23. bölüm · Yalanlarla dolu gerçek (gerçek ailem)
19 Bölüm
Bölüm şarkıları:
Evdeki saat:sustum
Yalın:Bir bakmışsın
Bölüm geç geldi farkındayım ama bir türlü toparlayıp atamadım iyi okumalar diliyorum canlarım💕
(Yıldızın gözünden)
Gözlerimi açtığımda yanımda bir siluet görmem bir olmuştu, yatakta doğrulup kendime geldiğimde bu siluetin abim olduğunu anlamıştım.
Bugün cumartesiydi okul yoktu bende Bugün kendi halimde takılma kararı almıştım, ama ondan önce abimi düzeltmem gerekiyordu çünkü heryeri tuttulmuş olabilir.
Onu uyandırmadan bacaklarını yatağa doğru uzattım ve arkaya geçerek bedenini yatağa yatırdım ve yastığıda başının altına koydum.
Abim kaç kiloydu acaba bunu uyandığında sormayı unutmam inşallah.
Ayakkabılarını da çıkarttıktan sonra bedenin hareket etmesiyle yatağa iyice yerleşmişti tabi battaniyeyi o koca bedenin altına aldığı için alamıyordum o yüzden dolabımdan bir tane battaniye çıkardığımda üstüne örttüm.
Burda işim bittiğine göre sessizce kapıyı açıp odadan çıktım ve yengemin odasının kapısını çaldım içerden 'gel' sesini duymamla belki çocuklar uyuyordur diye yavaşça kapıyı açıp içeri girdim ama çocuklar çoktan uyanmış olacaklar ki odada yoktu bende odaya göz gezdirmeyi bırakıp yengeme döndüm.
Ben:
"Şey yenge müsaitsen biraz konuşabilir miyiz"
Oda bana bakıp gülümsedi ve içeri davet etti.
Defne yengem:
"Gel güzelim niye çekiniyorsun"
Bende ona hafif gülümseyip onun yanına gittim ve yatağa oturdum.
Ben:
"Özür dilerim"
Defne yengem:
"Ne için aşkm"
Ben:
"Benim yüzümden abimle hep ayrı yatıyorsunuz ama gerçekten Ben istemiyorum tamam bazen istemiş olabilirim ama bugün Ben istemeden yat-"
Lafımı yarıda kesti ve bana sahte sinirli bir şekilde konuşmuştu.
Defne yengem:
"Yıldız sen hiç dayak yedin mi evladım"
Ben:
"Nasıl"
Defne yengem:
"Hayır sen bebekken seni hiç yere düşürdüler mi"
Ben:
"Yok, yani ben bebektim tam hatırlamıyorum o yüzden ama heralde düşürmediler, niye noldu ki ne dedim ben şimdi"
Defne yengem:
"Apır sapır konuşuyorsun o ne demek yok özür dilerim falan, güzelim benim ben abine yada sana kızmıyorum ki senin neler yaşadığını az çok tahmin edebiliyorum hata şahit oldum da bunca şeylerden sonra abin seni teselli etmek için yanında yatıyor kendini yanlız hissetmemen için hata kendisi gitmese ben döve döve gönderirim bir daha sakın böyle birşey için benim yanıma gelip özür dileme"
Ben:
"Abim benle yatıyor diye kızmadın demi"
Defne yengem:
"Hayır birtanem niye kızayım, kızmadım kızmam da. Hem zaten çok horluyor boşver iyi böyle"
Bana göz kırpıp gülümseyerek söylemişti bende ona gülümsemiştim.
Ben:
"Peki özel değilse birşey daha sorsam"
Defne yengem:
"Sor birtanem"
Ben:
"Abimle nasıl tanıştınız"
Defne yengem:
"Abinle liseden beri tanışıyoruz bizimkisi lisede başlayan birşeydi Ben lisede inek kızın tekiydim ama abin çok yakışıklıydı hata bütün okul onun peşinden koşuyordu bende ilk görüşte aşık olmuştum"
Ben:
"İlk görüşte aşk gibi birşey o zmn sizinki"
Defne yengem:
"Yani sayılır, ilk zamanlarda abinin yaptığı zorbalıkları saymazsak öyleydi"
Ben:
"Abim seni zorbalamışmıydı"
Defne yengem:
"Evvet ama sonra eşşek gibi aşık olup peşimden koşmuştu"
Ben:
"Anlatsana yenge ya çok merak ettim"
Defne yengem:
"Bir gün anlatırım aşkm hata akşamda olabilir"
Ben:
"Ama ben bugün evde değilim"
Defne yengem:
"Nereye gidiceksin"
Ben:
"Kızlarla alışverişe çıkıcaz okullar tatil olduğunda tatile gidicekmişiz o yüzden alışverişe gidicez"
Ben bugün evde pinekliycem demiştim demi? Unuttun onu çünkü biz bugün kızlarla alışverişe gidicektik ve bunu dün diye sözleşmiştik ama Mert olayı olunca öylece kalmıştı aslında bugün gitmiycektim ama hem kızları kırmamak için hemde kafam dağılır diye kabul etmiştim.
Defne yengem:
"Tamam bebeğim git sen, merak etme sen olmadan lise anılarımdan bahsetmem"
Ben:
"Söz mü?"
Defne yengem:
"Yenge sözü"
Ben:
"Tamam o zamn"
Ona kocaman gülümseyip odadan çıktım ve üstümü değiştirmem gerektiğini hatırlayıp tekrar odama gittim, kapıyı yavaşça açmaya yeltenmiştim ki kapı gıcırdamıştı.
Kapıyı babama yağlatmayı aklımın köşesine yazmıştım. Tabi unutmasam.
Kesin unutcak.
Sus be sanki sen süper zekasın.
Öyleyim cnm.
Ego tavan.
Tabi kii.
Neyse sus.
İyi be sustum.
İç sesimle kavga etmeyi bırakıp dolabın karşısına geçtim. Eee Ben ne giyicem şimdi?
Allah yardım etsin hiç kıyafetin yok sanki.
Yok ki burda kara kara düşünüyorum demi.
Dolaptaki kıyafetlerde ebemin zaten.
Hepsini giydim.
Tekrar giyersen nolur.
Olmaz işte, aynı şeyi 10 kere giyemem.
Neden?
Ayy insanın ömrünü çürütürsün Hee bir sus yaa şimdi geç kalıcam buluşmaya.
Benim ne suçum var şimdi.
Sana laf yetiştirmekten kendime kıyafet seçemiyorum susarmısın cnm.
Tamam cnm susarım.
Afferin kız sonunda sözümü dinledin.
Ya erkeksem, neden kız diyorsun.
Ben kızsam otomatik olarak sende kız oluyorsun o yüzden daha fazla konuşma kapa çeneni!
Peki.
Ben az önce trip mi yedim? Galiba trip yedim.
Neyse o bana küs kalamaz zaten barışır benle o yüzden şimdi asıl meseleye geliyoruz Ben ne giyicem? Dolapla bir süre daha uzun uzun bakıştıktan sonra artık ne giyeceğime karar vermem gerektiğini düşünüp bir kez daha göz gezdirdiğimde gözüme çarpan bir kombin bulmuştum.
Beyaz kısa kollu yandan düşmeli ve bel kısmı dar üst kısmı bol gelecek şekilde bir bluz giymiştim, altına ise siyah kot pantolonumu giymiştim.
Kolyemi,küpelerimi ve saatimi taktıktan sonra üstüne siyah bir çanta almıştım.
Üstümü giydikten sonra makyaj masama geçtim ve yine çok abartmadan hafif makyaj yaptım, saçlarımında önünü alıp arkadan kıskaçlı tokayla tutturmuştum. Son olarakta beyaz nike ayakkabılarımı giydikten sonra hazırdım.
(Yıldızın kombini)
Hazırlandığımda abimi uyandırmamak için sessizce çıkmıştım, tabi kapı gıcırdısını saymazsak.
Aşağı indiğimde herkes kahvaltı yapıyordu Barlas beyi saymazsak, kahvaltı sofrasına giderken beni ilk fark eden kişi Yaman olmuştu ve gözlerini şokla açıp konuştu.
Yaman:
"Benim gördüğümü sizde görüyormusunuz?"
Ben sağa sola bakıp sonra yamana döndüm.
Ben:
"Ne görüyorsun?"
Yaman:
"Senin ilk defa şort giymediğini"
Bende kafamı anlamış gibi sallayıp sonra yamana 'sen cidden salaksın' bakışlarımı yolladım.
Ben:
"Şuan alaka seviyesini aradım da bulamadım"
Yaman:
"Çok alaka cnm her fırsatta şort giyen sen bugün kot pantolon giymişsin kesin başımıza taş yağıcak"
Ben:
"Off Yaman abartmasan mı"
Yaman:
"Abartmıyorum ama neyse"
Atlas abiminde ona katılması ile bütün bakışlarımı onlara yolladım.
Atlas abim:
"Yamana katılacağım aklımın ucundan geçmezdi ama maalesef ki katılıyorum"
Ben:
"Katılmama hakkında var abicim katılmaya bilirsin yani"
Atlas abim:
"Yok abicim, ben katılmayı seçiyorum"
Ben:
"İyi be git kime katılırsan katıl"
Diyip masadaki yerime geçtim ve annemin konuşması ile ona döndüm.
Annem:
"Abin kalkmadı mı kızım?"
Ben:
"Yok, sabah bir uyandım başını yatak başlığına dayamış uyuyordu muhtemelen gece yanımda uyuyakaldı bende kalkıp abimi yatağıma yatırdım, ama nasıl bir kilosu varsa zorla zor yatırdım yatağa"
Bu dediklerime annemde dahil masadaki herkes gülmüştü.
Ben:
"Bu arada ben çıkıyorum"
Annemin ağzını açmasıyla kapaması bir olmuştu çünkü Yaman maydanoz gibi dahil olmuştu hemen.
Yaman:
"Nereyee?"
Ben:
"Ece gille tatil için alışverişe çıkıcaz"
Yaman:
"Bende geliyorum"
Bsn:
"Ne sebeple yamancım hayırdır?"
Yaman:
"Dünden sonra seni yanlız bırakcağımı düşünüyorsan yanılıyorsun"
Ben:
"Yaman erkeklerden kimse yok kız kıza gidicez biz yaa"
Yaman:
"Banane gelicem dedim o kadar"
Ben:
"Ama ya-"
Lafımı tamamlamama izin vermeden konuştu.
Yaman:
"Boşuna nefesini yorma canım geliyorum dedim geliyorum!"
Son çare annemle babama dönüp konuştum.
Ben:
"Anne baba yaa şu oğlunuza birşey diyin"
Annem yamana döndü ve konuştu.
Annem:
"Yaman rahat bırak olm kızı"
Yaman:
"Anne ya dünden sonra bırakamam ben"
Annem:
"Oğlum tek gitmiyor hem korumaları yollarız"
Yaman:
"Olmaz anne"
Ve babamda şansını deneyerek Yaman dönüp konuştu.
