Operasyon: Şafak kitap kapağı

8. bölüm / 14

8. Bölüm – Üniformanın Dışındaki Hayatlar

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 14Şu an: 8. Bölüm – Üniformanın Dışındaki Hayatlar

Bir asker için en garip şey, bazen sessizlikti.
Aylarca süren operasyonların, uykusuz gecelerin ve sürekli tetikte geçen günlerin ardından gelen bu kısa izin dönemi, timdeki herkes için farklı anlamlar taşıyordu. Kimisi dinlenmeyi seçiyor, kimisi yıllardır vakit ayıramadığı hobilerine dönüyor, kimisi ise sadece kalabalıktan uzaklaşıp kendi düşünceleriyle baş başa kalıyordu.
Aynı timde görev yapıyor olsalar da üniformayı çıkardıklarında bambaşka insanlara dönüşüyorlardı.
Teğmen Yiğit, güne her zamanki gibi erkenden başladı.
Koşu ayakkabılarını giydi, kulaklığını taktı ve şehrin sahil yolunda koşmaya başladı. Serin sabah havası yüzüne çarparken derin derin nefes alıyordu.
Koşmak onun için sadece spor değildi. Düşüncelerini toparladığı, zihnini dinlendirdiği bir zamandı.
Koşusunu bitirdikten sonra küçük bir çay bahçesine oturdu.
Yaşlı bir amca elindeki gazeteyi okuyordu.
Yan masada küçük bir çocuk bisiklet sürmeyi öğrenmeye çalışıyordu.
Çocuk birkaç kez düştü ama her seferinde ayağa kalktı.
Yiğit istemsizce gülümsedi.
"Hayat da böyle değil mi?" diye düşündü.
"Düşüyorsun... Sonra yeniden kalkıyorsun."
Asteğmen Efe için huzurun adresi belliydi.
Şehrin eski kitapçılar sokağı...
Dar kaldırımlarda yürürken vitrinlerdeki kitapları tek tek inceliyor, bazen hiç tanımadığı yazarların eserlerini bile alıyordu.
Kitapçı sahibi onu görünce gülümsedi.
"Yine yeni kitaplar mı Efe?"
Efe başını salladı.
"Kitaplar hiç yarı yolda bırakmıyor."
Elinde üç kitapla dükkândan çıktı.
Dönüş yolunda parkta oturup sayfaları çevirmeye başladı.
Etrafındaki kuş sesleri ve hafif rüzgâr, okuduğu satırlarla birleşince zaman durmuş gibiydi.
Mert ise çocukluk arkadaşının tamirhanesindeydi.
Üzerindeki tişört yağ içinde kalmıştı ama bunun umurunda bile değildi.
Motorun kapağını kapatırken yüzünde memnun bir ifade vardı.
Arkadaşı gülerek sordu.
"Sen gerçekten asker misin?"
Mert kahkaha attı.
"Üniformayı çıkarınca ben de herkes gibiyim."
Motor çalışınca ikisi de sevinçle birbirine baktı.
Çıkışta eski mahallelerini dolaştılar.
Çocukken top oynadıkları boş arsaya baktılar.
Artık orada yüksek apartmanlar vardı.
Mert derin bir nefes aldı.
"Zaman her şeyi değiştiriyor..."
Emir, fotoğraf makinesini omzuna asıp sokak sokak dolaşıyordu.
Kimsenin dikkat etmediği ayrıntılar onun objektifine yansıyordu.
Yağmur damlası düşen bir pencere...
El ele yürüyen yaşlı bir çift...
Simit satan yaşlı adam...
Koşarak gülen çocuklar...
Her karede başka bir hikâye vardı.
Fotoğraf çekmeyi neden bu kadar sevdiğini soranlara hep aynı cevabı verirdi.
"Anılar unutulur ama fotoğraflar unutmaz."
Akşam güneşi batarken gökyüzünün kızıllığını uzun süre izledi.
Deklanşöre son kez bastı.
Belki de günün en güzel karesiydi.
Barış, timin en sakin ve en sabırlı ismiydi.
Boş zamanlarında kalabalık yerlerden uzak durmayı severdi.
O gün de dedesinden kalan küçük köy evine gitmişti.
Bahçedeki ağaçları suladı.
Kuruyan dalları budadı.
Toprağa yeni çiçekler ekti.
Ellerindeki toprak izlerine bakıp gülümsedi.
Şehirde sürekli beton binaların arasında yaşayan biri için toprağa dokunmak bambaşka bir histi.
Öğleden sonra verandaya oturdu.
Annesinin hazırladığı sıcak çayı yudumlarken karşıdaki dağları izledi.
Telefonunu sessize aldı.
O birkaç saat boyunca ne operasyon vardı ne de görev.
Sadece huzur...
Barış, içinden sessizce geçirdi:
"İnsan bazen hiçbir şey yapmadan da dinlenebiliyormuş."
Aynı günün akşamında...
Şehrin farklı noktalarında bulunan beş asker, birbirlerinden habersiz aynı gökyüzüne baktılar.
Kimisi bir kitap kapattı.
Kimisi fotoğraf makinesini çantasına koydu.
Kimisi motorun kontağını kapattı.
Kimisi çayından son yudumu aldı.
Kimisi ise koşusunu bitirip evine döndü.
Hepsi biliyordu ki bu huzur sonsuza kadar sürmeyecekti.
Görev çağrısı geldiğinde, bıraktıkları her şeyi geride bırakacak ve yeniden aynı safta buluşacaklardı.
Çünkü onları bir araya getiren şey sadece üniforma değildi.
Aynı yemini etmiş, aynı zorlukları yaşamış ve birbirine canını emanet etmiş gerçek bir tim olmalarıydı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

42okunma 13beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…