4. bölüm / 24
KIRMIZI İP3.
Bölümler 24Şu an: 3.
- 1 ÖN SÖZ170 kelime
- 2 RÜYA TILSIMI177 kelime
- 3 2.86 kelime
- 4 3.196 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 4.244 kelime
- 6 5.95 kelime
- 7 6.203 kelime
- 8 7.130 kelime
- 9 8.165 kelime
- 10 9.127 kelime
- 11 10.174 kelime
- 12 11.114 kelime
- 13 12.193 kelime
- 14 13.163 kelime
- 15 14.172 kelime
- 16 15.222 kelime
- 17 16.278 kelime
- 18 17.69 kelime
- 19 18.253 kelime
- 20 19.156 kelime
- 21 20.157 kelime
- 22 21.361 kelime
- 23 22.265 kelime
- 24 23.482 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Kayaların soğuk nefesi kızın ayaklarının altından süzülüyordu.
Nadriel, uçurumun kıyısında dururken gözlerindeki karanlık suya
benziyordu—umudun en ince ipliğiyle bağlı, vazgeçmeye hazır bir kalp
gibi.
Tam geri adım atacağı an…
Zemin hışırdadı.
Taş kaydı.
Toprak bir anlığına nefes aldı ve sonra bıraktı.
Nadriel’in bedenini aşağıya doğru çeken o boşluk, sanki yutulmayı
bekleyen bir yaratık gibi karanlıktı.
Kız bir çığlık bile atamadan düşmeye başladı—elleri havayı kavradı,
parmakları bir çıkıntıya takıldı.
Tırnakları kırılacak gibi oldu. Tutundu… ama uzun sürmeyecekti.
Tam parmakları çözülürken…
Bir el.
Sert ama sıcak bir el, karanlığın içinden uzandı.
“Bırakma.” sesi rüzgârın içini yaran bir bıçak gibi geldi.
Görünmez bir gölge gibi belirmişti.
Bir elinde kızın bileğini tutuyor, diğer eliyle kayayı kavrayıp tüm ağırlığını
asılı kalan Nadriel’e veriyordu.
Bir çekiş…
Bir nefes…
Bir anlık mucize…
Ve Nadriel, gencin kollarına düşerek toprağa çıktı.
Yere çöktü, kalbi göğsüne sığmaz oldu.
Sonra başını kaldırdı… ve gülümsedi.
O gülüşte hem şükran hem meydan okuma vardı.
Genç oğlan arkasını dönmüş, ormanın gölgelerine doğru yürüyordu bile.
Adımları sessizdi; gölgeler onu tanıyor gibiydi.
“Adın ne?” diye seslendi Nadriel, nefesi hâlâ titrek.
Adam durdu…
Ama yüzünü hiç çevirmedi.
“Carlos.”
Tek kelime.
Ama kader gibi ağır.
Ardından sessizliğin içinde kayboldu, sanki hiç var olmamış gibi
Bölüm etkileşimi
