22. bölüm / 24
KIRMIZI İP21.
Bölümler 24Şu an: 21.
- 1 ÖN SÖZ170 kelime
- 2 RÜYA TILSIMI177 kelime
- 3 2.86 kelime
- 4 3.196 kelime
- 5 4.244 kelime
- 6 5.95 kelime
- 7 6.203 kelime
- 8 7.130 kelime
- 9 8.165 kelime
- 10 9.127 kelime
- 11 10.174 kelime
- 12 11.114 kelime
- 13 12.193 kelime
- 14 13.163 kelime
- 15 14.172 kelime
- 16 15.222 kelime
- 17 16.278 kelime
- 18 17.69 kelime
- 19 18.253 kelime
- 20 19.156 kelime
- 21 20.157 kelime
- 22 21.361 kelime · Okuduğun bölüm
- 23 22.265 kelime
- 24 23.482 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
— Nicarlos…
dedi fısıltıyla.
Üzerini değiştirmeden meşe ağacına koştu.
Carlos orada taş fırlatıyordu.
Ayak seslerini duyunca döndü, gülümsedi.
— Nadriel, nerede kaldın? Ağaç oldum beklerken!
— Özür dilerim. Ödeşmiş olduk Nicarlos, dedi Nadriel.
Carlos kahkaha attı.
Ama o anda Carlos’un gözüne elbisenin yırtık hali ve yakasındaki kan
çarptı.
Bir şeylerin ters gittiğini hissetti.
— Bugün neden geç kaldın? İşlerin yoğundu sanırım?
— Evet Nicarlos, bugün çok yoğundu. Bu yüzden geç kaldım. Kusura
bakma…
Carlos derin bir nefes aldı.
Şüpheleri büyüyordu.
— Nadriel… bana her şeyi söyleyebilirsin, dedi yumuşak bir sesle.
Hava kararmaya başlamıştı.
Bu kez Nadriel, Carlos’u çağırmadı.
Yavaş yavaş eve doğru yürürlerken Carlos tekrar konuştu:
— Nadriel, yarın burada bekliyorum seni.
— Nicarlos… yarın çok işim var. Köylünün biri beni yardıma çağırdı.
Oraya gideceğim.
— Peki ne zaman görüşelim?
— Biraz zaman geçsin… sana mektup yollarım.
— Ne kadar zaman Nadriel?
— İki hafta kadar… işlerim çok yoğun.
Carlos sessizce “Tamam,” dedi ama düşünceliydi.
Ne olmuştu?
Bu kan neydi?
Bu yırtık elbise de ne demekti?
Acaba kırıcı bir söz mü söylemişti?
Yoksa gerçekten bir iş mi vardı?
Düşüncelerle yoluna devam etti
Nadriel eve girdiğinde yine o tuhaf his vardı.
Aynaya baktığında yakasındaki kan hâlâ duruyordu.
“Umarım Nicarlos bunu fark etmemiştir,” diye düşündü.
Ama fark etmişti.
Sıcak bir duş aldı, üstünü değiştirdi.
Kalemini aldı ve resim çizmeye başladı.
Ama çizdikleri onu daha çok korkuttu.
Her insan çizimi…
Camda beliren o siluete benziyordu.
Sayfalarca çizdi.
Sanki başına gelen her şeyi deftere resim gibi döktü.
Sabaha yakın kendini yatağa attı.
Fısıltılar kulağını tırmalıyor, uyumasını zorlaştırıyordu.
Odadaki gaz lambası bir anda söndü.
Nadriel dondu kaldı.
Her yer karanlıktı.
Sadece perde arkasından sızan ay ışığı vardı.
Kibriti aldı, lambayı yakmak istedi.
Her yakışında bir şey kibriti üfleyip söndürüyordu.
Son kibrit de söndü.
Karanlık… tamamen karanlık…
Gölge, perde arkasında kıpırdadı.
Uzun ve simsiyah…
Nadriel geri çekildi.
Bir anda görünmeyen eller boğazına uzandı.
Boğmak istercesine sıktılar.
Nadriel çırpınıyor, ayaklarını yere vuruyordu, nefesi kesiliyordu.
Tam umutları tükendiği anda gaz lambası kendiliğinden yandı.
Bir ışık patlaması gibi…
Kötü ruhlar anında yok oldu.
Nadriel yere çöktü, uzun uzun nefes aldı, öksürdü.
Lambanın kendi kendine nasıl yandığını anlamıyordu.
Lambayı sehpaya koydu.
Gün ağarıyordu.
Gözleri yanıyordu, yorgundu ve yatağa uzanır uzanmaz uyuyakaldı
Bölüm etkileşimi
