20.Bölüm - Kıskançlık

Vaveyla Yazarı: Spidery 🕸

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 25Şu an: 20.Bölüm - Kıskançlık

Sabah gözlerimi açtığımda aklıma gelen ilk şey Emir oldu.
Dün söyledikleri hâlâ kulağımdaydı.
"Bir daha Kaan'ın yanında görmeyeyim seni."
Gözlerimi kapatıp derin bir nefes aldım.
Bunu kafama takmayacaktım.
En azından bugün.
Telefonumu alıp saate baktım. Tesise gitmeme çok az kalmıştı.
Tam hazırlanmak için yataktan kalkıyordum ki kapım çalındı.
"Duru, kahvaltıya gel."
Babamın sesiydi.
"Geliyorum baba!"
Telefonumu çantama atıp odadan çıktım.
Kahvaltıda babam her zamanki gibi tesis ve antrenman programından bahsediyordu. Ben de mümkün olduğunca normal davranmaya çalışıyordum.
Ama içimde garip bir huzursuzluk vardı.
Çünkü Emir'in orada olacağını biliyordum.
***
Tesise geldiğimde Nehir çoktan beni bekliyordu.
Beni görür görmez yanıma geldi.
"İyi misin?"
"İyiyim."
Nehir yüzüme baktı.
"Hiç iyi görünmüyorsun."
"Bir şey yok."
Tam o sırada arkamızdan bir ses geldi.
"Duru."
Döndüm.
Emir.
Nehir'in yüzündeki gülümseme anında kayboldu.
Emir birkaç adım yaklaşıp etrafa baktı. Kimsenin bizi dinlemediğinden emin olduktan sonra alçak sesle konuştu.
"Ben sana ne söyledim?"
Hiçbir şey demedim.
"Unuttun galiba."
"Emir, yeter."
Dudaklarının kenarında sinir bozucu bir gülümseme oluştu.
"Ben daha yeni başlıyorum."
Nehir bir adım öne çıktı.
"Bir derdin varsa düzgün konuş."
Emir ona baktı.
"Sen karışma."
Sonra tekrar bana döndü.
"Kaan'la arana mesafe koy."
"Hayır."
Bu cevabı verirken sesimin titrememesine şaşırdım.
Emir'in yüzündeki gülümseme kayboldu.
"Sonra pişman olursun."
Arkasını dönüp uzaklaştı.
Ben olduğum yerde kalmıştım.
Nehir koluma girdi.
"Duru..."
"Babam bunu öğrenmeyecek."
Nehir şaşkınlıkla bana baktı.
"Nasıl yani?"
"Ne olursa olsun ona söylemeyeceğim."
Çünkü babam öğrenirse her şey değişirdi.
Ve ben bunun olmasını istemiyordum.
Tam o sırada uzaktan Kaan'ın bize doğru geldiğini gördüm.
Emir de birkaç metre ileride durmuştu.
Kaan'a baktı.
Sonra bana.
Ve o an anladım.
Bu daha başlangıçtı.
***
Kaan yanıma geldiğinde yüzündeki ifade diğerlerinden farklıydı.
"Duru, seninle konuşmam lazım."
"Benim de seninle."
Kaşını kaldırdı.
"Emir?"
Başımı salladım.
"Evet."
Kaan derin bir nefes aldı.
"Demek sana da yaptı."
"Ne söyledi sana?"
"Benim Kaan'ın yerine geçmeye çalıştığımı, senin de bunun önünde engel olduğunu söyledi."
Şaşkınlıkla ona baktım.
"Bana da aşağı yukarı aynı şeyleri söyledi."
Kaan'ın yüzü ciddileşti.
"Demek ikimizi de birbirimizden uzaklaştırmaya çalışıyor."
"Evet."
Bir süre sessiz kaldık.
Sonra Kaan bana baktı.
"Babana söylemeyeceğiz, değil mi?"
"Kesinlikle hayır."
Kaan başını salladı.
"Ben de öyle düşünüyordum."
"Ee ne yapacağız?"
Kaan hafifçe gülümsedi.
"Önce sakin kalacağız."
"Sonra?"
"Sonra da Emir'in ne yapmaya çalıştığını çözeceğiz."
"İkimiz mi?"
"İkimiz."
İstemeden gülümsedim.
