4. bölüm / 11
MUTLU YARALAR4- SADECE..
Bölümler 11Şu an: 4- SADECE..
- 1 1- BEN BİR HİÇTİM496 kelime
- 2 2- HİSSİZ Lİ481 kelime
- 3 3- HANGİ TUZAK?945 kelime
- 4 4- SADECE..331 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 5- SİHİRBAZ KATİL941 kelime
- 6 6- ELVEDA ACILAR999 kelime
- 7 7- SAHTE KİMLİK739 kelime
- 8 8- ROB VALİ738 kelime
- 9 9 - Kurtuluş573 kelime
- 10 10 - Boşluk637 kelime
- 11 11 - Söz861 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bir gün bitecek umuduyla bu işe girdim. Belki ben biterim. Belki bu intikam. Belki acılarım. Benim ki sadece hayal kurmaktı. Gerçeklikten uzak masum küçük bir çocuğun düşüncüleri.. Gerçeğin farkına varmam uzun sürdü.
Yıllar geçip de beyazlar içinde bir odada uyanmayı beklemiyordum. Belki de ölmek benim için daha iyiydi. Hiç değilse bir hiçlikte sürüklenmezdim. Karanlıktan başka bir şey görmezken, aylarca sert hastane yatağında kelepçeliyken, uyuduğumun farkında olup bir türlü kendimi uyandıramamıştım. Boşlukta duruyordum. Soğuk, karanlık, uzak ve yoğun bir boşlukta. Yoksa o boşluk ben miydim?
İşte o zaman ancak farkına varmıştım. Hislerimin beni terk ettiğimin.. Babamın terk ettiği gibi, annemin terk ettiği gibi, küçük köpeğim gibi, onlarda beni terk etmişti. Terk edilmeye mahkûm bir zavallı olduğumun farkına vardığım gün o gündü.
CIPA. Acıya duyarsızlık sendromu. Hiçbir şey hissedememek. Hissizleşmek. Yaşayamamak.
Çok nadir görülen bir hastalıktı. Soğuğu, sıcağı ayırt edemiyordum. Uykusuz kaldığımda bunu idrak edemiyordum. Düşüp bayılana kadar yediğim besinlerin yetersiz geldiğini anlamıyordum. Bir darbe aldığımda onun sonuçlarının ne olacağını tahmin edemiyorum. Vurulduğumu anlamıyordum. Belki ölmek üzere olduğum zaman bunu bile hissedemeyecektim.
Bu hastalık ilerledikçe duygularımdan uzaklaştım. Hissizlik kendi akıl sağlığımı da hissizleştirdi. Artık sadece acıya duyarsız değil, duygulara da duyarsızdım. Bir olayda ne tepki vermem gerektiğini bilmiyordum. Her duygu aynıydı benim için. Duygularımdaki değişimi bir umutsuzluk ya da hayatımdaki bir başka engel olarak görmek istemedim. Onları kendimi güçlendirecek iyi hissetmemi sağlayacak zevklere dönüştürdüm. Her ölümde, her cinayette, her acıda gülmeyi öğrendim. Deliliğin sularına attım kendimi. Dalgalar ve rüzgâr tekrar hissetmemi sağladılar sanki. Mutluluk ve huzuru.
Artık gülümseyebiliyordum.
Sadece gülümseyebiliyordum.
Sadece...
Benim için sadece bir hastalık değildi. Geçmek bilmeyen bir işkenceydi. Bir zulüm. Ölene kadar geçmeyeceğini bildiğim bir öldürme biçimi.
Kendimi anlayamıyordum. Başkalarının anlamasını da beklemiyordum.
Yaşıyormuşum gibi davranıyordum. Hayatta kalmam gerekiyordu. İlerde nelere katlanacak olursam olayım, zihnimden daha kaç duyguyu silmem gerekirse gereksin, önümde kaç can verilirse verilsin ölene dek ve o ölümlerin hesabını sorana dek güçlü kalacaktım. Kendime yemin ettim.
Hastalığa, yaşamıma yenik düşüp kendimi terk etmektense, hayata ve kadere meydan okumayı seçtim ben. Yenilmek, kaçmak istemedim. Kendimi terk etmek istemedim..
Bölüm etkileşimi
