Bölümler 21Şu an: 5.BÖLÜM
- 1 -GİRİŞ-164 kelime
- 2 1.BÖLÜM355 kelime
- 3 2.BÖLÜM261 kelime
- 4 3.BÖLÜM303 kelime
- 5 4.BÖLÜM309 kelime
- 6 5.BÖLÜM298 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 6.BÖLÜM321 kelime
- 8 7.BÖLÜM369 kelime
- 9 8.BÖLÜM302 kelime
- 10 9.BÖLÜM325 kelime
- 11 10.BÖLÜM577 kelime
- 12 11.BÖLÜM353 kelime
- 13 12.BÖLÜM309 kelime
- 14 13.BÖLÜM331 kelime
- 15 14.BÖLÜM387 kelime
- 16 15.BÖLÜM322 kelime
- 17 16.BÖLÜM415 kelime
- 18 17.BÖLÜM406 kelime
- 19 18.BÖLÜM358 kelime
- 20 19.BÖLÜM331 kelime
- 21 20.BÖLÜM-FİNAL265 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Yağmurun altında yaşanan o dehşet anından sadece yarım saat sonra, Kerem ve Derya hastanenin arka kapısından içeri sızdı. Derya'nın üzerinde hâlâ ıslak formaları vardı; yedek gözlüğünü takmış, parmaklarındaki sızıyı unutmaya çalışıyordu. Kerem ise sağ eli belindeki silahında, gözleriyle karanlık koridorları tarayarak ilerliyordu.
"Gece yarısından sonra acil ameliyatlar dışında 3. kattaki Ortopedi ameliyathaneleri tamamen kapatılır," diye fısıldadı Derya. "Eğer Aslan o saldırgansa, üzerini değiştirmek ve o medikal aletleri temizlemek için kesinlikle oraya gitmiştir."
Asansörü kullanmadan, yangın merdivenlerinden sessizce 3. kata çıktılar. Koridorun ışıkları söndürülmüştü; sadece en dipteki 4 numaralı ameliyathanenin kapı eşiğinden sızan loş, yeşilimsi bir ışık vardı. Kalplerinin ritmi koridordaki sessizliği bozacak kadar hızlanmıştı. Kerem, Derya'yı arkasına alarak kapıya yaklaştı. İçeriden metalik sesler geliyordu: Cerrahi aletlerin paslanmaz çelik tepsiye bırakılma sesi.
Kerem derin bir nefes alıp kapıyı omzuyla hızla itti, silahını ileriye doğrulttu: "Polis! Kımıldama!"
Ameliyathane ışığının altında, üzerinde hâlâ cerrahi önlüğü olan Dr. Aslan duruyordu. Önündeki masada, az önce Derya'ya saldıran adamın giydiği o ıslak, çamurlu siyah mont ve maske duruyordu. Aslan'ın elinde ise içi kimyasal temizleyici dolu bir kap ve içinde yıkanan o korkunç kemik distribütörü vardı.
Aslan, silahın namlusuna rağmen hiç istifini bozmadı. Yavaşça başını kaldırdı, gözlerindeki o ürkütücü soğukkanlılık yerli yerindeydi. "Geciktiniz, Dedektif," dedi Aslan, sesi mekanik bir sakinlikle yankılandı. Bakışlarını Kerem'den Derya'ya çevirdi. "Sadece kemikleri değil, insanların kaderlerini de doğru açıyla bükmek gerekir Derya. Sen kuralı bozdun."
Kerem tam kelepçeyi çıkarmak için hamle yapacaktı ki, Aslan'ın arkasındaki loş köşeden bir başka gölge daha belirdi. Elindeki silahı doğrudan Kerem'e doğrultan kişi, hastanenin Başhekimiydi. "Silahını yavaşça yere bırak Dedektif," dedi Başhekim. "Çünkü bu hastanede kimin yaşayacağına ya da kimin 'kaza' geçireceğine biz karar veririz."
Kerem ve Derya, kendilerini sadece bir cerrahın değil, hastanenin derinliklerine kök salmış tehlikeli bir suç şebekesinin tam merkezinde bulmuşlardı. Ve şimdi, arkalarında hiçbir destek olmadan bu ölüm kapısının ardında sıkışıp kalmışlardı.
Bölüm etkileşimi