"Başımıza iş açacağız yani."
Kaan güldü.
"Seninle tanıştığımdan beri zaten açıyorum."
"Ben mi?"
"Evet, kesinlikle sen."
"Saçmalama."
Kaan biraz yaklaşıp alçak sesle konuştu.
"Ama merak etme. Bu sefer seni yalnız bırakmayacağım."
Ben de ona baktım.
"Ben de seni."
Tam o sırada uzaktan Emir'in bize baktığını fark ettik.
Kaan'ın yüzündeki gülümseme silindi.
Ben de Emir'e baktım.
Kaan hafifçe başını bana doğru eğdi.
"Plan başlıyor."
"Ne planı?"
"Onu kendi oyununda yakalama planı."
Ve o an ikimiz de aynı şeyi düşündük.
Emir neyin peşindeyse, bunu birlikte öğrenecektik.
***
Emir'in bize doğru baktığını görünce Kaan'la konuşmayı kestik.
Bir süre sonra Emir yanımıza doğru yürüdü.
"Ne konuşuyorsunuz bakalım?"
Kaan sakin bir şekilde ona döndü.
"Seni ilgilendiren bir şey yok."
Emir'in yüzündeki gülümseme kayboldu.
"Tabii. Her şey Kaan'ı ilgilendirmeli zaten."
Kaan kaşlarını çattı.
"Ne demek istiyorsun?"
Emir bir adım yaklaştı.
"Senin burada ne kadar öne çıktığını herkes biliyor."
Kaan cevap vermedi.
Emir devam etti.
"Antrenör seni sürekli övüyor. Herkes senden bahsediyor. Duru bile senin peşinde."
Son cümlede gözleri bana kaydı.
"Belki artık biraz da başkalarının sırası gelmiştir."
Kaan'ın sesi sertleşti.
"Benimle bir problemin varsa açık açık söyle."
Emir güldü.
"Problemim sensin zaten."
Bir an sessizlik oldu.
"Senin kadar iyi olduğumu göstermek istiyorum. Ama ne zaman bir adım atsam sen önümde duruyorsun."
Kaan başını hafifçe salladı.
"Demek bütün mesele bu."
"Ne?"
"Beni kıskanıyorsun."
Emir'in yüzü gerildi.
"Hayal görme."
"Öyle mi?"
Kaan'ın sakinliği Emir'i daha da sinirlendiriyordu.
Emir hiçbir şey söylemeden arkasını dönüp uzaklaştı.
Ben Kaan'a baktım.
"Gerçekten seni kıskanıyor."
Kaan iç çekti.
"Anlaşılan öyle."
"Ve senin yerini almak istiyor."
Kaan başını salladı.
"İşte bunu yapmasına izin vermeyeceğiz."
"Birlikte."
"Birlikte."
Elimi hafifçe tuttu.
"Bu sefer ne olursa olsun, aynı taraftayız."
Başımı salladım.
"Tamam."
Emir'in bize uzaktan baktığını görüyordum.
Ama artık korkmuyordum.
Çünkü bu kez yalnız değildim.
***
Emir'in uzaklaştığını sanmıştım.
Ama yanılmışım.
Bir süre sonra antrenman başladı. Ben kenarda babamın verdiği bazı notlara bakarken Kaan sahadaydı.
Tam o sırada Emir'in yanındaki birkaç oyuncuyla konuştuğunu gördüm.
Bir şey planlıyor gibiydi.
Kısa süre sonra Emir yanıma geldi.
"Duru."
Başımı kaldırdım.
"Ne var?"
Kendinden emin bir şekilde gülümsedi.
"Kaan'la ilgili bir şey söyleyeceğim."
"Dinliyorum."
"Kaan'ın senin hakkında ne düşündüğünü gerçekten bildiğini mi sanıyorsun?"
Kaşlarımı çattım.
"Ne demek istiyorsun?"
"Boş ver."
Tam arkasını dönüyordu ki durdu.
"Yalnız… Kaan'ın seninle ilgili bazı şeyleri arkadaşlarına anlattığını duydum."
İçimden bir şüphe geçti.
"Ne anlatmış?"
Emir omuz silkti.
"Sonra öğrenirsin."
Ve uzaklaştı.
Bir süre arkasından baktım.
Sonra sahadaki Kaan'a baktım.