Babam:
"Oğlum kardeşini rahat bırak kızlarla gitsin o"
Yaman:
"Özür dilerim ama bu sefer kimseyi dinlemicem onu tek bırakamam kimse kusura bakmasın"
Bende Offlayarak arkama yaslandım.
Ben:
"Off Yaman off"
Diyip çantamdan telefonumu alıp sofradan kalktım.
Annem:
"Kızım nereye yemek yemedin"
Anneme döndüm ve konuştum.
Ben:
"Ece'yi ariycam anne bu salak oğlunun inadı tuttu da kızlara haber vericem"
Diyip arkamı döndüm ve salona gidip eceyi aradım, 2'ci çalışta hemen açmıştı.
Ben:
"Alo aşkm Napıyorsun"
Ece:
"Hazırlanıyorum bebeğim noldu"
Ben:
"Aşkm Yaman inat etti bende seninle gelicem diye seni dünkü olaydan sonra tek bırakamam diye"
Ece:
"Benimkide tutturdu bende gelicem diye ne kadar yok dediysem peşime takılıyorda, dünkü olay derken noldu ki dün"
Ben:
"Uzun hikaye buluşalım konuşuruz tamam o zaman ben diğerlerini arayıp haber verim"
Ece:
"Tamam bebeğim"
Ben:
"Öptüm görüşürüz aşkm"
Diyip telefonu kapatıp melikeyi aradım oda 2'ci çalışta açmıştı.
Ben:
"Napıyorsun hayatım"
Melike:
"Şarkı eşliğinde makyaj yapıyorum bebeğim sen"
Ben:
"Bende iyi bebeğim de şey diycem, ya benim salak ikizim tutturdu bende gelicem diye seni tek bırakamam falan diyor bende bir türlü ikna edemedim"
Melike:
"Ayy iyi bari yanlız değilmişim, benim de salak abim tutturdu bende gelicem diye bende ikna edemedim bir türlü"
Ben:
"Ayy ecenin de abisi gelicem diye tutturmuş bunlar bizi niye salmıyor yaa"
Melike:
"Hepsi kız meraklısı da ondan aşkm...sus kız ben değilim kız meraklısı falan diğerlerini bilemem"
Arkadan onurun da sesi gelince telefonun hoparlör de olduğunu anladım.
Yok birde kız meraklısı olsaydın.
Sanane.
Sen sus.
Ben:
"Tamam o zamn bizim delilerden kurtuluş yok anlaşılan hadi avm'de görüşürüz aşkm"
Melike:
"Görüşürüz bebeğimm"
Diyip telefonu kapatıp bu seferde nildayı aradım, oda 3'cü çalışta açmıştı.
Ben:
"Napıyorsun bebek?"
Nilda:
"Hazırlanmaca bebiş sen"
Ben:
"Bende iyi de, aşkm benim salak ikizim tutturdu bende sizinle gelicem diye ne kadar hayır desemde deli damarı tuttuğu için illa gelicem diye tutturdu"
Nilda:
"Benimde salak abim tutturdu gelicem diye bende ikna edemedim hayatım"
Ben:
"Bugün hepsi elimizde kalmasa iyi"
Nilda:
"Umarım aşkm"
Ben:
"Neyse aşkm hadi bsn kapatim sende hazırlan"
Nilda:
"Tamam bebeğim, avm'de görüşürüz"
Dedikten sonra onla da telefonu kapatıp son olarak mirayı aradım ve oda tekte açmıştı.
Ben:
"Miroşum napıyorsun aşkm"
Miray:
"Hazırlanıp kahvaltı mı yaptım ve şuan ayazı bekliyorum"
Ben:
"Neden"
Miray:
"Şey aşkm tutturdu bende gelicem diye de ne kadar gelemezsin desemde inat etti gelicem diye"
Ben:
"Bende onun için aradım benimkide tutturdu bende gelicem diye Hayır demekten dilimde tüy bitsede işe yaramadı"
Miray:
"Bizim bu ikizlerden çektiğimiz ne yaa"
Ben:
"Hiç bilmiyorum yaa bıktım vallah"
Miray:
"Bende"
Ben:
"Neyse aşkm ben kapatim avm'de görüşürüz"
Miray:
"Görüşürüz aşkm"
Onlada telefonu kapatıp masaya gidip yamana dönüp konuştum.
Ben:
"Kalk hazırlan başımın belası"
Yaman:
"Tamam güzellim benim"
Ben:
"Çabuk hazırlan 3 dakikayı geçerse almadan giderim"
Yaman:
"2 dk'ya aşağıdayım yıldızım"
Merdivenlerden yukarı çıktı, Bende arkasından bağırdım.
Ben:
"Çabuk ol!"
Dedikten sonra koltuğa oturdum ve geçen gün attığım postun yorumlarına bakıp çevap verdim.
10.456 beğeni 9.789 yorum
@korkmz__yaman:O şort ne laann!
Yanıt verdiniz:Sanane!
@araskorkmzzz:Yakışıklı paşam
Yanıt verdiniz:Yanlız o benim paşam!
@alpkorkmz34:Yiğenimin ve kardeşimin güzelliği der susarım
Yanıt verdiniz:Bizde senin yakışıklılığın der susarız
@alperenkorkmz:Amcasının gülü🌹
Yanıt verdiniz:Aldatıldım🥀
@barlaskorkmz:Yolunuza ölürüm sizin herşeylerim
Yanıt verdiniz:Tövbee ölme abimm🥹
@defnekorkmz:Vallah çok yakışıklı doğurmuşum Hee
Yanıt verdiniz:Babası kılıklı!🔥
@barlaskorkmz size yanıt verdi:Güzelim övdün mü sövdün mü
Yanıt verdiniz:Övdüm tabiki abicim
@larakorkmz:Evlatlarım🤍
Yanıt verdiniz:Kraliçemiz
Daha fazla yorumlara bakmayıp merdivenin önüne gidip bağırdım.
Ben:
"Yaman hadisene yaa kaç saat oldu"
Ben bağırdığım sırada oda merdivenlerden iniyordu.
Yaman:
"Patlama kızım geldim işte"
Ben:
"Yürü hadi geç kalıcaz"
Yaman:
"Tamam"
Kapıya doğru yürüyorduk ki babamın sesiyle durdum.
Babam:
"Durun çocuklar bende şirkete geçicem zaten sizide bırakim"
Ben:
"Tamam baba"
Dedikten sonra babam geldi ve çıkıp arabaya doğru yürüdük, oturma planını söylememe gerek yok bence çünkü Yaman yine önü kapmıştı.
Arabaya bindiğimizde babam da arabayı çalıştırmıştı, bir hızla evin bahçesinden çıkmıştık.
Bir süre sonra avm'ye geldiğimizde bizimkiler kapının önünde bizi bekliyordu, babama teşekkür ettik ve arabadan inip bizimkilerin yanına gittik.
Ben:
"Selam herkesee"
Ece:
"Hoşgeldiniz aşkm"
Ben:
"Hoşbulduk"
Atlas:
"Gelmeseydiniz ya biz burda bekler meyve verirdik"
Ben:
"Yamanı bekledim 2 saat süslendi beyefendi"
Ece:
"Gör kimse süslendi"
Ben:
"Aynen onu merak ediyorum"
Yaman:
"Arkadaşlar benim yanımda benim dedikodumu neden yapıyorsunuz"
Ben:
"Senin yanında konuşuyorsak dedikodu olmuyor yamancım"
Ece:
"İşte beyin boş olunca konuşuyor çocuk napsın"
Yaman ecenin saçıyla oynayarak konuştu.
Yaman:
"Sus kız"
Ece ise saçı bozuldu diye homurdanmıştı.
Ece:
"Saçımı bozdun salak yaa"
Yaman da Ece ye yaklaşıp saçını düzeltti.
Yaman:
"Tamam tamam dur düzelttim, oldu mu?"
Ece:
"Oldu"
Bende dayanamayıp ikisinin arasına girdim.
Ben:
"Eee burda mı durucaz"
Onurda bana katılarak konuştu.
Onur:
"Yıldıza katılıyorum"
Melike ise kafasını abisine çevirip imalı imalı konuştu.
Melike:
"Sen hep yıldıza katılıyorsun zaten abicim"
Diyip göz kırpmıştı, Onurda uzanıp Melikenin saçıyla oynayarak bozmuştu.
Onur:
"Sus kız sen"
Melike'de saçı bozulduğu için homurdanmıştı.
Melike:
"Yaa abi naptın ya saçımı bozdun"
Onurda melikeye yaklaşıp bozduğu saçı eski haline çevirdi.
Onur:
"Oldu mu? Cadı!"
Melike:
"Oldu, ayrıca cadı ne yaa ne cadılığımı gördün"
Onur:
"Evdeki cadılıkların varya cnm kardeşim"
Melike:
"Külliyen yalan!"
Onur:
"He he"
Sonunda patlamıştım.
Ben:
"Arkadaşlar sıcaktan başımıza güneş geçiyor ve biz burda kavga ediyoruz Allah aşkına yeter yürüyün alıcaklarımızı alalım da eve gidelim ya beynim yandı"
Onurda yine bana katılarak konuştu.
Onur:
"Kız haklı abi hadi içeri girelim"
Dedikten sonra diğerleride tamam dedikten sonra artık içeri girmiştik, içeri girdiğimizde güvenlik aletlerinden geçip mağazalara doğru yürümeye başladık tabi bizimkilerin dili yine durmadı ve atlas hemen ortaya konu attı.
Atlas:
"Arkadaşlar ben birşey fark ettim"
Tabi herkes atlasa baktı bende konuştum.
Ben:
"Ne fark ettin?"
Diye sormuştum.
Atlas:
"Yıldız ilk defa şort giymemiş"
Erkeklerden hepsi kafasını çevirip şok içinde bana bakmıştı.
Ben:
"Ne canavar görmüş gibi bakıyonuz be"
Tabi Onur durmadı oda hemen atladı konuya.
Onur:
"İlk defa kot pantolon giymişsin de ona bakıyorduk cnm"
Bende ona bakıp konuştum.
Ben:
"Niye giyemezmiyim cnm"
Onur:
"Yok cnm giyersin de ne bilim senin şort aşkın varya onun için dedim"
Ben:
"Giyecek şortum yoktu o yüzden gidip kendime şort alcam şimdi"
Tabi best kankilerim de bana katılmıştı.
Ece:
"Ayy bende alcam beraber alalım hepimiz"
Melike:
"Olur vallah benimde yoktu"
Nilda:
"Ben şort,crop,bikini ve mayo alcam"
Miray:
"Bendee"
Ece:
"Biz eşşek başımıyız burda"
Nilda:
"Salak bacım beraber alcaz ya hani"
Ece:
"Hee doğru"
Biz konuşurken tabi erkeklerde dahil oldu.
