SESSİZ ANATOMİ kitap kapağı

16. bölüm / 21

15.BÖLÜM

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 21Şu an: 15.BÖLÜM

Mete Bey'in bileklerine kelepçe takılırken yüzündeki o gaddar gülümseme hiç eksilmedi. Ali onu makam odasından çıkarmak için hamle yaptığında, Mete Bey tam Kerem'in yanından geçerken duraksadı. Sol omzundaki sargıdan sızan kan takım elbisesini kirletirken, Kerem'in kulağına doğru fısıldadı:
"Beni almakla ablanın intikamını aldığını mı sanıyorsun Kerem? Giresun'daki o laboratuvar ve Dr. Aslan, buzdağının sadece küçük bir parçasıydı. Ankara'da, Sağlık Bakanlığı'nın en üst koridorlarında bu biyo-teknoloji projesine onay veren, milyar dolarlık fonları yöneten adamlar var. Siz artık sadece yerel polisler değilsiniz; sistemin dişlileri arasında ezilecek iki hedefsiniz."
Mete Bey koridorda gözden kaybolurken, odadaki telsiz sesleri bir anlığına uğultuya dönüştü. Kerem elindeki silahı masanın üzerine bırakırken Derya'ya döndü. Derya'nın elindeki Dr. Aslan'a ait tıp günlüğünün sayfaları, sadece Giresun'daki yerel transferleri değil; 'Ankara Protokolü' adı altında şifrelenmiş, İsviçre merkezli küresel bir ilaç devine uzanan transfer kodlarını içeriyordu.
"Mete haklı," dedi Kerem, odanın penceresinden dışarıda biriken basın mensuplarına bakarak. "Burada kalırsak bu dosya bir haftaya kalmadan 'ulusal güvenlik' gerekçesiyle kapatılır, bizi de bir kazaya kurban ederler. Gerçek adaleti istiyorsak, bu kanıtları doğrudan başkente, sistemin kalbine taşımamız gerek."
Derya, yedek gözlüğünü düzeltip Kerem'in sağlam elini kavradı. "Giresun'dan çıktığımız an yasal korumamız bitecek. Ama o ameliyathanelerde hayatı çalınan yüzlerce insan için... ablan için, seninle her yere gelirim."
O öğleden sonra, Giresun-Ordu Havalimanı'ndan kalkan ve Ankara'ya giden tarifeli uçağın arka sıralarında, üzerlerinde alelacele alınmış sivil kıyafetlerle iki yolcu yan yana oturuyordu. Kerem'in yaralı omzu sızlıyor, Derya ise kucağındaki siyah sırt çantasına sımsıkı sarılıyordu. Çantanın içinde koca bir devleti sarsacak o tıbbi belgeler vardı.
Ankara Esenboğa Havalimanı'na teker koyduklarında takvim yaprakları sonbaharın en soğuk günlerini işaret ediyordu. Uçaktan çıkıp körükte yürürlerken, Kerem'in telefonu bilinmeyen bir numaradan titredi. Kerem ekrana baktığında sadece tek bir cümlelik mesaj gördü:
"Ankara'ya hoş geldiniz Dedektif. Dr. Aslan'ın İsviçre uçağı iki saat sonra kalkıyor. Eğer onu durduramazsanız, Ankara Protokolü sonsuza kadar sır olarak kalacak."
Karadeniz'in azgın dalgalarından kurtulan iki aşık, kendilerini başkentin bürokratik dehlizlerinde, zamanla yarışacakları çok daha büyük ve tehlikeli bir avın tam ortasında bulmuşlardı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…