21. bölüm / 31
Yalanlarla dolu gerçek (gerçek ailem)17 Bölüm
Bölümler 31Şu an: 17 Bölüm
- 1 Karakter tanıtımı101 kelime
- 2 Bölüm 11.983 kelime
- 3 Bölüm 22.596 kelime
- 4 DUYURU!!!40 kelime
- 5 3. Bölüm1.661 kelime
- 6 4. Bölüm1.213 kelime
- 7 5. Bölüm1.343 kelime
- 8 DUYURU!!!47 kelime
- 9 6. Bölüm2.468 kelime
- 10 7. Bölüm3.057 kelime
- 11 8. Bölüm2.168 kelime
- 12 Bölüm 92.894 kelime
- 13 Bölüm 103.748 kelime
- 14 11. Bölüm4.934 kelime
- 15 12. Bölüm5.230 kelime
- 16 Karakter tanıtımı 2159 kelime
- 17 13 Bölüm3.212 kelime
- 18 Bölüm 146.397 kelime
- 19 15 Bölüm5.197 kelime
- 20 16. Bölüm4.591 kelime
- 21 17 Bölüm6.438 kelime · Okuduğun bölüm
- 22 18. Bölüm4.451 kelime
- 23 19 Bölüm8.499 kelime
- 24 20. Bölüm7.736 kelime
- 25 21. Bölüm8.021 kelime
- 26 22. Bölüm7.719 kelime
- 27 23. Bölüm8.058 kelime
- 28 24. Bölüm8.307 kelime
- 29 25 Bölüm9.827 kelime
- 30 26 Bölüm8.377 kelime
- 31 27 Bölüm7.499 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
(Yıldızın gözünden)
Baba tarafı ile tanışmak istiyordum, ama bir zamanlar istiyordum duyduklarımdan sonra tanışmayı bırakın yüzlerini bile görmek istemiyorum.
Babamın sesiyle daldığım düşüncelerden çıkıp ona dönmüştüm.
Babam:
"Yıldız neden konuşmuyorsun babacım"
Ben:
"Ne konişim"
Babam:
"Dedenlerle tanışmiycak mısın?"
Ben:
"Hayır"
Babam:
"Neden kızım"
Ben:
"Baba onların dün dediklerini ne çabuk unuttun"
Adını bile bilmediğim Dedem konuştu.
Dedem:
"O konuyu konuşmak için geldim kızım"
Ben:
"Hangi konu"
Adını bilmediğim alperen abimle aynı yaşta olan bir çocuk konmuştu.
Çocuk:
"Salak mı bu kız"
Ben:
"Ne diyorsun be sen"
Çocuk:
"Salak mısın diyorum az önce kendi ağzınla dedin ya onlar diye o konuyu konuşcak işte bunu anlamamak için beyinsiz olmak gerek"
Dedem:
"Çınar!"
Adının çınar olduğunu öğrendiğim çocuğa bütün ölümcül bakışlarımı yolluyordum, Dedem onun adını söylemesi ile sus pus olmuştu.
Ben:
"Buyrun dinliyorum"
Dedem:
"Ben seni onlara vermedim o aileden ded-"
Lafını böldüm.
Ben:
"Onlar benim hiçbirşeyim değil o adam da Dedem değil ismini biliyorsan ismiyle hitap et Deden deme o adam benim Dedem değil hiç olmadı da"
Dedem:
"Tamam özür dilerim"
Ben:
"Dileme, olayı anlatırmısın merak ediyorum"
Dedem:
"Tamam"
Derin nefes aldı ve başladı.
Dedem:
"O adamla benim meselem vardı babamı öldürmüştü o adam bende o günden sonra o adamı bulmaya çalıştım bulmuştumda onda daha annen yamanla sana 5 aylık hamileydi onu bulmamla evini basmıştım kavga etmiştik oda o günden sonra bana kin besledi 4 ay boyunca hiç bir şekilde karşıma çıkmamıştı 4 ay sonra siz doğdunuz, siz doğduktan ertesi gün hemşire küveze diye götürmüştü seni, götürdükten sonra akşam hemşire odaya geldiğinde senin öldüğünü söyledi bize annen kriz geçirmişti baban dondu kaldı Barlas,aras,alp,alperen,atlas neye uğradıklarını şaşırdı diğerleri ne olduğunu anlamazken Barlas bir köşeye geçip ağladı o gün bütün aile sizin doğmanızı beklemiştik anne tarafı Baba tarafı herkes siz doğucaksınız diye beklemişti doğdunuz ama doğdunuz gibi ayırdılar sizi Ben bunu bilmiyordum o adamın seni kaçırdığını bilmiyordum eğer bilseydim ilk başta peşine düşerdim bakma böyle durduğuma eğer bilseydim çok geç olmadan bulurdum seni"
Ben:
"Başınız sağolsun, özür dilerim ön yargılı davrandım ama onlar bana senin beni onlara bilerek verdiğini söylemişti"
Dedem:
"Ben seni verirmiyim hiç güzel gözlüm en çok ben istiyordum senin bizimle büyümeni Ben sana ne hayaller kurdum ellini tuttup parka götürecektim, oyun oyniycaktım Ben senin kız olduğunu öğrendiğim gün sen benim ilk göz ağrım oldun hayla da öylesin tek kız torunumsun"
Dedikleri karşısında ağlamamak için kendimi zor tutmuştum.
Ben:
"Hiç mi görmediniz beni"
Dedem:
"Gördük tabi ben sana bazı şeyler eksik anlattım bir ara dede torun oturur konuşuruz olur mu"
Ben:
"Diğerleri rahatsız olmazsa şimdi anlatsan"
Azad bey diğerlerine dönüp konuştu.
Dedem:
"Kimse sıkılmaz kim sıkılırsa gider"
Ben:
"Yok benim yüzümden gitmesinler eğer sıkılıcaklarsa sonra da konuşuruz"
Adını bilmediğim ve çınarın yanında oturan benle aynı yaşta olan çocuk konuşmuştu.
Çocuk:
"Sıkılmayız biz dede anlat nolur çok merak ettim"
Dedem:
"Tamam o zamn, gel bakalım"
Beni yanına çağırdığında gidip bağdaş kurup ayağının ucunda oturdum.
Barlas abim ellindeki yastığı alıp popomun altına koymuştu. Hasta olmim diye.
Barlas abim:
"Kalk güzelim yastığın üstüne otur hasta olma"
Ben:
"Teşekkür ederim abi"
Barlas abim:
"Ne demek biriciğim"
Dedeme dönüp konuştum.
Ben:
"Hadi başla dede annemin hamile olduğunu nasıl öğrendiniz falan herşeyi anlat"
Dedem:
"Tamam başlıyorum"
Geçmiş...(laranın gözünden)
Hamileydim yine hamileydim
Niye bilmiyorum ama sevinçten havalara uçmuştum.
Bizimkilere söylemek için sabırsızlanıyordum.
Hemen testi avuçlarımın içine aldım ve odadaki telefonumu alıp babamı aramıştım, 3 çalışta açmıştı.
Ben:
"Alo baba"
Babam:
"Noldu kızım, kötü birşey mi oldu"
Ben:
"Yok Baba şey diycektim akşam bize gelsenize yemeğe uzun zaman oldu görüşmeyeli, abimler de gelsin ama hepiniz toplanıp gelin"
Babam:
"Hayırdır kızım barlasın da doğum günü değil"
Ben:
"Öyle birşey değil Babam siz gelin konuşuruz"
Babam:
"Tamam Azad gile Ben haber ederim"
Ben:
"Tamam görüşürüz öptüm"
6 kez hamileydim umarım bu sefer kızım olurdu.
Bu mutlulukla yukarı odaya çıkıp hazırlandım.
Bol paça kot pantolon ile beyaz gömleğimi giymiştim, Ömere haber verdiğimi unuttup hemen telefonumu alıp Ömeri aradım.
Ömrümmm🤍 kişisi aranıyor...
Anında telefonu açmıştı.
Ömer:
"Efendim aşkm"
Ben:
"Napıyorsun hayatım"
Ömer:
"Öyle yoldayım eve geliyorum birtanem"
Ben:
"Tamam annemler ve annenler akşam bize yemeğe gelecekler erken gel diycektim"
Ömer:
"Yoldayım birtanem geliyorum da, hayırdır kötü birşey yok demi"
Ben:
"Yok yok sen gel öğrenirsin"
Ömer:
"Tamam geliyorum birtanem evin yolundayım öpüyorum seni"
Ben:
"Bende hayatım"
Diyip telefonu kapatıp mutfağa gittim kontrol için kızlara sabahtan söylemiştim babamların geleceğini bende herşey hazır mı diye bakmaya inmiştim.