Atlas:
"Kıyamam yaa planları suya düşecek"
Ece:
"Ne planı suya düşmesi atlasçım ne saçmalıyorsun"
Atlas:
"Diyorum ki, bikini mayo falan unutun onu giyemezsiniz"
Diğerleri de hemen atlasa katıldı.
Onur:
"Aslan kardeşim ya nasıl da güzel konuştu"
Yaman:
"He vallah gel lan anlını öpcem"
Diyip Yaman atlasa yaklaşıp iki ellini Atlasın kafasına dayayıp kendine çekip anlını öpmüştü, ben dururmuyum tabiki gizlice fotoğraflarını çektim.
Ben:
"Damat bey gelini öptüğüne göre artık gidebiliriz"
Dememle kafamda bir acı hissetmem bir olmuştu, yine kafama vurmuştu.
Ben:
"Senin benim kafamla derdin ne ya sal kafamı, saçımıda bozdun zaten"
Hemen yaklaşıp saçımı düzeltti ve vurduğu yeri öpmüştü.
Yapma kızım erime hemen.
Eridim bile çok geç.
Saçımı düzeltme işlemi bittiğinde bana döndü ve konuştu.
Yaman:
"Oldu mu prenses hazretleri"
Ben:
"Oldu prens hazretleri"
Yaman:
"İyi o zamn yürü"
Dedikten sonra artık avm'nin ortasında dikilmeyi bırakıp yürümüştük, biz kızlar önden yürüyorduk ve mağazalara girip eşyalara bakıyorduk.
Tabi baktığımız herşeye erkekler gelip maydanoz oluyordu ama tabikide biz kızlar hiçbirini takmayıp alışverişimizi yapmıştık.
Ben 4 tane şort,4 tane crop, 4 tane bluz takımı tarzı birşey, 4 tane de mayo almıştım.
Takı olarak ise 4 tane kolye 4 tane full yıldızlı olcak şekilde bileklik almıştım tabiki şapka ve ayakkabıda unutmamıştım 2 tane de şapka ve ayakabbı alıp alışverişimi tamamlamıştım.
Ece gilde benimle hemen hemen yakın şeyler aldıktan sonra alışverişimizi bitirmiştik, tabiki yanımızda koruma diye dikilen erkek kardeşlerimize aldıklarımızı gösterince çok beğenmişlerdi(!) Hata o kadsr beğendiler ki Yaman eve gittiğimizde hepsini tek tek yırtcağını söylemişti. Diğerleride yamana katılmıştı.
Canlarım benim ne kadar da beğendiler! Aldıklarımızı.
Ne demezsin bayıldılar.
Demi demi.
Elimizde pöşetler ile avm'de bulunan kafeye gitmiştik ve biz kızlar soğuk kahve söylemiştik erkekler ise onlarda kahve söylemişlerdi.
Oturduğumuz gibi ecenin konuyu açmasıyla ona döndüm.
Ece:
"Aşkm dün noldu, sen telefonda Yaman beni dünkü olaydan sonra tek bırakmıyor falan demişti"
Bende hatırlar gibi yapıp eceye dönüp konuştum.
Ben:
"Hee o mesele, şimdi şöyle oldu"
Diyip derin bir nefes alarak konuya giriş yapıp bütün olun biteni anlattım, tabi anlatmam ile masadaki erkekler sinirden yerinde duramıyordu. Özellikle de Onur.
Acaba neden?
Neden?
Sen bu saflıkla çok yaşamazsın.
Öyle vallah safız ailecek saf safız.
Bari bir tane huyun ailene çekmeseydi kızım.
Sus yaa.
İç sesimle kavga etmeyi bırakıp Masadakilere döndüm.
Onur:
"O çocuk ellimde kalıcak"
Atlas:
"Denk düşmeyelim Mert!"
Atakan:
"Nezaret çıkışında görüşelim mert"
Ayaz:
"Gavat herif sen elimize düşmeyeceksin sanki, fav bacım neler yaşamış yaa"
Diyip uzanarak yanaklarımı sıkmıştı.
Ben:
"Beyler tamam sakin olsun abartmayalım abim hakkında gelir zaten"
Atakan:
"Ee tamam bizde gelelim hakkından haksızlık olmasın"
Tabi ayazda onu desteklemişti.
Ayaz:
"Bencede bizde gelelim ayrımcılık olmasın"
Tam o sırada atlas, onur ve Yaman aynı anda konuşarak ayazla atakanı destekledi.
Atlas/yaman/onur:
"Katılıyorum"
Bende onlara 'siz ne yaşıyorsunuz' bakışlarımı gönderip konuştum.
Ben:
"Erkek dayanışması bu olsa gerek"
Yaman:
"Heralde kızım"
Ben:
"Off tamam kapatalım konuyu hadi evlere dağılalım"
Ece:
"Akşam sitenin etrafında 30 tur atmamız gerek kızlar"
Bende dahil hepimiz niye dercesine başımızı sallamıştık.
Ece:
"5 kilo almışım"
Ee Bende 0 kilo almıştım sorun ediyormuydum hiç?
Geçen gün 8 kilo aldım diye depresyona giren nenemiydi.
Senin Nenen mi vardı kız?
Dalga geçme!
Sende herşeye burnunu sokma!
İç sesimle kavga etmeyi bırakıp eceyi onayladım.
Ben:
"Bak bunu dediğin iyi oldu bende 8 kilo almışım"
Nilda:
"Bende 7 kilo almışım ya delirceem"
Miray:
"Bende 6 kilo almışım, hayır yemekte yemiyorum bu kilo nerden geliyor anlamadım gitti"
Tam o sırada Ayaz olaya dahil oldu.
Ayaz:
"Geçen gün 2 paket cips 2 şişe mangolu fusetea bitirirsen böyle kilo alırsın işte"
Miray:
"Napim film izlerken kuru kuru izlenmez tamam mı"
Ayaz:
"O zamn kilo aldım diye ağlama"
Ahhh! Onu demiycektin işte çocuğum!
Yazık rahmetli miraya laf sokmayı çok severdi.
Ay kim öldü.
Ayaz biricik kadim dostum.
Helvası neyli olucak.
Bilmiyorum sormadım, dur sorim.
Bir hışımla ayaza döndüm ve konuştum.
Ben:
"Helvan neyli olsun ayazcım"
Ayaz:
"Ne? Nasıl yani?"
Ben:
"Hayır birazdan biricik ikizin tarafından öldürülüceksin ya helvan neyli olsun dedim"
Ayaz bana 'sen görürsün' bakışlarını yollarken mirayda ona fırlatıcak birşey arıyordu fakat bulamıyordu, yani ben öyle sanmıştım bir anda eğilip ayakkabısını çıkarıp ayazın kafasına fırlattı!
Ayazın acı dolu çığlıkları kafeyi doldurmuştu ve herkesin bakışları birden bize dönmüştü.
Ayaz:
"Ahhh! Napıyorsun manyak kafamı mı kırcan?"
Miray:
"Kafanı kırsam da işe yaramıyor geçen gün terlik fırlattım hala birşey olmadı"
Bunu demesiyle içtiğim suyu püskürtüp gülme krizine girmiştim, kahkahalarımın arasında konuşmaya çalıştım ama galiba pek başarılı olamadım.
Ben:
"Ç-çok özür di-dilerim"
Diyip masanın altından kalkmaya çalışmıştım, evet gülme krizine girerken masanın altına girmiştim.
Yaman:
"Doktor kendi haline bırakın dedi"
Bunu duymamla gülüşümü yarıda kesip ayağımdaki ayakkabıyı çıkarıp bende yamana fırlattım, kafasını tuttuğu yerde acı çektiği yerde konuşmaya çalıştı.
Yaman:
"Ahhh! Manyak mısın kızım Napıyorsun ya"
Ben:
"Hakketin"
Yaman:
"Delisin sen"
Ben:
"Delirtmeseydin o zamn sus"
Yaman:
"Ne dedim ya ben şimdi"
Hiç birşey dermisin cnm.
Demi demi.
Ben:
"Daha ne diycen deli durumuna soktun beni"
Yaman:
"Değilmisin?"
Ben:
"Yamann!"
Yaman:
"Tamam sustum, sen deli değilsin güzelim benim"
Olcak olcak adam olcak bu gelişme var gibi.
Yani zamanla görcez.
Aynen.
Bir sinirle dönüp ona atığım ayakkabımı istedim.
Ben:
"Ayakkabı mı ver!"
Oda hiç vakit kaybetmeden oturduğu yerden kalkıp önümde diz çöküp ayakkabımı giydirdi.
Yaman:
"Oldu mu güzelim"
Ben:
"Oldu teşekkür ederim"
Yaman:
"Ne demek güzellik"
Diyip oturduğu yerden doğrulurken sırıtıp çapında göz kırpmıştı, tam o sırada mirayın ayaza ikinci ayakabbısını attığını gördük.
Ayaz acı içinde kıvranırken konuştu.
Ayaz:
"Ahh! Yaa sal şu kafamı kızım bu sefer naptım"
Miray:
"Millet ikiziyle ne güzel anlaşıyor sen benim lokmalarımı sayıyorsun"
Ayaz:
"Tövbe Ben senin lokmalarını sayarmıyım güzelim, ben senin için diyorum ye afiyet bal şeker olsun"
Bir anda oturduğu yerden kalkıp mirayın ayakkabılarını giydirip başının üstünden öptü.
Ayaz:
"Ama ben senin için söylüyorum sonra kilo aldım Diyip bunalıma giriyorsun"
Miray:
"Doğru giriyorum"
Ayaz:
"Eee onu demeye çalışıyorum"
Miray:
"Off tamam yaaa"
Ayaz:
"Üzülme birtanem eritirsin sen k kiloları hem sen ne kilolar erittin"
Diyip sarıldı ve başının üstünden öptü.
Miray:
"Eritirim demi"
Ayaz:
"Eritirsin"
Geri çekilip tekrardan başının üstünden öptükten sonra yerine geçti, Bende kasvetli havayı dağıtmak için olaya dahil oldum.
Ben:
"Tamam gençler sakin oluyoruz akşam 30 tur attıp o kiloları eritiyoruz"
Ecede beni onaylayarak bana katıldı.
Ece:
"Evet katılıyorum"
Nilda:
"Ee ne duruyoruz kalkın gidelim haydi"
Miray:
"Akşam yemekten sonra çıkalım yemeği de eritmiş oluruz"
Melike:
"Katılıyorum, akşam yemekten sonra çıkalım"
Ben:
"Tamam o zamn hadi artık evlere dağılalım"
Onur:
"Kızım eve arabayla gidicez zaten acelen ne"
Ben:
"Yaa ben demirle duruya söz verdim biz onlarla bugün pasta yapıcaz"
Yaman:
"Ben"
Ben:
"İkizler isterse yaparsın istemezlerse yapamazsın"
Yaman:
"Oofff"
Atakan:
"Olm çok tatlılar lan, onlarda getirsene parka eğlenelim biraz"
Ben:
"Benim yeğenim senin oyuncağın mı atakan"
Atakan:
"Haddiii yaa noluurrr"
Ben:
"Tamam akşam sorarım gelmek isterlerse getiririm"
Atakan:
"Tamam"
Onur:
"Ee hadi dağılalım o zamn"
Ben:
"Hadi"
Diyip hepimiz ayaklandık ve toplanmaya başladık.
