Karanlık Mafyam kitap kapağı

6. bölüm / 30

Karanlık Mafyam

4

Vaveyla Yazarı: Özlem Nur

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 30Şu an: 4

Aras’ın odadan uzaklaşan adımları koridorda sessizce erirken, kelimeleri zihnimde yankılanmaya devam ediyordu: Abin de bu evin başka bir köşesinde...
Bu gerçeği öğrenmek midemi bulandırmıştı ona ne yapacağı umrumda bile değildi ama ben artık kurtulmak istiyordum.
Odanın icinde gezindim dolabi açtım eşyalarım yerleştirilmişti üç gündür üstümde olan kıyafetlere baktım dolaptan kollu bir crop altına kot pantolon alıp banyoya geçtim kapıyı kilitleyip kısa bir duş alıp saçlarımı kuruladım ve giyindim saçlarımı tarayıp açık bıraktım kendime bir nebze olsun gelmiştim.
Odadan çıktım malikaneye göz gezdirmeye başladım çalışanlar bir oraya bir buraya gidip.duruyordu merdivenin başında onlara baktım sonra yavaşça aşağı indim salonda oturan arasa baktım ama birsey demeden bahçeye açılan büyük kapının önünde durdum ve bahçeye baktım hava baya kapalıydı hafiften yağmur yağıyor ama rüzgar şiddetliydi.
Sömınenin karşısında ki tekli koltuğa oturdum.
"Aras bey izniz olursa çıkıyoruz"dedi çalışanlar aras kafasıyla işaret etti.
"Aç mısın"
"Hayır"
"Birşey icer misin"
"Birşey içmem ama beni birakmani isterim"
"Sen benimsin"
"Ya sabır ya belki sevgilim var beni bekleyen" Dememle çenesi gerildi demesemiydim ayağa kalktı.
"Ne var dedin*
"Sevgilim"yalandı hiçte olmadı bana doğru adım attıkça bende kaçıyordum.
"Tuana beni delirtme"
"Delir delir iyi olur hatta ye kafayı"Dememle sırıttı.
"Kaşınıyorsun"demesi ile göz devirdim.
"Ben değilde sen"etrafıma baktım yaklaştıkça birşeyler fırlattım ama salondaki büyük masaya çarpmamla durudm oda tam önümde durdu beni tutup masanın üstüne oturttu ona baktım ellerini yanlarıma koyup hafif eğildi.
"Biraz daha zorlarsan o minik kulaklarına gelen tek şey inlemelerin olur güzelim" demesi ile sertçe yutkundum.
"Aras ben gitmek istiyorum"
"Sen benimsin"
"Seni sevmiyorum"
"Seviceksin"
"Offf yeter ya cekil"
"Kızardın"
"Sinirden*
"Öyle olsun bakalım"diyip çekildi masadan indim ve merdivenlere yöneldim...

*****
Kaçış planı yapmam gerekiyordu ve tek çaresi gizliden gizliye bilgi toplamaktı.
Yatakta uzandım ve öylece tavana bakıyordum.
..
Saat gece yarısını çoktan geçmişti. Evin içindeki derin sessizliği sadece rüzgârın sesi bozuyordu.
Yatakta dönüp durmaktan uykum tamamen kaçmıştı.
Tam yataktan kalkıp odadaki balkondan dışarıyı incelemek üzereydim ki, kapının kilit sesi duyuldu.
Nefesimi tuttum. Aras, akşam giderken odadan çıkmamı emretmişti. Saat ise sabaha karşı üçü gösteriyordu.
Kapı yavaşça açıldı ve içeriye Aras girdi. Odayı aydınlatan koridorun loş ışığıydı. Aras’ın ceketinin sırtında ve gömleğinin yaka kısmında koyu bir leke vardı; kokusu buraya kadar gelen hafif bir barut ve tütün karışımı... Gece boyunca nerede olduğunu tahmin etmek zor değildi.
Yatakta doğrulup örtüyü üzerimden ittim.
"Bu saatte odamda ne işin var?" dedim sesimdeki titremeyi bastırmaya çalışarak
Aras kapıyı arkasından yavaşça kapatıp kilitledi, ardından anahtarı cebine attı. Adımları yavaş ama rahattı. Üzerindeki kirli ceketten kurtulup koltuğun üzerine fırlattı ve bana doğru bir adım daha attı ve baştan aşağı bana bakıyordu üzerimdeki şortlu takıma lanetler ediyordum başka birşey mi kalmadı sanki..
"Odan mı?" diye mırıldandı, sesi normalden daha boğuk ve tehlikeli bir tondaydı.
"Görmek istemiş olamaz mıyım?"
Üzerime doğru geliyordu. Korkuyla yatakta geriye doğru sindim ama sırtım başlığa çarptığında kaçacak yerim kalmadığını anladım. Aras yatağın kenarına oturup tek dizini kırdı. Aramızdaki mesafe, nefesini yüzümde hissedeceğim kadar kapandı.
"Günün nasıl geçti bakalım?" dedi, yüzünde alaycı ama bir o kadar da baştan çıkarıcı bir tebessümle.
"Hâlâ başkaldırmaya devam ediyor musun yoksa akıllandın mı?"
"Beni burada tutamazsın, Aras," dedim, gözlerinin içine diktiğim bakışlarımı kaçırmadan.
"Reşit bile değilim, yaptıklarının suç olduğunu bilmiyor musun?"
Aras ani bir hareketle elini uzatıp çenemden yakaladı. Parmakları çenemi kavradığında canımı acıtmadı ama o temasın yarattığı sıcaklık tüm vücuduma yayıldı.
Başımı hafifçe yukarı kaldırmak zorunda kaldım. Gözleri, çocuksu yüzümle inatçı bakışlarım arasında gidip geliyordu.
"Yetişkin değilsin ama oldukça cüretkârsın," dedi, sesi yumuşayıp neredeyse fısıltıya dönüştüğünde. Bakışları dudaklarıma kayıp tekrar gözlerime odaklandı.
"Beni en çok ne şaşırtıyor biliyor musun? Karşımda tir tir titremiştin sanıyordum, oysa her seferinde daha da dikleniyorsun."
"Çek elini!" diyerek bileğini ittirmeye çalıştım ama demir gibi sert parmakları kıpırdamadı bile.
Aras bu tavrıma sesli bir şekilde güldü; bu gülüş onu olduğundan daha da tehlikeli gösteriyordu.
Yüzünü biraz daha yaklaştırıp soluğu saçlarımın arasında dairesel bir ısı yarattı.
"Büyük konuşma, güzelim," diye fısıldadı kulağıma doğru, sesindeki o çapkın tını tüylerimi diken diken etmişti.
"Ateşe çok yakınsın"
Doğrulduğunda aramızdaki tüm hava çekilmiş gibi hissettim. Arkasını dönüp kapıya doğru yürürken omzunun üzerinden son bir kez baktı.
"Yarın sabah kahvaltıda görüşürüz ama unutma Masaya geç kalanı hiç sevmem."
Kapı kapanıp adım sesleri yankılandığında, yatağın kenarında öylece kalakalmıştım.
Parmaklarım hâlâ çenemdeki parmaklarının izini taşıyor gibi karıncalanıyordu.
Ondan nefret ediyordum; ama asıl korkutucu olan, her yakınlaşmasında kalbimin bu kadar hızlı atmasıydı....

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

316okunma 15beğeni 7yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.