27. bölüm / 31
Yalanlarla dolu gerçek (gerçek ailem)23. Bölüm
Bölümler 31Şu an: 23. Bölüm
- 1 Karakter tanıtımı101 kelime
- 2 Bölüm 11.983 kelime
- 3 Bölüm 22.596 kelime
- 4 DUYURU!!!40 kelime
- 5 3. Bölüm1.661 kelime
- 6 4. Bölüm1.213 kelime
- 7 5. Bölüm1.343 kelime
- 8 DUYURU!!!47 kelime
- 9 6. Bölüm2.468 kelime
- 10 7. Bölüm3.057 kelime
- 11 8. Bölüm2.168 kelime
- 12 Bölüm 92.894 kelime
- 13 Bölüm 103.748 kelime
- 14 11. Bölüm4.934 kelime
- 15 12. Bölüm5.230 kelime
- 16 Karakter tanıtımı 2159 kelime
- 17 13 Bölüm3.212 kelime
- 18 Bölüm 146.397 kelime
- 19 15 Bölüm5.197 kelime
- 20 16. Bölüm4.591 kelime
- 21 17 Bölüm6.438 kelime
- 22 18. Bölüm4.451 kelime
- 23 19 Bölüm8.499 kelime
- 24 20. Bölüm7.736 kelime
- 25 21. Bölüm8.021 kelime
- 26 22. Bölüm7.719 kelime
- 27 23. Bölüm8.058 kelime · Okuduğun bölüm
- 28 24. Bölüm8.307 kelime
- 29 25 Bölüm9.827 kelime
- 30 26 Bölüm8.377 kelime
- 31 27 Bölüm7.499 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
(Yıldızın gözünden)
Gözümü açtığımda tepemde Azrail gibi dikilen 3 şahısı görmeyi beklemiyordum, telaşla yerimde doğrulup ayılamamış gözlerle tepemde dikilen 3 zebaniye bakıyordum.
Ben:
"Bismillahirrahmanirahim noluyor ya ne tepemde dikildiniz Azrail gibi"
Yaman kendinden emin bir tavırla kolundaki saatini göstererek konuştu.
Yaman:
"Saat kaç biliyormusun?"
Ben:
"Kaç?"
Yaman:
"12"
Bende kafamı anladım şeklinde sallayıp yatağa tekrar uzandım ki aklıma gelen şeyle gözlerimi irice açıp direk yatakta doğruldum baktım.
Ben:
"Kaç kaç?"
Yaman:
"12"
Hızlıca yataktan kalkıp bizimkilerin karşısına dikildim.
Ben:
"Ya siz salak mısın Ben size dedim ki 8-9 gibi evden çıkmamız lazım diye"
Berk:
"Kalkmadın ki kızım kaç kere denedik"
Çınar:
"Valla onurun sesini bile taklit ettim belki uyanırsın diye ama uyanmadın"
Ben:
"Su dökmek aklınıza gelmedi mi"
Yaman:
"Yok geldi geldi de sabah sabah şimdi su dökerek uyandırırsak Allah korusun çarpılırsın diye korktuk"
Ben:
"Başka zaman olsa sabahın 7'de su döküp uyandırıyordun"
Aklıma gelen şeyle 3 şahısa dönüp konuştum.
Ben:
"Bir dakika bir dakika siz spora gitmemek için beni uyandırmadınız"
Yaman yakalanmış gibi bizimkilere dönüp kaş göz yapmıştı.
Ben:
"Yaptığın kaş göz hareketini görmedim sanma hepiniz hazırlanıyorsunuz gidiyoruz"
Berk:
"Bu saatten sonra mı?"
Ben:
"İsterse saat 5 olsun bugün o spora gidilecek ya şimdi gider hazırlanırsınız yada sizinle ömür boyu konuşmam karar sizin"
Dedikten sonra onları arkamda bırakıp kendimi direk duşa attım, duştan çıktıktan sonra odaya girdiğimde boştu, demekki hazırlanmaya gittiler.
Bende giyinme odasına gidip altıma dizimin biraz üstünde biten siyah bir şort taytımı giyip üstümede yarım atlet tarzı bir crop giymiştim altına ise beyaz çorap ile beyaz spor ayakkabılarımı giydikten sonra üstüm hazırdı.
son olarak saçlarımı tepeden toplayıp yüzüme de nemlendiricimi sürüp odadan çıktım.
Son anda spor çantamı hazırlamadığım aklıma gelince tekrar odama dönüp çantamı hazırlamaya başladım.
Siyah nike yazılı spor çantamın içine havlumu yedek kıyafetlerimi deodorantımı ve ıvır zıvırlarımı koyduktan sonra onu omzuma atıp çıktım.
Yamanın odasının önüne geldiğimde kapıyı çaldım ama içeriden ses gelmemişti, Bende odanın kapısını açtığımda odanın boş olduğunu görmüştüm.
Çınarın odasındadır diye çınarın odasının önüne geldiğimde onunda kapısını çalmıştım, ama ondanda ses gelmemişti odayı açtığımda yine odanın boş olduğunu görmüştüm.
Nere gitmişti bu kurtlular ya.
Son olarak berkin odasına bakmaya gidiyordum, berkin odasının önüne geldiğimde onunda kapısını çaldım ama yine ses gelmemişti onunda odasına girdiğimde yine oda boştu.
En sonunda salona inip baktığımda orasıda boştu, nere gitmişti şimdi bunlar yaa.
Telefonumu çıkarıp ariycaktım ki Sare ablayı görmemle hemen yanına gidip sordum.
Ben:
"Sare abla yamanları gördün mü"
Sare abla:
"He onlar arabanın orda seni beklediklerini söyleyip çıktılar yavrum"
Ben:
"Tamam teşekkür ederim"
Dedikten sonra hemen arabanın oraya doğru koşmaya başladım, vardığımda bizimkilere sorgu dolu bakışlarımı yollamıştım bile.
Ben:
"İnsan bir haber verir demi arabanın ordayız diye yarım saatir evin içinde sizi arıyorum"
Yaman:
"Ne bilelim kızım biz hazırlan dedin hazırlandık işte arabanın yanına gelip burda bekledik"
Ben:
"Arabanın yanında bekliyoruz diyebilirdin demi akılsız kardeşim"
Yaman:
"Sende tüm evi ariycağına dışarı çıkıp arabanın yanına gelebilirdin demi akılsız kardeşim"
Ben:
"Sus be hem suçlu hem güçlü"
Tam ağzını açıp birşey diyceği sırada çınar Lafını bölmüştü.
Çınar:
"Burda oturup sizin didişmenizi mi izliycez cidden hadi binin artık gidelim yeterince geç kaldık zaten"
Ben:
"Sizin yüzünüzden"
Çınar hemen savunmaya geçip Berk ve yamanı işaret parmağı ile göstererek konuştu.
Çınar:
"Plan bu ikisinden çıktı"
Yaman:
"Plan fikrini bize sunanda sendin ama satıcılık yapma lan!"
Çınar:
"Ne satıcılık yapıcam lan! Benim aklıma uyanda sizdiniz uymasaydınız"
Yaman iki elini birbirine çarpıp konuştu.
Yaman:
"Yağ gibi üste çıkanını görmüştüm de senin kadarını görmemiştim helal olsun"
Sonlara doğru ellini alkış yaparak konuşmuştu, daha fazla dayanamayıp araya girdim.
Ben:
"Yeter! Geçin şu arabaya artık geç kalıyoruz dedikçe kavga edip duruyorsunuz binin şu arabaya"
Sonlara doğru sert çıkan sesimle bir sinirle arabanın arka koltuğunu sertçe açıp kapıyı geri sertçe kapatarak yerime oturdum.
Diğerleride çok geçmeden bindiklerinde artık yola çıkmıştık, aklıma gelen şeyle hemen telefonumu çıkarıp eceyi aradım. 2 ci çalışta açmıştı.
Ben:
"Alo aşkm Napıyorsun"
Ece:
"Yeni çıktık spor salonuna doğru gidiyoruz aşkm"
Ben:
"Bizde daha yeni çıktık, yamanlar aklınca Plan kurmuş beni uyandırmamışlar gözümü bir açtım saat 12 di"
Ece:
"Benimde salak abim beni uyandırmamıştı bir uyandım saat 11 falan dı diğerlerini aradığımda hepsi yeni kalmıştı kesin bunlar anlaşarak Plan yaptılar"
Telefonu kulağımdan çekip ön koltukların arasından başımı uzatıp bizimkilere dönüp konuştum.
Ben:
"Siz tüm erkek grup olarak Plan yaptınız demi"
3'de birşey demeyince doğru olduğunu anlamıştım.
Ben:
"Hepinize yazıklar olsun"
Diyip arkama yaslandım ve Ece ile konuşmaya devam ettim, biraz daha konuştuktan sonra telefonu kapatıp önüme dönüp akıp giden yolu izlemeye başladım.
3'de ayrı ayrı sinirliydim, yani spor yapmanın neresi bu kadsr kötü olabilirdi ki.
Geldiğimizi anlayıp düşüncelerimden kurtulup arabadan indiğimde spor salonunun önünde bizim ekibi görmemle arkamdakileri beklemeden yanlarına yürüdüm.
Ben:
"Hepinize yazıklar olsun"
Erkeklere ithafen konuşup kızların yanına doğru gittim.
Ece:
"Katılıyorum aşkıma"
Melike:
"Cidden ya gerçekten yazıklar olsun"
Nilda:
"Kızçelerime Katılıyorum ve destekliyorum"
Miray:
"Kalıbınıza tüküreyim sizin"
Atlas sitemle konuşmaya başlamıştı.
Atlas:
"Kızım bir yavaş ve tek tek gelin ya"
Nilda:
"Hangi gün boşsunuz acaba Atlas bey"
Atlas:
"Vallah tüm gün doluyum nilda hanımcım"
Nilda:
"Allahım sabır veerr yaa, yürüyün ya gidelim sinirlerim bozuldu benim"
Miray:
"Bencede gidelim yoksa ellimden bir kaza çıkıcak"
Nilda ve Miray sinirle içeri girdiklerinde biz 3'de erkeklere nefret dolu bakışlarımızı gönderip içeriye girdik, bir süre sonra arkamızdan adım sesleri duysakta dönüp bakmamıştık.
Salona girdiğimizde işlemleri halledikten sonra hepimiz biryerlere dağılıp spora başlamıştık.