O sırada da kapı çalmıştı ömer gelmiştir diye açtığımda karşımda ordu kişisini görmemle şok olmuştum.
Babamlar hepsi gelmişti ömerle beraber gelmişlerdi.
Ben:
"Hoşgeldiniz, bu kadar erken geleceğinizi düşünmemiştim"
O sırada arkadan abim konuştu.
Abim:
"Vallah Babam arabayı öyle bir hızlı sürdü ki bende ne zamn geldiğimizi anlamadım"
Herkes gülerken bende gülmüştüm.
Ben:
"Hadi geçin içeri ayakta kaldınız"
Abim:
"Noldu abla ya meraktan çatladım"
Ben:
"Herkes gelsin öğrenirsiniz"
Dememle tam o sırada kapı çalmıştı, kapıyı açtığımda Azad babamları görmemle sevinmiştim.
Ben:
"Hoşgeldiniz, geçin hadi"
Azad babam:
"Hoşbulduk kızım da noldu ya nasıl geldiğimizi bilemedik"
Ben:
"Kötü birşey değil Babam geçin hadi"
Bende onlarla beraber içeri geçtiğimde direk yemek yemeye geçmiştik, yemekler bitince bende mutfakta tatlıları ve çayları hazırlıyordum.
İçeri tepsi ile girdiğimde Azad Babam sinirli bir şekilde konuşmuştu.
Azad babam:
"Kızım söyle artık meraklandırdın iyice"
Ben:
"Tamam tamam söylüyorum"
Deyip ellimdeki tepsiyi masaya bırakıp ellimi karnıma koyup konuştum.
Ben:
"Ben hamileyim!"
Hepsi bir anda 'NEEE' diye bağırmıştı, sonrasında abim konuşmuştu.
Abim:
"Bak eğer şakaysa çok pis bozuşuruz"
Ben:
"Değil hamileyim gerçekten, bak"
Cebimdeki testi çıkartıp masaya koyduğumda herkes o teste oyalandı, Azad babamın bir sevinçle bahçeye çıkıp silah sıkması bir olmuştu.
Azad babam:
"Aalllaahhh tekrar dede oluyorum lan!"
Diye bağırmıştı, ömer yanıma gelip beni belimden tuttup kucağına aldığında havada döndürmüştü beni yere indirip yüzüme baktı.
Ömer:
"Ben tekrardan mı Baba oluyorum"
Ben:
"Evet, tekrar Baba olucaksın"
Tekrar sarılıp kafasını boynuma gömdü bende Kollarımı kaldırıp sarıldım, bir anda çekildi ve ellimi tuttu.
Ömer:
"Hadi gidiyoruz"
Ben:
"Nereye"
Ömer:
"Hastaneye"
Ben:
"Saçmalama istersen kadın yatıyordur şimdi bu saate"
Ömer:
"Yatıyorsa uyanacak o kadsr maaşı boşa mı veriyorum, itiraz istemiyorum yürü"
Diyip ellimden tutarak arabaya götürdü diğerleri de arabaya bindiğinde şuan cümbür cemaat hastaneye gidiyorduk.
Hastaneye geldiğimizde direkt Doktorun odasına gitmiştik, ömer yolda kadını arayıp acil hastaneye gel demişti. Kadın şimdi nasıl korkmuştur.
Odaya girdiğimizde azra hnm beni hemen sedyeye almıştı, karnımı açtığımda karnıma jel döküp makinayı karnımda gezdirdi.
Azra hnm:
"Evet bakalım kaç haftalıkmış minik"
Biraz daha inceledikten sonra bana döndü ve gülümseyerek konuştu.
Azra hnm:
"Minikler 2 haftalıkmış annesi"
Ben:
"Minikler mi"
Azra hnm:
"Hıhım, ikizlerin olucak laracım hayırlı olsun"
Ben:
"Neee"
Sevinçten ağlamak üzereydim ömere baktığımda oda büyük bir sevinçle bana bakıyordu.
Ben:
"Sağlık durumları nedir? İyiler demi"
Azra hnm:
"İyiler İyiler şimdilik bir sıkıntı yok, umarım hiçte olmaz Allah analı babalı büyütsün inşallah"
Ben:
"Sağol azrucum kusura bakma senide yorduk akşam akşam"
Azra hnm:
"Olur mu öyle şey bu benim işim"
Arzu bana Peçete verdikten sonra yerine geçip oturmuştu.
Azra hnm:
"Sağlık durumlarında bir sıkıntı yok 1 ay sonra tekrar gelin bakalım cinsiyeti de 18 yada 22 haftada öğreniriz"
Ben:
"Tamam teşekkür ederiz kolay gelsin cnm"
Azra hnm:
"Tekrardan hayırlı olsun inşallah, Allah analı babalı büyütsün"
Ben:
"Amin inşallah"
Diyip odadan çıktığımda herkes bize döndü.
Ben:
"İkizler miş"
Dememle hepsi Sevinçten havalara uçmuştu.
Azad babam:
"İkiz torunlarım mı olcak şimdi"
Ben:
"Evet Baba ikiz torunların olucak inşallah"
Azad babam:
"İnşallah kızım Allah sağlıkla kucağına almayı nasip etsin"
Ben:
"Amin babam"
Ömer:
"Hadi dağılalım karım çok ayakta durmasın"
Azad babam:
"Biz burdan direk eve geçelim oğlum"
Ömer:
"Tamam babam iyi akşamlar"
Azad babam:
"İyi akşamlar oğlum, tebrik ederim tekrardan"
Ömer:
"Teşekkür ederiz babam"
Azad Babam:
"Ne demek oğlum hadi görüşürüz"
Ömer:
"Görüşürüz Babam"
Ben:
"Görüşürüz Babam"
Bizde hastaneden çıkıp arabaya binip eve gitmiştik.
1 ay sonra...
Şuan ömer Ben Barlas,aras,alp,alperen ve atlas hepimiz hastaneye gidiyorduk. Kontrol için.
Gittiğimizde sıra olmadığı için içeri girmiştik içeri girdiğimizde azra gülerek konuştu.
Azra hnm:
"Hoşgeldiniz, buyrun geçin"
Geçip oturduğumuzda Ben direk sedyeye geçip uzanıp karnımı açmıştım.
Azrada yanımıza gelip karnıma jel döküp ultrasonu karnımda gezdirdi.
Azra hnm:
"Gayet sağlıklılar hiçbir sıkıntıları yok böylede devam eder umarım"
Ben:
"Ohh iyi bari, cinsiyeti ne zamn öğreniriz"
Azra hnm:
"Durumları iyi ama siz yinede karnında sıkışma,kasılma,sancı olursa hemen gel cinsiyeti de 3 ay sonra öğreniriz"
Peçeteyi alıp karnımı silip yerimde doğrulup üstümü düzeltip odaya geçtim.
Azra hnm:
"Dediğim gibi karnında sancı,kasılma,sıkışma,gramp gibi şeyler olursa hemen gel onun haricinde 3 ay sonra sizi tekrar bekliyorum cinsiyeti öğrenmek için geçmiş olsun"
Ben:
"Teşekkür ederiz arzucum"
Azra hnm:
"Ha bu arada unutmadan şunuda vereyim"
Ultrason kağıdını çıkarıp vermişti, ellime alıp uzun uzun baktım.
Arzunun odasından çıkıp, çocukları Lunaparka götürüp eğlenirdirmiştik ordanda eve geçmiştik.
Çok şükür herşey iyiydi.
9 ay sonra olacaklardan habersiz bir 'ohh' çekip yolu izlemeye koyuldum.
3 ay sonra...
O gün gelip çatmıştı, sonunda cinsiyeti öğrenecektik.
Bu sefer çekirdek aile değil sülalece gidiyorduk, hastaneye geldiğimizde hepsi arabadan inip beraber arzunun odasına geçtik.
Kapıyı çaldığımızda 'gel' komutunu duyunca içeri girmiştik.