Ben:
"Sizin araba var mı yoksa ona göre abimi arim 2 araba göndersin"
Onur:
"Yok,yok var bizde teşekkür ederiz cnm"
Ben:
"Rica ederim cnm ne demek"
Atakan:
"Abi iki arkadaş var fena derece shipliyorum yaa"
Ben:
"Kimmiş o arkadaşlar Atakan bey?"
Atakan:
"Benim sınıftan arkadaşlar yaa"
Onur:
"Senin bizden başka arkadaşların var ve birde bizim sınıfta"
Atakan başını aşağı yukarı sallayarak onaylamıştı, birşeyden şüpheleniyorum ama umarım yanılırım yoksa atakanı kimse ellimden alamaz.
Ece:
"Kim Kim? Söylesene çok merak ettim"
Atakan:
"Yok burda olmaz ben size sonra bunlar olmadan söylerim"
Başıyla bizi işaret ettiğinde tek kaşımı kaldırarak şüpheli bir şekilde baktım.
Ben:
"Niye devlet sırrımı bizden saklıyorsun"
Atakan:
"Aynen devlet sırrı hemde büyük sır"
Ben:
"Ulan Atakan dua et düşündüğüm şeyi söylemiyorsundur"
Atakan iki ellini kaldırıp teslim oluyormuş şekilde konuşmuştu.
Atakan:
"Bilemem"
Gözlerimi belertip ona baktığımda ellimdeki pöşetle ona vurmaya çalışmıştım ki kaçmıştı. Bende durmayıp ellimdeki poşetleri bir hışımla Yamanın elline tutturdum ve peşinden koşmaya başladım.
Ben:
"Kaç bakalım nereye kadar kaçacaksın ellime düşmeyecek misin sen benim"
Atakan:
"Doğru söyleyeni niye dokuz köyden kovuyorlar yaa"
Ben:
"Sen gel bura Ben göstercem sana doğru söyleyeni dokuz köyden kovmak ne demek"
Atakan:
"Yok istemiyorum canımı seviyorum ben"
Avm'de volta attıktan sonra bizimkilerin yanına geldiğimizde direk onurun arkasına saklanmıştı.
Ben:
"Niye saklanıyorsun lan gel göstercem Ben sana shipi"
Ece:
"Arkadaşlar bir sakin olsak Ben hiç birşey anlamadım şuan"
Bir sinirle atakanı göstererek konuştum.
Ben:
"Bu salak Atakan onurla beni shipliyor"
Atakan:
"Yoo ben sizi değil sınıftan 2 arkadaşımı shipledim"
Ben:
"Seni bugüne kadar bizim sınıfta bir kişiyle konuştuğunu görmedim"
Atakan:
"Başka sınıftan arkadaşım"
Ben:
"Bizim sınıftan demiştin?"
Atakan:
"Bizim sınıftaydı başka sınıfa gitti"
Ben:
"Bizim sınıftan kimse başka sınıfa gitmedi atakan"
Atakan:
"Off ne sıkıştırdın yaa salsana kızım beni"
Ben:
"Doğruyu söyle o zamn"
Atakan:
"Hee söylimde bir olup kafamı kırın demi"
Ben:
"Bizle ilgili birşey demi"
Atakan:
"Bilmiyorum"
Ben:
"Atakan!"
Atakan:
"Buyrun benim"
Ona dönüp sinirle işaret parmağımı yüzüne sallayarak konuştum.
Ben:
"Elbet elime düşüceksin"
Atakan:
"Bakarız cnm"
Tam tekrardan vurucaktım ki onurun arkasına saklanmıştı, tam o sıradada Ece olaya el attı.
Ece:
"Bir daha bu avm'ye gelirsem buda 2 olsun"
Nilda:
"Niye aşkmm"
Miray:
"Rezil olduk çünkü ve hepsi Atakan yüzünden"
Atakan:
"Ben naptım yaa"
Ben:
"Suçunuda kabullensen keşke"
Atakan:
"Suçum yok çünkü"
Ben:
"Tabi tabi"
Melike:
"Yeter! Ayy ne kavga ettiniz ya yürüyün hadi geç kalmayalım"
Ben atakana göz devirip pöşetlerimi yamandan alıp önden önden yürümeye başladım, bir süre sonra onurda dibimde bitmişti.
Onur:
"Bakma sen şu mala saçma saçma konuşuyor"
Ben:
"Yani saçmalıyor aynen"
Noldu bozuldun mu?
Ne bozulcam be!
Tabi tabi.
Sussana sen.
İyi sustum.
Aferin.
İç sesimi takmayıp yürümeye başladım, yürüdüğüm yerde aras abimi aradım bizi gelip alması için Barlas abim ben çıkmadan önce hayla yatıyordu uyanmamışdır diye onu aramadım.
Sonunda avm'den çıkmıştık ve biz abimi beklemeye başladık, o sırada da onurların arabası gelmişti.
Onur:
"O zamn bize ayrılan sürenin sonuna geldik gençler görüşürüz"
Atakan:
"Özliycem sizi"
Ayaz atakanın kafasına hafif vurup yalancı bir sinirle konuştu.
Ayaz:
"Dram yapma lan!"
Atakan:
"Ne vuruyon la kafama, ayrıca dram değil bu"
Ayaz:
"Tabi tabi"
Bende yanaklarımı şişirip ofladım.
Ben:
"Offf şimdide bunlar başladı"
Bu seferde Onur ikisinin kafasına geçirdi.
Onur:
"Susun lan!"
Atakan da onura dönüp homurdanarak konuştu.
Atakan:
"Yaa salın ya şu kafamı sizin yüzünüzden beyin hücrelerim dans ediyor"
Bende tek kaşımı kaldırarak ona şüpheyle dönüp konuştum.
Ben:
"Aa senin beyin hücrelerin varmıydı? Ben yok diye biliyordum"
Atakan:
"Aşk olsun tabiki var"
Ben:
"Beyin hücrelerine yazık yaa senin beyini çalıştırmak için uğraşıyorlar da çalışmıyor"
Atakan:
"Ha ha ha çok komiksin, cüce"
Cüce mi? Tamam boyumuz kısada cüce ne alaka?
Ben:
"Cüce ne be döverim seni haa"
Atakan:
"İyi be şaka da yapılmıyor"
Ben:
"Sen şaka yapma"
Birşey dememiş sadece göz devirip önüne dönmüştü, araba gelene kadsr erkekler bir köşede fotoğraf çekiyordu bizde kızlarla tatile gittiğimizde neler yapacağımızı konuşuyorduk.
Bir süre sonra onurların aracı gelmişti tabi kalabalık oldukları için hepsi arabayla gelmişti ayazlar hariç, Ayaz henüz 17 yaşında olduğu için ehliyetini henüz almamıştı. Bizim gibi neyseki 1 ay sonra 18'e giriyoruz.
1 ay sonra reşit bir birey oluyorum yani.
Beynin hayla 3 yaşında ama onu napıcaz.
Sen benim düşmanım mısın?
Yok cnm estağfurullah.
Sus, sana sinirliyim.
Bir süre sonra abim geldiğinde sonunda Diyip arabanın arka koltuğuna hemen kendimi atıp abime dönüp konuştum.
Ben:
"Abi hadi eve gidelim"
Aras abim:
"Tamam fıstığım acelen ne"
Ben:
"Demirle duruya söz verdim pasta yapıcaz diye akşam da çağırdağa gidicez o yüzden hemen eve gidelim bir an önce pastayı yapalım"
Aras abim:
"Tamamdır prenses trafik olmasa 20 dk'ya da bilemedin 30 dk'ya evde oluruz"
Ben:
"Tamamdır kaptan"
Diyerek onu onayladığı onayladığımda gülüp göz kırptı ve gaza basmıştı, trafik yok ve 20 dk içinde eve vardık demeyi çok isterdim ama maalesef.
Yine ve yine trafik vardı!
İstanbuldan nefret ettiğimi söylemiş miydim?
Hayır.
O zamn söylüyorum, İstanbuldan nefret ediyorum!
Bende.
İlk defa aynı fikirdeyiz?
Şaşırtıcı.
Çok!
İç sesimle konuşmayı bırakıp sıkıldığım için öne doğru eğilip radyoyu açıp telefonumu bağladım ve şarkı açtım
Şarkıyı dinleyerek ve mırıldanarak yol bir şekilde geçmişti ve sonunda eve varmıştık, aras abimin arabayı park etmesiyle pöşetleri kaptığım gibi eve doğru koşmaya başladım.
Aras abim:
"Yıldız yavaş ol güzelim düşüceksin"
Arkamdan aras abimin homurdanması duymuştum ama tabiki takmamıştım ve kapıya geldiğimde zile basmıştım, seher abla anında açmıştı ve ona dönüp konuştum.
Ben:
"Seher abla İkizler nerde"
Seher abla:
"Odalar kuzum oyun oynuyolardı"
Ben:
"Tamam şimdi biz ikizlerle pasta yapıcazda sen tarifi ve malzemeleri hazırlayabilir misin bende üstümü değiştirip gelim"
Seher abla:
"Hallederim kuzum koş sen üstünü başını değiştir gel"
Ben:
"Tamam çok teşekkür ederim sehoşum"
Deyip yanaklarını öpüp merdivenlerden yukarı doğru koşarak çıktım ve kendimi direk odama attım, giyinme odama geçip bir tane şort giyip üstüme ise bir tane gelişi güzel kazak geçirip direk banyoya girip ellimi yüzümü yıkayıp makyajımı çıkardım.
Niye acele ediyorum bilmiyordum ama muhtemelen geç kalma korkusu ile acele ediyordum ve bence biraz daha acele etsem iyi olur.
İşlerimi halledikten sonra odamdan çıkıp ikizlerin odasına gittim ve kapıyı açıp gülerek ortalarına oturdum.
Ben:
"Ben geldim"
İkiside anında boynuma atlamışlardı tabi bende bunun etkisiyle geriye doğru düşmüştüm. Sol yanımda Duru, sağ yanımda ise demir üstüme doğru uzanmışlardı.
Ben:
"Eeee hani pasta yapıcaktık gelir gelmez atladınız üstüme, kalkın bakim hadi"
Dememle ikiside üstümden kalkmıştı.
Ben:
"Hadi bakalım aşağı gidip pasta yapalım"
Geç kalma korkusu ile ikisinide kucaklayıp odadan çıkıp merdivenlerden aşağı doğru indik, tabi Demir bey de bütün sorularını soruyordu.