1 saat kadar falan spor yaptıktan sonra artık mola vermiştik.
Ece:
"İyi oldu ya bunu yapmamız kafamız dağıldı hem"
Ben:
"Aynen sık sık yapalım bence"
Nilda:
"Bencede"
Miray:
"Bencede"
Melike:
"Yani parkta 50 tur koşmaktansa burası daha iyi sık sık yapılması gereken aktiviteler listesine ekledim"
Hepimiz kafamızı onaylayarak salladığımızda sularımızı içmeye başladık, biz suları içerken yamanlarda yanımıza gelmişlerdi.
Yaman:
"Ee şey kızlar bizim bir işimiz varda gitmemiz gerek"
Ben:
"Ne işi?"
Diyerek ortaya atlamıştım.
Yaman:
"İş işte kızım anlamazsınız hadi kaçtık biz"
Elimi kaldırıp nereye diye sormaya kalmadan hepsi toplanıp gitmişti.
Ben:
"Toparlanın gidiyoruz"
Ece:
"Nereye kızım daha spor bitmedi"
Ben:
"Bunları takip edicez ne işler karıştırdıklarını öğrenelim bakalım"
Dedikten sonra hepsi beni onaylayınca hızla toplanıp spor salonundan çıktık ve bizimkileri aramaya başladık.
Bir süre sonra görüş açımıza girmeleri ile saklana saklana onları takip etmeye başladık.
Ben:
"Nereye gidiyor ya bunlar"
Ece:
"Anlamadım ki"
Bir süre sonra biraz daha yürüdükten sonra bir köşede durmaları ile bizde hızlıca biryere saklanıp izlemeye başladık.
Nilda:
"Napıyor şimdi bu salaklar"
Miray:
"Birşey anladıysam Arap olayım"
Ece:
"Bu işin içinde bir bit yeniği var"
Melike:
"Kötü kokular alıyorum ama neyse"
Ben:
"Bir durun be, belki öylesine gelmişlerdir"
Dememle bir kız tayfasının bizimkilerin yanına doğru yürümesiyle kaşlarım çatılmıştı.
Ben:
"Bu çırtlaklar bizimkilere doğru mu gidiyor yoksa ben mi yanlış görüyorum"
Ece:
"Sen yanlış görmüyorsun doğru görüyorsun"
Nilda:
"Ne ayak şimdi bunlar"
Miray:
"Bunların bizden başka kız çevresi mi vardı"
Melike:
"Oha bir tanesi resmen abime gülerek konuşuyor"
Gözüm direk oraya takıldığında gerçekten bir kızın onura yaklaşıp güldüğünü görmüştüm, onurda ona gülüyordu.
Ben:
"Senin abinde ona gülüyor"
Melike:
"Şerefsiz"
Ece:
"Hadiyin basalım şunları"
Nilda:
"Çok iyi fikir"
Miray:
"Bencede hadiyin"
Melike:
"Durduğumuz kabahat yürüyün"
Demesiyle hepimiz saklandığımız yerden çıkıp bizimkileri basmak için onlara doğru yürümeye başladık.
Önde ben solumda Melike sağımda Ece ecenin yanında nilda Melikenin yanında ise Miray vardı.
Yanlarına geldiğimiz gibi direk ortaya atlamıştım.
Ben:
"Selam gençler napıyorsunuz bakalım"
Hepsinin bakışları bir anda bize dönmüştü ve hepsi bize şaşkın bir şekilde bakmaya başlamıştı.
Onurun bakışlarının bana dönmesiyle, ona sert bakışlarımı göndermiştim.
Onur:
"Yıldız, kızlar siz ne zaman geldiniz"
Ben:
"Yeni geldik ya"
Kafamı ağır ağır sallayıp konuşuyordum, onurun yanındaki sarışın onura dönüp konuştu.
"Onurcum bunlar kim?"
Onorcom bonlor kom.
Ben:
"Napıcaksın sen bizim kim olduğumuzu cnm"
Dememle kız sırıtarak konuşmaya başladı.
"Hiç cnm öylesine sordum"
Ben bu kızı yolarım.
Ece:
"İşinizde işmiş maşallah"
Yaman:
"Bildiğiniz gibi değil"
Ece:
"Gayette bildiğimiz gibi"
Melike;
"Yazıklar olsun hepinize, sanada abi sanada yazıklar olsun"
Miray:
"Erkek milleti işte ne beklersin ki"
Nilda:
"Gerçekten sizden adam olmaz"
Atlas:
"Sakin olsanıza kızım ne köpürdünüz"
Onurda bakışlarını bana dikip konuştu.
Onur:
"Açıklay-"
Lafını bitirmesine izin vermeden konuşmuştum.
Ben:
"Ben anliycağımı anladım sağol, size işinizle kolay gelsin"
Sonda yamana bakarak konuşmuştum.
Onurun yanındaki sarışın bana bakıp alayla konuştu.
"Ooo ablamız kıskandı"
Ben:
"Ne diyorsun be sen"
Onur:
"Selin düzgün konuş"
Adının selin olduğunu öğrendiğim kız onura dönüp konuştu.
Selin:
"Ben ne yaptım ki cnm şimdi"
Cnm? O canım kelimesini alıp senin biryerlerine sokmak vardı.
Ben:
"Demi canısı kız naptı ki şimdi sen niye ona atarlanıyorsun"
Alayla gülüp hem kıza hemde onura bakıp konuşuyordum.
Onur:
"Gördündüğü gibi değil gerçekten"
Ben:
"Yok vallah gayette göründüğü gibi"
Onur:
"Bir dinler misin"
Ben:
"Neyi dinliycem cnm? Park köşelerinde kızlarla buluştuğunu mu? Tamam olur dinliyorum buyur anlat"
Sonlara doğru el hareketlerimi yapmamla sonda Kollarımı önümde birleştirip sinirli bir şekilde onura bakmaya başladım.
Selin:
"Sanane sevgilisimisin, kimsin ki hesap soruyorsun"
Ecenin sinirle kıza doğru konuşup yürümesiyle onu tuttum.
Ece:
"Sanane be sarı çiyan"
Ben:
"Dur Ece sakin ol"
Dedikten sonra önüme dönüp kıza yaklaşıp konuştum.
Ben:
"Diyelim sevgilisiyim nolcak? Asıl sen kimsin de gelmiş burda bana hesap soruyorsun"
Birşey demeyip sadece boş boş yüzüme bakıyordu.
Ben:
"Bende öyle tahmin etmiştim"
Kıza biraz daha yaklaşıp konuştum.
Ben:
"Eğer seni bir daha onurun etrafında görürsem o çakma sarı saçlarına yazık olur! Böyle olsun istemezsin demi cnm"
Dedikten sonra kıza göz kırpıp bizimkilere dönüp konuştum.
Ben:
"Siz hepiniz bir süre gözüme gözükmeyin"
Dedikten sonra kızlara dönüp konuştum.
Ben:
"Hadiyin gidelim buradaki işimiz bitti"
Dedikten sonra Melike kıza laf saymaya başlamıştı.
Melike:
"Çakma sarı bir daha abimin 1 metre yakınında gez bak noluyor"
Dedikten hemen sonra sinirle önüne dönüp yürümeye başladı, bizde onun peşine düşüp yürümeye başladık.
Melike:
"İş miş miş te yok biz anlamazmışız da"
Nilda:
"Hepsi birbirinden kahpe"
Miray:
"Şerefsizler kızlarla buluşmaya gelmişler"
Ece:
"Ne beklersin ki hepsi aynı bunların"
Ben hiçbirşey demeyip öylece yürüyordum, Ece farketmiş olcak ki hemen yanıma gelip konuştu.
Ece:
"Yıldız iyimisin sen aşkm"
Ben:
"Hee, iyiyim ya yok birşey"
Melikede hemen yanıma gelip mahçup şekilde konuşmuştu.
Melike:
"Yıldız abim adına özür dilerim"
Bunu demesiyle gözlerimi irice açıp konuştum.
Ben:
"O ne demek ya sen niye özür diliyorsun güzelim senin suçun yok ki"
Melike:
"Ya orası öyle ama ne bilim sonuçta abim"
Ben:
"Sen canını sıkma özür dilemesi gereken biri varsa oda sen değilsin tamam mı aşkm"
Dedikten sonra ona sarılmıştım, oda çok geçmeden Kollarını belime dolamıştı ve biz sokağın ortasında sarılmıştık.
Biraz daha böyle sarıldıktan sonra ayrılmıştık ve bana dönüp konuştu.
Melike:
"Sıkma canını aşkm"
Ben:
"Ne sıkıcam ya banane İsterse 10 kızla görüşsün banane"
Ece:
"Aynen o yüzden kıza diklenip racon kestin"
Ben:
"Sinirlendiğim için"
Nilda:
"Yada kıskandığın için"
Ben:
"Niye kıskanıcam ya ben onu"
Miray:
"Çünkü onu seviyorsun aşkm"
Mirayın dediği şey ile yerimde dikleşip konuştum.
Ben:
"Sevmiyorum"
Hepsi bir anda kafasını oynatarak aynı anda konuştu.
Ece/melike/nilda/miray:
"Seviyorsun"
Ben:
"Sevmiyorum dedim yaa aaaa uzattınız"
Melike:
"Abimi seviyorsun ve kıskanıyorsun ama kendine itiraf edemiyorsun"
Melikenin dediğiyle yüzüne saf saf bakıp inkar etmeye devam ettim.
Ben:
"Sevmiyorum"
Dedikten sonra kaldırımın kenarına çöküp yamanları beklemeye başladım.
Ecede yanıma çöküp kolumu sıvazlayarak konuştu.
Ece:
"Geçmiş olsun aşkm sen tufayı yakmışsın çoktan"
Birşey demeyip önüme dönmüştüm, biraz sonra bizim erkek tayfası da gelmişti. Bir sinirle oturduğum yerden kalkıp bizimkilere dönüp konuştum.
Ben:
"Sonunda kız arkadaşlarınızdan ayrılıp gelebildiniz"
Yaman:
"Kızım bir durda dinle ya"
Ben:
"Ne dinlicem be, aç arabayı ben binicem"
Sonlara doğru çınara dönüp konuşmuştum, üstümde bir çift bakışlar hissetsemde o tarafa bakmamıştım.
Çınar arabayı açtığında hiç birine bakmadan hızla arabaya geçip oturmuştum.