Arzu hnm:
"Hoşgeldiniz"
Ben:
"Hoşbulduk cnm, nasılsın iyimisin"
Arzu hnm:
"İyi nolsun uğraşıyoruz öyle"
Ben:
"İyi kolay gelsin hayatım"
Arzu hnm:
"Teşekkür ederim cnm, hadi bakalım sedyeye geçte miniklerin cinsiyetini öğrenelim"
Dediğini yaparak ayaklanıp sedyeye geçip uzandım, karnımı açtığımda arzuda yavaş yavaş büyüyen karnıma yine jel dökmüştü.
Arzu hnm:
"Evet bakalım bizim miniklerin cinsiyeti neymiş"
Ultrasonu karnımda gezdirdiğinde hepimiz kitlenmiş arzuya bakıyorduk.
Arzu hnm:
"Cinsiyet partisi olcak mı"
Betül yengem hemen Evet demişti.
Betül yengem:
"Evet evet olsun"
Ömer:
"Ya kızım ne gerek var ya şimdi Cinsiyet partisine"
Betül yengem:
"Öyle demek enişte hepsinde yaptık bunlarda yapmazsak üzülür çocuklar"
Ömer:
"Aman ya"
Ben:
"Hadi aşkm ya üzülsün mü ikizlerimiz"
Ömer:
"Abi kıyamıyorum da Tamam yapalım"
Ben:
"Teşekkür ederiz hayatım"
Betül yengem:
"Arzucum sen şimdi bir kağıda yaz bana ver"
Ben:
"Bende mi öğrenmicem"
Betül yengem:
"Tabi ki hayır, ben hariç kimse bilmeyecek"
Ben:
"Ama yaa"
Betül yengem:
"Aması yok efendim ben şimdi organizasyoncularla görüşücem hadi görüşürüz"
Ömer:
"Bana bak 1 hafta falan erteleme yarın yapalım olsun bitsin"
Betül yengem:
"Vallah özene bözene yapacaklar sen karışma benim işime yaa"
Ömer:
"Yarın olsun"
Betül yengem:
"He he"
Diyip Betül kapıdan çıkıp gitmişti, bizde hepimiz tek tek evlere dağılmıştık.
2 gün sonra...
Organizasyoncular işlerini bitirip çıkmıştı, Betül'ün zevki gerçekten çok iyiydi bahçeye çok güzel bir organizasyon ayarlamıştı.
Bir yanda pembe palonlar bir yanda ise mavi palonlar vardı, ortada kocaman beyaz arka plan vardı üstünde ise altın harflerle BOY GİRL yazıyordu.
Bahçenin girişinde ise iki yanında çiçekler vardı bahçenin bir kısmında ise masalar sandalyeler vardı, masaların üstünde ise küçük dekoratif şeyler vardı.
(Böyle düşünebilirsiniz)
Hemen hemen misafirlerin hepsi geldiğinde bizde artık başliycaktık
Ömerle Ben ortaya geçtiğimizde Betül de bizim ortamıza geçip bir kolunu benim omzuma bir kolunuda ömerin omzuna attı ve bağırdı.
Betül:
"Hazırmısınız"
Betülün sorusuna da herkes bağırarak cevap vermişti.
"Hazırız"
Betül:
"O zamn 10'dan geriye doğru sayıyoruz"
Herkesle beraber 10'dan geriye doğru saymaya başlamıştı.
"10"
"9"
"8"
"7"
"6"
"5"
"4"
"3"
"2"
"1"
1 dediğinde pembe ve mavi pullar üstümüze doğru dökülmüştü.
Bir kız bir erkekti.
Kızım olacaktı.
Sevinçten bağırıp ömerin boynuna atlamıştım.
Ömerin beni kendine çekmesi ile ağladığımı yeni fark etmiştim.
Bahçede şenlik vardı.
Azad babam Sevinçten havaya silah sıkıyordu ama çocukların olduğunu hatırlayıp son dakika durmuştu ve sevincini başka türlü yaşamıştı.
Herkes birbirine sarılıp ağlıyordu.
Alp bana doğru koşarak geldiğinde önünde diz çökmüştüm.
Alp:
"Kız kardeşim mi olucak anne"
Ben:
"Evet oğlum kız kardeşin olucak"
Bütün herkes tek tek sarılıp tebrik etmişlerdi.
Cinsiyet partisi bittiğinde herkesi geçirip eve girmiştik.
Eve girdiğimiz gibi kendimi odaya atıp üstümdekilerden kurtulup sıcak bir duş almıştım bugünün yorgunluğu ve sıcak duşun yorgunluğu ile pijamalarımı giyip uyumuştum.
Kızım olacaktı.
5 ay sonra...
Şuan salonda oturmuş şiş karnımın üstünde duran kasedeki çerezi yiyordum ki karnıma sancı girmesi ile onu sehpanın üstüne koyup direk ayaklanıp bağırmıştım, tam o sırada suyumun geldiğini fark ettim galiba geliyolardı.
Ben:
"Ömmeerrrr!"
Diye bağırmamla ömerin koşarak aşağı inmesi bir olmuştu.
Ömer:
"Noldu lara noldu"
Ben:
"Geliyolarlar Ömer"
Ömer:
"Ne nasıl kim geliyor"
Ben:
"Nenen geliyor ömer"
Ben acıdan kıvrandığım yerde Ömer hayla ne olduğunu anlamaya çalışıyordu.
Ben:
"İkizler geliyor! Doğum çantasını al gel"
Dememle bir hışımla odaya gidip doğum çantasını aldığında benide arabaya bindirip hastaneye gitmiştik, o kadar hızlı gidiyordu ki korkuyordum ama şuan acıdan birşey diycek durumda değildim.
Araba hastanenin önünde durduğunda Ömer inip hızla tekerlekli sandalye istemişti, sandalye geldiğinde beni bir hızla ona otutturup Arzu hanımın yanına gittik, ömer kapıyı bile çalmadan içeri dalmıştı.
Ömer:
"Arzu İkizler geliyor"
Arzu:
"Neee"
Arzuda bana baktığında doğumun başladığını Anlamıştı.
Arzu:
"Acil ameliyathaneye alın hadi"
Dediklerinde bir hızla ameliyathaneye almışlardı.
(Ömerin gözünden)
Barlaslar burda olduğu için giremiyordum tam o sırada koridordan annemin çığlığını duymuştum.
Annem:
"Nerdeler, doğdu mu nasıllar iyimi"
Ben:
"Sakin ol anne ameliyata aldılar şimdi"
Annem:
"Oyy Allahım sen kolaylık ver"
O sırada Hacer annenin de koşarak buraya geldiğini gördüm.
Hacer anne:
"Ömer noldu oğlum doğdu mu"
Ömer:
"Yok anne ameliyathaneye aldılar şimdi"
Oda annemin yanına çöküp dua etmeye başladı.
4 saat sonra...
Arzu hanımın ameliyattan çıkması ile hepimiz o tarafa gittik.
Arzu hnm:
"Ameliyat güzel geçti anneyi normal odaya alıcaz ikizlerinde kontrolleri yapıldıktan sonra getiricez"
Ömer:
"Tamam hocam sağolun"
Arzu hnm gülümseyip aramızdan giderken ameliyathanenin kapısı açıldı ve hayatımın anlamı laram çıkmıştı.
Çıkar çıkmaz konuştu.
Lara:
"Ömer İkizler nasıl Nerdeler"
Ben:
"İyiler hayatım korkma kontrolleri yapılsın getirecekler"
Derin bir oh çekti ve arkasına yaslandı.
Odaya geldiğimizde annemlerin yardımı ile doğum çantasındaki takımı yavaş yavaş giydirmişlerdi.
Yatağa uzandığında hemşireler gelip serumu takıp gitmişlerdi.
Lara daha fazla dayanamayıp uyumuştu, Bende koltuğa uzanmıştım.
Uyandığımda sabah saat 9'du laraya baktığımda hayla uyuyordu, Bende onu rahatsız etmeden odadan çıkıp arzunun odasına gittim, gittiğimde kapıyı çaldığımda içerden 'gel' sesini duydum ve içeri girdim.
Ben:
"Kusura bakma rahatsız ettim de ikizlerin durumu nedir diye sorucaktım"
Arzu hnm:
"İyiler bir sıkıntı yok annesi yatıyor diye küveze almıştık, lara hnm uyandığında getiricez"
Ben:
"Anladım teşekkür ederim hocam"
Dedikten sonra odadan çıkıp laranın odasına girdim, girdiğimde uyanmıştı beni gördüğü gibi yerinde doğrulmaya çalıştı ama dikişleri sızlayınca hemen yanına gittim.
