9. bölüm · LAMBDA'NIN KÜLLERİ
9. Bölüm - Başlangıç noktası
9. Bölüm – “Başlangıç Noktası”
“Λ-00”
Holografik ekranda bu iki karakter yanıp sönüyordu.
Λ-23 sessizdi ama ekranın önünde dururken gözleri—ya da göz yerine kullanılan yapay ışık sensörleri—bir anlığına titredi.
Sesiz ve düşünceli bir sesle sordum. “Λ-00 nedir?”
Nara yanlarına yaklaştı, cebinden çürümüş gibi duran bir lolipop çıkarıp ağzına attı.
“Lambda’nın kalbi. Temeli. Beyni. Annesi. Babası. Günahkârı. Ve muhtemelen senin doğrudan düşmanın.”
Başımı çevirip Nara ya baktım “Anladım, bilimsel olarak açıklarsan daha da bilgilendirici olurdu.”
Nara dişlerinin arasından:
“Senin gibi ciddi çocuklara fazla bilgi verirsem buradan kendini patlatırsın. Dozaj önemli, küçük yıldız.”
Yaman hologramı incelerken sordu “Λ-00 yaşıyor mu?”
Λ-23 cevapladı:
“Yaşıyor denemez. Ama bilinci bölünerek korunmuş. Şu anda parçalanmış bir zihin gibi. Ve içindeki bir parça… sizi tanıyor.”
İlay içini çekti. “Yani bize hâlâ saplantılı bir sistemle mi uğraşıyoruz?” alayla güldüm.
“Yok canım. Sadece hepimizi analiz etmiş, bilinçlerimizi profillemiş, karar mekanizmalarımızı ezberlemiş bir yapı bu. Ne kadar kötü olabilir ki?”
Nara o sırada duvarda gizli bir bölmeyi açtı. İçinden yıpranmış bir not defteri çıkardı.
“İşte bu,” dedi. “Λ-00’a giden ilk ipucu burada.”
uzandım ve. Not defterini aldım.
Sayfalarda eski yazılar, koordinatlar, bir harita… ve bir not notu sesli okumaya başladım
> “Λ-00 saklandı. Çünkü yok edilemedi. Ona ulaşan ya yok oldu, ya unuttuğunu sandı.”
Gece notu okuduktan sonra sessiz kaldı.
Nara yavaşça yaklaştı ve omzuma hafifçe dokundu.
“Sana hep söyledim. Lambda seni unutmadı. Ama sen kendini unutmaya çalıştın.”
gözlerimi kapattım.
“Ve her seferinde geri dönmek zorunda kaldım.”
Nara gülümsedi.
“Çünkü geri dönmek cesaret ister. Senin gibi kafası karışık yıldızlara da en çok cesaret yakışır.”
Yaman boğazını temizledi. “Duygusal kısmı atlayabilir miyiz? Plan yapalım.”
Λ-23 ekranı büyüttü.
“Koordinatlar doğrudan eski Beta Üssü’ne gidiyor. Ama orası yıkılmış olmalı.”
Nara göz kırptı.
“Kağıt üzerinde yıkıldı. Gerçekte? Yerin 14 kat altına gömüldü. Fare gibi, ama patlayan türden.”
derin bir nefes aldım. Fare konusunu açmaktan asla vaz geçmiyecekti.
“Oraya gidiyoruz.”
İlay: “Yine ölüm, yine koşuşturma, yine sinir bozan zekâ oyunları… Tatil gibi.”
Nara arkamızdan gelirken mırıldandı:
“Ben de ‘yine Gece, yine dram, yine kendini kurban etme çabası’ demek isterdim ama... çok alışıldık oldu.”
Durdum. “Nara...”
“Biliyorum biliyorum,” dedi Nara, arkasını dönmeden.
“Bu yol tehlikeli. Geri dönmeyebiliriz. Ama küçük yıldızım... seni asla yarı yo
9. Bölüm – “Başlangıç Noktası”
“Λ-00”
Holografik ekranda bu iki karakter yanıp sönüyordu.