Bir kaç dakika sonra yamanlarda binince eve doğru yola çıkmıştık, yolda kimseden çıt çıkmamıştı. Ama ben dayanamayıp konuyu açarak konuştum.
Ben:
"Hanginizin aklından çıktı bu fikir"
Üçünede sinirli bir bakış attıktan sonra önüme dönüp birinden cevap beklemiştim, biraz sonra Yaman konuşmuştu.
Yaman:
"Hepsi oyundu senin onuru sevip sevmediğini anlamak için yapmıştık yani yaptım planı Ben kurdum Onur ilk başta istememişti ama ben zorladım"
Ben:
"Neden peki yani amacın ne"
Yaman:
"Senin onurdan hoşlanıp hoşlanmadığını anlamak için ve anlamış olduk"
Ben:
"Aptalsın biliyorsun demi"
Sinirle arkama yaslandım ve kollarımı önümde birleştirip akıp giden yolu izlemeye başladım.
Bir saat sonra falan eve vardığımızda arabadan indiğimiz gibi annem aramıştı.
Ben:
"Annem arıyor"
Yaman:
"Aç ne diyormuş"
Hemen telefonu açıp kulağıma götürdüm ve duyduğum şeyle yerimde donup kalmıştım.
Annem:
"Yıldız aras...aras abin kaza yaptı yıldız hastanedeyiz nolur gelin"
Duyduğum şeyle ayakta duramamıştım düşmemek için arabaya dokunucağım sırada bir bedenin beni tutmasıyla kafamı çevirip baktığımda yamandı, zor da olsa cümleleri kurmaya çalıştım.
Ben:
"Yaman abim...aras abim kaza yapmış yaman"
Dememle oda korkuyla yüzüme bakmıştı, bedeni kasılmıştı beni tutan kolları yavaş yavaş gevşiyordu.
Zorda olsa kendime geldiğimde yamana dönüp konuştum.
Ben:
"Yaman hastaneye gitmemiz gerek"
Çınarda şoku atlatıp hemen konuşmuştu.
Çınar:
"Hadi binin çabuk gidelim"
Demesiyle hepimiz tekrardan arabaya bindiğimizde hızla yola çıkmıştık, hastaneye gidene kadsr kalbim ağzımda atıyordu. Ona birşey olma korkusu beni yiyip bitiriyordu.
1 saatte falan hastaneye vardığımızda hızla arabadan inip hastaneye girip önüme çıkan danışmaya hemen sormuştum.
Ben:
"Aras, aras korkmaz hangi odada"
Kız bilgisayardan birkaç birşeye baktıktan sonra hemen bana dönüp konuştu.
"Aras korkmaz trafik kazası 314 numaralı odada"
Hemen 314 numaralı odayı aramaya çalışmıştım ki sağa dönmemle koltukta ellerini başının arasına almış annemi görmem bir olmuştu.
Ben:
"Anne"
Anneme seslenerek ona doğru koşmaya başladım, koşup direk önünde diz çöktüğümde ellerini tuttup konuştum.
Ben:
"Anne, noldu abim iyimi"
Annem bana bakıp ağlayan gözlerle konuşmuştu.
Annem:
"Bilmiyorum, o kızın yalan söylediğini öğrendiğinde odayı yıkıp gitti yarım saat sonra aradığımda polis açtı telefonu abinin trafik kazası geçirdiğini söyledi"
Duyduklarımla başımı yere eğip yere bakmaya başlamıştım.
Öğrenmişti, o kadının yalan söylediğini anlamıştı.
Annemin önünden kalkıp yanına oturduğumda direk kollarımı ona sarmıştım, oda çok geçmeden kollarını bana sararak sarılmıştı.
Ben:
"Korkma annem birşey olmaz abime"
Annemi teselli etmeye çalışıyordum ama benimde ondan bir farkım yoktu.
Bir anda doktorun odadan çıkması ile hepimiz doktora döndük.
Doktor:
"İlk geldiğinde durumu ciddiydi ama şimdi biraz daha iyiye gidiyor, kollarında ve bacağında bir kaç ezilmeler var onlar için krem yazdım ağrıları için de ağrı kesici yazdım onları kullansın şimdilik birşeyi yok ama 1 gün boyunca gözetim altında kalması gerek yarın değerleri iyiyse çıkabilirsiniz"
Dedikten sonra yanımızdan geçip gitmişti, Bende hemen anneme dönüp sarıldım ve sırtını sıvazlayarak konuştum.
Ben:
"Bak iyimiş işte sakinleş hadi"
Hem sarılıp hemde sırtını sıvazlayarak konuşuyordum, Barlas abiminde koridora girmesi ile onunda burda olduğunu anlamıştım.
Beni görmesiyle uzun uzun incelemeye başlamıştı, uzun uzun yüzüme bakmıştı.
Biraz daha annemle sarıldıktan sonra ayrılmıştık, annemi koltuğa oturttup Barlas abim de bana yaklaşmıştı.
Barlas abim:
"Güzelliğim"
Bende hızla ona doğru koşup sarılmıştım, oda bir kolluyla bana sarılıp bir elliylede saçımı okşayıp öpmeye başlamıştı.
Barlas abim:
"Nasıl özlemişim güzellim benim"
Ben:
"Bende, Bende çok özledim"
Barlas abim:
"Kurban olurum sana abisinin güzeli"
Diyerek sıkıca sarılmaya başlamıştı bende aynı şekilde ona sıkıca sarıldım.
Kafam göğsüne yaslı bir şekilde sarılıyorduk, biraz daha sarıldıktan sonra başımı Göğsünden kaldırıp ona bakmaya başladım oda avuçlarını yüzüme dayayıp konuştu.
Barlas abim:
"Döneceksin demi güzelim bak o kadın evden gitti"
Ben:
"Sonra abi, sonra ama şimdi değil"
Barlas abim:
"Aras yüzünden mi"
Konuşmayıp gözlerimi kaçırmıştım.
Ben:
"Biraz daha zaman verirmisin nolur"
Barlas abim:
"Tamam güzelim, bütün zamanlar senin olsun ama en kısa zamanda evine dön olur mu evin sensiz tadı tuzu yok"
Ben:
"Tamam dönücem"
Başımın üstünden öptü ve yüzüme baktı konuştu.
Barlas abim:
"Aferin benim güzelime"
Dedikten sonra tekrar başımı göğsüne dayayıp hem saçımı öpüp hemde okşuyordu.
Biz böyle sarılırken hemşirede içerden çıkmıştı.
Hemşire:
"Yıldız hanginiz"
Adımı duymamla abimin Göğsünden kalkıp hemşireye dönüp konuştum.
Ben:
"B-benim noldu"
Hemşire:
"Aras bey sizi görmek istiyor"
Başım aniden barlas abime döndüğünde oda gözlerini kapatıp açmıştı, Bende onun gibi yapıp odaya doğru yürüdüm.
Odanın kapısını açtığımda yatakta yorgun ve halsiz yatan abimi görmemle içim burkulmuştu.
Tamamen odaya girip kapıyı kapattıktan sonra yatağın yanındaki koltuğa oturdum.
Bir süre ikimizde konuşmamıştık, uzun sessizlikten sonra başını aşağı doğru eğip derin bir nefes alıp konuştu.
Aras abim:
"Özür dilerim"
Ben:
"Keşke ilk başta bana inansaydın, belki bu durumda olmazdık"
Aras abim:
"Haklısın ne desen haklısın ama gerçekten sinirliydim hanginiz doğru söylüyor bilmiyordum Allahın cezası kadın çok iyi rol yaptı özür dilerim yıldız büyük bir aptallık yaptığımın farkındayım özür dilerim"
Ben:
"Düşünmen bile hataydı abi benim yalan söylediğimi düşünmen bile hataydı"
Aras abim:
"Büyük bir hataydı hemde özür dilerim yıldız, beni affetmeni beklemiyorum affetmiceksin biliyorum ama bana zaman ver sana kendimi affetirmeme izin ver"
Ben:
"Seni affetmem için zamana ihtiyacım var"
Aras abim:
"Bütün zamanlar senin olsun ben beklerim seni"
Ben:
"Sana kızgınım, kırgınım hemde çok kırgınım ama kendine zarar verdiğinde sana olan kırgınlığım geçmiycek kendine zarar verme sadece bir süre olanları atlatmam lazım"
Aras abim:
"Özür dilerim çok özür dilerim, ben beklerim seni hep bekliyor olacağım"
Yüzüme zoraki bir gülümseme ekleyip oturduğum yerden kalkıp ona dönüp konuştum.
Ben:
"Geçmiş olsun"
Diyip kapıya doğru yürüdüğüm sırada söylediği kelime ile yerimde kalakaldım.
Aras abim:
"Ben senin yıldızını kendi ellerimle söndürdüm, kendi ellimle de parlatıcağım söz veriyorum prensesim korkmaz sözü"
Gözlerimi bir kaç saniyeliğine kapatıp açtığımda kafamı iki yana sallayıp kendime gelerek kapının kulunu aşağı doğru itiğimde kapıyı açarak çıktım.
Karşımda yamanı görmemle ona dönüp konuştum.
Ben:
"Yaman sende abimi gör sonra gidelim"
Dediğimde kapının önünden çıkıp koltuğa annemin yanına oturmuştum, oturmamla beraber bana dönüp koşumu okşayarak konuştu.
Annem:
"Nerde kalıyorsunuz annem ne yiyip ne içiyorsunuz, dönün eve nolur"
Bende ona dönüp kolumu okşayan ellini tuttup gülerek konuşmuştum.
Ben:
"İyiyiz annem merak etme, erkan amcamlarda kalıyoruz en kısa sürede dönücez merak etme"
Annem:
"Çok özledim annem o kadsr özledim ki beni daha çok kendine hasret bırakma"
Dediği şeyle gözlerimin dolmasına engel olamadan Kollarımı ona sıkıca dolamıştım.
Ben:
"Pamuğum benim merak etme en kısa zamanda yanındayız söz daha fazla ayrı kalmiycaz"
Oda kollarını belime dolayıp sarılmıştı, kaç dakika öyle kaldığımızı bilmiyordum odadan çıkan yamanla annemden ayrılıp ona döndüm.
Ben:
"Gidelim mi?"
Yaman:
"Çınarlarda görsün sonra gidelim"
Yaman ayakta dururken babamda gelip sağıma oturmuştu, oturduğu gibide kolunu açmıştı bende kolunun altına girip kafamı göğsüne yasladım.
