Siyah Renkli Çiçekler kitap kapağı

13. bölüm / 13

İlk Hatıra

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 13Şu an: İlk Hatıra

“Ve ben onu senden önce hatırlıyorum.”
Ebrâ'nın sözleri odanın içinde asılı kaldı.Nihân, birkaç saniye boyunca nefes bile almadı.
— Neyi hatırlıyorsun?
Ebrâ cevap vermedi.Gözleri televizyonun kararmış ekranındaydı.
Sanki biraz önce gördükleri şey hâlâ
oradaymış gibi.Nihân bir adım yaklaştı.
— Ebrâ.
Bu kez Ebrâ ona baktı.
— Çocuk.
— Kim o?
Ebrâ'nın dudakları aralandı.Ama kelimeler çıkmadı.
Aras araya girdi.
— Henüz söyleme.
Nihân öfkeyle ona döndü.
— Yeter artık!
Sesi odanın duvarlarında yankılandı.
— Herkes bir şey biliyor. Herkes susuyor. Ben ise kendi hayatımı başkalarının anlattığı bir hikâyeden öğreniyorum!
Aras sessiz kaldı.
Nihân devam etti:
— Önce Ebrâ'yı hatırlamıyorum.
— Sonra onu yıllardır tanıdığımı öğreniyorum.
— Sonra 15 Ocak'ın bir kez değil, defalarca yaşandığını söylüyorsunuz.
— Şimdi de çocuk çıkıyor karşıma ve onun benim ilk hatıram olduğunu söylüyorsunuz.
Ebrâ başını eğdi.
Nihân'ın sesi yavaşladı.
— Bana artık gerçeği söyle.
Ebrâ gözlerini kaldırdı.
— Gerçeğin hangisini?
Nihân sustu.Bu soru, öfkesinden daha ağırdı.
Ebrâ devam etti:
— Hatırladığın gerçeği mi?
Bir adım yaklaştı.
— Yaşadığın gerçeği mi?
Bir adım daha.
— Yoksa unutmak zorunda kaldığın gerçeği mi?
Nihân'ın gözleri Ebrâ'nın gözlerinde kaldı.
— Ben seni sevmiş miydim?
Ebrâ'nın yüzündeki bütün sertlik kayboldu.
— Evet.
— Gerçekten?
— Evet.
— Ne kadar?
Ebrâ acı bir gülümsemeyle başını eğdi.
— Hatırlayabildiğim kadar değil.
Başını tekrar kaldırdı.
— Hatırlayamadığım kadar.
Nihân'ın boğazı düğümlendi.
Ebrâ elini uzattı.
Nihân önce tereddüt etti.
Sonra elini tuttu.
Ebrâ'nın eli hâlâ soğuktu.
Ama bu kez Nihân elini bırakmadı.
— Beni neden hep buluyorsun? diye sordu.
Ebrâ'nın gözleri doldu.
— Çünkü sen beni hep unutuyorsun.
— Neden unutuyorum?
— Çünkü her seferinde bana bir söz veriyorsun.
— Ne sözü?
Ebrâ fısıldadı:
— Beni koruyacağına.
Nihân'ın kaşları çatıldı.
— Kimden?
Ebrâ'nın cevabı gelmedi.
Aras konuştu:
— Kendinden.
Nihân ona baktı.
— Benden mi?
— Evet.
Aras, odanın köşesindeki masaya yürüdü.Üzerinde eski bir dosya vardı.Dosyayı açtı.İçinden sararmış bir kâğıt çıkardı.
— Bunu bulduğumda ne olduğunu anlamamıştım.
Kâğıdı Nihân'a uzattı.Nihân okudu.
Yazı kendi el yazısıydı.
“Ebrâ beni hatırlarsa, her şey yeniden başlayacak.”
Altında:
“Bu yüzden önce ben unutmalıyım.”
Nihân'ın parmakları titredi.
— Bunu ne zaman yazmışım?
Aras:
— 15 Ocak.
Nihân başını kaldırdı.
— Hangi yıl?
Aras sessizce:
— Bilmiyoruz.
Nihân kâğıdı buruşturacak gibi oldu.
— Yine aynı şey.
Ebrâ yaklaştı.
— Hayır.
Nihân ona baktı.
— Ne hayır?
Ebrâ kâğıdı işaret etti.
— Bu yazı 15 Ocak'ta yazılmadı.
Nihân'ın yüzü değişti.
— Nereden biliyorsun?
Ebrâ:
— Çünkü o gün yanındaydım.
Nihân:
— Nerede?
Ebrâ gözlerini kapattı.
Bir görüntü zihninden geçmiş gibi yüzü değişti.
— Bir evde.
— Hangi ev?
— Bilmiyorum.
— Sen ve ben mi?
— Evet.
— Aras da var mıydı?
Ebrâ başını salladı.
— Hayır.
Nihân:
— Peki ne oldu?
Ebrâ'nın nefesi hızlandı.
— Sen masada oturuyordun.
— Sonra?
— Bana bir şey anlatıyordun.
— Ne?
Ebrâ gözlerini açtı.
— Çocukluğundan.
Nihân dondu.
— Benim çocukluğumdan mı?
— Evet.
— Ne anlatıyordum?
Ebrâ'nın yüzünde tuhaf bir ifade belirdi.
— Bir çocuktan bahsediyordun.
Nihân'ın kalbi hızlandı.
— Kimden?
— Kendinden.
Sessizlik.
Ebrâ devam etti:
