22. Bölüm

Vaveyla Yazarı: Seher Han

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 33Şu an: 22. Bölüm

Gecenin karanlığı buz gibi soğukla bedenime işliyordu. Sis, mezarlığın taşları arasında ağır ağır süzülerek yayılıyor, nefes aldığım her an ciğerlerime dolan soğuk hava ciğerlerimi yakıyordu. İçimdeki korkuyu bastırmaya çalışarak, gözlerimi kapatıp derin bir nefes aldım. “Bunu yapabilirim.” diye fısıldadım kendi kendime. Korkacak hiçbir şey yoktu. Gözlerimi açtığımda kararlılıkla mezarın başına döndüm. Bunu yapacaktım.

Omzumun üzerinden baktığımda Ilgaz’ın gözleriyle gözlerim kesişti. O bakışlarda bir sığınak vardı; güven vermek istercesine bana bakıyordu. Dudaklarını oynattı. “Ben buradayım.” dediğini okudum. Dudaklarımı kıpırdatarak karşılık verdim: “Biliyorum.”

Yanında Yavuz ve Mehsen duruyordu. Mehsen, elinde kalem ve defteriyle olacak her şeyi not etmek için hazır bekliyordu. Yavuz ise gölgelerin içinden beni izliyor, temkinli bakışlarıyla yapacağım şeyi görmek için sessizce bekliyordu.

Her şey iki gün önce başlamıştı. O gün Yavuz, Ilgaz ve beni odasına çağırmıştı. İçeri girdiğimizde Mehsen de oradaydı. Yavuz, ona biraz konudan bahsettiğini ve bize yardımcı olacağını söylemişti. İlk deneme için normal bir mezardan değil, bir hayvan mezarından başlamamız gerektiğini söylemişti.

O gece Mehsen’in kedisinin mezarına gitmiştik. Kedisi onun yıllardır yanındaymış ve onu kaybettiği zaman hayvanlar için ayrı bir mezarlık yapmış. Hayvanları çok sevdiğini, onlarla güçlü bir bağ kurduğunu anlamıştım. Benim Leyla ile kurduğum bağ gibi… Ama bunu düşünmek bile istemiyordum.

Mezarı açtığımda ruhunu okumuştum. Kedinin zehirlenerek öldüğünü görmüştüm; Mehsen’in anlattığıyla aynıydı.

Şimdi ise gecenin içinde, sisin ve soğuğun ortasında, daha büyük bir sınavın başındaydım. Ilgaz bunu yapmamı istemiyordu. Haklıydı; tekrar bir Araf mezarını açmaya kalkışamazdım. Mezarlıkçılara hesap veremezdim. Bu yüzden sıradan bir mezarı seçmiştim. Yavuz da aynı fikirdeydi. O, müdahale etmek için hazır bekleyecek, Mehsen ise her şeyi not edecekti.

Mezarın başına dizlerimin üzerine çöktüm. Yanıp sönen kandili tutarak mezarın içine eğildim. Çürümüş kemikleri gördüğümde derin bir nefes aldım. Kemiği yavaşça ellerimin arasına aldım, gözlerimi kapattım. Çürük kokusu burnuma doldu; zihnimdeki sisler ağır ağır dağılmaya başladı.

Bir anda karanlık bir görüntü belirdi. Bu bir erkeğin mezarıydı. Karşımda duran adam, bir süvarinin başında, arkasında topladığı ordusuyla köy baskını yapıyordu. Gökyüzü kan kırmızısıydı, sisin içinde yankılanan çığlıklar kulaklarımı deliyordu. Kadınlar, çocuklar, yaşlılar… hiç kimseyi dinlemiyor, acımasızca katlediyorlardı. Bir adamın boğazını kesmişti; kan, toprağa karışarak sisin içinde kayboluyordu.

O sırada küçük bir çocuk, babasının ölümünü görmüş, gözyaşları içinde cesaretini toplayarak yerdeki kılıcı kavramıştı. Kılıcı taşımakta zorlanıyordu, ama yine de tüm gücüyle kaldırıp babasını öldüren adamın sırtına sapladı. Adam babasının üzerine devrilmişti.

