Bölümler 14Şu an: 7. Bölüm – Sessiz Sayfalar
- 1 1.Bölüm - Şafaktan Önce184 kelime
- 2 2.Bölüm – Sessiz İlerleyiş266 kelime
- 3 3.Bölüm-Ateş Altında473 kelime
- 4 4. Bölüm – Kaçış Koridoru234 kelime
- 5 5. Bölüm-Eve Dönüş546 kelime
- 6 6.Bölüm-Sessizlikten Sonra270 kelime
- 7 7. Bölüm – Sessiz Sayfalar300 kelime · Okuduğun bölüm
- 8 8. Bölüm – Üniformanın Dışındaki Hayatlar529 kelime
- 9 9. Bölüm – Fırtınadan Önce Sessizlik349 kelime
- 10 10. Bölüm — Gecenin İçindeki İz938 kelime
- 11 11.Bölüm-Kilitli Kapılar589 kelime
- 12 12.Bölüm-Geçmiş558 kelime
- 13 13.Bölüm-Geçmişin İzi967 kelime
- 14 14.Bölüm-Geçmişin gölgesi905 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Kütüphanenin loş atmosferi ikisini de dış dünyadan koparmış gibiydi. Raflar arasında dolaşan birkaç kişi dışında içerisi sessizdi.
Derin, elindeki kitabı kapatıp masaya bıraktı.
"Sanırım uzun zamandır biriyle bu kadar rahat konuşmamıştım."
Karahan hafifçe gülümsedi.
"Ben de."
Derin şaşkın bir ifadeyle ona baktı.
"İnsan ilk bakışta seni çok ciddi biri sanıyor."
Karahan omuz silkti.
"Meslek biraz öyle olmamı gerektiriyor."
"Ne iş yapıyorsun?"
Karahan birkaç saniye düşündü.
"Devlet için çalışıyorum."
Derin merak etti ama daha fazla üstelemedi.
"Demek bu yüzden konuşurken sürekli etrafı kontrol ediyorsun."
Karahan istemsizce gülümsedi.
"Fark ettin mi?"
"Evet."
"Meslek alışkanlığı."
Derin başını salladı.
"Bazen insanların gözleri, söylediklerinden daha fazlasını anlatır."
Karahan bir an sustu. Bu cümle beklediğinden daha derin gelmişti.
"Peki ya benim gözlerim?"
Derin birkaç saniye boyunca ona baktı.
"Yorgun... Ama pes etmeyen biri görüyorum."
Karahan ilk kez cevap vermekte zorlandı.
Konuyu değiştirmek istedi.
"Sen ne yapıyorsun?"
"Çocuk gelişimi mezunuyum. Şimdilik bir yayınevinde editör olarak çalışıyorum. Boş zamanlarımın çoğu da burada geçiyor."
"Kitaplarla iç içe bir hayat..."
"Şikâyetçi değilim."
İkisi de gülümsedi.
Tam o sırada kütüphanenin hoparlörlerinden yumuşak bir anons duyuldu.
"Sayın ziyaretçilerimiz, kütüphanemizin kapanış saatine kırk beş dakika kalmıştır."
Derin saate baktı.
"Zaman çok hızlı geçmiş."
Karahan da saatine baktı.
"Gerçekten öyle."
Masadaki sohbet yeniden başladı.
Bu kez konu çocukluk anılarıydı.
Derin, küçükken en büyük hayalinin yazar olmak olduğunu anlattı.
Karahan ise çocukluğunda asker olmayı kafasına koyduğunu söyledi.
"Hiç vazgeçmedin mi?"
"Bir kere bile."
Derin gülümsedi.
"İnatçıymışsın."
"Biraz."
İkisi de güldü.
Kütüphanenin sessizliği içinde kahkahaları bile fısıltı kadar hafifti.
Karahan uzun zamandır ilk kez bu kadar huzurlu hissediyordu.
O sırada Derin'in telefonu masanın üzerinde hafifçe titredi.
Ekrana baktı.
Numara kayıtlı değildi.
Derin aramayı reddetti.
Karahan bunu fark etti ama hiçbir şey sormadı.
Derin telefonu çantasına koyarken gülümsedi.
"Bugün sadece kitaplardan konuşmak istiyorum."
Karahan başını salladı.
"O zaman kitaplardan devam edelim."
Ve sohbetleri kaldığı yerden devam etti...
Bölüm etkileşimi
