Siyah Renkli Çiçekler kitap kapağı

10. bölüm / 13

Var Olmayan Birinin Hatırası

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 13Şu an: Var Olmayan Birinin Hatırası

Nihân uzun süre konuşamadı.
Ebrâ karşısındaydı.Gerçekti.En azından gözleri öyle söylüyordu.Nefes alıyordu.Ağlıyordu.Ona bakıyordu.
Ama defterin son cümlesi hâlâ Nihân'ın zihninde yankılanıyordu.
“Onu sen yarattın.”
Nihân yavaşça başını kaldırdı.
“Bana bak.”
Ebrâ baktı.
“Gerçek misin?”
Ebrâ'nın dudakları titredi.
“Evet.”
“Bunu nereden biliyorsun?”
Ebrâ cevap veremedi.
Nihân tekrar sordu:
“Bana gerçekten Ebrâ olduğunu kanıtlayabilir misin?”
Ebrâ'nın gözlerinden yaş süzüldü.
“Hayır.”
Nihân şaşırdı.
“Neden?”
“Çünkü…”
Ebrâ derin bir nefes aldı.
“…ben de kendimden emin değilim.”
Aras başını kaldırdı.
“Ebrâ.”
“Ne?”
“Bunu söyleme.”
“Artık saklayamam.”
Aras sustu.
Nihân ikisine baktı.
“Ne saklıyorsunuz?”
Ebrâ birkaç saniye gözlerini kapattı.
Sonra Nihân'a döndü.
“Bana çocukluğumu sor.”
Nihân şaşırdı.
“Ne?”
"Çocukluğumu.”
"Niye?”
“Çünkü hatırlamıyorum.”
Nihân'ın yüzü değişti.
“Hiç mi?”
“Hiç.”
“Annen?”
Ebrâ sustu.
“Baban?”
Sessizlik.
“Kardeşin?”
Ebrâ'nın gözleri doldu.
'Bilmiyorum.”
Nihân bir adım geri çekildi.
"Sen kendi geçmişini bilmiyor musun?”
"Hayır.”
"Peki nerede doğdun?”
Ebrâ başını iki yana salladı.
"Bilmiyorum.”
“Okuduğun okul?”
“Hatırlamıyorum.”
“İlk arkadaşın?”
“Bilmiyorum.”
Nihân'ın kalbi hızlandı.
"Peki beni nasıl hatırlıyorsun?”
Ebrâ ona baktı.
"Çünkü…”
Bir an sustu.
"…sen benim hatırladığım ilk kişisin.”
O cümle Nihân'ın içine oturdu.
Aras sessizce:
"İşte mesele bu.”
Nihân ona döndü.
"Ne meselesi?”
Aras:
"Ebrâ'nın geçmişi yok.”
"Ne?”
"En azından bulabildiğimiz kadarıyla yok.”
Nihân:
"Bu imkânsız.”
"Biliyorum.”
"Kimlik?”
"Var.”
"Doğum kaydı?”
Aras sustu.
Nihân'ın yüzü gerildi.
"Var mı?”
"Var.”
"Öyleyse?”
"Doğum tarihi var.”
"Doğduğu yer?”
Aras:
"Yazıyor.”
“Peki ailesi?”
Aras cevap vermedi.
Nihân anladı.
"Yok.”
Aras başını salladı.
"Hiçbir kayıtta Ebrâ'nın ailesine ulaşamıyoruz.”
Nihân Ebrâ'ya baktı.
"Sen bunu biliyor muydun?”
"Evet.”
"Ve bana söylemedin.”
"Çünkü sana söyleseydim…”
Ebrâ'nın sesi titredi.
"…beni aramaya başlardın.”
Nihân:
“Zaten seni arıyordum.”
Ebrâ hafifçe gülümsedi.
"Hayır.”
“Ne?”
"Sen beni değil…”
Gözleri doldu.
"…kendini arıyordun.”
Nihân cevap veremedi.
Aras masanın üzerindeki fotoğrafı aldı.
"Bununla başlamamız gerekiyor.”
Fotoğrafı Nihân'a uzattı.
"16 Ocak.”
Nihân fotoğrafı aldı.
"Ne var?”
"Arkasına bak.”
Nihân çevirdi.
Bugün birbirimizi son kez sevdiğimizi sandık.
Aras:
"Bu cümleyi Ebrâ yazmadı.”
Nihân:
"Biliyorum.”
“Sen de yazmadın.”
Nihân şaşırdı.
"Ne?”
Aras:
“Bu senin el yazın değil.”
Nihân fotoğrafa tekrar baktı.
Gerçekten de değildi.
Harflerin biçimi farklıydı.
“Peki kim yazdı?”
Aras:
“Bilmiyorum.”
Ebrâ sessizce:
“Ben biliyorum.”
İkisi de ona döndü.
Ebrâ'nın gözleri fotoğraftaydı.
“Kim?”
Ebrâ cevap verdi:
"Benim.”
Nihân'ın kaşları çatıldı.
"Az önce sen yazmadın dedin.”
"Yazmadım.”
"Az önce…”
"Ben yazmadım.”
Ebrâ fotoğrafa baktı.
"Ama bu benim el yazım.”
Nihân'ın yüzü değişti.
"Bu nasıl mümkün?”
Ebrâ'nın sesi titredi.
"Bilmiyorum.”
Aras fotoğrafı aldı.
"Bunu ilk gördüğümüzde de böyleydi.”
"Ne zaman?”
"Üç yıl önce.”
"Peki sen o zaman ne yaptın?”
Aras:
"Fotoğrafı sakladım.”
"Niye?”
"Çünkü altında başka bir tarih vardı.”
Nihân'ın gözleri büyüdü.
"Ne tarihi?”