Ben:
"Yavaş ol güzelim daha dün ameliyattan çıktın"
Lara:
"Gelmediler mi daha"
Ben:
"Küvezdeler birtanem sen uyuyunca küveze almışlar sen uyandığında getiriceklerdi Ben söylerim getirirler şimdi"
Lara:
"Tamam hadi söyle getirsinler"
Ben:
"Tamam sen dur ben geliyorum"
Diyip odadan çıktım ve yeni doğan bebek odalarının önüne gittim, hemşire beni gördüğü gibi yanıma gelmişti.
Hemşire:
"Buyrun neye bakmıştınız"
Ben:
"İkiz bebekler vardı lara korkmaz dı hastanın adı"
Hemşire:
"He o bebeklerin babası sizmisiniz"
Ben:
"Evet, eşim uyandıda çok görmek istiyor rica etsem götürebilirmiyiz"
Hemşire:
"Tabiki siz bekleyin ben getiriyorum"
Ben:
"Tamam"
Hemşire içeri girdiğinde ikizleri getirmişti, geldikleri gibi hayran dolu bakışlarımı göndermeyi unutmadım hemşireye dönüp yolu tarif ederek odaya gelmiştik.
Kapıyı açtığımda hemşire bebeklerle içeri girdiğinde herkesin hayran dolu bakışları ikizlerin üzerindeydi.
Lara yerinde doğrulmaya çalışmıştı ama dikişlerinden dolayı zorlanmıştı. 2 adımda yanına gidip doğrulmasına yardımcı oldum ve kızımızı ona verdim.
Laranın yıldıza bakışı hayal ettiğim bir manzaraydı ve ben bu manzaranın bozulcağından habersiz ikisine hayran hayran bakıyordum.
(Laranın gözünden)
Kucağımdaki kız çocuğuna hayran hayran bakarken kıpırdanması ile bakışlarımı bozmuştum.
Uyanmıştı, meleğim uyanmıştı.
Ben:
"Ne güzelsin sen öyle annecim"
Diyip gözlerimi kapatıp boynunu öpüp derin nefes alıp vermiştim.
Çok güzel kokuyordu.
Ömerin konuşması ile ona dönmüştüm.
Ömer:
"Adları ne olsun hayatım"
Ben:
"Yıldız ve Yaman, Yıldız sonsuza dek parlasın diye ışığı hiç sönmesin diye, yaman ise güçlü,kuvvetli ve cesur olsun diye hayatta hep güçlü olması için kuvvetli olması için cesur olması için"
Ömer:
"Ne güzel isim buldun iki dakikada"
Annemlere döndüm konuştum.
Ben:
"Şey anne baba yıldız ve Yaman koydum ama sorun olur mu sizin için"
Annem:
"Yok kızım ne sorunu olucak istediğinizi koyun"
Gülümseyip tekrar kızıma döndüm, Uyuyordu meleğim.
Bu sefer uyandığında yumruk yaptığı ellini açmıştı ve parmağımı tutmuştu sıkıca.
Barlas hemen yanıma geldi ve konuştu.
Barlas:
"Anne bende alabilir miyim"
Ben:
"Tabi oğlum"
Diyip Yıldızı yavaşça kucağına bıraktım, bıraktığım gibi yerinde hareketlenip gözünü açmıştı, barlası gördüğünde önce şaşırsada sonra ağzının içini göstererek gülmüştü ve yerinde haraketlenip kafasını barlasın göğsüne koyup tekrar uyumuştu.
Bu haraketi bende dahil odadaki herkesi güldürmüştü.
Bir kaç sonra ikiside uyanmıştı ve şuan çocuklarım odadaki herkesin ellinde geziyordu.
Günümüz
Babam:
"İşte böyle oldu"
Ben:
"Taa küçükken belliymiş zaten benim Barlas abimi daha çok seveceğim"
Salondaki herkes benle beraber gülerken, Barlas abim yanıma gelip yanağımı önce ısırdı sonra öpmüştü.
Barlas abim:
"Ölürüm kız sana"
Ben:
"Tövbe ne ölmesi ölmek yok biz senle daha neler yapıcaz"
Ona gülümseyip göz kırpmıştım.
Barlas abim:
"Bak sen demek öyle"
Ben:
"Evet, itirazın mı var eğer varsa bende aras abimle yaparım"
Aras abim anında barlasa dönüp sitemli şekilde konuşmuştu.
Aras abim:
"Lütfen itirazın olsun barlas"
Barlas abimde aras abime bakarak konuştu.
Barlas abim:
"İtirazım yok güzelim, sen iste yeterki herşeyi yaparız"
Senle neler yapıcaz Dememle kastım, ben alışveriş yapıcaktım oda poşetleri taşıyacaktı ama bunun Barlas abimin bilmesine gerek yoktu. Demi.?
Aras abimin kabul etmediğine sevinmiştim, çünkü benim peşimde dollanmak kolay değildi.
Bende sıkıntıdan bir hışımla ayağa kalkıp bizimkilerin karşısına geçtim.
Ben:
"Eee tanışmiycakmıyız cnm ailem"
Amcam olduğunu düşündüğüm adam kalkıp yanıma gelmişti.
"Tanışcaz tabi fıstık, ben erkan en büyük amcanım"
Ben:
"Memnun oldum amca"
"Bende 2'ci büyük amcan serhat"
Ben:
"Memnun oldum serhat amca"
"Serhat amca diyince çokmu yaşlı oldu şimdi"
Bende dahil hepimiz gülmüştük buna.
"Bende 3'cü büyük amcan adem"
Ben:
"Memnun oldum adem amca"
"Bende 4'cü ve son amcan faruk"
Ben:
"Memnun oldum Faruk amca"
Şimdi sıra Yengelere ve çocuklarına gelmişti.
"Ben en büyük amcan erkan'nın eşi fahriye bunlarda çocuklarımız
Caner,çınar,berk"
Demek çınar bunun çocuğuydu.
Ben:
"Memnun oldum fahriye yenge"
"Bende 2'ci büyük amcan serhat'ın eşi saadet bunlarda çocuklarımız Kuzey,Kaan,Emir,Enes"
Ben:
"Memnun oldum saadet yenge"
"Bende 3'cü amcan ademin eşi Rabia bunlarda çocuklarımız Eymen,efe,uras,ata,berat"
Ben:
"Memnun oldum Rabia yenge"
"Bende sonuncu amcan faruk'un eşi esin bunlarda çocuklarımız Emin,çağlar,Fırat,kerem,miraç,mahir"
Ben:
"Memnun oldum esin yenge"
Bunlar resmen sıralama yapmış.
18 tane erkek kuzenim mi vardı şimdi benim? 5'te abi çetesi desek.
Etti 22, Toplam 22 tane erkeğin içinde bir kız vardı.
Bunu benim bünyem kaldırmaz ki.
Ben dalıp giderken Barlas abimin sesi ile yerimde hafif irkilip ona döndüm.
Barlas abim:
"Yıldız noldu güzelim neye daldın gittin"
Ben:
"Hiçç öyle"
Bir hışımla yerimden kalkıp kuzen çetesine döndüm.
Ben:
"Hadi kalkın bahçeye çıkalım büyüklerin sohbet sarmadı"
Kuzey beni onaylayarak konuştu.
Kuzey:
"Çok haklı, kesinlikle katılıyorum hadi gidelim"
Diğerleri de kuzeyi onaylayınca hepimiz toplanıp bahçeye çıktık.
Bahçeye çıktığımızda, bahçedeki çağırdağa gittik.
çınar,Caner,berk,kuzey,Kaan,Emir,Enes,Eymen,efe,uras,ata,berat,emin,çağlar,Fırat,kerem,miraç ve mahir hepsi yan yana oturmuştu bende yamanla yan yana oturmuştum.
Yan yana değil üst üste.
Neticeye değil Haticeye bakacaksın.
Hiç kimsenin ağzından çıt dahi çıkmayınca uras sessizliği bozup konuşmuştu.
Uras:
"Eee adın ne kaç yaşındasın falan kendini tanıtsana"
Abisi sandığım Eymen hafif kafasına vurmuştu.