Demir:
"Hala neden acele ediyorsun yaparız vakit çok"
Ben:
"Sizin vaktiniz çok olabilir ama benim vaktim az küçük bey, daha akşam arkadaşlarımla buluşucam"
Biz konuşarak mutfağa geldiğimizde Seher abla herşeyi hazılamıştı, Demir ve duruyu orta masanın üstüne oturttum tabi o sırada demirin soruları bitmiyordu.
Demir:
"Yine onurla mı buluşcaksınız"
Ben:
"Onur Atakan atlas ve ayaz'la buluçcaz aşkm"
Demir:
"O kadar erkeğin içinde tek başına neden gidiyorsun, 4 erkek arasında 1 kız olmaz hala"
Ben:
"Onların kız kardeşleride gelicek aşkm, hem hayırdır sen bu yaşta aa resmen beni kısıtlıyor"
Demir:
"Atakan iyi biri atlasta iyi Ayaz çok yakışıklı onurda @ecegüleryüz @atlasgüleryüz
@meliketaygun @onurtaygun
@nildavural @atakanvural
@miraykaya @ayazkaya ama onu @ecegüleryüz @atlasgüleryüz
@meliketaygun @onurtaygun
@nildavural @atakanvural
@miraykaya @ayazkayasevmiyorum"
Ben:
"Aaa onu neden sevmiyorsun aşkm"
Demir:
"Çünkü o seni seviyor"
Nee! Demir ne diyorsun evladım!
Yalan mı söylüyor çocuk.
İç sesimi takmayıp yüzümdeki şaşkın ifadeyi silip demire döndüm.
Ben:
"Ne diyorsun Demir o ne demek halacım, biz sadece arkadaşız"
Demir:
"Onur seni seviyor çünkü sana çok farklı bakıyor Ayaz abi ve Atakan gibi değil, arkadaşlar birbirine öyle bakmaz"
Ağzım beş karış açık 4 yaşındaki yeğenimin onurun bana aşık olma konusu dinliyordum.
Ben:
"Hmm! Demek öyle sen bunları nerden biliyorsun bakim küçük bey"
Ellini ağzına götürüp utangaç bir şekilde gülmüştü.
Demir:
"Azradan"
Ben:
"Azra kim?"
Demir:
"Hani parka gitmiştik ya"
Kafamı evet anlamında aşağı yukarı sallayıp ağzımdan mırıltılar çıkarttım.
Demir:
"Orda Azra diye biriyle karşılaştım çok güzeldi sarı saçları mavi gözleri"
Ben:
"Olm senin yaşın kaç başın kaç bu yaşta ne aşkı halacım"
Demir:
"Ama aşkın yaşı olmaz ki hala"
Ben:
"Doğru olmaz ama olsun halacım sen daha çok küçüksün"
Tabi biz konuşurken Duru kollarını göğsünde birleştirip kaşları çatık bir şekilde Demire bakıyordu.
Duru:
"Sen benden başka birini mi seviyorsun Demir!"
Demir:
"Yaa hayır tabiki Ben en çok seni seviyorum"
Duru:
"Sen beni artık sevmiyorsun demi"
Demir:
"Tabiki hayır hiç bir kız senin yerine geçemez bal böceğim"
Duru:
"Söz mü?"
Demir:
"Söz tabiki ikiz sözü"
Ellerimi kaldırıp alkış yaparak dikkatleri üstüme çektim.
Ben:
"Bu kadar gevezelik yeter İkizler hadi bakalım pastamıza geçelim"
Telefonumdan şarkı açıp sesi fulleyip tezgahın üstüne koydum ve kapların birini alıp içine gerekli malzemeleri koyduk.
Yumurtaları Ben kırdım diğer malzemeleri de İkizler koymuştu, hem şarkıyı mırıldanıp hemde pastayı yapıyorduk.
Çikolatalı pasta yapıyorduk tabi çünkü en sevdikleri şey çikolataydı, kekini hazırladıktan sonra borcamı yağlayıp içine hazırladığımız keki koyduk ve önceden ısıttığımız 180 dereceli fırına yolladık.
Kekini pişene kadar tabiki biz de yani ben o süre zarfında etrafı topluyordum biraz batırdık galiba.
Biraz mı?
Tamam kabul savaş alanına çevirmiştik.
Etrafı topladım ve kek pişene kadar bizde krem şantiyi hazırlayıp soğuması için dolaba koymuştuk, tabiki beklemediğim bir soru bu sefer duru'dan gelmişti.
Duru:
"Hala sen seviyor musun Onur abiyi"
Sorduğu soruyla kaskatı kesilmiştim ve ne cevap vereceğimi bilmiyordum.
Sahi ben onuru seviyor muyum? Arkadaş olarak evet seviyorum.
Zamanla aşkla da olur o merak etme.
Susmasan öldürürüm!
İyi be sustum.
İç sesime gö devirip bana gözlerini belertip cevabımı bekleyen duruya döndüm.
Ben:
"Arkadaş olarak tabiki seviyorum halacım"
Duru:
"Peki hiç birini aşkla sevdin mi?"
Bunlar küçücük boylarıyla aşkı nerden biliyorlardı?
Sevmiştim ama keşke sevmeseydim, fenalık basınca hemen konuyu değiştirmiştim.
Ben:
"Sen aşk falan hayırdır Duru hnm"
Duru:
"Merak ettim sadece"
Ben:
"Etme halacım"
Duru:
"Abla bende gelebilir miyim parka"
Ben:
"Tabiki aşkm"
Tabi hemen demirde atladı.
Demir:
"Bende bende gelicem"
Bu çocuk gerçekten aşık olmuş, ona kafamı iki yana sallayıp gö kırptım.
Ben:
"Bu heycan kime Demir bey"
Demir:
"Hi-hiç kimseye öyle"
Ben:
"Tamam ikinizde geliyorsunuz"
İkiside aynı anda konuşup ellerini havaya kaldırarak 'oley' diye bağırmışlardı tam o sırada içeri tüm heybetli bedeni ile Barlas abim girmişti.
Ben:
"Ooo Barlas bey yüzünüzü gören cennetlik"
Barlas abim:
"Ee cennetlik oldun işte kızım fena mı"
Çapkınca gülümseyip göz kırptı ve yanıma gelip kolunu omzuma attı.
Barlas abim:
"Asıl sizin yüzünüzü gören cennetlik yıldız hnm bir uyandım evde yoksunuz"
Ben:
"Kızlarla alışverişe gittik tatil için"
Barlas abim:
"İyi yapmışsınız güzelim, eee burda napıyorsunuz"
Ben:
"Pasta, dün ikizlere söz vermiştim"
Konusu açılmışken abimin kolunun altından çıkıp fırının kapağını açıp pişmiş mi diye bakmıştım dışı pişmiş ve çok güzel kabarmıştı çekmeceden çatal alıp kekin içine batırdım ve içinin pişip pişmediğini kontrol ettim biraz daha kalması gerekti sonra tekrar abime dönüp onun yanına gittim.
Barlas abim:
"Neyli peki pasta?"
Ben:
"Yoğun istek üzerine çikolatalı"
Barlas abim ikizlere döndü ve ikizlerde ellerini ağzına götürüp utangaç bir şekilde gülmüştü, biraz daha oyalandıktan sonra keki fırından çıkardım ve üstüne kürdan ile deldim daha sonra soğuması için balkona koydum.
Bizde o sırada çikolata sosunu hazırladık ve krem şantiyi dolaptan çıkarıp karıştırdıktan sonra öylece kenara koymuştum. Barlas abime döndüm ve istemeyerek de olsa onu sordum.
Ben:
"Ona ne yaptın!"
Barlas abim anlamış olcakki bedeni kaskatı kesilmişti ve alnındaki damarları çok net görüyordum.
Barlas abim:
"Depoda hakkettiği cezasını çekiyor"
Ben:
"Abi lütfen elini kana bulama"
Barlas abim:
"Korkma güzelim merak etme ellimi kana bulmiycam sadece biraz sürünsün geri kendi elimle karakola götürüp ifadesini alıcam"
Ben:
"Onunla son kez görüşebilir miyim?"
Barlas abim:
"Neden güzelim? Neden hayla onunla konuşmak istiyorsun"
Ben:
"Ona içimi dökmem gerek abi ona karşı doluyum"
Barlas abim:
"Tokatta atar mısın"
Kafasını hafif sallayıp göz kırpmıştı.
Ben:
"Belki atarım belli olmaz"
Bende ona göz kırpıp gülümsemiştim onunda Dudağının kenarı kıvrılmıştı, bir süre sonra balkona gidip oda sıcaklığına gelen keki alıp geri mutfağa döndüm ve döner dönmez İkizler ellerini birbirine çarpmıştı keki masanın üstüne koyup krem şantiyi alıp kekin üstüne sürdüm.
Heryere dağılacak şekilde yazdığımdan son olarakta üstüne çikolata sosunu koydum ve onuda krem şantiye bulaştırmiycak şekilde yaydım ve hazır olan keki soğuması için dolaba koydum ve ikizlere döndüm.
Ben:
"Pasta hazır İkizler hadi yemek yedikten sonra parka gidelim ve gelene kadar kekimiz soğusun"
Onlarda 'tamam' diyerek beni onayladıklarında ikisinide yere indirdim ve mutfaktan çıkıp yukarı çıkıp üstlerini değiştirdim çünkü batırmışlardı benimkide batmıştı ama şimdi değiştirmeye çok üşendim.
İkizlerin ellerini yüzlerini yıkayıp üstlerini değiştirdim bende ellimi yüzümü yıkayıp sadece üstümü sirkelemiştim.
Bu kadsr üşengeçlik bu bünyeye fazla.
Sen sus.
Beni kestirip atma artık yeter!
Konuşma o zamn!
İç sesimle diyaloğumu kesip ikizleri alıp doğruca aşağı yemeğe indik, aşağı indiğimizde herkes sofradaydı yine geç kalan kişi olmuştum olmuştuk.
Bu sefer ikizlerle beraber geç kalmıştım sofrada her zamanki yerime geçtim ve tabağıma sarma doldurdum.
Sarmaya bayıldığımı söylemiş miydim? Ortamdaki sessizliği Yaman bozmuştu.
Yaman:
"Hadi yıldız çabuk ye gidelim geç kalmayalım"
Ben:
"Tamam bir dur İkizler yemeklerini yedirim sonra ben yim çıkarız"
Defne yengem:
"Ben yediririm kuzum sen yemeğini ye geç kalmayın"
Ben:
"Birşey olmaz yenge hem ikizlerde bizimle gelicek"
Defne yengem:
"Yok kızım onlar gitmesin birşey olur falan"
Ben:
"Birşey olmaz yenge nolcak Ben bakarım onlara"
Defne yengem:
"Tamam o zamn"
Daha da birşey konuşmayıp hızlıca yemeklerimizi yemeye koyulduk, ikizlerin yemeği bitince bende kendi yemeğimi yemeye koyuldum.
