KARANLIKTA KALANLAR kitap kapağı

3. bölüm / 13

KARANLIKTA KALANLAR

BİR RUHUN İNFAZI

Vaveyla Yazarı: 𝑹𝒆𝒊𝒂𝒏𝒂 ⭐

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 13Şu an: BİR RUHUN İNFAZI

3. BÖLÜM

Kapı büyük bir gürültüyle duvara çarptığında odadaki fısıltılar yerini buz gibi bir dehşete bıraktı.
Yataktaki iki beden sıçrayarak doğruldu. Çıplak omuzlar, birbirine dolanmış çarşaflar ve odadaki o iğrenç koku... Gözlerim karanlığa alışırken Esra’nın yüzündeki o pişkince rahatlığın yerini saf bir korkunun aldığını gördüm. Yanındaki herif ise neye uğradığını şaşırmış, alelacele üzerindeki çarşafı çekmeye çalışıyordu.
— C-Cenk?! dedi Esra, sesi titreyerek,
— Sen... Senin ne işin var burada bu saatte?
Cevap vermedim. Veremedim. Boğazıma oturan o devasa yumru nefes almamı bile engelliyordu. Bakışlarım Esra’nın gözlerinden yanındaki adama kaydı. İstanbul’un varoşlarında adını sıkça duyduğum, mahallenin torbacı piçlerinden biriydi.
— Lan... dedim sesim kendi kulağıma bile yabancı, tanımsız bir hırıltı gibi geldi.
— Lan siz...
— Cenk, bak düşündüğün gibi değil! Vallahi açıklayabilirim! dedi Esra yataktan fırlayıp üzerindeki sabahlığa sarılırken. Yanıma doğru bir adım attı.
— Yemin ederim sarhoştum, ne yaptığımı bilmiyordum, Cenk dinle beni!
"Düşündüğün gibi değil" lafı... İhanete uğrayan her salağın duyduğu o klasik, aşağılık yalan.
Herif o sırada yataktan kalkmış, pantolonunu geçirmeye çalışıyordu. Yüzünde panik olsa da gözlerinde o küstah ifade hâlâ duruyordu.
— Bak koçum, dedi adam ellerini kaldırarak. — Biz takılıyorduk öyle... Büyütme yani, kız zaten bana—
Sözünü bitirmesine fırsat vermedim. İçimdeki o saatlerdir bastırmaya çalıştığım canavar birden serbest kaldı. İki adımda adamın üzerine çullandım. Sağ yumruğumu bütün gücümle çenesine geçirdim. Çıkan o kemik sesi odada yankılanırken adam komodinin üstüne devrildi. Cam abajur büyük bir gürültüyle yere düşüp patladı.
— Cenk yapma! Polis çağırırım! Dur! diye bağırdı Esra, avazı çıktığı kadar.
Adamı saçlarından kavrayıp duvara çarptım. Burnundan sızan kan yüzüme sıçradı. Her bir yumrukta kardeşimin acısını, babamın hakaretlerini, annemin nefretini ve Esra’nın o az önce söylediği "kardeşinin yasını tutuyor hâlâ, gelmez bu saatte" cümlesini söküp atmak istedim. Herif yüzü gözü kan içinde yere yığıldığında nefes nefese kalmış, ellerim kan içinde kalmıştı.
— Defol, dedim yere çökmüş inleyen herife bakarak.
— Defol git buradan, yoksa seni bu odadan ölü çıkarırım!
Herif yarı çıplak halde, eşyalarını kucağına toplayarak kapıya doğru süründü ve dışarı kaçtı.
Odada baş başa kaldığımızda Esra duvara yaslanmış, ağlayarak bana bakıyordu.
— Cenk... Yemin ederim seni çok seviyorum, bir anlık hataydı, affet beni... Ayaklarına kapanayım affet!
Yanına yavaşça yaklaştım. Gözlerinin içine baktım. Aylar boyunca "benim temiz sığınağım" dediğim o gözlerde şimdi sadece koca bir pislik görüyordum. Çenesini sertçe kavradım. Parmaklarım etine battı.
— Ben bugün kardeşimin yasını tutarken... Sen benim sırtıma bu bıçağı sapladın, değil mi? Ben seni bu lağımın içinde tek temiz şey sanmıştım ulan!
— Cenk canımı acıtıyorsun...
— Sen benim canımı öldürdün Esra! dedim, yüzüne doğru haykırarak.
— Şimdi dinle beni... Bir daha karşıma çıkarsan, adımı bir yerde anarsan seni bu şehre gömerim.
Çenesini savurarak bıraktım. Komodinin üzerindeki cüzdanını alıp içindeki bütün nakit parayı yere fırlattım.
—
Sokaktan aşağı koşar adımlarla inerken yağmur yeniden bastırmıştı. Ellrimdeki kanı yağmur suyuyla yıkamaya çalıştım ama geçmedi. Zihnimdeki o leke gibi gitmedi.
Gecenin bir yarısı, karanlık ara sokaklarda tek başımaydım. Ne gidecek bir evim, ne sığınacak bir sevgilim, ne de tutunacak bir dalım kalmıştı. Bütün şehir üzerime çökerken ben sadece güldüm. Karanlığın tam ortasında, deliler gibi acıdan ve sinirden kahkaha atmaya başladım.
Bela beni çağırıyordu. Ve benim artık kaybedecek hiçbir şeyim yoktu...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

37okunma 6beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.