29. bölüm / 30
Karanlık Mafyam26
Bölümler 30Şu an: 26
- 1 Tanıtım14 kelime
- 2 1.963 kelime
- 3 2721 kelime
- 4 31.338 kelime
- 5 4702 kelime
- 6 51.620 kelime
- 7 61.690 kelime
- 8 71.150 kelime
- 9 8829 kelime
- 10 9788 kelime
- 11 10468 kelime
- 12 11689 kelime
- 13 12701 kelime
- 14 13842 kelime
- 15 14548 kelime
- 16 15831 kelime
- 17 16467 kelime
- 18 171.162 kelime
- 19 18545 kelime
- 20 19938 kelime
- 21 20836 kelime
- 22 211.289 kelime
- 23 22397 kelime
- 24 23356 kelime
- 25 24552 kelime
- 26 25770 kelime
- 27 261.147 kelime · Okuduğun bölüm
- 28 27429 kelime
- 29 28563 kelime
- 30 29394 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sabah erkenden uyanmıştım yavaşça yataktan kalkıp banyoya yöneldim kısa bir duş alıp saçlarımı kuruladım giyinme odasına geçip makyaj masama oturdum saçlarımı maşayla hafif dalgalı yaptım makyaj yapıp ayağa kalktım üzerime şort ve tişört alıp giyindim parfüm sıkıp ayakkabılarımı giydim ve odadan çıktım aşağı indiğimde kahvaltı masası hazırdı.
-günaydin millet"dedim yerimi alarak.
*Günaydın*
*Tuana gidiyoruz"
"Nereye be"
"Gidince görürsün hep birlikte ******** deki büyük alışveriş yerine gidiyoruz"dedi Eslem bir an ne olduğunu anlamadım.
"Tamam gidelim"dedim...
******
Herkes arabaya geçince sırayla malikhaneden ayrıldık arasa baktım.
*Nereye gidiyoruz"
"Gidince görürsün*
"Merak ettim?” dedim Aras’a bakarak.Aras gözlerini yoldan ayırmadan sırıttı.
“Her şeyi bilmek zorunda değilsin, güzelim.”
“Seninle evlenmeye hazır mıyım acaba.”
Arka koltuktan Yağız’ın kahkahası yükseldi.
“Abi, daha evlenmeden başladıysa düğünden sonra seni kapının önüne koyar bu kız.”
Aras dikiz aynasından Yağız’a baktı.
“Sen önce kendine bir sevgili bul da benim evliliğimi düşünürsün.
Yağmur hemen araya girdi.
“Bence Yağız’ın sevgili bulmasına gerek yok. Zaten kendi kendine yetiyor. Hem kendini seviyor hem kendine hayran.”
Yağız elini göğsüne götürüp sahte bir kırgınlıkla başını salladı.
“Yağmur, senin bu kıskançlığın artık beni korkutuyor.”
Yağmur’un gözleri büyüdü.
“Seni mi kıskanıyorum ben?”
“Tabii. Başka ne olabilir?”
“Allah’ım, sabır ver!”
Eslem’le ben aynı anda gülmeye başladık. Eslem, yan koltukta oturan Bora’ya mesaj yazıyordu. Bora’nın yüzündeki gülümsemeyi görünce kaşlarımı kaldırdım.
“Eslem?”
“Efendim?”
“Bora’yla mesajlaşmak için aynı arabada olmanız yeterince komik değil mi?”
Eslem telefonu hemen kucağına indirdi.
“Ben mesajlaşmıyorum.”
Yağız arka koltuktan öne doğru uzandı.
"Yan yana mesaj atmak nedir ya”
Eslem’in yüzü kıpkırmızı oldu.
“abii!”
*Gelmedik mi hâla"
“Sabret, güzelim. Az kaldı.”
Yaklaşık yarım saat sonra arabalar büyük bir alışveriş merkezinin önünde durdu.
Arabadan iner inmez Eslem’in çığlığıyla irkildim.
“GELİNLİKÇİLER!”
Başımı kaldırıp tabelalara baktım. Gerçekten de bulunduğumuz yerde birbirinden lüks gelinlik mağazaları, damatlık butikleri ve düğün hazırlıkları için ayrılmış kocaman bir bölüm vardı.
Bir an Aras’a baktım.
O ise ellerini ceplerine sokmuş, yüzünde kocaman bir gülümsemeyle beni izliyordu.
“Aras…”
“Efendim, güzelim?”
“Biz buraya…”
“Evet.”
“Düğün alışverişine mi geldik?”
Başını salladı.
“Sonunda çözdün.”
Gözlerimi kıstım.