Λ-23 sessizdi ama ekranın önünde dururken gözleri—ya da göz yerine kullanılan yapay ışık sensörleri—bir anlığına titredi.
Sesiz ve düşünceli bir sesle sordum. “Λ-00 nedir?”
Nara yanlarına yaklaştı, cebinden çürümüş gibi duran bir lolipop çıkarıp ağzına attı.
“Lambda’nın kalbi. Temeli. Beyni. Annesi. Babası. Günahkârı. Ve muhtemelen senin doğrudan düşmanın.”
Başımı çevirip Nara ya baktım “Anladım, bilimsel olarak açıklarsan daha da bilgilendirici olurdu.”
Nara dişlerinin arasından:
“Senin gibi ciddi çocuklara fazla bilgi verirsem buradan kendini patlatırsın. Dozaj önemli, küçük yıldız.”
Yaman hologramı incelerken sordu “Λ-00 yaşıyor mu?”
Λ-23 cevapladı:
“Yaşıyor denemez. Ama bilinci bölünerek korunmuş. Şu anda parçalanmış bir zihin gibi. Ve içindeki bir parça… sizi tanıyor.”
İlay içini çekti. “Yani bize hâlâ saplantılı bir sistemle mi uğraşıyoruz?” alayla güldüm.
“Yok canım. Sadece hepimizi analiz etmiş, bilinçlerimizi profillemiş, karar mekanizmalarımızı ezberlemiş bir yapı bu. Ne kadar kötü olabilir ki?”
Nara o sırada duvarda gizli bir bölmeyi açtı. İçinden yıpranmış bir not defteri çıkardı.
“İşte bu,” dedi. “Λ-00’a giden ilk ipucu burada.”
uzandım ve. Not defterini aldım.
Sayfalarda eski yazılar, koordinatlar, bir harita… ve bir not notu sesli okumaya başladım
> “Λ-00 saklandı. Çünkü yok edilemedi. Ona ulaşan ya yok oldu, ya unuttuğunu sandı.”
Gece notu okuduktan sonra sessiz kaldı.
Nara yavaşça yaklaştı ve omzuma hafifçe dokundu.
“Sana hep söyledim. Lambda seni unutmadı. Ama sen kendini unutmaya çalıştın.”
gözlerimi kapattım.
“Ve her seferinde geri dönmek zorunda kaldım.”
Nara gülümsedi.
“Çünkü geri dönmek cesaret ister. Senin gibi kafası karışık yıldızlara da en çok cesaret yakışır.”
Yaman boğazını temizledi. “Duygusal kısmı atlayabilir miyiz? Plan yapalım.”
Λ-23 ekranı büyüttü.
“Koordinatlar doğrudan eski Beta Üssü’ne gidiyor. Ama orası yıkılmış olmalı.”
Nara göz kırptı.
“Kağıt üzerinde yıkıldı. Gerçekte? Yerin 14 kat altına gömüldü. Fare gibi, ama patlayan türden.”
derin bir nefes aldım. Fare konusunu açmaktan asla vaz geçmiyecekti.
“Oraya gidiyoruz.”
İlay: “Yine ölüm, yine koşuşturma, yine sinir bozan zekâ oyunları… Tatil gibi.”
Nara arkamızdan gelirken mırıldandı:
“Ben de ‘yine Gece, yine dram, yine kendini kurban etme çabası’ demek isterdim ama... çok alışıldık oldu.”
Durdum. “Nara...”
“Biliyorum biliyorum,” dedi Nara, arkasını dönmeden.
“Bu yol tehlikeli. Geri dönmeyebiliriz. Ama küçük yıldızım... seni asla yarı yolda bırakmam. Hem ben seni kimseye bırakmam ki.”
lda bırakmam. Hem ben seni kimseye bırakmam ki.”