Kaan da tam o sırada bana bakıyordu.
Antrenman bittiğinde yanıma geldi.
"Bir şey mi oldu?"
"Emir geldi."
Kaan'ın yüzü ciddileşti.
"Ne dedi?"
Anlattıklarımı dinledi.
Sonra birkaç saniye sessiz kaldı.
"Duru, sana açıkça söyleyeyim."
"Ne?"
"Ben senin hakkında kimseye kötü bir şey anlatmadım."
Gülümsedim.
"Zaten inanmadım."
Kaan şaşırdı.
"Nasıl yani?"
"Çünkü Emir'in bizi birbirimize düşürmeye çalıştığını biliyoruz."
Kaan'ın yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.
"İyi."
"Ne?"
"Artık onun oyunlarına gelmiyorsun."
"Sen de gelmiyorsun."
Kaan başını salladı.
"Çünkü artık aynı taraftayız."
Birbirimize baktık.
Ama ikimizin de aklında aynı soru vardı:
Emir'in sıradaki hamlesi ne olacaktı?
***
Kaan babam gittikten sonra tekrar yanıma geldi.
"İyi misin?"
"İyiyim."
"Bu cevabı bugün kaçıncı kez verdin?"
Gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırdım.
"Saymadım."
"Ben saydım."
"Kaç?"
"Çok."
Kahkaha attım.
"Senin işin gücün yok mu?"
"Var."
"Ne?"
"Seni güldürmek."
Bir an sustum.
"Çok komiksin gerçekten."
"Biliyorum."
Tam o sırada arkadan Bora'nın sesi geldi.
"OOO! Biz burada neler kaçırıyoruz?"
Hemen arkamızı döndük.
Bora, Efe, Mert ve Arda yan yana durmuş bize bakıyordu.
Kaan gözlerini devirdi.
"Başlamayın."
Efe sırıttı.
"Biz daha hiçbir şey demedik."
Arda hemen atıldı.
"Ama yüzünüz her şeyi anlatıyor."
"Ne anlatıyor?" dedim.
Mert ciddi bir ifadeyle cevap verdi.
"Birbirinizden hoşlandığınızı."
Kaan bir anda ona döndü.
"Mert."
"Efendim?"
"Koş."
Mert kahkaha atarak kaçmaya başladı.
Kaan da peşinden gitti.
Ben, Nehir ve diğerleri gülmeye başladık.
Bir anda tesisin koridoru kahkahalarla dolmuştu.
Bir süre sonra Kaan geri geldi.
Saçları dağılmıştı.
"Yakalayamadım."
"Yazık."
Kaan bana baktı.
"Sen de mi?"
Gülerek omuz silktim.
"Ben tarafsızım."
"Hiç inandırıcı değilsin."
Sonra yanıma gelip alçak sesle ekledi:
"Akşam konuşuruz."
"Ne hakkında?"
"Şimdilik sürpriz."
"Hiç sevmiyorum senin sürprizlerini."
"Bu sefer seversin."
Gülümseyerek uzaklaştı.
Ben de arkasından bakarken Nehir yanıma geldi.
"Ne dedi?"
"Hiç."
Nehir şüpheyle baktı.
"Tabii."
Gülmemek için yüzümü çevirdim.
Normal bir gün gibi görünüyordu.
Ama artık biliyordum…
Emir'in olduğu hiçbir gün tamamen normal olmayacaktı.
***
Akşam eve geldiğimde günün yorgunluğu üzerime çökmüştü.
Odama geçip yatağın üzerine uzandım. Telefonumu elime aldığım sırada ekran aydınlandı.
Kaanım🖤🤍: Uyudun mu?
Gülümsedim.
Duru: Daha yeni geldim.
Kaanım🖤🤍: Güzel. O zaman camına bak.
Kaşlarımı çattım.
Duru: Ne?
Kaanım🖤🤍: Bak işte.
Hemen yatağımdan kalkıp pencereye gittim.
Perdeyi araladığımda aşağıda Kaan'ı gördüm.
Elinde küçük bir kâğıt poşet vardı.
Şaşkınlıkla pencereyi açtım.
"Sen burada ne yapıyorsun?"
Kaan başını kaldırıp gülümsedi.
"Sürpriz demiştim."
"Ama buraya niye geldin?"