Babam:
"Çok özledim mis kokulum"
Ben:
"Bende özledim babam"
Babam hem sarılıp hemde elliyle kolumu okşuyordu, biz babamla böyle dururken diğer abi üyelerimde geldiğinde beni gördüklerinde şok olmuşlardı.
Atlas abim:
"Anaa bizim kaçak gelmiş"
Alp abim:
"Oo yıldız hnm nerelerdesiniz ya siz"
Ben:
"Burdayım cnm nerde olcam"
Alp abim:
"Ne bilim 3 gündür evde yoksunda"
Alperen abim:
"He ya beni bu dangalaklarla tek bıraktın"
Alp abim alperen abime daha yakın olduğu için kafasına bir tane geçirmişti.
Alp abim:
"Sensin lan dangalak düzgün konuş"
Babamda kavga çıkacağını sezmiş olcakki hemen konuya el attı.
Babam:
"Hepinizde dangalaksınız oğlum neden kavga ediyorsunuz ki"
Barlas abim ve Yaman kendileri göstererek aynı anda konuşmuşlardı.
Yaman/barlas:
"Baba ben ne alaka"
Babam:
"Siz sıranın sonlarındasınız oğlum raad olun"
Alp abim:
"Baba sen çokmu altı üstü İstanbul izliyorsun"
Babam:
"Sus lan sen dangalak, ne var yani izliyorsam"
Alperen abim:
"Estağfurullah Babam Ne sorunu olcak hayır yani sonra kendini orda bulma diye söylüyoruz biz"
Babam:
"Bulmam dangalak oğlum sen merak etme"
Alperen abim:
"Baba dangalak falan ayıp yaa"
Babam:
"Siz benim oğlumsunuz size ayıp olmaz"
Şuan babamın göğsüne yaslanmış bizimkileri izliyordum.
Annemde sonunda dayanamayıp konuşmuştu.
Annem:
"Ömer hakaret etme yavrularıma"
Babam:
"Aman lafta ettirmez oğullarına"
Annem:
"Etirmem tabi onlar benim yavrularım"
Babamın Göğsünden başını kaldırıp yerimde doğrulup aklımdan geçenleri söyledim.
Ben:
"Hanım hanım bunlar benim yavrularım"
Dememle Yamanın ağzından çıkan sesli gülüşle bende kendimi tutamayıp gülmüştüm, alperen,atlas,alp abim bize kınayıcı bakışlar atıyordu.
Alp abim:
"Bunlar bizim mi kardeşimiz"
Atlas abim:
"Bunlar 3 günde kafayı sıyırmışlar"
Alperen abim:
"Ekran süreniz kaç abicim sizin"
Yerimde dikleşip kendime geldikten sonra biraz düşünür gibi yaptıktan sonra alperen abimin sorusunu cevaplamıştım.
Ben:
"Yani hiç bakmadığım için bilmiyorum"
Yaman benim aksime soruyu hevesle cevaplamıştı.
Yaman:
"Benimki 30"
Yamana kınayıcı bakışlarımı gönderip konuştum.
Ben:
"Bu çocuktan adam olmaz"
Yaman:
"Sanki senden adam olur ya"
Ben:
"Benim ekran sürem en azından 30 değil"
Yaman:
"Bu işin ekran süresiyle alakası yok cnm ders çalışmayla alakası var bende seni ders çalışarak görmediğim için bence haklıyım"
Ben:
"Sus be çok bilmiş sana hayla sinirliyim zaten"
Atlas abim:
"Niye naptı ki"
Ben:
"Boşver o biliyor naptığını"
Alperen abimde sinirle yamana dönüp konuştu.
Alperen abim:
"Naptın lan dangalak"
Yamanda hemen itiraz ederek konuşmuştu.
Yaman:
"Birşey yapmadım abi ya"
Atlas abim ağzını açıp birşey diyceği sırada odadan çıkan Çınar ve berkle rahatlamıştık.
Yani ne diycektik onuru sevd-
Ne diyorum ya ben.
Onuru sevdiğini anlamak için oyun yaptılar.
Sus iç ses.
İç sesimi takmayıp ikileye bakarak yerimden kalkıp konuştum.
Ben:
"Hadi biz gidelim artık"
Sonda annemin önünde diz çöküp onun kolunu sıvazlayarak konuştum.
Ben:
"Olaylar biraz durulsun eve dönücez annem tamam mı üzülme nolur"
Oda bana kafasını ağır ağır aşağı yukarı sallayıp gülümsemişti, onun yanaklarını ve başının üstünden öptükten sonra ayağa kalkmıştım.
Annemde benimle beraber kalktığında hemen Kollarını bana dolayıp sarıldı, Bende çok bekletmeden kollarımı ona dolamıştım.
Sarıldığımda kafamı annemin boynuna gömüp kokusunu içime çekmiştim, içimden bir ses bu kokuya hasret kalacağımı söylüyordu.
Aklıma gelen şeylerle kafamı iki yana sallayıp öyle düşünmeyi bırakıp başımı annemin omzundan kaldırıp son kez vedalaştıktan sonra 4'üz ordan çıkmıştık.
Ben arkaya geçip kurulduktan sonra diğerleride bindiğinde yola çıkmıştık.
Ben:
"Eve gidelim senin o plan yapan beynini kırıcam"
Sinirle yamana doğru konuştum.
Yaman:
"Off ne abartın kızım yaa ufak bir oyun yaptık işte"
Ben:
"Eve gidelim göstericem sana oyunu"
Diyip Yamanın omzuna doğru vurmaya çalıştım ama koltuk olduğu için korumuştu.
Ama bu evde vurmiycağım anlamına gelmiyordu.
Vur kız arkandayım.
Hayret sen beni tutarmıydın ya.
Arada yapıyoruz böyle şeyler.
Bir gelişmeler var gibi.
Var var.
İyi iyi.
İç sesimle konuşmayı bırakıp kafamı cama yaslayarak Eve gitmeyi bekledim.
Bir saat sonra falan eve vardığımızda arabadan indiğimiz gibi hiçbirinin yüzüne bakmadan Eve doğru gidip kapıyı çaldım, Sare abla kapıyı açmasıyla doğruca Eve girip kendimi odama attım.
Direk kendimi duşa atmıştım, yine 1 saat falan duşta kaldıktan sonra sonunda çıkmıştım.
Çıktığım gibi giyinme odasına gidip bavulumdan bir şort takımı seçip üstüme geçirdim ve saçlarımı kurutmadan odadan çıkıp aşağı inmiştim.
Salona indiğimde bizim ekip tamamıyla salonda oturuyordu.
Caner abi,berk,çınar ve Yaman. Erkan amcamlar neredeydi bilmiyordum.
Salona girdiğim gibi direk Caner abiye sorumu yöneltmiştim, diğerlerine hayla sinirli ve tripliydim.
Ben:
"Amcam gil nerde Caner abicim"
Son kelimeyi üstüne basarak söylemiştim, tripli olduğumu anlamaları için.
Caner abim:
"Aras abinin durumunu öğrenmişler ziyarete hastaneye gittiler abicim"
Caner abinin konuşmasıyla Yaman öne eğilip konuştu.
Yaman:
"Kızım tamam ya yaptık bir hata özür dileriz"
Çınar:
"Vallah it gibi pişmanız özür dileriz ya"
Berk:
"Vallah benim suçum yok 5 kızın arasında tek kalmamak için onlarla gittim ama bilsem gidermiyim"
Yaman:
"Yalancı dönek sende biliyordun planı bile bile geldin"
Caner abide araya girmesi ile ortalığın iyice karışmasına az kalmıştı.
Caner abi:
"Bir dakika bir dakika ne planı"
Başlıyorduk.
Yaman:
"Ya şimdi benim Onur diye bir arkadaşım var arkadaşım Onur bizzat ikizim yıldızdan hoşlanıyor hata onu direk seviyor ama açılamıyor çünkü Yıldızın ondan hoşlanmadığını onu sevmediğini sanıyor bende bunu anlamamız için ufak bir oyun yaptım"
Caner abi:
"Ne oyunu?"
Ben:
"Ben söylim, benim akılsız kardeşim onu sevip sevmediğimi anlamak için almışlar etraflarında 6 7 tane kız kızların birisi onurun içine düşücek gibi dibine girmiş zaten birde onura bakıp bir gülmesi var varya görmen lazım tam yolmalık o gülüşünü söndürmek vardıda neyse sarı çiyan birde sapsarı saçları var çakma sarı bildiğin"
Karşımdaki tayfa bana hayretle bakıyordu, özellikle Caner abi.
Caner abi:
"Güzelim bir sakin mi olsan haa"
Ben:
"Ben gayet sakinim, sinirlimiyim ben"
Sonlara doğru çınarlara dönüp konuşmuştum, hepsi korkuyla hayretle yüzüme bakıyolardı.
Çınar:
"Y-Yok cnm ne sinirlisi maşallah çok sakinsin"
Yaman:
"A-aynen öyle sinirli değilsin tabiki güzelim"
Berk:
"Gördüğüm en sakin insan olabilirsin o derece"
Ben hafif öne eğilip Caner abiye eğilip olanları anlatmaya başladım, oda sırtını koltuğa dayayıp bir kolunu koltuğun köşesine dayayıp beni dinlemeye başladı.
Konuşmam bittiğinde bende arkama yaslanıp nefeslendim abimde bıyık altından sırıtıp bana bakarak konuştu.
Caner abi:
"Abicim sen bildiğin tutulmuşsun bu çocuğa"
Ben:
"Abi anlattıklarımdan bunu mu anladın"
Caner abi:
"Evet"
Ben:
"Yani bu anlattıklarımdan nasıl bunu çıkardın anlamadım"
Caner abi:
"Abicim kızı bir yolmadığın kalmış"
Ben:
"Sinirlendiğim için"
Caner abi:
"Sinirlendiğin için mi yoksa kıskandığın için mi"
Yamanla aynı anda farklı şeyler söylememizle Bakışlarım direk ona dönmüştü.
Ben:
"Sinirlendiğim için"
Yaman:
"Kıskandığı için"
Hemen ona dönüp konuştum.
Ben:
"Kıskanmadım"
Yaman:
"Kızım kıskandığını sen hariç oradaki hepimiz anladık bir sen anlamadın"
Ben:
"Anliycak birşey yok kıskanmadım çünkü"
Bu sefer 3 de aynı anda konuştu.
Yaman/berk/çınar:
"Tabi cnm kesin"
Berkle çınarı işaret parmağım ile göstererek konuştum.
