10. bölüm / 30
Rehin [SKZ]10🩸Hyunjin...
Bölümler 30Şu an: 10🩸Hyunjin...
- 1 1🩸Rehine mi?823 kelime
- 2 2🩸Sana Güveniyorum674 kelime
- 3 3🩸Sen Kimsin?1.066 kelime
- 4 4🩸Çapkın1.362 kelime
- 5 5🩸Rol Yapmakta Üstüne Yok853 kelime
- 6 6🩸Ben Doktorum903 kelime
- 7 7🩸Kaçıyor Musun?906 kelime
- 8 8🩸Nesiniz Siz?1.329 kelime
- 9 9🩸Ali Cabbar1.791 kelime
- 10 10🩸Hyunjin...481 kelime · Okuduğun bölüm
- 11 11🩸Git Artık, Git!1.033 kelime
- 12 12🩸Ayvayı Yedik Güzelim834 kelime
- 13 13🩸Deliyiz Ulan Biz!805 kelime
- 14 14🩸Yüzüm Olmaz!1.132 kelime
- 15 15🩸Bebeğime İyi Bakın769 kelime
- 16 16🩸Bir Yaralı Var1.578 kelime
- 17 17🩸İhanet883 kelime
- 18 18🩸Kaderimsin, Demek Oluyor1.269 kelime
- 19 19🩸Hah, Şunu Bileydin!684 kelime
- 20 20🩸Benim Savaşçı Sevgilim1.365 kelime
- 21 21🩸Her Ne Olursa Olsun685 kelime
- 22 22🩸Korktum Senden678 kelime
- 23 23🩸Çünkü Yalan Söyledi1.562 kelime
- 24 24🩸Neden Yaşıyorum Ki?!1.279 kelime
- 25 25🩸O Kadar Çok Mu?1.524 kelime
- 26 26🩸Bitiyordu Her Şey1.097 kelime
- 27 27🩸Sen Varsın1.144 kelime
- 28 28🩸Mutluluk Gözyaşları539 kelime
- 29 🩸FİNAL~Part1🩸2.054 kelime
- 30 🩸FİNAL~ Part 2🩸958 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Özel kuvvetler cidden başka oluyormuş. Tecrübeyle sabit. Adam gölgesini bile belli ettirmeden alnıma silah dayadı!
Jisung kesin görüyordur.
-Demeye kalmadan şaşkın sesini işittim.
"Nereden çıktı o?! Yemin ederim kamerada görünmüyordu Hwa Jin! Hemen o kamerayı devre dışı bırakıyorum. Kimse görmesin seni! 1 dakika... Bıraktım. Şu an siz sizesiniz."
Kulaklıktan Lee Know'un endişeli sesini de işittim.
"Neler oluyor? Hwa Jin tehlikede mi?"
"Bir asker silahının namlusunu alnına dayadı. Kamerada dahi görünmüyordu. Nereden çıktığını anlamadım Lee Know ama merak etme. Hwa Jin halledecek gibi."
Lee Know bir kere daha söze girdi. Bana hitaben seslendi.
"Sana güveniyorum Hwa Jin."
Sustum. Cevap vermedim.
Lee Know'un bana güvendiğini söylemesiyle birlikte daha çok güç bularak başıma namlu dayayan askere sırıttım.
"Bu ne güzel bir tesadüf böyle? Hayırdır güzelim. Burada ne işin var? Saklanmayı, kaçmayı nasıl becerdin bakalım? Her neyse, ayağa kalk da gidelim. Seni bir güzel sorgularız şimdi."
Dediğini yaptım. Çıtımı çıkarmadan ayağa kalktım.
Bir akademi öğrencisi olduğumu bilmiyordu neticede.
Benden hiç beklemediği bir anda hiç beklemediği bir hareketle onu etkisiz hâle getirebilirdim.
Kolumun içine yerleştirdiğim şırıngayı çaktırmadan aşağı doğru indirdim.
Bir ucunu elimle tutup tamamen elime aldıktan sonra bir saniye bile beklemeden hızla arkama döndüm.
Bir elimle silahın namlusunu aşağı eğerken diğer elimle şırıngayı askerin boynuna sapladım.
Şırıngaya bastırıp az miktarda bir sıvıyı enjekte ettim. Şırıngayı yeniden sertçe çekip elime aldım.
Asker de neye uğradığını şaşırdı.
Sapladığım anda sadece ufak bir inleme sesi çıkarabildi. Ellerinin arasından kayan uzun namlulu silahını havada yakaladım.
Düşşeydi ağır bir metale sahip olduğu için felaket ses çıkarabilirdi.
Asker, olduğu yerde taş kesti. Hiç hareket edemiyordu.
Bir süre sonra bacakları da hareketsiz kaldı. Yere yığıldı. Gözleri açıktı.
Onun bu hâline sırıttım.
Şırıngadaki sıvı... Muazzam bir şeydi. Saniyeler içinde etkisini gösterdi.
Yine çevreme bakındım. Kimsenin olmadığını görünce elimi çabuk tutup elimdeki silahı çocuk havuzunun içine attım.
Elimdeki şırıngayı yere bıraktım.
Sonra yerde uzanan adamı kıyafetlerinden tutup kaldırdım. Kollarından kavrayıp onu biraz sürükledim.
Şu renkli toplarla dolu olan havuzun içine atacaktım onu. Çok ağırdı, çok!
Aşırı zorlanıyordum. Dişlerimi sıkıyordum.
Önce adamı tutmuş olduğum kollarından kaldırıp bedeninin üst kısmını havuza attım.
Derin bir nefes verdim. Belim kopmuştu.
Daha sonra sarkan bacaklarını kaldırıp onları da havuzun içine attım. Gömülmüştü. Renkli plastik toplar onun bedeninin çoktan üzerine çıkmıştı.
Yere koyduğum şırıngayı yeniden elime alıp Jisung'a seslendim.
"Jisung, hâllettim merak etmeyin. Hâlâ aynı yerdeyim. Önümde kamera varsa onu da etkisiz hâle getir. İlerleyip başka bir yere geçeyim."
"Görüyorum Hwa Jin, harikasın. Tamam hemen yapıyorum. Yine 20 saniyen var. Geç, Hwa Jin. Ayakkabı mağazasına kadar gidebilirsin."
Söylediklerini yaptım ve koşmaya başladım. Ayakkabı mağazasına değil de bir gerisinde olan kişisel bakım mağazasına girmek zorunda kaldım.
Çünkü ileriden gelen bir asker daha görmüştüm.
Mağazaya girip kasa tarafındaki masanın altına geçtim.
"Kişisel bakım mağazasındayım. Önümde birini görünce panikleyerek buraya girdim."
Benden sonra sözü Lee Know aldı. Kulaklık sayesinde kulağıma onun sesi doldu.
"Ah... Şey... Hwa Jin... Öncelikle sakin olmanı istiyorum. Offf! Aşağı katı gören bir yerdeyim. Şey... Hyunjin... Sanırım... Sanırım şey..."
...
Bölüm etkileşimi
