3.Bölüm - Maç günü

Vaveyla Yazarı: Spidery 🕸

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 25Şu an: 3.Bölüm - Maç günü

Sabah alarmım çalmadan birkaç dakika önce gözlerimi açtım.
Bugün maç vardı.
Yataktan kalkıp perdeyi açtığımda güneş daha yeni yeni kendini gösteriyordu. Dolabımı açıp üzerime rahat bir şeyler geçirdim. Saçlarımı toparlayıp aynaya baktım.
“Tamam Duru, bugün sakin ol.”
Telefonumu elime alıp Nehir'i aradım.
Telefon iki kez çaldıktan sonra açıldı.
“Efendim?”
“Uyandırdım mı?”
“Duru saat kaç?”
“Erken.”
“Ne kadar erken?”
“Çıkıyoruz.”
Telefonun diğer ucundan birkaç saniye sessizlik geldi.
“NE?”
Gülmeye başladım.
“Hazırlan, babam seni almaya gelecek. Stada geçiyoruz.”
“Beş dakika!”
“Senin beş dakikan yarım saat.”
“On beş dakika!”
“Tamam, on beş.”
Telefonu kapattığımda babam kapının önünde belirdi.
“Hazır mısın?”
“Hazırım.”
“Çok erken kalkmışsın.”
“Maç var ya.”
Babam gülümsedi.
“Heyecanlı mısın?”
“Biraz.”
“Ben de senin yaşındayken maç günleri böyleydim.”
“Sen hâlâ maç günleri heyecanlanıyorsun.”
Babam güldü.
“Ben artık başka türlü heyecanlanıyorum. Senin yüzünden.”
“Ben ne yaptım?”
“Büyüdün.”
Bir an sustum.
Babam yanıma gelip omzuma hafifçe dokundu.
“Seninle böyle konuşmayı özlüyorum.”
Gülümsedim.
“Ben de baba.”
Diyerek yanağına minik bir öpücük kondurdum.
***
Nehir'i aldıktan sonra doğruca stada geçtik.
Arabadan iner inmez içeriden top sesleri ve oyuncuların konuşmaları geliyordu.
Nehir heyecanla etrafa baktı.
“Burası sabahın bu saatinde bile dolu.”
Babam elindeki dosyaları toparladı.
“Çünkü maç günü kimse yerinde durmaz.”
Sonra bize döndü.
“Siz kenarda durun. Ben çocukların yanına geçiyorum.”
“Tamam baba.”diyerek tribüne geçtik.
Babam sahaya doğru yürüdü.
Kaan ve arkadaşları çoktan antrenmana başlamıştı.
Bora topu Kaan'a attı.
“Al bakalım kaptan.”
Kaan topu kontrol edip geri gönderdi.
“Düzgün at şunu.”
“Sabah sabah emir vermeye başladın.”
Kaan cevap vermeden koşusuna devam etti.
Tam o sırada babam sahaya çıktı.
“Hadi çocuklar! Toparlanın!”
Hepsi anında ona döndü.
“Hocam!”
Babam ellerini çırptı.
“Bugün maçımız var. Gevşemek yok. Özellikle savunma hattını biraz daha sıkı görmek istiyorum.”
Kaan başını salladı.
“Tamam hocam.”
Duru uzaktan Kaan'ı izlerken Nehir kulağına eğildi.
“Bakma öyle.”
hemen Nehir'e döndüm.
“Nasıl bakıyorum?”
“Hiç.”
“Evet, hiç.”
İkimizde de gülmeye başladık.
Sahada antrenman devam ederken Kaan bir ara başını kaldırdı.
Gözleri beni buldu.
Ben ise tam o sırada ona bakıyordum.
İkisimiz de birkaç saniye öylece birbirimize baktık.
Sonra hemen başka tarafa döndüm.
Nehir sessizce:
“Hmm…”
“Ne?”
“Hiçbir şey.”
gözlerini devirdim.
“Sen bugün çok konuşuyorsun.”
Nehir sırıttı.