Ben:
"Yaşlarınızı bilmesem kayıp ikizim sanıcam da yaşlarınız belli"
Çınar:
"Sen onu bunu boşverde ne zamn açılıcaksın onura"
Ben:
"Elimin tersidesin Çınar dövdürtme kendini"
Çınar:
"İyi be git aptal aşık gibi dolan ortalıkta"
Ben:
"Aşık değilim"
Çınar:
"Aşııkksıınn"
Berk:
"Dırırım"
Yaman:
"Aşıksın"
Berk:
"Dırırım"
Çınar:
"Aşıksın"
Berk:
"Dırırım"
Çınar:
"Sen aşıksın"
Yanımda bulduğum yastıkları hemen onların kafasına geçirdim.
Ben:
"Sizi varya, defolun ya"
Caner abimde hemen beni savunmuştu.
Caner abi:
"Cıvıklaşmayın lan, yürü yıldız odaya çıkalım abicim saçın ıslak hasta olma"
Ben:
"Kurutmaya gerek yok abi kendiliğinden kurur birde zaten hava sıcak"
Caner abi:
"Olsun biz yinede kurutalım gel abicim"
Ona kafamı onaylayan şeklinde sallayıp kalktığımda hemen Caner abinin kolunu kaldırmasıyla altına girmiştim.
Beni kolunun altına almış beraber odaya çıkıyorduk, odaya geldiğimizde Ben yatağa oturmuştum Caner abide banyodan kurutma makinesini alıp gelmişti.
Oda makineyi fişe takıp arkama geçip makineyi çalıştırarak saçımı kurutmaya başladı.
Caner abi:
"Seviyorsun demi onuru"
Ben:
"Bilmiyorum ki seviyormuyum sevmiyorum ben tekrardan birini sevmekten korkuyorum"
Kurutma işlemi bitmiş olcakki makineyi kapatıp onu köşeye koyup bedenimi kendisine doğru çevirdi.
Caner abi:
"Neden güzelim"
Ben:
"Eski sevgilim yüzünden"
Caner abi:
"Naptı sana"
Ben:
"Eğer merti öldürmiyceksen anlatırım"
Caner abi:
"Anlatta bakarız"
Ben:
"Önce söz ver"
Caner abi:
"Yıldız"
Ben:
"Hadi söz ver"
Caner abi:
"Tamam söz"
Ben:
"Tamam o zamn"
Dedikten sonra derin bir nefes alıp mertle olan herşeyi anlatmaya başladım.
Caner abi:
"Sözümü geri alıyorum o şerefsizi öldürmeden bırakmam"
Ben:
"Yaa anlattığıma pişman etme beni birşey yapmiycaksın"
Caner abi:
"Neden o iti koruyorsun"
Ben:
"Korumuyorum, eğer ona birşey olursa sizin zarar görmenizi istemiyorum"
Caner abi:
"Niye öyle diyorsun güzelim"
Ben:
"Eğer o ölürse babası tepemize çöker bakma babasının evden gittiğine merte birşey olsa dünyayı yakar o adam sizi yaşatmaz"
Caner abi:
"Sana o kadsr laf eden herifi Ben nasıl yaşatim peki"
Ben:
"Umrumda değil ki üzülmedim hiç gerçekten ilk başta biraz üzüldüm oda yanlız olduğum içindi ama şimdi yanlız değilim siz varsınız ailem var abilerim var"
Başımdan tuttup göğsüne yasladığında hem saçımı okşayıp hemde öpüyordu.
Caner abi:
"Varız tabi güzelim hepte olucaz"
Bende Kollarımı beline dolayıp sarıldım.
Ben:
"İyiki varsınız"
Caner abi:
"Sende iyiki varsın birtanem"
Biraz daha sarıldıktan sonra kafamı Göğsünden kaldırıp yüzüme baktığında gülerek konuştu.
Caner abi:
"Sen şu onuru anlat bakalım nasıl biriymiş"
Ben:
"Çok iyi biri, mertten çok farklı Mert gibi değil gözlerimin içine bakıyor gülmem için mutlu olmam için herşeyi yapıyor mertin yapmadığı çoğu şeyi o yapıyor"
Caner abi:
"Anlattığına göre iyi çocukmuş ee niye korkuyorsun güzelim"
Ben:
"Ya oda Mert gibi çıkarsa mertte ilk başta bana çok iyi davranıyordu"
Caner abi:
"Sanmam mertin yapmadığı çoğu şeyi yapmış bu çocuk, ama yinede içinde şüphe varsa konuş onunla anlat"
Ben:
"Yanlış anlamaz demi"
Caner abi:
"Anlamaz güzelim neden yanlış anlasın sen anlat ona o anlar seni"
Kollarımı hemen boynuna dolayıp sarıldım, oda çok geçmeden Kollarını belime dolamıştı.
Ben:
"Teşekkür ederim abim"
Caner abim:
"Etme teşekkür sadece dediğimi yap konuş onunla"
Ondan ayrılıp yüzüne bakarak konuştum.
Ben:
"Tamam ama biraz daha trip atıcam"
Bunu Dememle Dudağının kenarını kıvırarak gülmüştü.
Caner abi:
"İyi tamam at tribini"
Dedikten sonra gülerek tekrar sarılmıştı, Bende ona gülerek tekrar sarıldıktan sonra ayrılmıştık.
Oda bana iyi geceler dedikten sonra çıkmıştı, Bende pijamalarımı giyerek yatağıma geçip kendimi günün yorgunluğu ile uykunun kollarına bıraktım.
Gözümü açtığımda çoktan sabah olmuştu, yatakta doğrulup komedinin üzerindeki telefonuma baktığımda saat 11'e geliyordu yataktan kalkıp banyoya gidip işlerimi halledikten sonra ellimi yüzümü yıkadım.
Banyoda işlerim bitince banyodan çıkıp giyinme odasına gidip bavulumdan eşofman takımımı çıkarıp onu giydim.
Üstümü giydikten sonra kabaran saçlarımıda tarayıp şekil verdikten sonra telefonumuda alıp odadan çıkıp aşağı indim.
Aşağı indiğimde kahvaltı sofrası hazırlanmıştı ve herkes yavaş yavaş başlamıştı.
Bende direk Yamanın yanına gidip oturdum, oturmamla konuşmuştu.
Yaman:
"Barıştık mı?"
Ben:
"Hayır"
Dememle önüne dönüp yemeğini yemeye devam etmişti, benim yemeğimin bitmesi ile sofradan kalkıp salona geçmiştim.
Benim arkamdan yamanda girince hemen gelip yanıma oturmuştu ben ise hayla ellimde telefonla sosyal medyada geziyordum.
Sıkıldığım için sosyal medyaya girip demirle olan bir tane fotoğrafımı paylaştım.
Aşkımla maske date✌️😆
@defnekorkmz
5.678 beğeni 100 yorum
@yamankorkmz:Aynı bana çekmiş yakışıklılığa bak paşam
Yanıt verdiniz:Demir daha yakışıklı.
@barlaskorkmz:Kimin çocuğu, kimin kardeşi bee maşallah
Yanıt verdiniz:Senin çocuğun, senin kardeşin
@alpkorkmz:Prens ve Prenses
Yanıt verdiniz:Yakışıklı prensimmm o benim
@alperenkorkmz:Yerim laannn
Yanıt verdiniz:Yiyemezsin o benim.
@atlaskorkmz:Yıldız korkmaz sahalara geri dönmüş
Yanıt verdiniz:Heralde meydanı boş bırakacağımı mı sandınız?
@araskorkmz:Herşeylerimmm
Yorumu beğendiniz.
@defnekorkmz:Yerim senin o parmaklarını
Yanıt verdiniz:Şey ben yemiş olabilirim
Yorumların bazılarına cevap verip çıkmıştım, sıkıldığım için telefonu kapatıp yanıma attım ve derin bir nefes alarak off'ladım.
Ben:
"Ooffff"
Yaman:
"Noldu"
Ben:
"Sıkıldım"
Yaman:
"Bende"
Ben:
"Pişt cumaya kaç gün kaldı"
Yaman:
"2"
Ben:
"Desene az kalmış"
Yaman:
"Neye"
Ben:
"Neye olabilir salak"
Yaman:
"Hee doğru"
Tam o anda telefonumun titremesi ile gelen mesaja baktığımda onurdandı.
Anlayışlı kıt.
Onur:Müsaitsen Sahilde biraz konuşabilir miyiz, lütfen.
Daha fazla uzatmamak için kabul etmiştim.
Siz:Tamam çıkıyorum şimdi
Onur:Evin önünde bekle gelip seni alırım
Siz:Tamam
Mesajınıza 🤍 kalp bıraktı.
Bir hışımla ayağa kalkıp odaya çıkıp hazırlandım, eşofmanla çıkmayalım demi sonuçta.
Bavulumu açıp ne giyebilirim diye düşünürken, beyaz sıfır kollu bir bluzumla altına siyah şortumu giymiştim.
Beyaz çorapla beyaz spor ayakkabımı giydikten sonra makyaj masama geçtim.
Hafif bir makyaj yapıp saçlarımı da düzelttiğimde hazırdım, tam o sırada yatağın üzerindeki telefonum titreyince alıp baktığımda onurdu.
Anlayışlı kıt.
Onur:Geldim aşağıdayım, seni bekliyorum
Siz:5 dakikaya iniyorum
Dedikten sonra telefonu cebime atıp son kez takılarımı takıp parfümümü de sıkıp odadan çıktım ve aşağı indim.
Ben:
"Ben çıkıyorum"
Yaman:
"Nereye"
Ben:
"Dolaşcam öyle"
Yaman:
"Bende gelim"
Ben:
"Yok ben tek dolaşcam"
Diyip cevap vermesine fırsat vermeden evden çıkıp onurun arabasına doğru yürüdüm.
Ön koltuğu açıp bindiğimde hemen bana bakıp gülerek konuştu.
Onur:
"Hoşgeldin"
Bende hafif tebessüm edip konuştum.
Ben:
"Hoşbulduk"
Onur:
"Gelmezsin sanıyordum"
Ben:
"Gelmiycektim de evde sıkıldığım için geldim"
Onur:
"İyi yaptın, Hoşgeldin sefa getirdin"
Ben:
"Hoşbulduk"
Dedikten sonra önüme dönüp yolu izlemeye başladım, biraz gergin birazda heycanlıydım.