Gördüğüm manzara karşısında irkildim. Kemiği yere fırlattım, geri geri giderek ayağa kalkmaya çalıştım. Gecenin soğuğu daha da keskinleşmiş, sis gözlerimin önünü kaplamıştı. O an kulaklarımda Ilgaz’ın sesi yankılandı: “Vera, iyi misin?”

Ilgaz hızla yanıma gelerek bana sarıldı. Yerde otururken kollarımdan tutup güç vermek istercesine beni kaldırdı. “İyi misin? Ne gördün?” diye sordu.

Gözlerine baktığımda ona verecek bir cevabım yoktu. Ilgaz sinirle Yavuz’a döndü: “Ne biçim bir mezara getirdin bizi?”

Yavuz sakin bir sesle karşılık verdi: “Eskilerden kalma bir mezar… Kime ait olduğunu bile bilmiyorum.”

Ilgaz tam Yavuz’un yakasına yapışacakken kolundan tuttum. “Sorun yok.” dedim. “Sadece gücümü kullanmakta zorlandım.” Yalan söylüyordum. “Uzun zamandır gücümü kullanmadığım için biraz fenalaştım.”

Mehsen yanıma gelerek kolumun altına girdi. “Gel, seni odana götüreyim. Biraz dinlen. Günlerdir kendini harap ediyorsun.” dedi.

Ortamı yatıştırmak için Yavuz da başını salladı: “Evet, biraz dinlense iyi olur.”

“Dinlenmek istemiyorum.” dedim kararlı bir sesle. Yavuz’a dönerek ekledim: “Farklı olan bir şey var mı? Günlerdir çabalıyorum, gücümü kullanıyorum. Sence bir faydası oldu mu? Bize yol gösterebilir mi?”

Yavuz derin bir nefes aldı. “Odama geçelim.” dedi. “Burada konuşmayalım, ne olur ne olmaz.” Ardımızdan mezarı kapattı, Mehsen’e birini göndererek işi halletmesini söyledi.

Okula döndüğümüzde geceydi. Herkes uyuyordu; yalnızca bizim ayak seslerimiz duyuluyordu. Yavuz’un odasına geldiğimizde Mehsen durdu. “Siz içeri girin, ben birazdan geleceğim. Şu mezar işini halledeyim.” dedi ve yanımızdan ayrıldı.

Odaya girdiğimizde Yavuz, Mehsen’in aldığı notları okudu. Ardından bize dönerek konuştu: “Anladığım şu ki, Vera, senin güçlerin normal bir ruh okuyucusundan çok daha fazla. Bu sayede Ilgaz’ı mezardan çıkarabilmişsin. Fakat düşünüyorum da… Geçen gün siz odamdan çıktıktan sonra kitapları karıştırdım. Ben de daha önce bir ruh okumuştum ama seninkiyle benimki aynı değil. Araştırmalarıma göre senin yeteneğin diğer ruh okuyucularından çok daha farklı. Senin gücün bizimkinden kat kat üstün.”

Yavuz masasının üzerindeki defterlerden birini açtı. “Ben bir Araf mezarını açtığımda bunu size söylemek istemedim. Ama tam da Lilyum Saati’nde yapmıştım. Bu saat öyle bir saattir ki insanların çoğu bilmez. Akşam ile gündüz arasındaki o ince çizgi… Lilyum Saati deriz. Bu aralıkta yapılan şeyler bize farklı sonuçlar doğurur. Sen de büyük ihtimalle o saatler arasında Ilgaz’ı çıkardın.”

Defteri bize çevirdi. “Bakın, buraları iyi okuyun. Günlerdir bunları inceliyorum. Ilgaz’ı nasıl çıkarabildiğinin tek sebebi bu gibi görünüyor. O yüzden bir Araf mezarını daha açmanı istemiştim. Ama seni zorlayamam. Çünkü gücün bizimkinden çok daha üstün. Eğer yaparsak daha kötü sorunlara yol açabiliriz.”

Yavuz gözlerini bana dikti. “Gücünü kullanırken farkında mısın bilmiyorum ama bu dünyayla ilişkin kesiliyor. Sadece sen istediğin zaman o andan çıkabiliyorsun. Biz sana dışarıdan müdahale edemiyoruz. Bunu fark etmemiştin, değil mi?”