“Daha maç başlamadı bile.”Bora'nın gözü yine saha kenarındaki Nehir'e kaydı.
Bir anda durdu.
Top da ayağından çıktı ve yuvarlanıp Kaan'ın önüne geldi.
Kaan topu aldı.
“Oğlum sen ne yapıyorsun?”
Bora hiç bozuntuya vermeden:
“Isınma.”
“Topu kaybetmek mi ısınma?”
“Yeni sistem.”
Kaan kafasını salladı.
“Senin sistemini…”
Bora cevap vermeden Nehir'e doğru döndü ve elini kaldırıp ciddi ciddi asker selamı verdi.
Nehir kahkahayı bastı.
Duru da gülmeye başladı.
“Bu çocuk normal değil.”
Nehir:
“Bence de.”
Bora bunu duyunca göğsünü kabarttı.
“Hocam!”
Babası dönüp baktı.
“Ne var Bora?”
“Normal miyim hocam?”
Babası birkaç saniye düşündü.
“Şu an mı?”
“Evet.”
“Hayır.”
Sahadaki herkes gülmeye başladı.
Bora elini kalbine götürdü.
“Hocam kırıldım.”
“Topu al da kırılmadan önce çalış.”
Bora topu alıp Nehir'e son kez el salladı.
Nehir de gülerek el sallayınca Bora sevinçten geri geri yürümeye başladı.
Sonra arkasındaki topa takılıp neredeyse düşüyordu.
Kaan kolundan tuttu.
“Ulan bir de rezil olacaksın.”
Bora toparlanıp:
“Gördün mü? Kız için az kalsın sakatlanıyordum.”
Kaan:
“Daha maç başlamadan sakatlanırsan seni ben taşımam.”
Nehir uzaktan bağırdı:
“Bora! İyi misin?”
Bora hemen doğruldu.
“İYİYİM!”
Sonra Kaan'a dönüp fısıldadı:
“Gördün mü? Merak etti.”
Kaan gülerek başını salladı.
“Sen gerçekten hastasın.”
Duru ile Nehir kahkahalarla onları izlerken babası tekrar bağırdı:
“BORA! KAAN! ANTRENMAN!”
İkisi aynı anda:
“Tamam hocam!”
Bora koşarken Nehir'e bir kez daha el salladı.
Bu sefer Duru araya girdi:
“Yeter artık!”
Bora uzaktan bağırdı:
“SONDU!”
Nehir gülmekten konuşamıyordu.Antrenmanın son düdüğü çaldığında herkes derin bir nefes aldı.
Babam ise ellerini çarptı.
“Tamam çocuklar, yeter. Duşa, sonra soyunma odasına. Maç başlıyor.”
Bora hemen yere çöktü.
“Hocam ben bittim.”
Babam ona baktı.
“Daha maç başlamadı.”
“Ben psikolojik olarak bittim.”
Kaan gülerek yanından geçti.
“Sen zaten her gün bitiksin.”
Bora ayağa kalktı.
“Sen sus.”
Oyuncular soyunma odasına doğru ilerlerken Ben ve Nehir de tribün tarafına geçtik.
Stadın içi yavaş yavaş dolmaya başlamıştı.
Önce birkaç sıra boştu.
Sonra insanlar gelmeye başladı.
Ardından tezahüratlar yükseldi.
Nehir etrafına bakıp gülümsedi.
“Biraz önce bomboştu.”
Nehir:
“Maç başlayınca burası yıkılır.”
Tribünlerde bayraklar açılmaya, insanlar yerlerine geçmeye başladı.
Babamı sahada görünce ona el salladım.
Babam da uzaktan elini kaldırdı.
Sonra oyuncular tekrar sahaya çıkmaya başladı.
Kaan en öndekiler arasındaydı.
Bora hemen yanında yürüyordu.
Bora tribünlere bakıp:
“Hazır mısınız?”
Kaan:
“Sen kendini maçta sanıyorsun galiba.”
“Ben her zaman hazırım.”
“Geçen antrenmanda topu kendi ayağına çarptırdın.”