Eymen:
"Salak, yamanla İkizler ya hani Yaman kaç yaşındaysa oda onunla aynı yaştadır"
Uras:
"Off abi ya"
Daha fazla sessiz kalmamak için yerimde hafif dikleşip urasa ithafen konuştum.
Ben:
"Adım yıldız 17 yaşındayım, yani bu kadar kendimi tanıtmama gerek yok diye düşünüyorum sonuçta annem belli babam belli"
Tam o sırada çınar da yerinde hafif dikleşip bana ithafen konuştu.
Çınar:
"Senin annen baban belli değil ki, aniden çıkıp geldin nerden bilelim biz senin bu ailenin kızı olduğunu"
Ben:
"DNA testinin sonuçlarına göre geldim ben buraya, ne saçmalıyorsun ya sen sanki ben keyfimden istedim nerden bilim ben böyle bir şey olup kaçırıldığımı"
Aslında Leyla gilin bana tavırlarından dolayı evlatlık olduğumu anlayabilirdim, ama anlamamıştım yani benim suçum değil.
Çınar:
"Senin gibilere güven olmaz"
Çınarın abisi diye düşündüğüm çocuk hiç istifini bozmadan oturduğu yerden çınara bağırmıştı.
Caner:
"Çınar, kes o sesini yoksa kesmesini bilirim!"
Çınar:
"Ama abi yalan mı, ne olduğu belirsiz birinin bir anda çıkıp ben bu ailenin kızıyım demesi, Allah bilir kimle neler yapmıştır bu"
İma etmeye çalıştığı şeyle sinirlenip bir hışımla ayağa kalktım ve canerin vurmak üzere olduğu tokadı ona bırakmadan ben geçirmiştim yüzüne.
Ben:
"Bir daha sakın! Sakın hayatım hakkında o ağzını açma! Sanane lan benim nerden gelip gelmediğimden, sananee sen hakla benim hayatım hakkında konuşuyorsun bir bok bildiğin yok gelmişsin burda konuşuyorsun"
Çınar:
"Yalan mı kızım? Nerden bilelim biz senin temiz olup olmadığını"
Bu sefer bana kalmadan Caner çınara tokatı geçirmişti.
Caner:
"Ne biçim konuşuyorsun lan sen kuzenin hakkında Hee terbiyesiz"
Çınar arkaya düşen kafasını Canere çevirip konuştu.
Çınar:
"O benim kuzenim değil! Benim kuzenim öldü, bizim kuzenimiz 17 sene önce öldü!"
Caner ellerini çınarın yüzüne koyup yüzüne baktı.
Caner:
"O senin kuzenin lan, daha küçücükken o doğacak diye sevinmiştin"
Çınar titreyen sesi ile canere bakıp konuştu.
Çınar:
"Değil! Biliyorum yine kandırılıyoruz bu sefer kanmiycam Ben kabullendim sizde kabullenin o öldü"
Son sözlerini de söyleyip gitmişti, çınarın gitmesi ile Caner mahcup bir şekilde bedenini bana doğru çevirip kafasını aşağı doğru eğmişti.
Caner:
"Ben onun adına özür dilerim, kabullenemiyor yaşadığını ilk zamanlarda kız kuzeni olcak diye çok sevinmişti ama sonra senin ö-"
Kelimeleri kurmakta zorlandığı çok belliydi onu daha fazla yormamak için lafını kesmiştim.
Ben:
"Sorun yok! İnanmaz anlarım, ama bana karşı ettiği ima hiç hoş değildi ve neler yaşadığımı bilmeyerek bana o imayı kurdu. İnanmasın hata gerekirse yanıma yaklaşıp benle muhatap da olmasın anlarım ama bana ettiği imayı anlamamı bekleme benden"
Caner:
"Beklemiyorum zaten, böyle birşey senden bekleyemem zaten ama yinede onun adına özür dilerim"
Ben:
"Sen birşey yapmadın ki, senin suçun yok sen neden özür diliyorsun özür dilemesi gereken biri varsa oda kardeşin"
Sinirden onların varlığını bile unutmuşken kuzey bana dönüp konuştu.
Kuzey:
"Böyledir o çınarın yaptığı hataları kendisi yapmış gibi karşı taraftan hep özür dilerdi, ama haksız olduğu zamanlar eğer bir kavgada çınar haklıysa karşı taraf haksızsa karşı tarafın içinden geçerdi"
Ben hayretle kuzeyi dinlerken ağzım açık kalmıştı, ve Caner baş parmağı ve işaret parmağını çenemin altına koyup ağzımı kapatıp gülerek konuşmuştu.
Caner:
"Kapat kız ağzını sinek giricek şimdi"
Canerin söylediği şeyle bende dahil hepimiz gülmüştük.
Ben:
"Hadi tamam oturun gereksiz kişiler için düzeni bozmaya değmez"
Bu sefer geldiğimizden beri ağzını dahi açmayan berat konuşmuştu.
Berat:
"Hangi düzenden bahsediyorsun, şu halimize bak. Kalk lan sende üstümden! bacağım ağrıdı"
Berat kucağında oturan berk'e sitemli bir şekilde konuşmuştu, bu sefer beratın kucağında oturan berk konuştu.
Berk:
"Nereye gidim olm yer mi var"
Berat:
"Git çimenlere otur"
Berk:
"Olmaz, kesin Ömer amcam yine bahçeyi sulamıştır ve ıslak çimenin üstünde oturamam kusura bakma"
Daha fazla kavga etmemeleri için olaya dahil oldum.
Ben:
"Tamam tamam sakin olun kavga etmeyin ben bahçeden birşeyler bulup geliyorum"
Diyerek ordan ayrılmıştım ve bahçede sandalye arıyordum. Biraz ilerde kiler görmemle oraya doğru koşmuştum ama yarı yolda çınarın sesini duymamla olduğum yerde kalmıştım.
Yine mi ya!
Çınar:
"Hayırdır sevgilinin yanına mı koşuyorsun"
Bende arkamı dönüp alayla konuştum.
Ben:
"Hee sevgilime koşuyorum nerden bildin"
Çınar:
"Hallerinden belli"
Ben:
"Hayatımda senin kadar salak bir çocuk görmedim, dur da bir ara yengeme sorim seni küçükken biryerden falan mı düşürdü diye"
Çınar:
"Sensin lan salak, düzgün konuş!"
Ben:
"Konuşmasam naparsın, gider herkese yıldız sevgilisiyle mi buluştu dersin"
Çınar:
"Aynen öyle"
Bende kafamı arkaya doğru atarak gülmüştüm.
Ben:
"Sen sadece salak değilsin, aynı zamanda beyinsizsin de ama sayende çok güldüm teşekkür ederim"
Çınar:
"Neye gülüyorsun ki deli misin"
Ben:
"Yok doğrudan sana gülüyorum, olmayan şeyi annem gile söylemekle beni tehdit etmen çok komikti"
Çınar:
"Madem öyle bu saate kilerde Napıyorsun"
Ben:
"Biraz beynini çalıştırsaydın orda 21 tane erkek olduğunu hepsinin üst üste oturduğunu ve onlar için sandalye almaya geldiğimi anlardın ama sende haklısın bir insanda beyin olmazsa bu saate kilerin orda sevgilimle buluşacağımı düşünmesi gayet normal"
Kilere girip katlanan sandalyeleri ellime alıp çınara doğru yürüdüm.
Ben:
"Ama üzülme herkeste olacak birşey bu, sen şimdi kilere gir sandalyeleri kap gel tamam mı hadi"
Omzuna iki kere vurup gidiyordum ki söyledi söz durmama neden olmuştu.
Çınar:
"Sen gerçekten o musun?"
Ben:
"Boşver çınar inanma gerek yok ama bir daha sakın hayatım ile ilgili iğrenç bir imada bulunma çünkü benim neler yaşadığımı bilmiyorsun, bilemezsinde o yüzden hayatım hakkında konuşma. Ayrıca ben o olsam bile ki öyle ama madem inanmıyorsun günün birinde inanırım belki diye düşünüyorsan düşünme! İnanıyorsan inan inanmıyorsan da benle muhatap olma rica ediyorum"
Onu orda bırakıp arkamı dönüp gitmiştim ve bizimkilerin yanına geldiğimde sandalyeleri yere koyup tek tek açmaya başladım.
Sandalyeleri açmama kuzey yardım ettiği için çok kolay olmuştu.
Herkese yetecek kadar sandalye getirdiğimde herkes yerine geçmişti bende Yamanın yanına geçip oturdum.