Ne konuşacağımı ne diyeceğimi pek bilmiyordum bu yüzdende tedirgindim, arabayı sahil yolunun kenarına park ettikten sonra inip Sahilde yürümeye başladık.
Derin bir nefes alarak konuşmaya ilk o girmişti.
Onur:
"Özür dilerim"
Ben:
"Neden?"
Diyerek bende karşılık vermiştim.
Onur:
"Dün yaptığımız o saçma ve aptalca bir oyun için"
Ben:
"İyi bari yaptığınız oyunun aptalca olduğunu anlamışsın"
Onur:
"Özür dilerim gerçekten Yaman kıskanırsa seni seviyor demektir dedi ben ilk başta istemedim ama zorlayınca birşey demedim"
Ben:
"Benim hislerimi anlamak için bu kadsr saçma bir oyuna gerek varmıydı gerçekten"
Onur:
"Yoktu haklısın çok haklısın hemde ama senin beni sevip sevmediğini bir türlü anlayamıyordum"
Ben:
"Bende anlayamıyordum ama kalkıpta bir erkekle buluşup kıskandırmaya çalışmadım"
Onur:
"Özür dilerim gerçekten"
Ben:
"Şuraya oturalım mı"
Biz bunları konuşurken yürüdüğümüz için ona oturmayı teklif ederek konuya girmiştim.
Ben:
"Seninle açık konuşucağım"
Onur:
"Dinliyorum"
Ben:
"Korkuyorum tekrardan aynı şeyleri yaşamaktan Korkuyorum mertten çok farklı bakıyorsun bana mertten çok farklı davranıyorsun bu duygularının ilerde yalan olmasından korkuyorum, ben hayatım boyunca bu kadar ilgi görmedim sevgi ne demek bilmiyordum mertle karşılana kadar ama o benim en zayıf noktamı kullanarak benimle oynadı sana güveniyorum ama ilerde tıpkı Mert gibi beni bırakıp gideceğinden korkuyorum"
Onur:
"Asla öyle birşey olmiycak, senin neler yaşadığını bilemem tahmin edemem ama o Mert şerefsizi gibi hayatta öyle birşey yapmam, yapamam ben seni ilk gördüğüm günden beri hoşlanmaya başladım ama geçici bir hoşlantıdır diye üstelemedim ama öyle değildi geçici bir hoşlantı olmadı aksine bu içimdeki duygu sevgiye dönüştü ilk başlarda sevgilin var diye kendimi o duygulardan uzak tutmaya çalıştım ama seni burda oturup ağlarken gördüğümde o an sevgilin bile umrumda olmamıştı seni öyle ağlarken görünce bütün ipler kopmuştu bende işte tam o günden sonra sana olan duygularımın farkına varmıştım bunun geçici bir hoşlantı değilde sevgi olduğunu anlamıştım"
Pür dikkat onu dinliyordum, yalan yok anlattıkları karşısında düşmedim desem yalan olurdu.
Ben:
"Onlar beni sevmezdi istemezlerdi gidecek yerim olmadığı için onlarla yaşadım ben 17 yaşıma kadar sevgiyle büyümedim bu duygulara çok yabancıyım Ben evet Mert vardı ama o hissetirmiyordu Ben sevginin ne demek olduğunu seninle tanıştıktan sonra anladım ondan öncesi değişen birşey yoktu küçükken ne hissediyorsam mertin yanında da öyle hissediyordum ama senin yanında öyle değil bencilik olur mu bilmem ama senin yanında sizin yanınızda kendimi mutlu ve güvende hissediyorum sevilmek bana suç gibi geliyordu hayla da öyle bazen bu kadsr seviliyorum diye kendimi suçlu hissediyorum ama bazende, öyle işte kelimeleri toparlayamıyorum saçmaladım biliyorum"
Onur:
"Ben anladım seni ayrıca saçmalamadın gayette güzel anlattın, sevilmeyi en çok sen hakkediyorsun güzelim öyle düşünme unut onları onlar yok artık sadece biz varız aras abi,Yaman,Barlas abi,Ömer amca,lara teyze,Atlas,Atakan,Ayaz,Ece,Melike,nilda,Miray daha sayamadığım çok kişi var ve hepside seni çok seviyor bende dahil"
Parmaklarımda olan Bakışlarım direk onu bulmuştu.
Onur:
"Evet bende dahil hepimiz seni çok seviyoruz"
Bunu demesiyle direk kollarımı ona dolamıştım, oda çok geçmeden Kollarını belime dolayıp sarılmıştı.
Bir kaç dakika sarıldıktan sonra ayrılmıştık, ayrıldığımızda bana dönüp konuşmuştu.
Onur:
"Senden birşey istiycem ama soru sormak yok"
Ben:
"Tamam"
Onur:
"Bana 2 gün zaman verirmisin"
Ben:
"Niye ki ne var 2 gün sonra"
Onur:
"Soru sormak yok demiştik"
Ben:
"Ama merak ederim"
Onur:
"2 gün sadece 2 gün sabr et sonra sonra bir sürprizim olcak"
Ben:
"Daha çok meraklandırdın"
Dudağının kenarını kıvırarak güldü ve başımdan tutup göğsüne yaslayıp sarıldı.
Onur:
"Eminim merakına değicek"
Bende kafamı Göğsünden kaldırıp yüzüne bakıp konuştum.
Ben:
"Peki madem öyle olsun"
Onur:
"Eee bırakim mi eve yoksa gezmek istermisin"
Ben:
"Gezmek isterim"
Onur:
"Tamam o zaman nereye gidelim ne yapmak istersin"
Ben:
"Bilmem önce sinemaya gidelim sonra zamanımız kalırsa bakarız"
Onur:
"Tamamdır nasıl istersen"
Onur:
"Eee affedildik mi?"
Ben:
"Bilmem 2 gün sonra yapacağın süprize bağlı, ama eğer şimdi söylersen affedebilirim"
Onur:
"2 gün bekleyebilirim gibi"
Ben:
"İyi peki öyle olsun"
Biz oturduğumuz yerden kalkıp yürümeye başladığımız yerde bir anda kolunu omzuma attı ve gülerek konuştu.
Onur:
"Sayılı gün çabuk geçer sadece 2 gün"
Ben:
"Tamam tamam, ayrıca küsmemiştim sadece böyle saçma bir oyun oynamanız beni sinirlendirdi"
Onur:
"Çokmu kıskandın"
Ben:
"Ne kıskanıcam yaa, kıskanmadım"
Onur:
"Tabi tabi onun için mi kızı yolmadığın kalmıştı"
Ben:
"Sinirlendiğim için öyle yaptım"
Kafamı kaldırıp yüzüne baktığımda Dudağının kenarını kıvırarak gülüp konuştu.
Onur:
"Tabi tabi kesin"
Ben:
"Yaa onurr"
Onur:
"Tamam tamam sustum"
Diyip sırıttığında bizde çoktan arabaya gelmiştik, ön kapıyı açtığında geçmem için ellini uzatıp gülümseyerek konuştu.
Onur:
"Buyrun hnmefendi geçebilirsiniz"
Ben:
"Teşekkür ederim beyefendi çok kibarsınız"
Onur:
"Sadece size özel"
Ben:
"Vayy, ilerde hatırlatırım ama sana bunu"
Onur:
"Olur hatırlat güzelim"
Gülümseyip yerime oturduğumda, oda önden dolanıp kendi tarafına geçmişti.
İkimizde binip kemerimizi taktıktan sonra yola çıkmıştık, 1 saat sonra falan avm'ye geldiğimizde Onur arabayı otoparka parketti ve benim açmama izin vermeden kendisi inip benim kapımı açmıştı.
Bende arabadan indiğimde kapıyı kapatıp arabayı kitledikten sonra kolunu omzuma atıp yürümeye başladık, avm'ye girdiğimizde sinema bölümüne gidip film seçmiştik.
Film seçtikten sonra iki tane bilet alıp mısır ve içeceklerimizi de alıp salona geçmiştik.
1 saat sonra film bittikten sonra çıkmıştık ve bana gülümseyip konuştu.
Onur:
"Eee beğendin mi filmi"
Ben:
"Hıhım çok güzeldi"
Onur:
"Evet güzeldi"
Film izlerken bakışlarım sürekli onura kaydığında bana baktığını görmüştüm.
Ben:
"Sen filmi izlemedin ki"
Onur:
"Filmden daha güzel birşey izledim"
Bana bakarak söylemişti bunu, utanıp başımı önüme eğdiğimde oda gülüyordu.
Onur:
"Eee ne yapmak istersin"
Ben:
"Bilmem"
Onur:
"O zamn tekrar sahile gidelim dondurma yiyip yürüyüş yapalım"
Ben:
"Olur"
Oda onayladıktan sonra avm'den çıkıp otoparka doğru yürümeye başladık, otoparka geldiğimizde arabayı açtığında ilk benim kapımı açmıştı.
Bende açtığı kapıdan girerek yerime oturdum ve kemerimi bağlayıp onu beklemeye başladım.
Benim kapımı kapattıktan sonra dolanıp kendi tarafını geçip oda oturup kemerini bağladıktan sonra sahile doğru yola çıkmıştık.
Sahile geldiğimizde ona kalmadan Ben kapımı açıp inmiştim oda inip yanıma geldiğinde tekrar kolunu omzuma atarak yürümeye başladık, yolda gördüğümüz dondurmacıya uğrayıp dondurma aldığında hem dondurma yiyip hemde yürüyorduk.
Yürüdüğümüz yerde bir anda bana dönüp konuştu.
Onur:
"Doğum günlerini severmisin"
Ben:
"Bilmem"
Onur:
"Nasıl, doğum günlerini sevmiyormusun"
Ben:
"Yani izlemeyi severim ama benim doğum günümü kutlamadıkları için bilmiyorum"
Onur:
"Kimse kutlamazmıydı"
Ben:
"Emir kutlardı tek zaten ondan başka kimse beni önemsememişti"
Birşey demeyip beklemediğim birşey yaparak beni kendine çekip sarıldıktan sonra saçlarımın arasından öpmüştü.
Bu harakete alışmıştım artık.
Merakıma yenik düşerek kafamı ona çevirdim ve sordum.
Ben:
"Neden sordun"
Onur:
"Hiç öylesine"
Diyip önüne döndüğünde bende önüme dönüp dondurmamı yemeye başladım, dondurmalarımızı yedikten sonra yürüyüp vakit geçirdikten sonra Onur beni eve bırakmıştı.