“Stratejiydi.”
Kaan gülerek başını salladı.
Oyuncular sahadaki yerlerini alırken tribünlerden büyük bir tezahürat yükseldi.
İçimdeki heyecan iyice arttı.
Nehir bana dönüp bağırdı:
“DUYUYOR MUSUN?”
Bende gülerek:
“DUYUYORUM!”
“MAÇ BAŞLIYOR!”
Sahanın ortasında hakem oyuncuları çağırdı.
Kaan son kez arkadaşlarına baktı.
Bora yumruğunu uzattı.
“Haydi.”
Kaan yumruğunu onunkiyle tokuşturdu.
“Haydi.”
Hakem düdüğü ağzına götürdü.
Tribünler bir anda sessizleşti.
Ve düdük çaldı.
Maç başlamıştı.Maçın başlamasıyla birlikte tribünler yeniden ayağa kalktı.
Ben ve Nehir de tezahüratlara katılıyorduk.
“Haydi! Haydi!”
Sahada top bir o kaleye bir diğer kaleye gidip geliyordu. Kaan sürekli hareket halindeydi. Birkaç kez rakip savunmayı zorladı ama istediği pozisyonu bulamadı.
Dakikalar ilerledikçe tribünlerin sesi daha da yükseldi.
Nehir ellerini ağzına götürüp bağırdı:
“Haydi Kaan!”
Bende gülümseyerek ona eşlik ettim.
“Haydi!”
Kaan o sırada uzaktan bizi duydu.
Başını bir an tribünlere çevirdi.
Benim de tezahürat yaptığımı görünce istemsizce gülümsedi.
Bora hemen yanına geldi.
“Ne sırıtıyorsun?”
“Bir şey yok.”
“Kesin bir şey var.”
“Maça bak.”
Bora güldü.
“Tamam, tamam.”
Oyun yeniden başladı.
Kaan topu orta sahada aldı.
Bir oyuncuyu geçti.
Sonra bir diğerini.
Tribünler ayağa kalktı.
“VUR! VUR! VUR!”
Kaan ceza sahasına doğru ilerledi.
Rakip oyuncu önünü kapattı.
Kaan topu sağına çekti ve beklemeden şutunu gönderdi.
Top kalecinin uzanamayacağı köşeye doğru gitti.
GOOOL!
Stad bir anda ayağa kalktı.
Duru ve Nehir de yerlerinden fırladı.
“GOOOOL!”
Kaan ise birkaç saniye olduğu yerde kaldı.
Sonra arkadaşları üzerine koştu.
Bora onu yakalayıp sarıldı.
“İşte bu!”
Kaan gülerek arkadaşlarını üzerinden itti.
“Tamam, tamam!”
Ama gözleri çoktan tribünlere kaymıştı.
Duru'yu buldu.
Duru ellerini havaya kaldırmış, gülerek alkışlıyordu.
Kaan birkaç saniye ona baktı.
Sonra hemen bakışlarını başka tarafa çevirdi.
Bora bunu fark etmişti.
“Sen az önce—”
“Sus.”
“Ben daha bir şey demedim.”
“Diyecektin.”
Bora kahkaha attı.
“Tamam.”
Duru ise hiçbir şey fark etmemiş gibi Nehir'le tezahürata devam etti.
“BEŞİKTAŞ!”
Tribünler hep bir ağızdan karşılık verdi.
“BEŞİKTAŞ!”
Sahanın içinde de maç devam ediyordu.
İlk yarının son dakikalarına gelindiğinde tempo biraz düştü.
Hakem saatine baktı.
Ardından düdüğünü çaldı.
İlk yarı sona ermişti.
Skor tabelasında takımının adı ve yanında 1 yazıyordu.
Kaan sahadan çıkarken son kez tribünlere baktı.
Ben ise hâlâ gülümsüyordum.
Kaan da belli belirsiz gülümsedi.
Sonra hiçbir şey olmamış gibi arkadaşlarının yanına gitti.
