
Beni tekrar kollarının arasına aldı.
Bir kolunu arkamdan geçirdi ve başımı omzuna dayadım.
Oda başını benim başıma dayayıp beraber yıldızları izlemeye başladık.
Yamanın saçımı okşaması ile iyice mayışıp kendimi gelen uykumun kollarına bıraktım.
Evet bir bölümün daha sonuna geldik.
Düşünceleriniz neler?
Yıldız ve Oğuz hakkında ne düşünüyorsunuz sizce olsunlar mı?
Bu bölüm çok aksiyon olmadı çünkü aklıma fazla aksiyon sahneleri gelmedi.
Evet bölümle alakalı yorumlarınızı bekliyor olacağım.
Ve eleştiriye her zamn açığım.
İyi okumalar diliyorum.
Kelime sayısı:5189
Bölüm etkileşimi
