Bölümler 14Şu an: 5. Bölüm-Eve Dönüş
- 1 1.Bölüm - Şafaktan Önce184 kelime
- 2 2.Bölüm – Sessiz İlerleyiş266 kelime
- 3 3.Bölüm-Ateş Altında473 kelime
- 4 4. Bölüm – Kaçış Koridoru234 kelime
- 5 5. Bölüm-Eve Dönüş546 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 6.Bölüm-Sessizlikten Sonra270 kelime
- 7 7. Bölüm – Sessiz Sayfalar300 kelime
- 8 8. Bölüm – Üniformanın Dışındaki Hayatlar529 kelime
- 9 9. Bölüm – Fırtınadan Önce Sessizlik349 kelime
- 10 10. Bölüm — Gecenin İçindeki İz938 kelime
- 11 11.Bölüm-Kilitli Kapılar589 kelime
- 12 12.Bölüm-Geçmiş558 kelime
- 13 13.Bölüm-Geçmişin İzi967 kelime
- 14 14.Bölüm-Geçmişin gölgesi905 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sabahın ilk ışıkları, dağların zirvesini yavaşça aydınlatıyordu. Gece boyunca süren operasyon sona ermişti. Patlama seslerinin yerini rüzgârın uğultusu, silah seslerinin yerini ise kuş cıvıltıları almıştı.
Şafak Timi, mağaranın önünde sessizce bekliyordu. Herkes yorgundu. Günlerdir doğru düzgün uyumamış, durmadan çatışmış ve ölümle burun buruna gelmişlerdi.
Yüzbaşı Karahan Yıldırım, elindeki kırmızı dosyaya son kez baktı. Dosyanın üzerinde tek kelime yazıyordu:
"GİZLİ."
Bu dosya uğruna arkadaşlarını kaybetme tehlikesi yaşamışlardı. Artık tek görevleri vardı: Karargâha sağ salim dönmek.
Tam o sırada uzaktan helikopter sesleri duyuldu.
Mert başını kaldırdı.
"Komutanım... geliyorlar."
Karahan hafifçe gülümsedi.
"Bu kez eve gidiyoruz."
Helikopter dağın yamacına dikkatlice indi. Pervanelerin oluşturduğu rüzgâr taşları ve tozu havaya kaldırırken tim tek sıra hâlinde helikoptere doğru yürüdü.
Kimse konuşmuyordu.
Sessizlik, yaşadıkları her şeyi anlatıyordu.
Helikopter havalandığında herkes ilk kez rahat bir nefes aldı.
Mert camdan dışarı baktı.
Altlarında uzanan dağlar gittikçe küçülüyordu.
"Komutanım..."
Karahan gözlerini kapatmış dinlenmeye çalışıyordu.
"Efendim?"
"Başardık."
Karahan yavaşça başını salladı.
"Evet... ama bu sadece bir operasyondu."
Mert anlam veremedi.
"Nasıl yani?"
Karahan derin bir nefes aldı.
"Ülke için görev yapan insanların işi hiçbir zaman tamamen bitmez."
Helikopterde kısa süreli bir sessizlik oluştu.
Saatler sonra helikopter askerî hava üssüne iniş yaptı.
Kapılar açılır açılmaz sağlık ekipleri ve üst rütbeli subaylar onları karşıladı.
Şafak Timi tek tek helikopterden indi.
Yorgun olmalarına rağmen dimdik yürüyorlardı.
Onları karşılayan Albay, Karahan'ın yanına geldi.
"Yüzbaşı Karahan Yıldırım."
"Emredin komutanım."
"Görevinizi başarıyla tamamladınız."
Karahan elindeki kırmızı dosyayı uzattı.
"İstenen belge."
Albay dosyayı aldı.
Bir süre kapağına baktı.
Sonra Karahan'ın gözlerinin içine bakarak konuştu.
"Bu dosya sayesinde çok büyük bir plan engellendi."
Karahan sadece,
"Vatan sağ olsun."
diyebildi.
Tim birkaç saat süren sağlık kontrollerinden geçti.
Mert'in kolundaki yara yeniden sarıldı.
Ali'nin omzundaki ezik kontrol edildi.
Herkes yorgundu ama ciddi bir sorun yoktu.
Doktor son raporu imzaladı.
"Birkaç gün izin."
Bu cümleyi duyan timdekilerin yüzünde ilk kez gerçek bir gülümseme belirdi.
Akşam üzeri askerî servis onları şehir merkezine bıraktı.
Günler sonra ilk kez üniforma dışında insanları görüyorlardı.
Çocuklar parkta oynuyor, insanlar alışveriş yapıyor, kafeler doluydu.
Hayat normal akıyordu.
İşte bütün mücadele bunun içindi.
İnsanlar korkmadan yaşayabilsin diye...
Karahan evinin bulunduğu sokağa girdiğinde güneş batmak üzereydi.
Kapının önünde birkaç saniye durdu.
Derin bir nefes aldı.
Aylar süren görevlerden sonra evine dönmek her zaman farklı hissettirirdi.
Kapıyı yavaşça açtı.
İçerisi sessizdi.
Duvarlarda çocukluğundan kalma birkaç fotoğraf, kitaplarla dolu raflar ve yıllardır yerini değiştirmeyen eski bir koltuk vardı.
Karahan çantasını yere bıraktı.
İlk işi, babasının yıllar önce kendisine hediye ettiği küçük Türk bayrağını eline almak oldu.
Bayrağa baktı.
Sonra usulca yerine koydu.
"Başardık baba..."
diye fısıldadı.
O gece Şafak Timi'nin üyeleri aileleriyle bir araya geldi.
Mert, küçük kardeşine sıkıca sarıldı.
Yiğit, babasıyla uzun uzun sohbet etti.
Emir, annesini ve ablasını ziyarete gitti.
Barış annesinin mezarına gitti.
Günlerdir özledikleri ev yemeklerini yediler.
Kahkahalar yükseldi.
Ancak herkesin aklında aynı soru vardı:
Bir sonraki görev ne zaman gelecekti?
Gece yarısı...
Karahan balkonunda tek başına oturuyordu.
Şehir ışıkları sessizce parlıyor, hafif bir rüzgâr esiyordu.
Tam telefonunu kapatacakken ekran aydınlandı.
Arayan numara gizliydi.
Karahan telefonu açtı.
"Yüzbaşı Karahan."
Telefondaki ses sakindi.
"Dinlenmen uzun sürmeyecek."
Karahan'ın yüzündeki huzur bir anda kayboldu.
"Ne demek istiyorsun?"
Karşı taraftan yalnızca tek cümle geldi:
"Şafak henüz yeni doğuyor..."
Hat kesildi.
Karahan bir süre karanlığa baktı.
İçinde, yeni bir fırtınanın yaklaştığını hissediyordu.
Çünkü bazı operasyonlar biter...
Ama bazı savaşlar, daha yeni başlar.
Yeni Bölüm Nasıldı??
Sizce yeni karekterler girmelimi??
Bölüm etkileşimi
