2. bölüm / 13
KARANLIKTA KALANLARZEHİRLİ SIĞINAK
Bölümler 13Şu an: ZEHİRLİ SIĞINAK
- 1 YANGININ DÜŞTÜĞÜ YER588 kelime
- 2 ZEHİRLİ SIĞINAK536 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 BİR RUHUN İNFAZI516 kelime
- 4 YIKINTILARIN ARASİNDAKİ OMUZ667 kelime
- 5 BAZI KAPILAR KANLA AÇILIR583 kelime
- 6 KANLI DÜĞÜM518 kelime
- 7 GEÇMİŞİN GÖLGESİ VE BÜYÜK HESAP665 kelime
- 8 KANLI HASAT660 kelime
- 9 KAN VE KOKU489 kelime
- 10 BİR EŞİK,İKİ YOL607 kelime
- 11 MASA VE HANÇER561 kelime
- 12 KANLA YAZILAN KADER574 kelime
- 13 ZİRVEDEKİ SOĞUK513 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
2.BÖLÜM
Abimin göğsünde sönen hıçkırıklarımdan geriye tıkalı bir nefes ve şakaklarımı patlatacakmış gibi vuran bir baş ağrısı kalmıştı. Merdivenlerin soğuk betonunda ne kadar oturduk bilmiyorum. Mert abi, elini omzumdan hiç çekmedi. O el olmasa, o gecenin karanlığında kaybolup gitmem içten bile değildi.
— Cenk... Yapma koçum, dedi abim boğuk bir sesle. Sigarasından son bir fırt çekip izmariti sokağa fırlattı.
— O pimin çekildiği gün hepimiz altında kaldık o enkazın. Ama sen kendini bitiriyorsun.
— Ben bitmiyorum abi, dedim dişlerimin arasından.
— Beni o evdekiler bitirdi zaten. Kardeşimi göz göre göre ölüme sürüklediler, sonra da suçu tutup gariban Leyla’nın üstüne attılar. Leyla lan! Kardeşimin öz kardeşi gibi sevdiği, bizim yanımızdan ayırmadığımız o kız... Babam olacak o mahluk sırf kendi vicdanını rahatlatmak için faturayı yine en zayıfa kesti.
Leyla benim için bir kardeş gibiydi. Öz kardeşim toprağın altındayken, onun emaneti gibi duruyordu karşımda. Küçük, ürkek ve çaresiz... Ama babamın o iğrenç zihniyeti, evdeki her felakete bir günah keçisi bulmakta uzmandı.
— Biliyorum ceylanım, biliyorum... dedi abim. "Ceylanım" derdi bana çocukluğumdan beri, içimdeki o kırılgan yanı bir tek o görürdü.
— Ama o evde durdukça birbirinizi yiyeceksiniz. Biraz uzaklaş. Git, kafanı topla.
— Kafamı toplayacak yerim mi var abi?
— Var... dedi, gözleri sokağın sonundaki karanlığa kaydı.
— Esra’nın yanına git. O kız seni seviyor Cenk. Senden başka bir şey görmüyor gözü. Git onun yanına, sığın biraz.
Esra...
Adı dudaklarından döküldüğü an içimde tuhaf, tarif edemediğim bir kıpırtı oldu. Esra benim sığınağımdı. Hayatımdaki tek güzel şey, bu lağım çukurunda üzerime sıçramayan tek temiz parça gibiydi. Ya da ben öyle sanıyordum...
Ayağa kalktım. Üstümdeki ceketimi düzelttim. İstanbul’un gecesi rüzgârı sertleştirmişti ara sokaklardan aşağı doğru yürümeye başladım. Kafamın içi bir savaş alanı gibiydi. Kardeşimin son bakışı, babamın haykırışları, annemin o çirkin hakaretleri... Hepsi zihnimin duvarlarına çarpa çarpa beni çıldırtma noktasına getiriyordu.
Esra’nın kaldığı evin önüne geldiğimde saat gecenin üçünü geçiyordu. Işıkları kapalıydı. Sokağın köşesinde bir süre bekledim, cebimdeki paketten bir sigara daha çıkarıp yaktım. Ellrim titriyordu. Bu kız beni iyileştirecekti, buna inanmak zorundaydım. Eğer Esra da olmasa, bu dünyada tutunacak tek bir halatım bile kalmayacaktı.
Binanın kapısını yavaşça açıp merdivenleri tırmandım. Dairenin önüne geldiğimde cebimdeki anahtarı çıkardım. Esra bana yedek anahtarı aylar önce vermişti; "Ne zaman başın sıkışsa, ne zaman dünya üzerine gelse buraya gel Cenk" demişti.
Anahtarı kilide soktum. Yavaşça çevirdim. Kapı sessizce aralandı.
İçerisi karanlıktı ama ağır bir koku vardı salonda. Ucuza kaçılmış ucuz bir parfüm kokusu ve içki... İçimdeki o berbat his, bir yılan gibi kıvrılarak mideme oturdu.
— Esra? diye fısıldadım yavaşça.
Ses gelmedi. Sadece koridorun sonundaki yatak odasından gelen hafif, ritmik bir kıpırtı sesi...
Adımlarım ağırlaştı. Ayakkabılarımı antrede çıkarıp sessizce koridorda ilerledim. Kapı hafifçe aralıktı. İçeriden gelen o cılız ışık süzülürken, kulağıma çalınan sesle olduğum yere çivilendim.
Bir kadın kıkırdaması... Ve ardından yabancı, boğuk bir erkek sesi:
— sevgilin olacak o ezik gelmesin bu saatte?
Esra’nın yanıtı ise göğsüme saplanan en paslı bıçaktan daha keskindi:
— Saçmalama cnm ya... O salak kardeşinin yasını tutuyor hâlâ. Gelmez bu saatte, ( EYŞAAAAAN EYŞAAAAAN)
kafasını toplayamıyor ki zaten...
Zaman durdu. İstanbul söndü. Gökyüzü başıma yıkıldı.
Gözlerim karardı, içimdeki o son insani kırıntı da o an, o kapının önünde can verdi. Kapının kulunu sıktım. Bütün gücümle kapıyı duvara çarparak içeri daldım.
Eşyalar ölmez şekil değiştirir ve Esra olurlar bazen 😐
Bölüm etkileşimi