Ben:
"Bugün için çok teşekkür ederim, benim için çok özel bir gündü"
Onur:
"Teşekkür etme, hep mutlu ol yüzün hep gülsün o bana yeter"
Ben:
"Sayende hep gülüyor, teşekkür ederim"
Onur:
"Rica ederim, yüzünün gülmesi için herşeyi yaparım"
Birşey demeyip güldükten sonra arabadan inip kapıya doğru yürümüştüm, arkamı dönüp baktığımda onurun hayla orda olduğunu görmüştüm.
Sare abla kapıyı açtığında bende onura dönüp el salladıktan sonra içeri geçmiştim.
Sare ablaya dönüp bizimkileri sordum.
Ben:
"Bizimkiler nerde Sare abla"
Sare abla:
"Erkan bey şirkete geçmişti hayla gelmedi Fahriye hanımda mutfakta birşeyler hazırlıyordu diğerleride salonda"
Ben:
"Tamam o zamn Ben onların yanına geçim"
Dedikten sonra ona gülümseyip salona bizimkilerin yanına geçmiştim.
Ben:
"Selam gençlikk"
Diyip koltuğa oturup gülerek konuştum.
Çınar:
"Hayırdır yüzünde güller açıyor"
Ben:
"Hiiçç öyle"
Çınar:
"Onurla nasıl geçti"
Ben:
"Derken?"
Çınar:
"Hiç kıvırma hepimiz biliyoruz senin onurla buluştuğunu"
Ben:
"Ajanmısınız?"
Çınar:
"Gibi gibi, eee neler yaptınız"
Ben:
"Hiç sinemaya gittik dondurma yedik Sahilde yürüdük"
Yaman:
"Çıkma teklifi mi"
Ben:
"Yok"
Berk:
"Bak çıkma teklifi etmemiş diye yüzü düştü kızın"
Ben:
"Ne alakası var be"
Yaman:
"Tabi cnm tabi kesin"
Hemen yanıma yaklaşıp sırtımı sıvazlayarak konuştu.
Yaman:
"Üzülme abicim oda olur inşallah"
Sinirle ona bakıp koluna vurmuştum.
Ben:
"Vallah döverim seni haa, ayrıca abicim falan hayırdır"
Yaman:
"Ben büyüğüm kızım senden"
Ben:
"İkiziz yanlız"
Yaman:
"Ben büyüğüm ama"
Ben:
"Bu bilgi sana nerden geldi acaba"
Yaman:
"Hiçbiryerden"
Ben:
"O zamn boş konuşma"
Yaman:
"Biliyorum ama kesin önce ben doğdum"
Ben:
"Nerden biliyorsun pardon"
Yaman:
"Kızım inat edip geç çıkmışsın önce ben doğduma göre senden dakika olarak büyük oluyorum"
Ben:
"Anneme soralım benden en fazla 2 dk büyüksümdür, varmısın iddiaya"
Kuş parmağımı uzattım ve oda kuş parmağını uzatıp tutmuştu.
Yaman:
"Yani kazanacağımı biliyorum senden 5 dakika büyüyüğüm, ama neyse varım"
Dedikten sonra ikimizde ellerimizi sallayıp iddiaya girmiştik.
Yaman:
"Nesine?"
Ben:
"Kazanan belirler"
Yaman:
"Peki"
Dedikten sonra salona Fahriye yengem girmişti.
Fahriye yengem:
"Yıldız Yaman çocuklar akşam annen gil yemeğe gelicekler"
Bende yamana dönüp konuştum.
Ben:
"Eve dönsek mi artık?"
Yaman:
"Sen nasıl istersen dönmek istiyorsan"
Ben:
"Dönelim kaç gündür burdayız zaten yeter odamı özledim"
Yaman:
"Tamam o zamn"
Dedikten sonra önüme dönüp akşamı beklemeye başladım.
Bir kaç saat sonra annemler ve Erkan amcam bir gelmişlerdi kapıyı açtığımda annemleri gördüğümde hemen annemin boynuna atlamıştım.
Ben:
"Hoşgeldin aşkım anneemmm"
Annem:
"Oyy mis kokulum benim Hoşbulduk birtanem"
Annemle sarılırken Atlas abimde arkadan babamı dürterek konuştu.
Atlas abim:
"Baba bak gördün mü kızın sattı seni"
Babam:
"Sus sen eşşek sıpası kızım annesini özlemiş bırak sarılsınlar"
Biz sarılmaya devam ederken bu seferde Alp abim homurdanmıştı.
Alp abim:
"Kapıda kaldık içeriye geçsek öyle sarılsanız"
Sarılmayı bırakıp annemin koluna girip içeri girmiştik.
Arkamızdan da babamlar girince direk yemek masasına geçmiştik.
Yemek masasına oturduğumuzda, herkes yemeklerine başlamıştı.
Ben konuyu açıp eve dönmek istiyceğimizi söyliycektim.
Ben:
"Ben eve dönüyorum cnm 2. Korkmaz ailem"
Çınar hemen itiraz ederek konuşmuştu.
Çınar:
"Nee! Nasıl? Neden yaa"
Ben:
"Hem evimi özledim hemde annemi, hem o kadın evde diye gelmiştim buraya o kadın gittiğine göre bende evime dönebilirim"
Bu sefer homurdanma sırası berkteydi.
Berk:
"Off ama yaa ben alışmıştım size"
Ben:
"Bende size alışmıştım ama kaç gündür burdayız daha fazla rahatsızlık vermeyelim"
Benim bunu Dememle masadaki bir kaç bakışın bana dönmesi bir oldu, erkan amcam,Fahriye yengem,çınar,berk ve Caner abi sinirle yüzüme bakıyolardı.
Ben:
"Noldu ya yanlış birşey mi dedim"
Erkan amcam sinirli bir şekilde hem bana bakıp hemde konuşmuştu.
Erkan amcam:
"Evet!"
Ben:
"Neden ne dedim ki?"
Erkan amcam hayla sinirli bir şekilde konuşmaya başlamıştı.
Erkan amcam:
"Delirtcek bu kız beni, kızım son kez söylüyorum sana bunu sen bize rahatsızlık vermedin tamam mı?"
Erkan amcam konuşmasını bitirdikten sonra sözü direk yengem devralmıştı.
Fahriye yengem:
"Çok rahatsızlık verdin yıldız tamam mı evladım"
Ciddi olmadığını biliyordum, bu sefer Caner abim bana bakıp konuştu.
Caner abim:
"Yıldız güzelim baka onlar sana ne öğretti bilmiyorum ama çekinmene gerek yok güzelim sen bize rahatsızlık vermedin, vermiyorsun tamam mı?"
Ben:
"Tamam özür dilerim"
Caner abi:
"Dileme güzellim, sadece bize birdaha böyle birşey deme olur mu?"
Başımı hafif hafif aşağı yukarı salladıktan sonra onayı almış gibi herkes yemeğine geri dönmüştü.
Yemeklerimiz bittikten sonra hepimiz salona geçip oturmuştuk, babamla amcam iş hakkında konuşuyordu, annemle yengem ise dedikodu yapıyordu, barlas abim ve aras abimde derin bir sohbetteydiler bizde 8 kuzen öyle takılıyorduk.
Atlas abim:
"Aras abim çok sevinecek eve döndüğünde"
Ben:
"Onla konuşacağımı hayla sanmıyorum"
Atlas abim Lafını bitirdikten sonra Alp anim sözü devraldı.
Alp abim:
"Vallah çok pişman kızım gerçekleri öğrendiği gün kendinden geçti zaten"
Ben:
"O kadına naptı?"
Bu soruma alperen abim cevap vermişti.
Alperen abim:
"Depoya kapattı, o gelene kadsr su dahil bir lokma ekmek verilmeyecek dedi ve muhtemelen şuan o kadın zindan gibi bir odada aç susuz belkide ölmüştür bile"
Ağzım hayretle onu dinliyordum, bir an nedense üzülmüştüm.
Ben:
"Ohaa o kadar mı ya"
Bu sefer tekrar Atlas abim konuşmuştu.
Atlas abim:
"Eğer ölmediyse ölmekten beter eder o kadına beni öldür diye yalvartır"
Ben:
"Aras abim?"
Şaşırmıştım çünkü o böyle birine benzemiyordu.
Alp abim:
"Ta kendisi, uzaktan öyle görünmüyor evet ama sinirlendiğinde yada içimizden birine zarar geldiğinde adamın içinden canavar çıkıyor"
Ben:
"Şaşırdım, çünkü 2 ay boyunca böyle hareketlerini görmemiştim"
Alp abimden sonra sözü alperen abim devraldı.
Alperen abim:
"Sen daha dur bu başlangıç, mertte yapacaklarını barışa ve o aileye yapacaklarını izle ve gör"
Ben:
"Napar?"
Bu sefer Atlas abim konuştu.
Atlas abim:
"Kadına el kaldırmadığı için o kadını aç ve susuz bırakıyor ama barışa yapcakarını düşünemiyorum bile"
Ben:
"Abimden korkmaya başladım"
Bunu dememle hepsi birden gülmeye başladı, gülmeleri bitikten sonra Yaman kendini toparlayıp konuştu.
Yaman:
"Korkma korkma, o bize birşey yapmaz ama bize zarar gelse İstanbulu yakar"
Ben:
"O kadar değer veriyor yani"
Yaman:
"Belkide daha fazladır bilemeyiz"
Ben:
"İnsan değer verdiği birine neden inanmaz o zam"
Yaman:
"Mutlaka bir açıklaması vardır eve gittiğimizde onu dinle olur mu"
Yamandan sonra çınarda konuşmuştu.
Çınar:
"Yaman haklı bir dinle en azından affetmek istemesen affetme yine ama en azından bir kere dinle"
Bende yerimde dikleşip konuştum.
Ben:
"Tamam eve gidelim de bakarız, neyse ben yukarı çıkim bavulu toplim"
Çınar oturduğu yerden omuzlarını düşürerek homurdandı.
Çınar:
"Gitmenizi hiç istemiyorum"
Bende yanına gidip yanaklarını sıkıp konuştum.
Ben:
"Oyy oyy kıyamam üzülme kara çocuğum gelirim yine"
Kara çocuğum dediğim için sinirlenmişti.
