Bölümler 21Şu an: 6.BÖLÜM
- 1 -GİRİŞ-164 kelime
- 2 1.BÖLÜM355 kelime
- 3 2.BÖLÜM261 kelime
- 4 3.BÖLÜM303 kelime
- 5 4.BÖLÜM309 kelime
- 6 5.BÖLÜM298 kelime
- 7 6.BÖLÜM321 kelime · Okuduğun bölüm
- 8 7.BÖLÜM369 kelime
- 9 8.BÖLÜM302 kelime
- 10 9.BÖLÜM325 kelime
- 11 10.BÖLÜM577 kelime
- 12 11.BÖLÜM353 kelime
- 13 12.BÖLÜM309 kelime
- 14 13.BÖLÜM331 kelime
- 15 14.BÖLÜM387 kelime
- 16 15.BÖLÜM322 kelime
- 17 16.BÖLÜM415 kelime
- 18 17.BÖLÜM406 kelime
- 19 18.BÖLÜM358 kelime
- 20 19.BÖLÜM331 kelime
- 21 20.BÖLÜM-FİNAL265 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Başhekimin elindeki namlu Kerem'in göğsüne kilitlenmişken ameliyathanedeki zaman algısı tamamen yavaşladı. Dr. Aslan, elindeki kimyasal sıvıyı masaya bırakıp Kerem'e doğru yaklaştı. "Silahını yere bırak Dedektif. Burada kuralları biz koyarız," diye feda etti o buz gibi sesiyle.
Kerem, göz ucuyla Derya'ya baktı. Kadının yedek gözlüğünün arkasındaki gözlerinde korku vardı ama bilinci tamamen yerindeydi. Parmaklarıyla yavaşça arkasındaki duvarda yer alan anestezi gazı panellerini işaret ediyordu. Derya bir sağlık çalışanıydı; bu odadaki ölümcül gazların ve sistemlerin yerini ezbere biliyordu.
Kerem, teslim oluyormuş gibi ellerini yavaşça yukarı kaldırdı. "Tamam," dedi sakince. "Silahı bırakıyorum." Sağ elini beline doğru götürürken, Derya ani bir hareketle arkasındaki merkezi oksijen ve azot protoksit (kahkaha gazı) vanalarını sonuna kadar çevirdi ve hemen yanındaki yüksek voltajlı koter cihazının kablosunu çekip yerdeki ıslak çamurlu montun üzerine fırlattı.
Büyük bir kıvılcım odadaki yüksek konsantrasyonlu gazla birleştiğinde kulakları tırmalayan bir patlama sesi yükseldi ve ameliyathanenin sigortaları büyük bir gürültüyle patlayarak odayı zifiri karanlığa gömdü. Yangın alarmları devreye girip yukarıdaki fıskiyelerden su boşanırken, Kerem karanlıkta Başhekimin üzerine atıldı. Kısa bir boğuşmanın ardından Başhekimin elindeki silahı çekip aldı ve kör karanlıkta Derya'nın elini kavradı.
"Koş!" diye bağırdı Kerem.
Sırılsıklam olmuş bir halde, alarmların çaldığı hastane koridorlarından acil çıkış merdivenlerine doğru koştular. Arkalarından Dr. Aslan'ın öfkeli bağırışları yükseliyordu. Hastanenin arka bahçesine fırladıklarında yağmur hâlâ bardaktan boşalırcasına yağıyordu. Kerem, Derya'yı arabasına doğru yönlendirdi, kapıyı açıp onu içeri bindirdi. Kendisi de sürücü koltuğuna geçip motoru çalıştırdığında elleri direksiyonda titriyordu.
"Artık emniyete de gidemeyiz," dedi Kerem, dikiz aynasından arkalarına bakarak. "Başhekim bu kadar rahat hareket edebiliyorsa, yukarıda bir yerlerde güçlü ortakları var demektir. Resmi olarak ikimiz de şu an kayıbız."
Derya, titreyen ellerini kalorifer peteğine doğru uzattı. Bir yandan sırılsıklam olmuş formalarına, bir yandan da yanındaki adama baktı. Bu adam onun için mesleğini, hayatını ve güvenliğini bir kenara itmişti. "Nereye gidiyoruz?" diye sordu sesi titreyerek.
Kerem, vitesi büyütürken Derya'ya döndü ve hayatı boyunca kurduğu en zor cümleyi fısıldadı: "Benimle kalacaksın. Kimsenin bizi aramayacağı bir yerde. Birbirimizden başka güvenecek kimsemiz yok artık."
Bölüm etkileşimi