“Bana neden söylemedin?”
“Çünkü senin yüzündeki şu ifadeyi görmek istedim.”
“Nasıl bir ifadeymiş o?”
“Beni birazdan öpecekmişsin gibi.”
Gülümsememek için dudaklarımı birbirine bastırdım.
“Birazdan seni dövecekmişim gibi de olabilir.”
Aras kahkaha atarak belime kolunu doladı.
“Ben her hâlinle razıyım.”
Tam o sırada Eslem koluma girdi
“Tuana, hadi! Önce gelinliklere bakalım. Sonra ayakkabı, çanta, duvak… Allah’ım, ben nereden başlayacağımı bilmiyorum!”
Yağmur da heyecanla yanımıza geldi.
“Ben de sizinle geliyorum. Gelinlik seçerken sizi yalnız bırakamam.”
Yağız hemen itiraz etti.
“Bir dakika, biz ne olacağız?”
Eslem omuz silkti.
“Siz de gidin damatlık bakın.”
"Sonra da bizim için bakalım"dedi Bora.
Bora eğilip alnına küçük bir öpücük kondurdu.
Ardından Eslem bana döndü.
“Aras abi, sen de hazırlıklı ol. Bunlar gelinlik seçerken senin de cüzdanın yanacak.”
Aras omuz silkti.
“Tuana ne isterse alırım.”
“Gerçekten mi?” diye sordum.
“Gerçekten.”
“En pahalı gelinliği istersem?”
“Alırım.”
“Üstüne bir de on tane ayakkabı?”
“Alırım.”
“Bir de—”
Aras parmağını dudaklarıma götürdü.
“Güzelim, düğünümüzü yapalım da beni iflas ettirmeye sonra devam edersin.”
Hepimiz kahkahaya boğulduk.
*******
Mağazaya girdiğimizde gözlerim istemsizce büyüdü.
Her tarafta beyaz, krem ve kırık beyaz tonlarında gelinlikler vardı. Bazılarının etekleri kabarık, bazılarının sırtları açık, bazılarının duvaklarıysa neredeyse yere kadar uzanıyordu.
Eslem iki elini ağzına kapattı.
“Ben galiba ağlayacağım.”
Yağmur gözlerini devirdi.
“Daha gelinliği giymedin.”
“Gerek yok, bakınca bile ağlayasım geliyor!”
Satış danışmanı yanımıza gelerek gülümsedi.
“Hoş geldiniz. Nasıl bir gelinlik arıyorsunuz?”
Eslem hiç düşünmeden cevap verdi.
“Prenses model! Ama çok ağır olmasın. Bir de taşlı olsun. Ama fazla taşlı değil. Belki biraz dantel… Ay, bilmiyorum!”
Bora burada olsaydı kesinlikle kahkahalarla gülerdi.
Yağmur kolunu Eslem’in omzuna attı.
“Önce birkaç model deneyelim giyecek kişi Tuana sonuçta. Sonra karar veririz.”
Danışman bana döndü.
“Peki siz nasıl bir model düşünüyorsunuz?”
Bir an duraksadım.
Hayatım boyunca birçok elbise giymiştim ama gelinlik başka bir şeydi. O elbiseyi giydiğimde Aras’ın karşısına çıkacağımı düşündüm. Onun bakışlarını, yüzündeki gülümsemeyi…
Farkında olmadan gülümsedim.
“Zarif bir şey istiyorum. Çok kabarık olmasın. Belki sade ama gösterişli detayları olan bir model…”
Arkamdan Aras’ın sesi geldi.
“Bence hepsi sana yakışır.”
Şaşkınlıkla döndüm.
“Sen hâlâ burada mısın?”
“Beni kovmadığın sürece buradayım.”
Danışman gülümseyerek araya girdi.
“Beyefendilerin damatlık bölümüne geçmesi gerekiyor. Gelinlik denemeleri biraz uzun sürebilir.”
Yağız hemen ellerini ovuşturdu.
“İşte bu! Hadi beyler. Biz de birbirimize takım elbsie seçelim.”
Yağmur arkasından seslendi.
“Yağız! Sakın siyah gömlekle beyaz takım seçme. Geçen gördüğüm kombininden sonra sana güvenmiyorum.”
Yağız dönüp ona sırıttı.
“Demek beni inceliyorsun.”
“Senin kombinlerini incelemek zorunda kalıyorum, çünkü gözlerim acıyor!”
“Güzel gözlerin için her şeye değer.”
Yağmur’un ağzı açık kaldı.
“Sen…”
Yağız göz kırpıp diğerlerinin peşinden gitti.