Bir süre sonra benimde yemeğim bittikten sonra bizimkilere seslenmiştim.
Ben:
"Hadi gidelim Ben hazırım"
Diyip kapının önüne gidip cros terliklerimi giyip bizimkileri bekledim, biraz sonra Yaman ve İkizler görüş açıma girmişti ve Yaman tabiki her zamn ki gibi homurdanmıştı.
Yaman:
"Sonunda be dünyaları yedin sonrada niye kilo alıyorum diyorsun"
Ben:
"Sanane bee hem bir dakika! Sen benim lokmalarımı mı sayıyorsun?"
Yaman:
"Yok cnm estağfurullah ye afiyet bal şeker olsun da sonra kilo aldım diye başımın etini yeme!"
Ben:
"İyi bir daha yemem!"
Diyip kapıyı açarak tripli bir şekilde yürümeye başladım arkadan tabiki Demir ve Yamanın sesini duyuyordum.
Demir:
"Halam sana tripli amca Allah yardım etsin"
Yaman:
"Amin amcacım amin de sen bunları nerden biliyorsun"
Demir:
"Duruda bana trip atıyor çünkü"
Bir anda durup arkamı döndüm ve durunun ellini tuttum.
Ben:
"Tribimizi çekemiycekseniz söyleyin bizde gidip tribimizi çeken bir erkek bulalım, demi kız"
Duruya dönüp göz kırpmıştım oda mesajımı almış olcakki bizimkilere dönüp konuştu.
Duru:
"Eveett halacım"
Yürüdüğümüz yerde bir anda ikiside durup bize dönmüştü.
Demir/Yaman:
"Yooo biz öyle bir şey demedik" aynı anda konuşmuşlardı.
Bizde duruyla birbirimize bakıp gülmüştük, böylece yolu bitirmiştik ve çağırdağa gelmiştik, herkesin bir anda bakışı bize dönmüştü.
Atakan:
"Aha geldi benim fav ikizler"
Duruda üstüne alınmış gibi ayağının birini ters çevirip ayağına dayayıp bir kolunuda beline koyup cilveli şekilde konuşmuştu.
Duru:
"Biz mi yoksa halam la amcam mı?"
Atakan:
"Tabikidee siz fıstık ama benim favorim sensin"
Diyip Atakan duruya göz kırptığında duruda utanmış ellini ağzına koyarak gülmüştü.
Durunun sarışın erkeklere hasta olduğunu söylemişmiydim?
Çağırdağa gittiğimizde boş bulduğum yere oturmuştum onurun yanına.
Noldu dersiniz?
Demir bunu fark ettiğinde onuru ittirip ortamızda oturdu.
Deliriyorum!
Onurda demire şaşkınca bakıp konuştu.
Onur:
"Noldu aslan parçası"
Demir:
"Sen hala mı seviyorsun"
Demirin bunu demesiyle içtiğim fusetea'yi ağzımdan püskürtmüştüm ve fusetea boğazımda kalmıştı.
Ben öksürdüğüm yerde demir de sırtıma vuruyordu onurda ordan konuştu.
Onur:
"Helal helal kızın boğazında kaldı lan"
Biraz sonkendime geldiğimde demire döndüm ve konuştum.
Ben:
"Demir ne diyorsun halacım sen evde konuştuk ya biz seninle"
Demir:
"Ama hala"
Rezil ettin beni çocuk!
Ben:
"Ne ama hala"
Demir:
"Ama seviyor yalan mı söylüyorum"
Bunu demesiyle Yamanın sinirli bakışları atakanın pis pis sırıtışı ayazın Ben biliyordum bakışları altında maruz kalmıştım, hemen bizimkilere dönüp olayı kıvırmaya çalıştım.
Ben:
"Çocuk işte şaka yapası tuttu"
Yaman:
"Demir şaka yapma amcacım!"
Galiba biraz sinirlenmişti.
Biraz mı?
Tamam baya sinirlenmişti.
Demir:
"Şaka yapmamıştım ama neyse"
Yer yarılsa içine girebilir miyim?
Demir yaktın beni Demir!
Yine öksürmüştüm.
Ben:
"Gıcık tuttu heralde"
Yaman:
"Eve gidelim göstericem gıcığı"
Demir yine susmamış onura dönüp konuştu.
Demir:
"Eee sorumu cevaplamadın"
Onud:
"Hangi sorunu küçük bey"
Demir:
"Hala mı sevi-"
Ellimi ağzına koyup ağzını kapatıp sözünü kesmiştim.
Ben:
"Yok soru falan"
Demiri kendime çevirdim ve kulağına fısıldadım.
Ben:
"Seninle evde görüşücez küçük"
Diyip kucağıma alıp ortamızdan kaldırıp yere indirdim.
Ben:
"Git bak bakalım Azra parktamıymış"
Dememle bana döndü ve ayağının bir tanesini ters çevirip ayağına dayadı ve bir ellini çağırdığın tahtasına dayayıp çapkınca gülüp göz kırpmıştı.
Demir:
"Giderim hala"
Diyip alttan alttan gülerek parka gitmişti, duruda atakanın yanından kalkıp demirin peşinden gitmişti.
Bende diğerlerine döndüm herkesin bakışı bir bende birde onurun üstünde dolanıyordu.
Ben:
"Çocuk işte cnm cizgi film falan izlerken gördü heralde"
Şuan yerimde kıpırdanıp duruyordum ve bir hışımla ayağa kalkıp kızlara döndüm.
Ben:
"Hadi kızlar biz koşu yapıcaktık hadi gidelim"
Dediğimde onlarda beni onaylayarak gelmişlerdi.
Ece:
"Aynen biz gidelim malum kiloları eritelim"
Bu sırada onurun bakışları hayla bendeydi Ben tabi utancımdan yüzüne bile bakmamıştım.
Kızlar geldiğinde önden önden gidiyordum.
Ece:
"Yıldız sakin ol aşkm yavaş ol"
Nilda:
"Yıldız sen allığını fazla mı sürdün"
Ben:
"Yoo makyaj bile yapmadım niyeki"
Miray:
"Biraz kızardında aşkm"
Ben:
"Ciddi ortamlarda ciddi kalmamak diyincede siz yaa"
Melike:
"Demiri yiycem"
Ben:
"Ellimde kalmazsa yersin"
Ece:
"Yıldız çocuğa birşey yapma"
Ben:
"Nasıl yapma ya rezil etti beni"
Melike:
"Aman nolcak cnm yabancımıyız bugüne bugün görümce sayılırız"
Dediğinde gülüp göz kırpmıştı.
Ben:
"Melikee yaaa"
Diyip biz çoktan koşmaya başlamıştık bile diğerleride arkamızdan koşarak geliyordu.
Demir beni gerçekten rezil ettin halacım.
(Onurun gözünden)
Tarif edemediğim duyguları Demir söyleyince hiç birşey diyememiştim kitlenip kalmıştım sadece yıldıza kitlenmiştim.
Evet onu seviyordum ilk gördüğüm günden beri, tanıştığımız günden beri, Yamanın yanında gördüğümden beri, ondan hoşlanıyordum ama sevgilisi var dedim boşver dedim ama bu hoşlantının zamanla sevgi olacağını bende bilmiyordum.
Sahilde onu görüp yanına gittiğimde duygularımdan artık emin olmuştum, ben yıldıza deli gibi aşıktım ama bunu ona söyleyecek cesareti kendimde bulamıyordum. Demir sorana kadar tabi.
En kısa zamanda ona duygularımı açık açık söyliycektim ama şimdi değil çünkü daha merti unutamamıştı ona o şerefsizi unutturcaktım onun yaralarını bizzat kendim sarıcaktım.
Ama onun duygularından emin olmadan sevdiğimi söyleyemezdim eğer beni arkadaş olarak görüyorsa onu sonsuza dek gizlice uzaktan severim.
Ben öylece dalıp gitmiştim ki Yamanın sesiyle ona döndüm.
Yaman:
"Onur burdamısın olm"
Ben:
"He hıh burdayım burdayım"
Atakan:
"Seviyon demi la yıldızı"
Ben:
"Arkadaş olarak evet"
Yaman:
"İlerisi yok yani"
Ben:
"Yok"
Yaman:
"Ordan bakınca salak mı görünüyoruz biz kardeşim"
Ben:
"O ne demek lan"
Yaman:
"Ben biliyorum olm seviyorsun işte çok belli ediyorsun aslında ama benim kardeşim salak olduğu için anlamıyor"
Bsn:
"Sen şimdi bu muhabbete kızmadın mı?"
Yaman:
"Kızmadım, kızmam çünkü ben sana güveniyorum seni kaç yıldır tanıyorum bugüne kadar hepimiz bir kızı severken sen kimseyi sevmemiştin taki Yıldızı görene kadar ona ilk baktığın zaman anladım zaten ve şunuda eklim yıldız mertin yanında mutlu olduğundan çok senin yanında mutlu Ben buluşmalarına denk geldim ama sende olduğu kadsr gözlerinin içi gülmüyordu senin yanında daha mutlu gözlerinin içi gülüyor"
Ben:
"Ya arkadaş olarak görüyorsa"
Yaman:
"Yıldız arkadaş olarak gördüğü birine bu kadar yakın olmaz misal Atakan gilide arkadaş olarak görüyor ama onlardan çok seninle yakın"
Atakan:
"Katılıyorum yıldızı 1 ay tanımamıza rağmen bizimle senin kadar yakın olmadı bence oda seviyor ama işte olaylardan dolayı kafası karışık"
Yaman:
"Az birşey şeyler yaşamadı ki onun şuan mutlu olup koştuğuna seviniyorum çünkü son zamanlarda psikolojisi iyice gitti tabi kendisi belli etmiyor sadece"
Ben:
"Üzülmeyelim diye belli etmiyor ama görüyorum içindeki acılarıda yaralarınıda"
Yaman:
"Zamanla düzelecek eminim, belkide seninle beraber atlatır bu olayları ne dersin"
Diyip arkasına yaslandı bir kolunu tahtanın üstüne attı diğer kolunuda bacağına dayayıp çapkınca gülüp göz kırpmıştı.
Ben:
"Yani olabilir hiç belli olmaz"
Diyerek bende çapkınca gülüp göz kırpmıştım.
Belkide olurdu, belkide yaralarını sarmaya izin verirdi.
(Yıldızın gözünden)
Şuan kaçıncı turdaydık hiç bir fikrim yoktu ama ciğerlerimin çıktığına yemin edebilirdim ama ispatlayamazdım.
Yarı yolda durup ecenin kolundan tuttum.
Ben:
"Yeter Ben bittim"
Ece:
"Hadi bu son tur hadi"
Dedikten sonra istemeyerekte olsa koşmuştuk, son turuda tamamladıktan sonra çağırdağa geldiğimizde yere yığılmıştım. Ecede benim yanıma yığıldı Melike ise ecenin yanına yığıldı mirayda Melikenin yanına yığıldı ve nildada mirayın yanına yığıldı.
