Bölümler 21Şu an: 8.BÖLÜM
- 1 -GİRİŞ-164 kelime
- 2 1.BÖLÜM355 kelime
- 3 2.BÖLÜM261 kelime
- 4 3.BÖLÜM303 kelime
- 5 4.BÖLÜM309 kelime
- 6 5.BÖLÜM298 kelime
- 7 6.BÖLÜM321 kelime
- 8 7.BÖLÜM369 kelime
- 9 8.BÖLÜM302 kelime · Okuduğun bölüm
- 10 9.BÖLÜM325 kelime
- 11 10.BÖLÜM577 kelime
- 12 11.BÖLÜM353 kelime
- 13 12.BÖLÜM309 kelime
- 14 13.BÖLÜM331 kelime
- 15 14.BÖLÜM387 kelime
- 16 15.BÖLÜM322 kelime
- 17 16.BÖLÜM415 kelime
- 18 17.BÖLÜM406 kelime
- 19 18.BÖLÜM358 kelime
- 20 19.BÖLÜM331 kelime
- 21 20.BÖLÜM-FİNAL265 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Kerem'in itirafının ardından odada asılı kalan o yoğun, duygusal hava, dışarıdan gelen ani bir sesle bıçak gibi kesildi. Eski ahşap evin hemen dışındaki sundurmadan, tahtaların esneme sesi yükseldi. Sisin içinde birileri yürüyordu.
Kerem anında ayağa kalktı, sobanın ışığından kaçarak gölgeye çekildi ve belindeki silahını namlusuna mermi sürerek hazır hale getirdi. Sol eliyle Derya'yı kolundan kavrayıp mutfak tezgahının altındaki o kör karanlık köşeye doğru çekti.
"Işıkları söndür diyemiyorum, çünkü zaten sadece sobanın ışığı var," diye fısıldadı Kerem, nefesi Derya'nın şakağına değiyordu. "Telefon sinyalini kestik sanıyordum ama arabayı takip etmiş olmalılar. Buradan çıkmamız gerek."
Derya, battaniyenin altından çıkan çıplak ayaklarıyla buz gibi tahtaya basarken dişlerinin birbirine vurmasına engel olamadı. Korku tüm bedenini sarmıştı ama gözlüğü arkasındaki keskin bakışlarını Kerem'den ayırmıyordu. "Arka kapı var mı?" diye fısıldadı.
"Sadece mutfağın küçük bir havalandırma penceresi var, oradan ahıra geçiliyor," dedi Kerem.
Tam o sırada, evin ahşap ön kapısı büyük bir gürültüyle, bir dipçik darbesiyle içeriye doğru çöktü. Sisin o beyaz, dumanlı görüntüsü kırılan kapıdan içeri sızarken, içeriye iki el susturuculu silah sesi yankılandı. Mermiler sobanın yanındaki boş sandalyeleri delip geçti. Karanlığın içinden fırlayan iki maskeli figür, ellerindeki fenerlerle odayı taramaya başladı.
Kerem, Derya'yı arkasında tutarak tezgahın köşesinden dikildi ve tetiğe bastı. Evin içinde sağır edici bir gürültü koptu. Kerem'in vurduğu ilk saldırgan acıyla yere yığılırken, diğeri ateşe karşılık verdi. Kurşunlar mutfak tezgahındaki porselen tabakları tuzla buz ederken keskin bir barut kokusu odayı kapladı.
"Derya, pencereden ahıra geç, hemen!" diye bağırdı Kerem, elindeki silahla ikinci saldırganı baskı altında tutmaya çalışarak.
Derya, tezgahın üzerindeki kırık porselen parçalarına aldırmadan havalandırma penceresine tırmandı. Kendisini ahırın saman dolu zeminine bıraktığında yukarıdan bir el silah sesi daha geldi ve ardından bir acı inlemesi yükseldi. Bu ses Kerem'e mi, yoksa saldırgana mı aitti, Derya karanlıkta ayırt edemedi. Yüreği ağzında, nefesini tutarak yukarıdaki o küçük boşluğa bakakaldı. İçerideki ayak sesleri şimdi ahır kapısına doğru yaklaşıyordu.
Bölüm etkileşimi
