Bölümler 14Şu an: 2.Bölüm – Sessiz İlerleyiş
- 1 1.Bölüm - Şafaktan Önce184 kelime
- 2 2.Bölüm – Sessiz İlerleyiş266 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 3.Bölüm-Ateş Altında473 kelime
- 4 4. Bölüm – Kaçış Koridoru234 kelime
- 5 5. Bölüm-Eve Dönüş546 kelime
- 6 6.Bölüm-Sessizlikten Sonra270 kelime
- 7 7. Bölüm – Sessiz Sayfalar300 kelime
- 8 8. Bölüm – Üniformanın Dışındaki Hayatlar529 kelime
- 9 9. Bölüm – Fırtınadan Önce Sessizlik349 kelime
- 10 10. Bölüm — Gecenin İçindeki İz938 kelime
- 11 11.Bölüm-Kilitli Kapılar589 kelime
- 12 12.Bölüm-Geçmiş558 kelime
- 13 13.Bölüm-Geçmişin İzi967 kelime
- 14 14.Bölüm-Geçmişin gölgesi905 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gece, dağların üzerine ağır bir örtü gibi çökmüştü. Şafak Timi, tek sıra hâlinde sessizce ilerliyordu. Kimse konuşmuyor, yalnızca botların taşlara hafifçe değen sesi duyuluyordu.
En önde yürüyen Yüzbaşı Karahan Yıldırım, termal dürbününü kaldırıp çevreyi dikkatlice taradı. Gözlerini ufuktan ayırmadan elini kaldırdı.
Tim olduğu yerde durdu.
Keskin nişancı Teğmen Mert Aksoy, alçak sesle konuştu.
"Komutanım... Sağ taraftaki tepede hareket var."
Karahan dürbünü aldı. Yaklaşık dört yüz metre ileride dört silahlı kişi nöbet tutuyordu.
"Dört kişi..." diye fısıldadı. "Ama görünenler kadar görünmeyenler de vardır."
Telsiz kulaklığından karargâhın sesi duyuldu.
"Şafak Timi, dikkat. İstihbarata göre bölgede beklenenden daha kalabalık bir grup bulunuyor. Görev önceliğiniz bilgi toplamak. Çatışmadan kaçının."
Karahan kısa bir cevap verdi.
"Anlaşıldı."
Haritayı yere serdi. Parmaklarını hedef noktaya götürdü.
"Doğrudan ilerlemiyoruz. Vadinin içinden dolaşacağız. Sessiz kalın. Ateş emri vermeden kimse tetiğe dokunmayacak."
Timdekiler aynı anda başlarını salladı.
Asteğmen Efe Kaya, çevreyi dikkatle izlerken mırıldandı.
"Komutanım... İçimde kötü bir his var."
Karahan hafifçe gülümsedi.
"Korku seni hayatta tutar, Efe. Kontrolünü kaybetmediğin sürece."
Yaklaşık yarım saat boyunca kayalıkların arasından ilerlediler. Hedefe çok az kalmıştı.
Tam o sırada...
Çıt!
Sessizliği bozan ince bir ses duyuldu.
Genç asker Onur'un ayağı kuru bir dala basmıştı.
Bir saniye...
İki saniye...
Ardından karanlığın içinden güçlü projektörler yandı.
"Alarm! Hareket var!"
Düşman mevzilerinden bağırışlar yükseldi.
Karahan hiç tereddüt etmedi.
"Herkes siper alsın!"
İlk kurşun kayaya çarpıp kıvılcımlar saçtı.
Mermiler yağmur gibi üzerlerine gelmeye başlamıştı.
Şafak Timi, daha operasyonun başında beklenmedik bir pusunun içine düşmüştü.
Karahan tüfeğini kavradı ve sakin bir sesle emrini verdi.
"Kimse geride kalmayacak... Bu gece buradan birlikte çıkacağız."
O an hiçbir asker bunun sıradan bir görev olmadığını anlamıştı.
Asıl savaş şimdi başlıyordu.
Bölüm etkileşimi
