Bölümler 21Şu an: 17.BÖLÜM
- 1 -GİRİŞ-164 kelime
- 2 1.BÖLÜM355 kelime
- 3 2.BÖLÜM261 kelime
- 4 3.BÖLÜM303 kelime
- 5 4.BÖLÜM309 kelime
- 6 5.BÖLÜM298 kelime
- 7 6.BÖLÜM321 kelime
- 8 7.BÖLÜM369 kelime
- 9 8.BÖLÜM302 kelime
- 10 9.BÖLÜM325 kelime
- 11 10.BÖLÜM577 kelime
- 12 11.BÖLÜM353 kelime
- 13 12.BÖLÜM309 kelime
- 14 13.BÖLÜM331 kelime
- 15 14.BÖLÜM387 kelime
- 16 15.BÖLÜM322 kelime
- 17 16.BÖLÜM415 kelime
- 18 17.BÖLÜM406 kelime · Okuduğun bölüm
- 19 18.BÖLÜM358 kelime
- 20 19.BÖLÜM331 kelime
- 21 20.BÖLÜM-FİNAL265 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Esenboğa Havalimanı'ndaki o barut kokulu dakikalardan sadece yirmi dört saat sonra, Kerem ve Derya kendilerini Zürih Havalimanı'nın soğuk, steril dış hatlar kapısında buldular. Dr. Aslan'ın CIP çantasından çıkan kripto bellek ve diplomatik pasaportlar, Interpol'ün dürüst bir birimiyle yapılan gizli bir protokolle Kerem'e geçici bir saha yetkisi vermişti. Ancak İsviçre topraklarında resmi bir polis değillerdi; sadece zaman karşı yarışan iki kaçaktılar.
Zürih'in gökyüzü puslu ve soğuktu. Derya, Giresun'daki lacivert formalarını geride bırakmış, üzerine aldığı koyu renk kaşe palto ve keskin gözlükleriyle tam bir araştırmacı tıp uzmanı gibi görünüyordu. Kerem ise sol omzundaki sargıya rağmen dik durmaya çalışıyor, sağ eliyle montunun altındaki silahını kontrol ediyordu.
"Kripto bellekteki koordinatlar bizi Zürih Gölü'nün kuzeyindeki dağlık bölgede yer alan Helvetic Bio-Med laboratuvarlarına götürüyor," dedi Kerem, kiraladıkları siyah sedan aracın direksiyonuna geçerken. "Ankara Protokolü'nün asıl fonlandığı, ablamın ve diğer kurbanların kemik dokularından elde edilen yasa dışı genetik verilerin toplandığı merkez burası."
Derya yan koltukta tabletten tesisin mimari şemalarını inceliyordu. "Tesis tamamen yeraltına kurulu ve en üst düzey biyometrik güvenlik sistemleriyle korunuyor," dedi. "İçeriye sadece Dr. Aslan'ın dijital imzası ve onaylı bir tıp personeli koduyla girilebilir. Yani Aslan'ı yakalamış olmamız yetmiyor, onun sistemdeki aktif kimliğini kullanmalıyız."
Gece yarısı, Alp dağlarının eteklerindeki çam ormanlarının arasına gizlenmiş fütüristik, cam ve çelikten yapılmış devasa tesise ulaştılar. Kar bastırmıştı. Kerem aracı ağaçların arasına gizledi. İkili, Dr. Aslan'ın çantasından çıkan özel giriş kartlarını kullanarak yan kapıdaki tarayıcıya yöneldi.
Tarayıcı yeşil yandı: Doç. Dr. Aslan - Giriş Onaylandı.
İçeri sızdıklarında kendilerini beyaz, neredeyse hiç toz barındırmayan devasa bir yeraltı laboratuvar koridorunda buldular. Cam bölmelerin arkasında, yapay kemik iskeleleri, robotik kollar ve uluslararası ilaç devlerinin logoları duruyordu. Derya bir laboratuvar tezgahının üzerindeki deney tüplerini gördüğünde duraksadı. Tüplerin üzerindeki barkodlarda Giresun'daki hastanenin kodları ve hemen yanında bir isim yazılıydı: Aylin Çelik - Seri No: 2023-A.
Kerem ablasının adını gördüğünde gözlerindeki öfke yangına dönüştü. "Burayı tamamen yok etmeden gitmeyeceğiz," diye fısıldadı sesi titreyerek.
Tam o sırada koridorun tavanındaki kırmızı alarm ışıkları dönmeye başladı. Hoparlörlerden mekanik, Almanca bir ses yükseldi. Koridorun her iki ucundaki çelik zırh kapılar büyük bir gürültüyle kapanmaya başladı. En dipteki izleme odasının camının arkasında, şebekenin İsviçreli CEO'su ve yanında elleri silahlı özel güvenlik timi belirdi.
CEO, mikrofona doğru konuştu: "Türkiye'den buraya kadar gelebileceğinizi düşünmemiştik Dedektif. Ama burası Giresun'un ıssız sokakları ya da Ankara'nın terminalleri değil. Burası küresel tıbbın geleceği ve siz az önce kendi ölüm fermanınızı onayladınız."
Kapılar tamamen kilitlendiğinde, Kerem ve Derya kendilerini laboratuvarın tam merkezinde, yaklaşan güvenlik timinin namluları altında, klostrofobik bir ateş hattının tam ortasında buldular.
Bölüm etkileşimi