"Çünkü bugün seni biraz olsun mutlu etmek istedim."
Aşağı indiğimde Kaan poşeti bana uzattı.
İçinden küçük bir kutu çıktı.
Açtığımda Beşiktaş renklerinde minik bir anahtarlık gördüm.
Gözlerim parladı.
"Çok güzel."
"Beğendin mi?"
"Çok."
Kaan gülümsedi.
"Bugün biraz canın sıkılmıştı. Onu görünce yüzün gülsün istedim."
Anahtarlığı avucumda tuttum.
"Teşekkür ederim."
"Bir şey değil."
Kısa bir sessizlik oldu.
Sonra Kaan hafifçe gülerek:
"Bir de ikinci kısmı var."
"Ne ikinci kısmı?"
"Yarın öğrenirsin."
"Kaan!"
Kahkaha attı.
"Her şeyi bir gecede anlatmam."
Ben de gülmeye başladım.
O an gün boyunca üzerimde olan bütün gerginlik biraz olsun kaybolmuştu.
Kaan bana bakıp sessizce söyledi:
"İyi ki varsın, Duru."
Kalbim hızlandı.
"Sen de iyi ki varsın."
Kaan gülümseyerek birkaç adım geri çekildi.
"Tamam, şimdi gitmem lazım."
"Yarın görüşürüz."
"Yarın görüşürüz."
Kaan uzaklaşırken elimdeki küçük anahtarlığa baktım.
İlk defa uzun zamandır içimdeki korkudan daha güçlü bir şey hissediyordum.
Güven.
***
KAAN
O gün Duru'nun yüzündeki ifadeyi aklımdan çıkaramıyordum.
Emir yüzünden gerilmişti.
Ne kadar belli etmemeye çalışsa da anlamıştım.
Antrenmandan sonra eve giderken aklıma bir fikir geldi.
Onu biraz olsun güldürmek istiyordum.
Telefonumu çıkarıp Duru'ya yazdım.
Kaan: Uyudun mu?
Cevabını beklerken istemsizce gülümsedim.
Telefon kısa süre sonra titredi.
Durum🤍: Daha yeni geldim.
Kaan: Güzel. O zaman camına bak.
Mesajı gönderdikten sonra içimde garip bir heyecan oluştu.
Elimdeki küçük poşete baktım.
İçinde Beşiktaş renklerinde küçük bir anahtarlık vardı.
Bunu görünce yüzünün nasıl olacağını merak ediyordum.
Bir süre sonra Duru'nun odasının ışığı yandı.
Perde aralandı.
Beni görünce şaşkınlıkla pencereyi açtı.
"Sen burada ne yapıyorsun?"
Gülümseyerek başımı kaldırdım.
"Sürpriz demiştim."
Birkaç dakika sonra aşağı indi.
Poşeti ona uzattığımda kutuyu açtı.
Gözlerinin parladığını görünce içimde büyük bir rahatlama hissettim.
"Çok güzel."
"Beğendin mi?"
"Çok."
O an sadece gülümsemesini izlemek istedim.
Bugün yaşadığı şeyleri bir anlığına unutmuş gibiydi.
"Bugün biraz canın sıkılmıştı," dedim. "Onu görünce yüzün gülsün istedim."
Bana teşekkür etti.
"Bir şey değil."
Aslında söylemek istediğim çok daha fazla şey vardı.
Ama hepsini söylemeye cesaret edemiyordum.
Duru'ya karşı hislerim her geçen gün biraz daha büyüyordu.
Ve bunu artık kendime bile inkâr edemiyordum.
"Bir de ikinci kısmı var," dedim.
Şaşkınlıkla bana baktı.
"Ne ikinci kısmı?"
"Yarın öğrenirsin."
"Kaan!"
Gülmeye başladım.
Onun da güldüğünü görünce içimden tek bir şey geçti:
İşte bunu görmek istiyordum.
"Yarın görüşürüz."
"Yarın görüşürüz."
Ondan uzaklaşırken arkamı dönüp bir kez daha baktım.
Duru hâlâ elindeki anahtarlığa bakıyordu.
Gülümsedim.
Belki ona küçük bir sürpriz yapmıştım.
Ama farkında olmadan bana çok daha büyük bir şey vermişti.
Onun yanında kendim olabilme cesareti.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

29okunma 1beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18