Ben:
"Ee rahatmısınız bakalım"
Berk:
"Allah senden razı olsun kuzen şuan rahatız"
Ben:
"Tamam o zamn"
Berk bana gülümsediğinde bende ona gülümseyip önüme döndüm ve ortaya rastgele bir konu attım.
Ben:
"Eee kaç yaşındasınız en büyüğünüz hangisi falan siz tanıtın bana kendinizi biraz"
Adının çağlar olduğunu öğrendiğim çocuk konuşmuştu.
Çağlar:
"Ben başlim en büyükleri benim çünkü"
Daha sonrasında canerde ona bakarak konuştu.
Caner:
"Benden 1 gün büyüksün sadece o yüzden abilik taslama"
Çağlar:
"Büyükmüyüm, büyüğüm ha 1 gün ha 1 yıl ne fark eder"
Caner:
"Tam hadi boş yapma başla"
Çağlar kafasını arkaya doğru salladıktan sonra bana döndü ve konuştu.
Çağlar:
"Şimdi, erkan amcamın en büyük oğlu Caner ortanca çınar en küçükleri berk"
Berk:
"18 yaşındayım"
Çağlar:
"En küçüklerisin lafımı bölme! Serhat amcamından en büyük oğlu kuzey ortanca Kaan kaan'ın bir küçüğü Emir en küçükleri ise enes"
Derin bir nefes alıp devam etti.
Çağlar:
"Adem amcamın en büyük oğlu Eymen ortanca efe efenin bir küçüğü uras urasın bir küçüğü ata en küçükleri ise berat"
Ve tekrar nefes alıp devam etti.
Çağlar:
"Furkan amcanın yani babamın en büyük oğlu ise Emin ortanca Ben benden sonra küçük Fırat fırattan sonra küçük kerem keremdenn sonra küçük miraç miraçtan sonra en küçük mahir"
Ben:
"Bitti mi"
Çağlar:
"Bitti"
Şükür.
Ben:
"Şükür, çocuk sayarken nefessiz kaldı"
Çağlar:
"Eee aşiret olmak kolay değil"
Ben:
"Peki şimdi buradaki herkes yaşını söylesin kim büyük kim küçük onuda öğrenelim"
Caner:
"Ben 21"
Çınar yoktu.
Berk:
"Ben 18"
Kuzey:
"Ben 20"
Kaan:
"Ben 18"
Emir:
"Ben 17"
Enes:
"Ben 15"
Eymen:
"Ben 22"
Efe:
"Ben 20"
Uras:
"Ben 18"
Ata:
"Ben 17"
Berat:
"Ben 16"
Emin:
"Ben 25"
Çağlar:
"Ben 24"
Fırat:
"Ben 22"
Kerem:
"Ben 20"
Miraç:
"Ben 19"
Mahir:
"Ben 17"
(Yaşlarla pek aram yok yani yarısını salladım takılmayın)
Ben:
"Kafam allak bullak oldu ama neyse"
O sırada beratta gür bir kahkaha atmıştı.
Berat:
"Yazık lan kızın daha ilk günden kafası gitti, heralde bütün sülale toplansak hepten gider"
Ben:
"Öyle bir gün olursa bana haber et bir bahane bulup gelmiycem"
Berat:
"Neden?"
Ben:
"2 gram beynim var onuda o ortamda harcamak istemiyorum"
Beratla beraber herkes gür bir kahkaha atmıştı, ve tam o sırada arkada duyduğum tanıdık sese döndüm.
Çınardı.
Ağır adımlarla gelip ellindeki sandalyeyi açarak kendiside oturdu ve bana dönüp konuştu.
Çınar:
"Hayırdır neye gülüyorsunuz bu kadar"
Bu cümleleri kurarken bile bakışları hayla bendeydi, anlamıyordum gerçekten anlamıyordum.
Hem benim o olduğuma inanmazken hemde o muyum diye çözmeye çalışıyordu.
Gerçi çözsede bu saatten sonra bir işe yara yaramazdı.
Beni öldü olarak görmesi değil, beni kıran şey bana yaptığı ima'dı.
Beratın konuşması ile daldığım yerden çıkıp ona baktım.
Berat:
"Hayırdır kuzen nereye daldın"
Ben:
"Hiç öyle dalmışım"
Berat kafasını hafif hafif sallayarak önüne döndü onlar orda sohbet ederken bende sabahtan beri mesajına bakamadığım onurun mesajını açtım.
Anlayışlı kıt:
Yıldız noldu iyimisin(20:00)
Yıldız nerdesin kızım(20:00)
Şşşttt alloo kızım nere kayboldun yaa(20:00)
Arıyorum açmıyorsunda yıldız iyimisin(20:05)
Az daha mesajıma bakmasan evini basıcam(20:06)
Yıldız korkuyorum kızım iyimisin yaa ses ver(20:06)
Evine geliyorum(20:07)
Daha fazla dayanamayıp bizimkilere bir bahane bulup ordan uzaklaştım.
Ben:
"Ben bir arkadaşımı arayıp geliyorum Siz devam edin"
Diyerek hızla ordan uzaklaşıp onuru aradım, 3'cü çalışta açmıştı.
Açar açmaz konuşmama izin vermeden kendisi konuşmuştu zaten.
Onur:
"Nerdesin kızım sen ya, arıyorum açmıyorsun, mesaj atıyorum bakmıyorsun, korkudan geberdim burda"
Bsn:
"Bir nefes alsan"
Onur:
"Alırım ben nefes sen kaç saattir nerdesin onu söyle"
Ben:
"Evdeydim Onur, amcamlar ve dedemler gelmiş onlarla tanıştım konuşuyordum neden bu kadsr büyüttün?"
Onur:
"Büyütmedim güzelim, sadece sana birşey oldu diye korktum"
Ben:
"Neden korktun ki"
Onur:
"Korktum işte korkamazmıyım"
Ben:
"Yok cnm korkarsın tabi ama ne bilim"
Onjr:
"Ney ne bilim?"
Ben:
"Boşver ya, neyse ben içeriye geçiyorum kuzen çetesi bekliyor"
Onur:
"Çabuk kaynaştınız"
Ben:
"Yaa ne demezsin"
Onur:
"Noldu, birşey mi yapıp canını mı sıktılar"
Ben:
"Yok öyle değil"
Onur:
"Nasıl peki"
Ben:
"Yaa sana şu kadar söylim 1 kişi hariç diğerleriyle iyi anlaşıyoruz"
Onur:
"O 1 kişi ile sorun nedir peki"
Ben:
"Yeter bu kadar dedikodu yarın okulda devam ederiz tamam mı hadi cnm Ben içeri geçiyorum görüşürüz"
Diyip telefonu yine suratına kapatmıştım, yazık çocuğun telefonları sürekli Ben tarafından yüzüne kapatılıyordu.
Arkamı dönmemle çınarı gördüğüm gibi ufak çaplı bir çığlık atmıştım.
Bu çocuk beni mi dinliyordu?
Ben:
"Ne dikiliyorsun arkamda zebani gibi?"
Çınar:
"Hayırdır sevgilin mi?"
Ben:
"1 bundan sanane 2 sen niye her seferinde benim dibimde bitiyorsun 3 telefonlarımı neden dinliyorsun?"
Çınar:
"Bir sakin gel kızım saydırdın hemen"
Ben:
"Telefonlarımın dinlenmesinden hiç hoşlanmam, ayriyeten böyle dibimde bitmeye devam edersen sana daha çok saydırırım"
Çınar:
"Demekki sevgilinle konuşuyorsun ondan bu kadsr telaşlısın"
Ben:
"Sanane çocuk sanane, ayy taktın kafayı bana yaa"
Çınar:
"Hee taktım sana"
Ben:
"Takma! Uzak tut o kafanı bende"
Çınar:
"Sevgilinmiydi"
Ben:
"Ayyy şimdi şuracıkta seni boğucam, değil! Sevgilim falan yarımsaat öncede sordun aynı soruyu ne istiyorsun sen ya"
Çınar:
"Bir sakin olsana merak ettim sordum ne var yani"
Ben:
"Mümkünse bana bir şey sorma, hata benden uzak dur"
Çınar:
"Neden böyle yapıyorsun ben senin o olduğuna inanmaya çalıştıkça sen benden kaçıyorsun neden?"