Arkadan atakanın sesini duydum ama tepki verecek kadar yorgundum.
Atakan:
"Nolmuş lan bunlara"
Onur:
"Kızım kaç tur attınız siz"
Yaman:
"Kızlar iyimisiniz"
Dayanamayıp yamana nefes nefese cevap vermiştim.
Ben:
"Ç-çok iyiyiz Ca-canım hata O-o kadar iyiyiz ki Da-dans etmemek İ-için kendimizi Zo-zor tutuyoruz"
Ayaz:
"Buluşmayalım bence beyler yoksa bu işin sonu bize patlar"
Yaman:
"Saçmalamayın olm kaldırın şunları"
Ben:
"Bize elleyeni döverim"
Ece:
"Al benden o kadar"
Nilda:
"Karışanı fena yaparım"
Miray:
"Katılıyorum"
Melike:
"Bende"
Atakan:
"Taktınız kilolarınıza sırf kilo vermek için 30 tur atmak nedir kızım"
Alttan atakana bakıp konuştum.
Ben:
"Anlamazsınız siz"
Yaman:
"Ya kalkın yerden yaa yatınız yere yerler pis birde"
Ben:
"Yorgunluğum geçmeden kalkamam"
Ece:
"Bende"
Melike:
"Ben hiç kalkmam"
Nilda:
"Bana hiç bakmayın kalkmam"
Miray:
"Ayaz döşek yastık ve battaniyemi getir ben burda yatıcam"
Ayaz:
"Oldu cnm oldu annem de ağzıma sıçsın demi"
Miray:
"Tamam ben burda yatıyorum"
Ayaz:
"Olmaz cnm bunu 30 tur atmadan önce düşünseydin"
Miray:
"Ne biçim ikizsin sen ya"
Ayaz:
"Tamam kucağıma alır götürürüm"
Miray:
"Olur"
Ayazda kafasını iki yana sallayıp gülmüştü.
Kaç saattir böyleydik hiç bir fikrim yok ama hayla pozisyon bozulmamıştı yorgunluk geçsede ayaklarımın ağrısı geçmemişti.
Ben:
"Ayaklarım ve böbreğim ağrıyor"
Yaman:
"30 tur atarsan böyle olur"
Ben:
"Napim eritmem gerekti bu kiloları"
Yaman:
"Gören 30 kilo sancak"
Ben:
"Az daha konuşursan tüm yorgunluğumla kalkar seni döverim"
Yaman:
"Tamam ya sustum"
Biz bir süre daha böyle kalırken tam o sıradada demirler yanımıza gelmişti.
Demir:
"Hala noldu size"
Atakan:
"Halan salak olduğu için 8 kiloyu eritmek için 30 tur koştu demir"
Demir:
"Benim Halam salak değil bir kere"
Atakan:
"Tamam şampiyon sakin ol"
Demirin bakışları yine onura kaymıştı.
Demir bugünlük bu kadar rezillik yeter halacım.
Tam ağzını açıp birşey diycekti ki Duru kollarını göğsünde birleştirip demirin sırtına koluyla çarpıp geçip atakanın yanına gidip başını eğdi ve oturdu.
Atakanda duruyu fark etmiş olcakki saçlarını çekip baş parmağı ve işaret parmağını çenesinin altına koyup kafasını kaldırdı.
Atakan:
"Sana noldu kız neden asık suratın"
Duru Demiri işaret ederek atakana şikayet etti.
Duru:
"Demir arkadaşımla oynarken gelip kızdı"
Bir hışımla yerimden doğrulup şaşkınca duruya baktım.
Ben:
"Naptı?"
Duru:
"Egeyle oynarken gelip kızdı"
Ege mi? Demek ege ha.
Ben:
"Ege kim birtanem"
Duru:
"Şey arkadaşım"
Sonra demire döndüm ve göz kırpıp kafamı iki yana sallayıp konuştum.
Demir:
"Ege durunun saçına dokundu ve çok güzelsin dedi"
Kıskançlık krizi tutmuş çocuğun.
Kendimi tutamayıp bir kahkaha patlattım.
Ben:
"Çen duruyu mu kıskandın çen"
Diyip tekrardan gülmüştüm.
Demir:
"Hala yaa ne gülüyorsun"
Ben:
"Yok halacım niye gülücem"
Dedikten sonra tekrardan gülmüştüm.
Demir:
"Ama hayla gülüyorsun"
Ben:
"Tamam tamam ciddi oluyoruz"
Atakan:
"Diyene bak deminden beli yarıla yarıla gülen bendim heralde"
Ben:
"Tamam susun ciddi olcam, şimdi olayı anlatın"
Demir:
"Ege durunun saçına dokundu çok güzelsin dedi"
Dudağımı alt kısmını dişimin altına alarak gülmemi durdurmaya çalıştım.
Duru:
"Azrada senin elini tuttu ve çok yakışıklısın dedi ama ben birşey dedim mi"
Demir:
"Kızın kolunu çekip ittin!"
Duru:
"Sende egeyi ittin!"
Tuttuğum gülmemi bu sefer tutamayıp serbest bırakmıştım, ben gülerken herkesin bakışları da bendeydi tabi.
Ben:
"Allahım yaa çok güldüm kesin ağliycam"
Onur:
"Gül işte niye ağlıyorsun"
Ben:
"Çok gülen çok ağlarmış anlayışlı kıt"
Onur:
"Sen ağlama hep gül kuyruklu yıldız"
Utandığım için bir hışımla ayağa kalktım ve ikizlere döndüm.
Ben:
"Eee şey hadi gidelim geç oldu"
Atakan:
"Utandı şimdide kaçıyor"
Ben:
"Yoo ne alakası var"
Atakan:
"Tabi tabi kızardığındsn haberi yok tabi"
Hadi ama kızardım mı cidden?
Domatese döndün.
Offf.
Ben:
"Dayak istiyorsan dövebilirim atakancım"
Atakan:
"Yok yıldızcım Ben almim"
Duru:
"Hala biraz daha kalalım hem daha Atakan abiyle oyniycaktık"
Ben:
"Sonra oynarsınız halacım"
Demir:
"Ben azranın yanına gidiyorum onlar eve gitmeden gitmem burayada su içmek için gelmiştim zaten"
Duru:
"Bende egenin yanına gidicem"
Bu iki bücür bugün benim üstüme oynuyor anlaşıldı.
Ben:
"Yengem geç kalmayın demişti nereye bücürler"
Dememe kalmadan ikiside gitmişti zaten.
Ben:
"Ee şimdi napıcaz"
Ece:
"Hadi doğruluk ve cesaretlik oynayalım"
Ben:
"Oluurr"
Atakan:
"Oluurrr"
Onur:
"Bana uyar"
Yaman:
"Banada"
Nilda:
"Çok iyi olur yorgunluğumuzu alır hem belki"
Miray:
"Eveett"
Melike:
"Hadi o zamn ne duruyoruz"
Dedikten sonra şişeyi alıp herkes biryere dağılmıştı.
Ece ve Yaman
Melike ve Atakan
Nilda ve ayaz
Ben ve onur
Miray ve atlas
Karşı karşıya oturmuştuk, şişeyi ortaya koyup şişeyi çevirdiğimde kapak kısmı yamana gelmişti şişenin alt kısmı ise ece'ye gelmişti ve Ece hemen soruyu sordu.
Ece:
"Doğruluk mu cesaretlik mi?"
Yaman:
"Doğruluk"
Ece:
"Bugüne kadsr kaç tane sevgilin oldu"
Yaman cevap vermeden önce düşünmeye başladı. Ne yani düşünecek kadar çokmuydu?
Çapkın diye boşuna demiyoruz.
Cidden yaa.
Yaman sonunda düşünmeyi bırakıp cevap vermişti.
Yaman:
"2 tane"
Şaşırmıştım.
Ece:
"Doğruluk dedin Yaman doğruyu söylesene"
Yaman:
"Vallah iki tane bir tanesi çocukken olmuştu birtaneside 15 yaşındayken olmuştu"
Ece:
"Tamam çevir hadi"
Dedikten sonra Yaman çevirmişti ve şişenin kapak kısmı bana alt tarafı ise yamana denk gelmişti.
Yaman:
"Doğruluk mu cesaretlik mi"
Tabikide cesaret diycektim en fazla yeri yalatırdı.
Yaman:
"Onur seni omzuna alsın sende onurun omzunda poz vericeksin bende sizi çekicem ve o fotoğrafı instegrama atıcaksın"
Yeri yalamaya razıydım ya.
Ben:
"Delirdin heralde çocuğun omzu kopar"
Yaman:
"Kopmaz kopmaz demin 30 tur koşan Ben miydim hem Onur taşır seni"
Neden 30 tur koştum ki?
Onur:
"Hadi gel birşey olmaz"
Ben:
"Ya ben ağırım taşıyamaz çocuk beni Yaman başka birşey seç"
Yaman:
"Taşır taşır sen çık hadii ama nazlandın he"
Çağırdaktan çıktığımda Onur önümde eğilmişti, Bende bir bacağımı sol omzuna bir bacağımıda sağ omzuna atmıştım. Ellimi tutarak kalktığında refleksle düşüp sanıp ufak çaplı bir çığlık atmıştım.
Ben:
"Bak tut ha sakın bırakma"
Onur:
"Seni bırakırmıyım hiç güven bana sen"
Ben:
"Tamam, yaman hadi çek artık omzu koptu çocuğun"
Yaman:
"Tamam, Yıldız ellini 2 şeklinde yap ve poz ver"
Hemen dediğini yaparak ellimi 2 şeklinde yapıp poz vermiştim, fotoğrafı çektiğinde onurda ellerimden tutarak yavaşca yere eğilip beni indirmişti.
Onurun omzundan indiğimde Yamanın yanına gidip çektiği fotoğrafa baktım bok gibi çekmişti.
Telefonu ellinden alıp fotoğrafa baktım.
Ben:
"Yaman bune yaa"
Yaman:
"Paylaş hadi"
Ben:
"Offf"
Yaman:
"Haddii"
Dediğini yapıp instegrama girdim ve fotoğrafı paylaştım.