Bora omzuna kolunu attı.
“Soyunma odasına kadar hiçbir şey sormayacağım.”
Kaan ona baktı.
“İyi.”
“Çünkü her şeyi biliyorum zaten.”
Kaan:
“Bora…”
Bora kahkahayla önden koşmaya başladı.
“Tamam sustum!”İlk golden sonra oyun biraz daha hızlandı.
Rakip takım beraberlik için yüklenirken Kaan ve arkadaşları savunmadan hızlı çıkmaya başladı.
İlk yarının sonlarına doğru Kaan yine topu aldı. Bora'dan gelen pası kontrol edip ceza sahasına girdi.
Bir an bile düşünmeden şutunu çekti.
GOOOL!
Tribünler yeniden ayağa kalktı.
Biz de herkesle birlikte bağırıp alkışlamaya başladık.
Kaan bu kez arkadaşlarının yanına koştu. Sevinirken gözleri kısa bir an tribünlere kaydı.
Duru'yla göz göze geldi.
Ama hemen bakışlarını kaçırıp arkadaşlarına döndü.
Bora sırıtarak:
“Gördüm.”
Kaan:
“Ne gördün?”
“Hiç.”
Hakem birkaç dakika sonra ilk yarının son düdüğünü çaldı.
İlk yarı: 2-0.
Oyuncular soyunma odasına giderken tribünlerde tezahüratlar devam ediyordu.
Derin bir nefes alarak Nehira baktım.
“İyi başladık.”
Nehir gülerek:
“İkinci yarı da böyle giderse tamamdır.”
Sahaya bakarken Kaan'ın soyunma odasına gidişini izledim.
“Umarım.”
Nehir ona baktı.
“Sen niye bu kadar merak ediyorsun?”
Hemen önüne döndüm.
“Maçı merak ediyorum.”
Nehir gülümseyerek başını salladı.
“Tabii.”İkinci yarı hiç beklenmeden başladı.
Duru ve Nehir yeniden yerlerini alırken tribünlerde tezahüratlar yükseldi.
Dakikalar hızlı geçti.
Kaan bir pozisyonda rakibiyle topa aynı anda hamle yaptı. Çarpışmanın ardından yere düştü.
O an ise benim yüzümdeki gülümseme kayboldu.
“Baba!”
Babam hemen sahaya baktı.
“Dur bakalım, sağlık ekibi geliyor.”
Kaan ayağa kalkmayı denedi ama zorlandı. Sağlık görevlileri yanına geldi ve onu kenara aldılar.
Bende yerimden kalkmıştım.
“İyi mi?”
Nehir kolumdan tuttu.
“Merak etme, bakıyorlar.”
Kaan kenarda otururken başını kaldırıp tribünlere baktı. Duru'nun endişeli şekilde kendisine baktığını gördü.
Kısa bir an gülümsedi ve eliyle iyiyim işareti yaptı.
Ben ise biraz olsun rahatlamıştım.
Tam o sırada sahadan büyük bir tezahürat yükseldi.
Bora topu kapmış, kaleye doğru ilerliyordu.
Bir rakibini geçti, kaleciyle karşı karşıya kaldı ve topu ağlara gönderdi.
GOOOL!
Bora sevinçle koşmaya başladı.
Sonra kenarda oturan Kaan'a dönüp bağırdı:
“GÖRDÜN MÜ KAAN!”
Kaan gülerek başını salladı.
Bora kollarını açıp tribünlere döndü.
Duru ve Nehir de alkışlıyordu.
Maçın son dakikalarında başka gol gelmedi.
Hakemin son düdüğüyle birlikte maç sona erdi.
3-0.Maç bitince Duru ve Nehir hemen saha kenarına indi.
Bora onları görünce sırıtıp Nehir'e el salladı.
“Maç nasıl geçti?”
Nehir güldü.
“Bence gayet iyi.”
Benim gözüm ise Kaan'daydı. Kaan kenarda oturuyordu.
Yanına giderek
“İyi misin?” dedim.
Kaan başını kaldırıp ona baktı.