Ben:
"Birde soruyor musun gerçekten nedenini"
Çınar:
"Evet soruyorum, neden?"
Ben:
"Bir B12'ne baktır derim, çünkü 1 saat önce bana yaptığın muameleyi unutmuş olman için B12 olması lazım"
Çınar:
"Unutmadım dediklerimi, onun için özür dilemeye gelmiştim çok ileri gittim onları dememem gerekti ama"
Ben:
"Aması ne çınar, beni tanımuyordun ilk defa gördün bana o imayı atacak kadar neyimi gördün"
Çınar:
"Ya ne bilim seni tanımıyorum sonuçta üvey ailende seni nasıl yetiştirdi bilmiyorum onun için öyle dedim"
Ben:
"Beni üvey ailem yetiştirmedi çınar, beni ben yetiştirdim kendimi Ben yetiştirdim benim 17 sene boyunca hiç ailem olmadı, ama daha derine inecek olursak Emir benim tek ailemdi ki hayla öyle"
Çınar:
"Emir kim"
Ben:
"Merak etme sevgilim değil, kardeşim"
Çınar:
"Ondan değil ya öylesine sordum"
Ben:
"Çocukluk arkadaşım 5 yaşında tanıştık"
Çınar:
"Ooo sürdü mü o kadar"
Ben:
"Tabi ama 8 sınıftan sonra ayrılmak zorunda kaldık"
Çınar:
"Neden?"
Ben:
"Ailesi ile yurtdışına taşınmıştı ama bir kaç gün önce temeli döndü"
Çınar:
"Haa anladım"
Ben:
"Neyse bu kadar konuşma yeter sonuçta beni tanımıyorsun beni hayla öldü olarak biliyorsun"
Diyip arkamı dönüp gitmiştim, kendisi de donup kalmıştı edicek tek kelime bulamamıştı.
Fahriye yengemin bahçeye çıkıp "Hadi çocuklar gidiyoruz" demesi ile oraya doğru koştum.
Ben:
"Gidiyormusunuz"
Fahriye yengem:
"Evet güzelim gidelim daha sonra tekrar geliriz"
Ben:
"Tamam o zamn geldiğinize çok sevindim ve tanıştığımıza çok memnun oldum"
Elleriyle yanaklarımı tuttup iki yanağımdan da öpmüştü.
Fahriye yengem:
"Bende güzelim benim"
Fahriye yengem'den ayrılıp amcalarımın yanına gidip onlarlada vedalaştım, içeri girmemle serhat amcam beni kolunun altına almıştı bile.
Serhat amcam:
"Niye hiç gelmedin kız yanıma gittin eşek sıpaları ile oturdun anca"
Berat:
"Amca yanlız burdayız duyuyoruz, ayrıca senin yeğeninse bizimde kuzenimiz"
Serhat amcam yanında duran beratın kafasına bir tane geçirmişti.
Serhat amcam:
"Çok konuşma lan! Sizin yüzünüzden yeğenimle vakit geçiremedim zaten"
Eğer araya girmesem bu ikisi daha çok kavga edicekti, Bende tabi hemen araya girdim.
Herşeye maydanoz olma.
Sanane, sen Sussana ya.
İç sesimi takmayıp serhat amca'ın kolunun altından ona baktım.
Ben:
"Tamam tamam kavga etmeyin, elbet bir gün daha iyi vakit geçiririz amcam üzülme"
Serhat amcam yanaklarımı sıkıp iki yanağımıda ısırarak öpmüştü.
Serhat amcam:
"Amcasının gülü, tabi daha çok zaman geçireceğiz de ne bilim kıskandım seni bu sıpaların ellinde"
Caner:
"Yanlız hayla burdayız"
Serhat amcam:
"Sus lan!"
Bu sefer adem amcamın beni kendine çekmesi ile yerimde afalamıştım.
Adem amcam:
"Yeter lan! Sen çok sarıldın birazda ben sarılim"
Bu sefer serhat amcam beni kendine çekti.
Serhat amcam:
"Ne çekiyon lan kızı ellimden"
Bu seferde adem amcam beni kendine çekti.
Adem amcam:
"Sus lan! Çok konuşma birazda ben sarılcam"
Diyip başını tam başımın üstüne koyucaktı ki serhat amcam yine beni kendine çekti.
Serhat amcam:
"Tamam yeter bu kadar sarılma"
Tam adem amcam yine çekecekti ki Dedem konuştuğunda ikiside durdu.
Azad dedem:
"Yeterin lan! Oyuncak ettiniz kızı, gel kızım sen bura"
Elliyle gel işareti yaptığında itiraz etmeden dedemin kolunun altına girdim.
Ben:
"Sorma dede ya daha ilk günden oyuncak olduk"
Benle beraber Salondaki herkes gür bir şekilde gülmüştü.
Kuzen çetesinin tamamının girmesi ile hepsi toplanıp vedalaşmıştı, serhat amcam bana döndü ve konuştu.
Serhat amcam:
"Bana bak kız cimcime en kısa zamanda beraber görüşcez tamam mı"
Ben:
"Cimcime dediğin için buluşmayı iptal ediyorum"
Oda dahil hepimiz tekrardan gülmüştük.
Sonunda hepsi tek tek arabalarına binip gittiler.
Bende sırtımı kapıya yaslayıp derin bir oh çektim.
Ben:
"Bugün çok yorucuydu, ben odama gidiyorum üstümü değiştirip yatıcam"
Annem:
"Tamam bebeğim iyi geceler tatlı rüyalar"
Ben:
"Sanada annişim"
Diyip merdivenlerden yukarı doğru çıkmaya başladım tam o sırada Barlas abim gilin kapının önünden geçerken durunun konuşması ile yerimde kalakalmıştım.
Duru:
"Anne bana ninni söylesene yine"
Bu sefer defne yengem konuşmuştu.
Defne yengem:
"Ama kızım kocaman oldun ne ninnisi"
Duru:
"Anne hadi ya"
Defne yengem:
"Tamam hadi söylim"
Bir kaç dakika sonra yengemin mırıldanmasını duymuştum.
"Bebeğin beşiği çamdan"
"Yuvarlandı düştü damdan"
"Bey babası gelir çamdan"
"Nenni, nenni"
"Nenni,nenni"
"Nenni,nenni"
"Nenni, bebek oy"
Dolan gözlerimi kapatıp gözyaşlarımın akmasına izin verdim.
Bu ninnin anlamı büyüktü, derindi çok derindi.
Arkadan Barlas abimin sesini duymamla gözyaşlarımı silip döndüm.
Barlas abim:
"Yıldız! Noldu abicim?"
Ben:
"Hiç öyle odama gidiyordum"
Barlas abim:
"Ağladın mı sen"
Ben:
"Yoo ağlamadım"
Barlas abim:
"Emin misin?"
Başımı hafif hafif aşağı yukarı sallayıp mırıldandım.
Ben:
"Hıhım"
Barlas abim:
"Gözlerin öyle demiyor ama, noldu abicim biri birşey mi dedi"
Ben:
"Yok"
Kolunu omzuma attı ve odama geçip beni yatağa oturttup karşıma geçip ellimi tuttu.
Barlas abim:
"Neler yaşadın bilmiyorum bilmek istiyorum ama zamanı geldiğinde kendini ne zamn hazır hissettiğinde konuşcaz, ufacık bir şey bile sana eskileri hatırlata bilir ağla ağla demiyorum ama benden saklama abim nolur gel göğsümde ağla istersen sen ağla Ben seni izlim ama nolur saklama benden"
Konuşması ile içimde tuttuğum gözyaşlarımı bıraktım ve kollarımı beline sarıp başımı göğsüne dayayıp ağladım.
Bunu yapmamla bir ellini belime sarıp bir elliylede saçımı okşamaya başladı.
Barlas abim:
"Ağla bebeğim Ağla dök içini, dök ki bir daha ağlama"
Ben:
"Keşke önceden gelseydin yada önceden bulsaydım sizi"
Barlas abim:
"Önceden beraber değildik evet ama şuan beraberiz yanımdasın, yanındayım"
Ben:
"Geçer mi abi? Ruhumdaki yaralar geçermi"
Barlas abim:
"Geçer, o yaralarını tek tek ben geçireceğim, hepsini tek tek saracağım güzelim söz"
Göğsünden çıkıp karşısına geçtim ve gözyaşlarımı silip konuştum.