Çınar:
"Daha ilk dakikadan kavga etmeyelim demi cnm kuzenim yürü eşyalarını topla sinirlerimi tepeme çıkarma"
Ben:
"İyi be şaka yaptık"
Dedikten sonra merdivenlerden yukarı çıkarak odama gidip eşyalarımı toplamıştım, eşyalarımı topladıktan sonra ellimdeki 10 kilo valizle merdivenleri inmeye başladım.
Ne halt vardıda bu kadsr eşya koymuştum bilmiyordum.
Zorda olsa valizi aşağı indirdiğimde kapının girişine koyup bizimkilerin yanına dönmüştüm.
Benden sonra yamanda çıkıp eşyalarını topladıktan sonra oda valizini benimkinin yanına koyup yanımıza gelmişti.
Biraz daha oturup sohbet ettikten sonra gitme vakti gelince hepimiz ayaklanıp kapıya gitmiştik.
Amcamın yanına gidip ellini öpmek istediğimde izin vermeyip beni ensemden tutarak göğsüne yaslayıp sarılmıştı.
Ben:
"Herşey için yaptıklarınız için çok teşekkür ederim amca hakkını helal et"
Erkan amcam:
"Deli deli konuşmaya başladı gene bu, öpüyorum amcam seni tekrar bekleriz"
Sonlara doğru avcunu yüzüme dayayıp anlımdan öpmüştü, amcamdan sonra yengemin yanına gittiğimde onunda ellini öpmek istemiştim ama oda izin vermeyip kollarını boynumdan geçirip sarılmıştı.
Ben:
"Herşey için çok teşekkür ederiz yenge, verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı da özür dileriz"
Hemen sarılmayı kesip yüzüme sertçe baktı.
Fahriye yengem:
"Ay benim söylemekten dilimde tüy bitti bu kıza hayla rahatsızlık verdiğimiz için özür dileriz diyor vallah dövecem haa anan kıyamıyor dövmeyede Ben döverim seni ama"
Ben:
"Ya tamam özür dilerim ama ne bilim rahatsızlık verdiğimizi düşünüp çekiniyorum işte"
Oda amcamın yaptığı gibi avuçlarını yüzüme dayayıp konuştu.
Fahriye yengem:
"Çekinme yavrum benim burası seninde evin ne zan canın sıkılırsa bu eşşek sıpaları canını sıkarsa düşünme atla gel tamam mı?"
Sonlara doğru abi tayfasını gösterip konuşmuştu, Bende başımı olumlu yönde sallayıp konuştum.
Ben:
"Tamam"
Dedikten sonra son kez daha sarıldıktan sonra Caner abiye geçmiştim, boyu uzun olduğu için sarılmadığımı anlamış olcak ki eğilip bana sarılmıştı bende Kollarımı boynundan geçirip sarıldım ve kulağına fısıldadım.
Ben:
"Verdiğin tavsiye için çok teşekkür ederim akıl hocam"
Dedikten sonra oda benim kulağıma fısıldayarak konuştu.
Caner abi:
"Teşekkür etme prensesim ne zamn istersen akıl hocan burda"
Ayrıldıktan sonra ona gülümseyip bu sefer çınara geçtim, konuşmaya fırsat vermeden kollarını boynuma dolayıp sıkıca sarılmaya başladı.
Çınar:
"Gitmesen olmaz mı yaa özliycem Ben seni"
Bende Kollarımı sırtında birleştirip sarıldım.
Ben:
"Bende özliycem ama yapıcak birşeyimiz yok hem görende yurt dışına gidiyorum sancak alt tarafı 40-50 dakikalık mesafeye gidiyorum"
Çınar:
"Olsun yinede özliycem"
Ben:
"Tamam cumartesi buluşuruz oldu mu"
Çınar:
"Oldduu"
Dedikten sonra onlada sarılmayı bıraktıktan sonra son olarsk berke geçmiştim, oda çınarın yaptığı gibi kollarını boynuma dolayıp sarıldı.
Berk:
"Bu Çınar yüzünden çok fazla vakit geçiremedik bunun telafisini istiyorum hnmefendi"
Ben:
"Tamam beyefendi en kısa sürede yaparız"
Dedikten sonra onlada sarılıp vedalaştıktan sonra hepimiz arabalara dağılmıştık.
Annem,babam,ben,yaman,atlas abim bir arabaya binmiştik.
Barlas abim gil kendi arabalarıyla gitmişti, aras abim gilde bir arabaya bindiklerinde eve doğru yola çıkmıştık.
Bir saat sonra falan eve vardığımızda herkes arabalarını park ettikten sonra evlere dağılmıştık.
Tam ellimi atmış bavulumu alacaktım ki iri bir el benden önce davranıp almıştı, elin sahibine baktığımda aras abimdi.
Geri çekilip bavulu almasına izin verdiğimde o önden bende arkadan odama doğru çıkıyorduk.
Giyinme odasına kadar taşıdığında ona dönüp hafif tebessüm edip konuştum.
Ben:
"Teşekkür ederim"
O benim aksime başını yere eğip yüzünü somurtarak bana bakıp konuştu.
Aras abim:
"Eğer gelirsen aşağı gelirmisin, sadece 5 dakika konuşalım sonra affetmek istemezsen affetme"
Birşey demeyip kafamı olumlu anlamda salladığımda başımın üstünden öpüp odadan çıkmıştı.
Bende bavulumdan rastgele şeyler çıkarıp giydikten sonra aşağı bahçeye indim.
İndiğimde salıncakta oturuyordu derin bir nefes alıp yanına gidip oturdum.
Oturduğum gibi başını eğip söze girmişti.
Aras abim:
"Özür dilerim sana inanmam gerekti, ama sinirliydim onun böyle birşey yapma ihtimali beni deliye çevirdi içimden yapmamış olması için dua ediyordum o bir an öyle söyleyince düşünmeyerek haraket ettim biliyorum çok aptalım affetme hata beni ama sana kendimi affetirmeme izin ver"
Tırnaklarımda olan bakışlarımı ona çevirip konuştum.
Ben:
"Biliyor musun? Aptal olan sen değilsin benim, inandım bir an aile sevgisine, abi sevgisine inandım. Hataydı hemde büyük bir hataydı. Ben küçükken o bana hep 'senin bir ailen yok, senin bir ailen olmiycak' derdi bende inanır odama gidip ağlardım, ama sonra niye ağlıyorum Diyip kendime kızardım gözyaşlarımı silip toparlanıp 'ben kendime aile olurum' Diyip kendimi teselli ederdim. Sonra bir gün gerçekten ailem olduğunu öğrendim 'beni seviyorlar' dedim biraz olsun inandım ailem olduğuna. Sonra sen bana inanmayıp ona inandığında anladım ki ben hiç bir zamn sevilmeyeceğim. Sende haklısın daha geleli 2 ay olmuş bir kıza mı inanacaksın yoksa kaç yıllık sevgilin olan bir kadına mı?"
Bunları söylerken bir yandan da tırnağımla oynuyordum, bir an kafamı çevirip abime baktığımda onunda bana baktığını anlamıştım. Dolu gözlerle.
Aras abim:
"Senin bir ailen var ben bu saatten sonra o ailenin içinde olabilir miyim bilmiyorum ama senin bir ailen var ve o aile seni canından çok seviyor bende dahil"
Son dediğine alayla gülmüştüm.
Ben:
"Beni sevseydin şımarık demezdin, beni sevseydin hemen gözden çıkarmazdın, beni sevseydin o kadına inanmayıp bana inanırdın. Beni sevdiğine emin miyiz gerçekten?"
Aras abim:
"Öyle değil abim ben ne ona ne sana inandım sadece ikinizlede sabah konuşcaktım"
Ben:
"Ne fark eder, konuşman hiçbirşeyi değiştirmicekti. O kadın senin aklına giricekti sende ona inanıcaktın, ama bakma inanmaman iyi oldu belkide çünkü eğer inansaydın Ben o evde kalacaktım o evde kalırsam da o kadın beni zehirliycekti"
Son anda hatırlamış gibi ellimi dudağıma götürüp alay eder bir şekilde konuşmuştum.
Ben:
"Çok özür dilerim, neydi adı...Bilge...?birg-...heh hatırladım tamam beril. Berildi özür dilerim berile o kadın dediğim için"
Aras abim:
"Yıldız yapma böyle no-"
Bakışlarım onu bulduğunda, sinirle salıncaktan kalkıp karşısına dikilip Lafını kesmiştim.
Ben:
"Neyi yapmim? Şımarıklığı mı, olur tamam Şımarıklığı keserim"
Keserim Lafını üstüne basarak söylemiştim.
Aras abim:
"Affetmiyceksin demi beni, tamam affetme ama affetirmeme izin ver nolur güzelim söz veriyorum söndürdüğüm yıldızını geri getiricem"
Ben:
"Seni affetmemi bekleme, dediklerini henüz unutmadım gerçi hiçbir zamn unutmiycam orası ayrı ama, en azından dediklerini sindirmeme izin ver olur mu"
Aras abim:
"Bütün izinler senin olsun abim, asıl sen bana izin ver. Kendimi sana affetirmeme izin ver?"
Ben ayakta oda hayla salıncakta oturuyordu, ona üstten üstten baktığımda kollarımı göğsümde birleştirip konuştum.
Ben:
"Tamam"
Bir an bütün bakışları bana dönmüştü, o bana bakarken bende derin nefes alıp devam ettim.
Ben:
"İzin veriyorum kendini bana affetirmene izin veriyorum ama bir şartla"
O bana alttan bakarken ben etrafımızda biri varmı diye bakıp karşısına oturdum, oda oturduğum gibi tek kaşını havaya kaldırarak bana bakmıştı.
Aras abim:
"Ne şartıymış o"
Ben:
"Bana mertin hangi depoda olduğunu söyliyceksin"
Dememle düzü dümdüz bir hal almıştı, bedeninin kasıldığını burdan anlamıştım.
Biraz fırsatçılık yapmaktan kimseye zarar gelmez di demi?
Bölüm sonu.
Evet canlarım 24 bölüm biraz geç gelicek çünkü bu bölümü attıktan sonra bölümlerin hepsini kopyalayıp kitappada atıcam buda biraz uzun sürebilir o yüzden 24. Bölüm biraz geç gelicek.
Onun haricinde bölüm hakkında yorumlarınızı bekliyorum.
Sizce aras Yıldızın şartını kabul edicek mi?
Beğenilerinizi ve yorumlarınızı bekliyorum iyi okumalar diliyorum canlarım🤍
Kelime sayısı:8058
Bölüm etkileşimi