“İyiyim. Merak etme.”
“Az önce bayağı kötü düştün.”
“Bir şeyim yok.”
Kaşlarımı çatarak
“Emin misin?”
Kaan hafifçe gülümsedi.
“Eminim.”
O an derin bir nefes aldım.
“İyi. Ödümü kopardın.”
Kaan bir an sustu.
“Sen… gerçekten korktun mu?”
Hemen gözlerini kaçırdım.
“Maçta herkes korkardı.”
Kaan gülümseyerek başını salladı.
***
Duru'nun söyledikleri aklımda kalmıştı.
“Ödümü kopardın.”
Bunu söylerken yüzündeki endişeyi görmüştüm.
Ama belli etmedim.
“İyiyim,” deyip ayağa kalktım.
Bir süre sonra soyunma odasına geçtiğimizde herkes maçı konuşuyordu.
Bora yanıma gelip sırıttı.
“Hocam, bugün iki gol atan Kaan ve bir gol atan ben varız.”
Kaan:
“Sen bir gol attın diye kendini yıldız sanma.”
Bora:
“Ben zaten yıldızım.”
Herkes gülmeye başladı.
Ben ise istemsizce Duru'nun az önceki halini düşündüm.
Belli ki gerçekten korkmuştu.
Nedenini bilmiyordum ama bunu düşünmek garip bir şekilde hoşuma gitmişti.
Babamın sesi koridordan geldi:
“Çocuklar, yarın yine antrenman var!”
Bora'nın sesi hemen yükseldi:
“Hocam maçtan sonra insaf!”
Herkes tekrar güldü.
Ben de gülerek başımı salladım.
Bugün güzel bir maç olmuştu.Soyunma odasına girer girmez Bora kendini ilk gördüğü banka attı.
“Ben bittim.”
Efe hemen güldü.
“Sen maçta bir gol attın, niye cenaze evine gelmiş gibisin?”
Bora ayağını uzattı.
“Yıldızların da yorulmaya hakkı var.”
Mert havlusunu omzuna atıp:
“Yıldız mı? Az önce gol attığında topa bile bakmadan kutlama yaptın.”
Arda araya girdi:
“Çünkü gol atacağını kendi de beklemiyordu.”
Oda kahkahaya boğuldu.
Bora ayağa kalktı.
“Size gol atmak haram olsun.”
Gülerek formamı çıkardım.
“Üçünüz de aynı anda konuşunca başım ağrıyor.”
Efe hemen:
“Senin başın değil, aklın ağrıyor.”
Efe ye döndüm.
“Ne alaka?”
Mert sırıtıp Bora'ya baktı.
“Bence bugün Kaan'ın aklı başka yerdeydi.”
Bora hemen atladı.
“Ben de onu diyecektim!”
Kaşlarını çatarak,
“Başlamayın.”
Arda kahkahayı bastı.
“Tamam tamam, biz bir şey demedik.”
Bora kısık sesle:
“Duru.”
Bora ya dönerek havlu fırlattım.
“Kes!”
Soyunma odası bir anda kahkahaya boğuldu.
***
Nehir'le birlikte stadyumdan çıkarken son kez arkamı dönüp sahaya baktım.
Maç bitmişti ama Kaan'ın yerde kaldığı an hâlâ aklımdan çıkmıyordu.
Nehir yanıma gelip koluma girdi.
“İyi misin?”
“İyiyim.”
“Emin misin?”
Başımı salladım.
“Evet. Sadece bugün biraz yoruldum.”
Nehir bana şüpheyle baktı ama bir şey demedi.
Babam yanımıza geldi.
“Hazırsanız çıkalım.”
“Hazırız baba.”
Arabaya doğru yürürken istemsizce gülümsedim.
Bugün Kaan'ı ilk kez başka bir şekilde görmüştüm.
Belki de düşündüğüm kadar sinir bozucu değildi.
Ama bunu kimseye söylemeye hiç niyetim yoktu.

Bölüm Sonu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

119okunma 22beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18