Bölümler 21Şu an: 7.BÖLÜM
- 1 -GİRİŞ-164 kelime
- 2 1.BÖLÜM355 kelime
- 3 2.BÖLÜM261 kelime
- 4 3.BÖLÜM303 kelime
- 5 4.BÖLÜM309 kelime
- 6 5.BÖLÜM298 kelime
- 7 6.BÖLÜM321 kelime
- 8 7.BÖLÜM369 kelime · Okuduğun bölüm
- 9 8.BÖLÜM302 kelime
- 10 9.BÖLÜM325 kelime
- 11 10.BÖLÜM577 kelime
- 12 11.BÖLÜM353 kelime
- 13 12.BÖLÜM309 kelime
- 14 13.BÖLÜM331 kelime
- 15 14.BÖLÜM387 kelime
- 16 15.BÖLÜM322 kelime
- 17 16.BÖLÜM415 kelime
- 18 17.BÖLÜM406 kelime
- 19 18.BÖLÜM358 kelime
- 20 19.BÖLÜM331 kelime
- 21 20.BÖLÜM-FİNAL265 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Giresun'un sahil şeridini arkalarında bırakıp yukarılara, sisin dağları bir çarşaf gibi kapladığı Kümbet Yaylası'na doğru tırmandıklarında sabaha karşı saat dört sularıydı. Kerem, arabayı dedesinden kalma eski, ahşap yayla evinin önüne park etti. Burası haritalarda bile zor bulunan, fırtınanın ve sisin dünyadan yalıttığı bir sığınaktı.
Evin içindeki eski döküm sobayı yakıp odayı ısıttıklarında, sırılsıklam olan kıyafetlerini kurutmak için sobanın etrafına yerleştiler. Derya, üzerine aldığı kalın battaniyeye iyice sarınmış, elindeki sıcak çay bardağından sızan ısıya tutunuyordu. Gözlüklerinin arkasındaki yorgun gözlerini, sobanın çıtırtısını izleyen Kerem'e dikti. Kerem'in yüz hatlarındaki o gerginlik, sadece az önce atlattıkları ölüm tehlikesinden kaynaklanmıyor gibiydi. Daha derin, daha eski bir yara vardı yüzünde.
"Kerem..." dedi Derya, sesi odadaki sessizliği ürkütmeden böldü. "Sadece beni korumak için orada değildin, değil mi? Dr. Aslan'ı ve o ameliyathanedeki düzeneği gördüğünde, gözlerinde kişisel bir şey vardı. Bu şebekeyi daha önceden biliyor muydun?"
Kerem derin bir iç çekti. Bakışlarını sobada yanan ateşten ayırıp Derya'ya çevirdi. Gözlerindeki o fırtınalı hüzün, aralarındaki mesafeyi bir kez daha eritti. Cebinden çıkandı eski, yıpranmış bir vesikalık fotoğrafı Derya'ya uzattı. Fotoğrafta, Kerem'e çok benzeyen, güler yüzlü genç bir kadın vardı.
"Bu ablam, Aylin," dedi Kerem, sesi boğazında düğümlenerek. "Üç yıl önce, tıpkı dün geceki kurban gibi, bir sokak arasında ağır yaralı bulundu. Sol el parmakları... O tıbbi açıyla, milimetrik olarak bükülerek kırılmıştı. Davaya intihar ya da rastgele bir darp dediler, dosya kapatıldı. Katili asla bulamadım. Cinayet Büro'ya geçme, her gece uykusuz kalma sebebim bu fotoğraftı."
Derya, fotoğrafı tutarken elinin titrediğini hissetti. Acı, ikisini de aynı görünmez bağla birbirine bağlamıştı.
Kerem, Derya'ya doğru yaklaştı, aralarındaki o imkânsız mesafeyi tamamen kapatarak kadının elini tuttu. "Dün gece senin o sokakta kurbanın elini analiz ettiğini duyduğum an, ablamın katiliyle karşı karşıya olduğumu anladım. Seni emniyete götüremedim çünkü emniyette bu dosyayı üç yıl önce kapatan üst düzey amirlerin, bugün Başhekimle ortak olduğunu biliyorum. Derya... Seni korumak, benim için ablamın ruhunu kurtarmak demek. Ama daha da önemlisi..." Kerem duraksadı, Derya'nın yüzüne düşen bir saç telini parmak ucuyla yavaşça arkaya itti. "...seni kaybetme düşüncesi, içimdeki tüm dünyayı yıkıyor."
Derya, ölümün soğuk gölgesinde yeşeren bu imkânsız aşkın sıcaklığını kalbinde hissetti. Bir tarafta ablasının intikamını arayan bir polis, diğer tarafta baş şüpheli yapılmış bir sağlıkçı vardı; ama bu dağ evinde, sislerin arasında sadece birbirine sığınmış iki yaralı ruh kalmıştı.
Bölüm etkileşimi