Danza kuduro-Version MTO
Lucenzo, Don Omar
Cancağızım🫂💕 @onurtaygun
Bu nasıl fotoğraf çekmek yaa @korkmzyaman
12.300 beğeni 4.500 yorum
@onurtaygun:Bence çok güzel çıkmış
Yanıt verdiniz:Tipim kaymış
@onurtaygun:Sen her halinle güzelsin cnm
@korkmzyaman:Çok iyi çekmişim ag
Yanıt verdiniz:Ya ne demezsin
@meliketaygun:Canlarım
Yanıt verdiniz:Aşkıımmm
@ecegüleryüz:Shipleyincede kızıyonuz bence çok yakıştınız
Yanıt verdiniz:Ececim ne diyorsun aşkmm
@atakanvural:Yenge desem napabilirsin ki
Yanıt verdiniz:Hapiste yatmak için gencim Atakancım o yüzden sus
@nildavural:Kamera arkası daha iyii
Yanıt verdiniz:Bencede shshshshh
@atlasgüleryüz:Shiplesem helvamı mı kavurursun hastaneye ziyaret mi edersin
Yanıt verdiniz:helvanı kavururum
@barlaskorkmz:NE KAÇIRDIM LAN BEN
Yanıt verdiniz:@korkmzyaman bu şahsın verdiği ceza abi
@barlaskorkmz:Ne cezası lan @korkmzyaman
@korkmzyaman:Doğruluk ve cesaretlik cezası abi
@user345:Oha bunlar sevgili mi
@user567:Yakışmışlar
@user234:Onuru da kaçırdık kızlar dağılın
@user678:Desenize onurda imkansız crush olarak kaldı
@user890:Crush listesinden çıkıp imkansız crush listesine nasıl girersin yaa
@user123:Tokası yok sevgili değiller
Yorumları okumayı yarıda kesip masaya geri döndüm, döner dönmez tabi abim aramıştı.
BAŞKOMİSERİMM arıyor...
Ben:
"Aloo efendim abicim"
Barlas abim:
"Nerdesiniz fıstığım?"
Ben:
"Parkta oyun oynuyoruz abi"
Barlas abim:
"Eve gelin hadi güzelim yengen çocukları duş aldırcakmış hemde saat çok geç oldu"
Ben:
"Tamam abi geliyoruz"
Telefonu kapattım ve yamana döndüm.
Ben:
"Abim eve gelin yengen çocukları banyo yaptırcak dedi"
Yaman:
"Tamam, biz gidiyoruz yarın görüşürüz"
Onur:
"Bekleyin beraber dağılalım bizde gidelim artık"
Diğerleride onaylayınca hemen kalktık Ben tabi önce gidip ikizleri çağırdım.
Ben:
"Demir Duru hadi gidiyoruz"
İkiside koşarak geldiğinde Demir sağ ellimi Duru da sol ellimi tutmuştu.
Demir:
"Hala biraz daha kalsaydık"
Ben:
"Geç oldu halacım hemde anne bıcı bıcı yaptırcakmış sizi"
Demir:
"Tamam o zamn"
Diyip ellimi bırakıp önden koşmaya başladı ve Duru da ona katıldı tabi arkalarından bağırsamda beni duymamışlardı.
Ben:
"Yavaş koşmayın düşüceksiniz"
Beni dinlememişlerdi bile. Bir süre sonra eve vardığımızda Onur gille ve Ece gile vedalaşıp eve girmiştik.
Ben:
"Bizz geelldiikkk"
Seher abla:
"Hoşgeldiniz kuzularım Demir Duru anneniz sizi banyoda bekliyor gelin sizi çıkarim"
Ben:
"Ben çıkarırım sehoşum zaten bende duşa gircem"
Seher abla:
"Tamam kuzum"
Dedikten sonra ikizlerin ellini tuttuğum gibi yukarı çıkardım onları yengemin yanına verip daha sonra kendi odama girdim ve kendimi direk duşa attım.
1 saat duşta kaldıktan sonra çıkmıştım çıktığım gibi derin bir nefes aldım çok iyi gelmişti.
Giyinme odasına gidip üstüme gelişi güzel birşeyler giydikten sonra telefonumu da alıp aşağı indim.
Aşağı indiğimde kimse yoktu muhtemelen hepsi uyumuştu, Bende bahçeye çıktım ve salıncağa oturdum.
Bugün telefona hiç bakmadığım gelince ekranı açmamla onurun mesajıyla karşılamıştım.
Anlayışlı kıt:
Onur:Nabberrr kuyruklu yıldız
Siz:iyyiiddirr seenndeenn nabberr anlayışlı kıt
Onur:iyyiii sıkıldım da sana yazim dedim
Siz:iyyii bende sıkılmıştım zaten
Onur:nabıyoonn
Siz:hiç eve geldiğim gibi kendimi direk duşa attım şimdide bahçede salıncakta oturuyorum
Onur:saçlarınıda kurutmadan oturuyorsun demi?
Siz:bildin aferim zeki çocuk
Onur:bugünlük aferin dozumu aldığıma göre şimdi git saçını kurut
Siz:yok cnm Ben böyle iyiyim
Onur:fikrini soran olmadı cnm
Siz:gene başlama yaa vallah hiç kalkamam çok üşeniyorum
Onur:fikrini yine sormadım küçük hnm saçlarını kurut sonra otur
Siz:bananee hiç kalkamam
Onur:sen kalkarmısın yoksa evini basim mi?
Siz:aaa tehdit ediliyorum seni çakma polise söylicem
Onur:hmm ne diyeceksin?
Siz:Abi Onur beni tehdit etti diycem
Onur:ne için derse
Siz:saçımı kurutmadım diye
Onur:Sence bunu söyledikten sonra abin bana mı kızar yoksa sana mı?
Bunu beklemiyordum işte, biraz düşününce abimin bana kızıcağını anlamam çok geç olmamıştı.
Onur:bende öyle tahmin etmiştim, şimdi git saçını kurut gel
Siz:oofffff
Onur:off'lama
Siz:OOOFFFFF
Diyip telefonu kapatıp geldiğim yolu geri giderek banyoya gittim ve kurutma makinesi çıkarıp saçımı kuruttum.
Saç kurutma işlemi bittiğinde geldiğim yolu giderek bahçeye eski yerime geri döndüm ve telefonu açıp onurla olan mesajlara girdim.
Anlayışlı kıt:
Siz:heh oldu mu
Onur:at foto bakim
Siz:kuruttum işte
Onur:nerden bilicem kuruttuğunu belki mutfağa su içmeye Diyip oyalandın
Siz:bana güvenmiyor musun?
Onur:güveniyorum tabiki
Siz:ee kuruttuğumu bildiğin halde niye anlık istiyorsun
Onur:seni özledim belki olamaz mı?
Siz:1 saat oldu ayrılalımız
Onur:olsun özleyemem mi
Demesiyle şuan Utanıp kıpkırmızı olduğuma yemin edebilirdim ama ispatlayamazdım.
Siz:Eee şey ben uyim artık hem yoruldum bugün yarın görüşürüz iyi geceler tatlı rüyalar anlayışlı kıt
Onur:Sanada iyi geceler tatlı rüyalar kuyruklu yıldız
Mesaja🤍kalp ifadesini bıraktınız
Telefonu kapatıp köşeye attım ve pis pis sırttım, kafamı salıncağın minderine gömüp çığlık atmıştım.
Pis pis sırıtarak kafamı yastığa dayayıp gökyüzünü izlemeye başladım.
Ne hissettiğimi bilmiyordum yada birşey hissediyor muyum onuda bilmiyordum.
Tam o sırada da Yaman gelmişti.
Yaman:
"Nee o ne bu yüzündeki sırıtma"
Yakalandık.
Senin yüzünden.
Offff.
Yaman:
"Onurla konuşuyordun demi?"
Ben:
"Yoo ne alaka"
Yaman:
"Ya he he, basbayağı seviyorsun işte çocuğu"
Demesiyle yerimde dikleştim ve karşısına geçtim.
Ben:
"Ne alaka yaa nerden çıkardın bunu"
Yaman:
"Ben biryerden çıkarmadım, sen beni salak mı sandın ondan hoşlandığını anlamadım mı sanıyorsun"
Ben:
"Çok mu belli"
Yaman:
"Hıhım"
Bu sefer minderi alıp yüzüme bastırıp yine çığlık atmıştım, deliriyorum galiba.
Yaman:
"Nolduu"
Ben:
"Ya o beni sevmiyorsa hoşlanmıyorsa Ben kendi kendime tribe giriyorsam"
Yaman:
"Onur mu? Siz koşuya çıktıktan sonra kendi ağzıyla itiraf etmesede seni sevdiğini ima etti"
Ben:
"Ama ima etti diyorsun seviyorum dedi demiyorsun"
Yaman:
"Demesine gerek yok yeterince belli ediyor ama sen anlamıyorsun"
Ben:
"Belli etseydi anlardım ben"
Yaman:
"Ama anlamadım salak ikizim"
Ben:
"Ooff napıcam yaaa"
Yaman:
"Seviyorsan itiraf etsene kızım"
Ben:
"Hayatta olmaz"
Yaman:
"Neden?"
Ben:
"Utanırım Ben hayatta demem"
Yaman:
"Napıcaksın o itiraf edene kadar bekliycek misin?"
Ben:
"Evet"
Yaman:
"Salaksın"
Ben:
"Bilmediğim birşey söyle bunu biliyorum"
Yaman:
"Onura aşıksın"
Omzuna vurup kafamı omzuna dayadım oda kafamı göğsüne dayayıp beni kolunun altına almıştı.
Yaman:
"Çok seviyorum kız sennii"
Diyip yanaklarımı sıkıp ısırmıştı.
Ben:
"Yaa acıdı yaa"
Pis pis sırıttı ve tam yanağıma uzanacağı sırada kafamı çektim.
Ben:
"Isırcaksan öpme"
Kafasını geriye atıp güldü.
Yaman:
"Tamam tamam ısırmicam gel"
İnanıp kafamı düz pozisyona getirdim ve yamanda yanağıma uzanıp öpecek sanarken yine ısırmıştı.
Ben:
"Yaman yaa"
Göğsünden çıkıp kafasına bir tane geçirmiştim.
Yaman:
"Acıdı kızım yaa"
Ben:
"Banane benimkide acımıştı"
Tam uzanıp öpecekti ki kendimi geriye attım.
Ben:
"Sen öpme beni"
Yaman:
"Vallah bu sefer ısırmicam öpücem"
Düz pozisyona geldim ve oda uzanıp öpmüştü.
Ben:
"Heh tamam affettim"
Bu sefer kolunun altına aldı saçımın arasını öptü, tabi kokumu da içine çekmeyi unutmamıştı.
Yaman:
"Oh güzelim benim"
Diyip kafasını başımın üstüne yasladı, Bende iyice göğsüne sinmiştim.
Burası gerçekten çok rahattı o yüzden başımı Yamanın dizine yaslamıştım, oda saçımı okşamaya başladı bende bunun etkisiyle yavaş yavaş mayışmıştım bir süre sonra iyice mayışmıştım ve kendimi direk gelen uykumun kollarına atmıştım.
Ay sonunda bölümü toparlayıp atabildim ama özür niyetine bölümü baya uzun yazdım.
Nasıl olmuş sizce? Beğenilerinizi ve yorumlarınızı bekliyorum iyi okumalar aşklarım💗
Onur'la Yıldız'a ne diyorsunuz?
Onur ve Yıldızın arasını demir yapıcak galiba.
Neyse sizi daha fazla bekletmeyip bölümü yolluyorum.
Kelime sayısı:8492
