17. bölüm / 24
KIRMIZI İP16.
Bölümler 24Şu an: 16.
- 1 ÖN SÖZ170 kelime
- 2 RÜYA TILSIMI177 kelime
- 3 2.86 kelime
- 4 3.196 kelime
- 5 4.244 kelime
- 6 5.95 kelime
- 7 6.203 kelime
- 8 7.130 kelime
- 9 8.165 kelime
- 10 9.127 kelime
- 11 10.174 kelime
- 12 11.114 kelime
- 13 12.193 kelime
- 14 13.163 kelime
- 15 14.172 kelime
- 16 15.222 kelime
- 17 16.278 kelime · Okuduğun bölüm
- 18 17.69 kelime
- 19 18.253 kelime
- 20 19.156 kelime
- 21 20.157 kelime
- 22 21.361 kelime
- 23 22.265 kelime
- 24 23.482 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Nadriel, sessiz adımlarla kayalığın üzerine çıktı. Rüzgâr saçlarını
ürpertirken kalbi göğsünde ince ince titriyordu. Carlos’un sırtı ona
dönük olsa da genç adam, arkasında bir nefesin varlığını hissettiği anda
keskin bir hareketle döndü.
Göz göze geldiler.
Carlos’un yüzünde şaşkınlıkla öfke arasında sıkışmış bir ifade vardı.
— “Sen kimsin? Burada ne işin var?”
Nadriel panikledi, kelimeler dudaklarında birbirine dolaştı.
— “Ben… Nadriel.”
Bir anlık sessizlik.
Sonra Carlos’un dudaklarında hafif, alaycı bir gülüş belirdi.
— “Evet… tanıdım. Sen o testiyi düşüren kız değil miydin?”
Nadriel utangaç bir gülüşle başını hafifçe eğdi.
— “Evet… bendim.”
Rüzgâr aralarındaki havayı daha da yumuşattı.
Kız cesaretini topladı, gözlerini kaldırdı.
— “Peki… sizin adınız ne, beyefendi?”
Genç adam bir adım yaklaştı, bakışları karanlık sular gibi derindi.
— “Adım Nicarlos. Ama sen bana… carlos diyebilirsin.”
Bu kelime, Nadriel’in kalbine çarpan bir yıldırım gibi oldu
Nicarlos , o ismi duyduğu anda rengi soldu; yüzü, ay ışığını emmiş gibi bembeyaz
kesildi.
Carlos hemen endişeyle ona yaklaştı.
— “İyi misin? Bir şey mi oldu?”
Nadriel soğuk bir nefes aldı, kendini toparlamaya çalıştı.
— “İyiyim… teşekkür ederim.”
Tam o anda şenlik alanından duyurular yükseldi.
Köye dönecek at arabaları kalkmak üzereydi.
Nadriel o sesi duyunca ürperdi.
— “Gitmem gerekiyor…” diyerek arkasını dönmeye başladı.
Carlos, onun uzaklaşan adımlarına tutunmak ister gibi seslendi:
— “Seni bir daha nerede göreceğim?”
Kız durdu.
Başını yarım çevirdi; gözleri gece kadar titrek, umut kadar parlaktı.
— “Yaşlı meşe ağacının yanında… orada bekliyor olacağım. Sakın geç
kalma… ben karanlıktan korkarım.”
Carlos’un sesi rüzgârın içinden bir söz gibi geldi:
— “Söz veriyorum Nadriel… tam zamanında orada olacağım.”
Nadriel hızla at arabasına bindi.
Tekerlekler döndü, ışıklar uzaklaştı, kalbi yeniden umutla doldu.
O gece eve dönerken, sanki gökyüzü bile daha parlak görünüyordu.
Bölüm etkileşimi