— Küçükken yalnız olduğunu söylüyordun.
— Sonra?
— Bir gün bir çocukla tanıştığını.
— Kimdi?
Ebrâ'nın gözleri doldu.
— Onu hiç göremediğini söyledin.
Nihân'ın zihninde bir kapı açıldı.
Karanlık bir oda.Çocuk sesi.
Bir pencerenin ardından yağan yağmur.Ve küçük bir Nihân'ın söylediği bir cümle:
“Bir gün beni bulacağını biliyorum.”
Nihân bir anda başını tuttu.
Acıdan değil.Hatırlamaktan.Ebrâ ona sarılmak istedi ama durdu.
Nihân gözlerini kapattı.
— Ben o çocuğu tanıyorum.
Aras:
— Kim?
Nihân cevap vermedi.
Görüntü değişti.
Küçük Nihân bir odada tek başına oturuyordu.Karşısındaki sandalyede başka bir çocuk vardı.Yüzü görünmüyordu.
Ama gözleri...
Ebrâ'nın gözleriydi.
Küçük Nihân ona bakıyordu.
— Sen gerçek misin?
Çocuk gülümsedi.
— Sen beni hatırladığında gerçek olacağım.
Nihân gözlerini açtı.
Nefesi hızlanmıştı.
Ebrâ:
— Hatırladın mı?
Nihân başını salladı.
— Hayır.
Bir an sustu.
— Ama gördüm.
Ebrâ:
— Ne gördün?
Nihân ona baktı.
— Çocukluğumu.
Aras yavaşça yaklaştı.
— Ve?
Nihân:
— Yalnız değildim.
Aras'ın yüzündeki ifade değişti.
— Ne demek bu?
Nihân cevap vermedi.
Çünkü o anda odadaki duvarlardan birinden hafif bir tıkırtı geldi.Üçü birden sustu.
Tık.
Sonra tekrar.
Tık.
Ebrâ:
— Bu ses...
Nihân duvara yaklaştı.
Parmaklarını duvarın üzerinde gezdirdi.Bir yerde boşluk hissetti.
Aras:
— Geri çekil.
Nihân dinlemedi.Duvarın eski ahşap kaplamasını itti.Kaplama yerinden oynadı.Arkasında küçük, gizli bir bölme vardı.İçinden siyah bir kutu çıktı.
Kutunun üzerinde tek bir isim yazıyordu:
EBRÂ
Ebrâ kutuyu görünce geri çekildi.
— Hayır.
Nihân:
— Bunu daha önce gördün mü?
— Hayır.
— Emin misin?
Ebrâ'nın gözleri kutudaydı.
— Evet.
Nihân kutuyu açtı.İçinde bir fotoğraf vardı.Bir mektup.Ve küçük, siyah bir çiçek.
Nihân önce fotoğrafı aldı.
Fotoğrafta küçük bir çocuk vardı.
Nihân.
Yanında başka biri oturuyordu.Yüzü fotoğraftan kesilmişti.Ama çocuğun eli Nihân'ın elini tutuyordu.
Fotoğrafın arkasında:
“İlk kez 2008.”
Nihân dondu.
Aras:
— Bu mümkün değil.
Nihân fotoğrafı çevirdi.
Kesilmiş yüzün olduğu yerde siyah mürekkep vardı.
Ve mürekkebin üzerine tek bir harf yazılmıştı:
E.
Ebrâ'nın nefesi kesildi.
— O ben değilim.
Nihân ona baktı.
— Nereden biliyorsun?
Ebrâ başını iki yana salladı.
— Çünkü o fotoğraftaki çocuk...
Sesi titredi.
— ...benden önce vardı.
Nihân:
— Ne demek bu?
Ebrâ gözlerini fotoğraftan ayırmadı.
— Benim ilk hatıram Nihân.
Sonra parmağını fotoğraftaki çocuğun eline götürdü.
— Ama onun ilk hatırası ben değilim.
Aras sessizce:
— O zaman kim?
Ebrâ cevap vermedi.
Kutudaki mektubu aldı.Mektubun üzerinde Nihân'ın el yazısı vardı.Ama bu kez yazan tarih farklıydı.
16 Ocak 2008.
Nihân'ın yüzü bembeyaz oldu.
— 2008...
Ebrâ ona baktı.Nihân mektubu açtı.
İlk satırı okudu.Ve bütün oda sessizleşti.
“Ebrâ, eğer bunu okuyorsan, seni henüz tanımadığım bir zamanda bile seni beklediğimi bil.”
Nihân'ın gözleri satırın altında takılı kaldı.Çünkü mektubun son cümlesi çok daha kısaydı:
“Seni bulduğumda büyümüş olacaksın.”
Ebrâ ağlamaya başladı.
Nihân ona baktı.İlk kez, geçmişin içinde kendisinden bile daha eski bir Ebrâ olduğunu düşünmek zorunda kaldı.
Ve o anda anladı:
Belki de mesele Ebrâ'nın gerçek olup olmadığı değildi.
Belki asıl mesele şuydu:
Ebrâ, Nihân'ın hayatına sonradan girmemişti.
Nihân'ın hayatından hiç çıkmamıştı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

7okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…