Aras fotoğrafın arkasını parmağıyla gösterdi.
"16 Ocak.”
Nihân:
"Bunu zaten biliyoruz.”
"Hayır.”
Aras başını iki yana salladı.
"Fotoğrafın tarihi 16 Ocak değildi.”
Nihân sustu.
Aras:
"Fotoğrafın çekildiği tarih…”
Bir an durdu.
"…16 Ocak'tan tam bir yıl önceydi.”
Nihân'ın yüzü bembeyaz oldu.
"Ne?”
Ebrâ'nın gözleri büyüdü.
Aras devam etti:
"15 Ocak.”
"Bir yıl önce?”
"Evet.”
Nihân fotoğrafa baktı.
"Öyleyse neden arkasında 16 Ocak yazıyor?”
Aras:
"İşte bunu bilmiyoruz.”
Nihân'ın zihninde bir şey yerine oturdu.
"Bir dakika.”
Fotoğrafı tekrar çevirdi.
"Ben ve Ebrâ bu fotoğrafta birlikteyiz.”
"Evet.”
"Fotoğrafın çekildiği tarih 15 Ocak.”
"Evet.”
"Fakat arkasında 16 Ocak yazıyor.”
"Evet.”
Nihân'ın sesi kısıldı.
"Demek ki 16 Ocak…”
Ebrâ tamamladı:
"Henüz olmamış bir günün hatırası.”
Üçü de sustu.
Yağmurun sesi dışarıdan geliyordu.
Nihân pencereye baktı.
Bir anda içini ürperten bir düşünce geldi.
"Ebrâ.”
"Efendim?”
"Sen 16 Ocak'tan önce var mıydın?”
Ebrâ cevap vermedi.
Nihân:
"Bana dürüstçe söyle.”
Ebrâ gözlerini kapattı.
"Hatırlamıyorum.”
"Peki ben?”
"Sen de hatırlamıyorsun.”
"Hayır.”
Nihân başını iki yana salladı.
"Ben daha önce seni görmüş olmalıyım.”
Ebrâ ona baktı.
"Gördün.”
"Nerede?”
"İlk kez 15 Ocak'ta.”
Nihân'ın kalbi hızlandı.
"Fotoğraftaki gün?”
"Evet.”
"Ve ertesi gün…”
"Her şey değişti.”
Nihân:
"Ne yaptık?”
Ebrâ'nın gözleri doldu.
"Beni sevdiğini söyledin.”
Nihân sustu.
"Sonra?”
"Ben de seni sevdiğimi söyledim.”
Nihân:
"Sonra?”
Ebrâ'nın sesi çok kısıktı.
“Sonra siyah çiçeği bana verdin.”
Nihân cebine baktı.
Kendi siyah çiçeği hâlâ oradaydı.
"Ve?”
Ebrâ:
"Bana bir söz verdin.”
"Neydi?”
Ebrâ gözlerini Nihân'dan kaçırdı.
"Bir gün beni unutursan…”
Nihân bekledi.
"…beni yeniden bulacağını söyledin.”
Nihân'ın gözleri doldu.
“Ve buldum.”
Ebrâ ona baktı.
"Hayır.”
Nihân şaşırdı.
“Ne?”
"Beni sen bulmadın.”
Ebrâ'nın yüzünde hüzünlü bir ifade oluştu.
"Ben seni buldum.”
"Ne zaman?”
"Şimdi.”
Nihân bir şey söyleyecekken koridordan bir ses duyuldu.
Bir çocuk sesi.
Çok uzaktan.
"Nihân…”
Üçü de dondu.
Ses tekrar geldi.
“Nihân…”
Aras'ın yüzü değişti.
“Burada çocuk olmaması gerekiyor.”
Ebrâ fısıldadı:
"Ben bu sesi biliyorum.”
Nihân ona döndü.
"Kim?”
Ebrâ'nın gözleri korkuyla büyüdü.
"Sen.”
Nihân'ın kalbi hızlandı.
"Ben mi?”
"Çocukkenki sesin.”
Koridorun sonundaki ışık bir anda yandı.
Sonra söndü.
Tekrar yandı.
Duvarın üzerinde küçük bir gölge belirdi.
Bir çocuk.
Sırtı onlara dönüktü.
Nihân birkaç adım attı.
"Dur.”
Aras kolundan tuttu.
“Nereye?”
"Onu tanıyorum.”
"Nasıl?”
Nihân cevap veremedi.
Çünkü çocuk yavaşça arkasını dönmüştü.
Yüzü Nihân'a benziyordu.
Ama gözleri…
Ebrâ'nın gözleriydi.
Çocuk elinde siyah bir çiçek tutuyordu.
Nihân'ın nefesi kesildi.
Çocuk gülümsedi.
Ve çok sakin bir sesle:
"Geç kaldın.”
dedi.
Sonra ışıklar tamamen söndü.
Karanlığın içinde yalnızca Ebrâ'nın sesi duyuldu:
“Nihân…”
"Buradayım.”
“Hayır.”
Ebrâ'nın sesi titriyordu.
"Senin burada olmaman gerekiyordu.”
Nihân karanlıkta ona doğru döndü.
"Niye?”
Ebrâ cevap verdi:
"Çünkü o çocuk…”
Bir an sustu.
"…16 Ocak'tan önce öldü.”
Karanlıkta bir şey yere düştü.
Nihân eğildi.
Siyah bir çiçekti.
Ve çiçeğin altında küçük, katlanmış bir kâğıt vardı.Nihân açtı.Tek bir cümle yazıyordu:
"Ebrâ'yı arıyorsan, önce 15 Ocak'ı hatırla.”

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

7okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…