Ben:
"Geçer mi bilmiyorum ama, sadece siz olduğunuz zaman herşey geçmiş gibi oluyor ama sonra öyle bir an oluyor ki o yaralar kendini tekrar hatırlatıyor"
Barlas abim:
"O yaralarını, kötü anılarını hepsini silip yerine en güzelini ekliycem söz veriyorum birtanem"
Ben:
"Teşekkür ederim abi iyiki varsın"
Diyip tekrar sarıldım.
Barlas abim:
"Sende iyiki varsın birtanem, ama bir daha sakın teşekkür ettiğini duymiycam tamam mı"
Ben:
"Tamam, biliyormusun bugün Lunaparka gittik"
Barlas abim:
"Ne güzel birtanem naptınız anlat bakalım"
Biz konuşurken o sırtını bazamın başlığına dayadı bende sırtımı ona yaslayıp tırnaklarımla oynamaya başladım.
Ben:
"Çarpışan arabalara bindik, hızlı trene bindik ama zorla Yaman ve Emir zorla bindirdi beni emirede yamana da tripliyim"
Abimin göğsünün sallanması ile güldüğünü anlamıştım, kıs kıs gülmelerinin arasından konuştu.
Barlas abim:
"Bak sen şu eşşek sıpalarına, sorarım ben onlara"
Ben:
"Dur demiycem hata ellerin dert görmesin diyorum"
Barlas abim:
"Abisinin gülü, eee sonra noldu"
Ben:
"Sonra indik Ben tabi sinirden köpürüyorum ikisini öldürmemek için zor tutmuştum kendimi"
Barlas abim:
"Öldürseydin güzelim"
Ben:
"Bu yaşta katil olma fikri Ben cazip gelmedi"
Barlas abim:
"Yanlız yıldız hnm abiniz başkomiser"
Ben:
"Olabilir ya kurtulamasam o ikisinin yüzünden ömrümü hapislerde sürdüremem vallah"
Yine göğsünün sallanması ile güldüğünü anlamıştım.
Barlas abim:
"Korkma abim ben sana bakardım"
Ben:
"Bilmezmiyim her görüşte atlet ve don isterdim artık senden"
Yine gülmüştü.
Ben:
"Abi bak göğsün sallanıyor gülme, tamam kapatalım konuyu çünkü şakası bile fenasal derece kötü"
Barlas abim:
"Ne sal?"
Ben:
"Abiii!!"
Barlas abim:
"Tamam tamam sustum, hadi devam et"
Ben:
"Sonraçıktık benimde gözüm pamukşekere dalmıştı tabi Yaman hemen gidip almıştı, pamuk şekeri aldıktan sonra arkamı döndüğümde bir tane kadının Kızını dövdüğünü gördüm"
Nefes aldım ve devam ettim"
Ben:
"Ben bunu görmemle kadının önüne geçtim ve sinirle bağırdım kızı dövme sebebi neymiş biliyor musun"
Barlas abim:
"Neymiş?"
Ben:
"Kız pamuk şeker istemiş annesi hayır demiş kızda ısrar edince kadın dövmüş bu sahne canımı çok yaktı"
Barlas abim:
"Neden güzellim ne hatıladın"
Ben:
"Bir gün okulun bahçesinde leylayı beklerken gözüm pamuk şekere kaymıştı onda da daha 5-6 yaşında birşeyim, canım çok çekmişti Leyla geldi ve ellimi tuttu arabaya doğru gittiğimiz yerde Ben buna 'anne pamuk şeker alalım mı' demiştim oda 'hayır' demişti anne lütfen demeye kalmadı bana vurmuştu ve dönüp 'sana bir kere hayır dedim ikinciyi sakın tekrarlama daha kötüsünü yaparım" demişti bende kafamı eğip önüme dönüp arabaya yürüdüm o görmeden ağlıyordum çünkü ağladığımı görseydi beni döverdi bende ağlamayıp içimde tutmuştum eve gittiğimde odama gidip kapıyı kitleyip yorganımın altına girip ağlamıştım"
Sıkıntılı bir nefes alıp verdiğini göğsünün haraket etmesi ile anlamıştım.
Ben:
"Neyse abi kız o kadar tatlıydı ki görmen lazımdı adı melekti Ben pamuk şekerimi ona verdiğimde çok sevinmişti gözlerinin içi gülmüştü resmen"
Barlas abim:
"Sen pamuk şekerini mi verdin"
Ben:
"Hıhım"
Barlas abim:
"Peki sen"
Ben:
"Benim canım istememişti ki zaten o kız mutlu olsun diye ona verdim bana çok güzelsin dedi ayrılmak istememişti benden"
Barlas abim:
"Yine bir kişiyi daha kendine hayran etmişsin yani"
Ben:
"Ben kendimi hayran ettim mi bilmem ama kız kendini bana çok hayran bıraktı"
Barlas abim:
"Elbet bir gün görüşürsünüz abim"
Ben:
"Umarım"
Barlas abim:
"Birşey sorabilir miyim güzellim"
Ben:
"Sor abi"
Barlas abim:
"Az önce neden ağlamıştın"
Ben:
"Duru yengemdem ninni söylemesini istemişti benimde eskiden leyladan ninni istediğim zamanlar gelmişti, 4 yaşındayken leylaya'nın yanına gidip 'anne bana ninni söylermisin' dedim herkesin annesi söylüyormuş benimkide söylesin istedim ama o 'ne ninnisi yıldız git başımdan' Diyip beni kovmuştu, Bende belki biraz daha ısrar edersem söyler sanmıştım ama söylememişti aksine bana vurup kapının önüne atıp kapıyı yüzüme kapatmıştı"
Derin nefes alıp devam ettim.
Ben:
"Ben ağlayarak yerden kalkıp gidiyordum ki annannem leylanın annesi beni kucağına alıp odama götürmüştü ve nolduğunu sormuştu bende anlatmıştım oda beni yatağıma bırakıp saçımı okşayarak ninni söylemişti bana annem değil üvey annannem ninni söylemişti ilk ninnimi o söylemişti beni tek seven kişi oydu Dedem olmadığı zamanlar hep onun yanında kalırdım"
Barlas abim:
"O Leyla cadısı ellimden çekeceği var"
Ben:
"Ben ilk anne kelimesini annanneme demişim Leyla söylemişti"
Barlas abim:
"O kadının içerde çürümesi için ellimden geleni yapıcam birtanem hata ellimden gelenin fazlasını yapıcam"
Ben:
"Biliyorum yaparsın, inanıyorum, güveniyorum"
Barlas abim:
"Ee uykun gelmedi mi bakim senin"
Ben:
"Yani çok değil birazcık"
Barlas abim:
"Gel yatağa gir uykun gelir, ben yanında olucam"
Yataktan kalkıp karşıya geçti ve battaniyeyi açmıştı.
Ben:
"Defne yengem tek yatıyor kadın onun yanına git abi ben yatarım"
Barlas abim:
"Korkmazmısın birtanem"
Ben:
"İnsan evinden korkarmı hiç, hem odan 2 kapı yanda en fazla odana gelir kapına dayanırım"
Barlas abim:
"Dayan birtanem gerekirse dayan"
Ben:
"Tamam"
Yatağın karşısından çıkıp karşıma geçti ve ellerini yanaklarıma koyup başımı öptü.
Barlas abim:
"Seni seviyorum"
Ben:
"Bende seni"
Barlas abim:
"İyi geceler güzelim"
Ben:
"İyi geceler abim"
Barlas abim:
"Birşey olursa hemen oda-"
Lafını yarıda kestim ve konuştum.
Ben:
"Hemen odanın kapısına dayanıcam"
Barlas abim:
"Aynen öyle aferin, hadi öpüyorum birtanem"
Ben:
"Bende abim"
Dedikten sonra son bir kez başımı öpüp gitmişti, Bende daha değiştiremediğim üstümü değiştirip banyoya gidip işlerimi halledip ellimi yüzümü yıkadım saçlarımı da toplayıp yatağıma girdim ve gözlerimi kapatıp kendimi gelen uykumun kollarına bıraktım.
Bölümü burda kesiyorum canlarım.
Bölüm hakkında düşüncelerinizi bekliyor olacağım.
Bu arada tiktok hesabı açtım onuda takip etmeyi unutmayın sizi seviyorum iyi okumalar diliyorum güzellerim💗
Tiktok:yildizkorkmz__
Bölüm etkileşimi