Ilgaz’a döndüm. O da başıyla onayladı. “Nasıl yani?” diye sordum.

Ilgaz derin bir nefes aldı. “Sen mezardaki o ruhu okurken biz birkaç kez sana seslendik. Ama sen bizim sesimizi duymadın. Gözlerin kapalıydı, açmadın. Bizimle iletişimi tamamen kesmiştin. Bu da senin gücünün kat kat üstün olduğunu gösteriyor.”

Yavuz sessizce başını salladı. Odanın ağır havası, söylediklerinin gerçekliğini daha da derinleştiriyordu.

“Peki şimdi ne yapacağız?” diye sordum.

Yavuz derin bir nefes aldı: “Düşüncelerime ve araştırmalarıma göre, birçok eski kadim ruh okuyucusunun notlarına bakıldığında senin gücün bu zamana kadar görülmüş en eşsiz ruh okuyucusu. Bu yüzden yapacağımız şeyi adım adım ve yavaşça ilerletmeliyiz.”

Ilgaz araya girdi: “Eğer Lilyum Saati beni buraya getirdiyse, aynı saatte beni geri gönderemez mi?”

Yavuz başını salladı. “Mantıklı ama mümkün değil. Giriş her zaman çıkış değildir. Bazen bir girişin farklı bir çıkışı vardır. Bizim bu farklı çıkışı bulmamız gerekiyor.”

“Yani farklı bir saat dilimini mi diyorsun?” dedim.

“Evet.” diye karşılık verdi. “Bu çıkış saatini bulmamız lazım. Bunun için bulabildiğim bütün kadim kitapları araştırdım ama hiçbirinde görünmüyor. Nasıl yapacağımızı bilmiyorum. Bazı şeyler bağlantılıdır. Eski saat okuyucularının da bu işe dahil olabileceğini düşünüyorum. Onlar hakkında yazılmış kitapları okumayı planlıyorum.”

“O zaman bölüşelim ve bu kitapları birlikte inceleyelim. Tek bir kişinin araştırmasıyla yetinemeyiz.” dedim.

Yavuz başını salladı. “Evet, ama bugün biraz yoruldun. Yarın nereden başlayacağımızı konuşuruz. Kendini fazla yormamalısın. Sen üstün bir ruh okuyucususun. Bedeninin nasıl tepki vereceğini bilemezsin ve fark edemezsin. Zaten fark etmiyorsun da.”

“Tamam.” dedim. “Yarın görüşürüz.”

Ilgaz’la birlikte ayağa kalktık. O, koluma girerek odadan çıkmama yardımcı oldu. Tam o sırada Mehsen geldi. “Mezar işini hallettim. Hadi, odana göstereyim. Biraz dinlen.” dedi ve koluma girdi.

Ilgaz kendi odasına giderken ben de Mehsen’le birlikte odama doğru yürüdüm. Kapıya geldiğimizde beni bıraktı. İçeri girdiğimde üzerimdeki pelerini çıkardım, ayaklarımdaki botları çıkartarak yüklerimden kurtuldum. Kendimi yatağa attım.

Görmüş olduğum şeyleri kendime hatırlatmamaya çalışsam da doğru görmüştüm. Ve bunu Ilgaz’a nasıl söyleyeceğimi bilemiyordum. Oradaki küçük çocuk Ilgaz’dı… Babasının ölümüne şahit olmuştu. Ben Ilgaz’ın babasının mezarını açmıştım. Ama bunu ona söyleyememiştim. Nasıl söyleyebilirdim?

Ilgaz’ın babası bu topraklarda ölmüştü. Oğlu da eninde sonunda bu topraklara gelmişti. Ya bu bir mesajsa? Ya kaderiyse? Babasıyla aynı yerde kalması gerekiyorsa? Böyle bir şey mümkün müydü?

Ilgaz’a söylemek çok ağır geliyordu. O gözlerindeki hüzün… belki de bundandı. O günkü güçlü çocuk, şimdi de güçlü görünüyordu. Ama ben emin değildim. Aklım karmakarışıktı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

39okunma 7beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 154

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk AşkıDark RomancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanplatonikpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYarı TextingYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18