Ben, Eslem ve Yağmur aynı anda kahkahaya boğulduk.
“Bu ikisi birbirini yiyecek,” dedim.
Eslem başını salladı.
“Bence Yağız çoktan kararını vermiş.”
Yağmur hemen döndü.
“Ne kararı?”
“Hiçbir şey, canım. Gelinlik bakalım.”
Ama Eslem’in yüzündeki gülümseme, konuyu burada kapatmayacağını açıkça gösteriyordu.
heyecanımın arttığını hissettim.
Danışman, denemem için birkaç model getirmişti. İlk olarak ince askılı, sade saten bir gelinlik seçtim. Bel kısmı zarifçe oturuyor, etekleri aşağı doğru dökülüyordu.
Gelinliği giyip aynanın karşısına geçtiğimde birkaç saniye kendime bakakaldım.
Perdeyi açıp dışarı çıktım.
“Nasıl olmuş?”
Eslem’in ağzı açık kaldı.
Yağmur iki elini göğsüne bastırdı.
“Tuana, sen şaka mısın?”
“Bu iyi mi kötü mü?”
“Bu, Aras’ın seni görünce bayılacağı anlamına geliyor!”
Güldüm ama gözlerim aynadaki görüntüme kaydı.
O sırada telefonum titredi.
Aras’tan mesaj gelmişti.
Aras: Güzelim,seçtin mi?
Ben: Evet.
Aras:ikis saattir gelinlik bakıyorsun. Seni özledim.
Gülümseyerek cevap yazdım.
Ben: Daha on dakika oldu bence.
Aras: Benim için uzun bir süre.
Ben: Damatlık seçmeye odaklan.
Yağmur hemen yanıma sokuldu.
“Aras mı?”
“Evet.”
“Ne diyor?”
“Beni özlemiş.”
Eslem gözlerini devirdi.
“Daha yarım saat önce yan yanaydınız!”
“Ne yapayım? Benim suçum mu?”
Yağmur başını salladı.
“İkiniz de birbirinizden beter romantiksiniz.”
"""*""""
Bu sırada erkeklerin bulunduğu tarafta işler pek de planlandığı gibi gitmiyordu.
Aras siyah bir damatlık denemiş, aynanın karşısında ceketinin düğmesini ilikliyordu.
Bora yanına gelip omzuna vurdu.
“yakışmış.”
Aras aynadan kendine baktı.
“Öyle mi?”
“Evet. Tuana seni görünce gözlerini alamaz.”
Ekranda Tuana’nın adı görünüyordu.
Aras hemen açtı.
“Güzelim?”
“Aras, ne yapıyorsun?”
“Damatlık deniyorum.”
“Fotoğraf at.”
“Beni özledin mi?”
“Aras!”
“Tamam, tamam. Atıyorum.”
Fotoğrafını çekip Tuana’ya gönderdi.
Birkaç saniye sonra cevap geldi.
Tuana:çok yakışmış.
Aras gülümsedi.
Aras: beğendin mi.
Tuana: Evet.
Aras: Seni seviyorum, güzelim.
Tuana: Ben de seni seviyorum. Şimdi git damatlığını seç.
Aras telefonunu cebine koyduğunda Bora ona baktıbe gülümsedi.
****
Gelinlik denemelerine devam ederken üçüncü model beni gerçekten etkiledi.
İnce dantel detayları, zarif bir sırt tasarımı ve eteğindeki hafif ışıltılarla tam hayal ettiğim gibiydi. Duvak da eklenince aynadaki görüntüm karşısında sustum.
Eslem arkamdan sarıldı.
“Bence buldun.”
Yağmur da başını salladı.
“Kesinlikle. Hem sade hem çok zarif.”
Aynaya bakıp derin bir nefes aldım.
“Sanırım ben de bunu çok sevdim.”
Danışman gülümseyerek yanımıza geldi.
“İsterseniz beyefendiyi çağırabiliriz. Gelinliği satın almadan önce fikrini almanız için…”
Bir an duraksadım.
Aras’ın beni gelinlikle görmesini istiyordum ama aynı zamanda o anı düğün gününe saklamak da istiyordum.
Eslem hemen fikrini söyledi.
“Bence çağırmayalım. Düğün günü ilk kez görsün!”
Yağmur başını salladı.
“Katılıyorum. Ama Tuana kararını kendi vermeli.”
Bir süre düşündükten sonra gülümsedim.
“Tamam. Düğün gününe saklayalım.”
Gelinliği çıkarıp kendi kıyafetlerimi giydikten sonra kararımı vermiştim.
Bölüm etkileşimi
