1. bölüm / 21
KANLI DOLUNAY:SON DANSMermer Ve Kan
Bölümler 21Şu an: Mermer Ve Kan
- 1 Mermer Ve Kan307 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 Birinci Adım, İlk Çatlak451 kelime
- 3 Cam Kırıkları ve Kırmızı İzler361 kelime
- 4 Yasaklı Koridorlar372 kelime
- 5 Unutulmuş Notalar ve İlk Gece Yarısı324 kelime
- 6 Gölgelerin Provası409 kelime
- 7 Kırık Ayna ve Gölge318 kelime
- 8 Zehirli Çay ve Dolunay Yaklaşırken362 kelime
- 9 Ana Sahnede Fırtına375 kelime
- 10 Beyaz Prens’in Gölgesi337 kelime
- 11 Kulisin Karanlık Yüzü302 kelime
- 12 Kırmızı Kadife ve Çelik539 kelime
- 13 Gece Yarısı Tacı364 kelime
- 14 Gümüş Ve Yakut304 kelime
- 15 Sisli Vadi Malikânesi’ne Giriş310 kelime
- 16 Konseyin Sessizliği ve Kan Yemini386 kelime
- 17 Akademinin Enkazı ve İlk İttifak433 kelime
- 18 Mahzenin Derinlikleri ve Clara’nın Vasiyeti483 kelime
- 19 Dolunay Savaşları ve İhanetin Bedeli548 kelime
- 20 Kanlı Tahtın Şafağı331 kelime
- 21 NOT9 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Siyah kadife perdelerin arkasındaki toz kokusu, kırk yıl öncesinin ölüm kokusunu hâlâ saklıyordu.
Görkemli Kraliyet Bale Akademisi'nin devasa aynalı salonunda tahta zemin, üzerine bastırılan her pointe ayakkabısının ucuyla gıcırdıyordu. Ama bu gıcırtı, içerideki kasveti dağıtmaya yetmiyordu. Aynalara yansıyan onlarca siluetin arasında iki kişi öne çıkıyordu: Luna ve Elara.
Salondaki devasa panoda, kırmızı mürekkeple basılmış o ilan duruyordu:
"Kanlı Dolunay — Prömiyer Seçmeleri."
"Kanlı Dolunay" basit bir gösteri değildi. Akademinin arşivlerinde bile detayları gizlenen, koreografisi insan anatomisinin sınırlarını zorlayan tekinsiz bir eserdi. Ve hepsinden önemlisi, bu eser tam kırk yıldır sahnelenmiyordu.
Çünkü bu dansı en son yapan başdansçı Clara, kırk yıl önceki o uğursuz dolunay gecesinde, gösterinin tam en tepe noktasında —kurtların avına kilitlendiği o vahşi havada süzülüş figüründe— omurgası kırılarak sahnenin ortasına yığılmıştı. Görenler, Clara’nın düşmeden önce gözlerinin tamamen karardığını ve insan dışı bir çığlık attığını söylerdi. O geceden sonra eser rafa kaldırılmış, Clara’nın adı ise akademi koridorlarında fısıldanan bir lanete dönüşmüştü.
Şimdi ise sanat yönetmeni, bu lanetli eseri yeniden canlandırmaya karar vermişti.
Luna, parmak uçlarında yükselirken aynadan Elara’nın bakışlarıyla karşılaştı. Elara’nın gözlerinde sadece hırs değil, saf bir zehir vardı.
"O taç senin olmayacak Luna," diye fısıldadı Elara, bacağını kusursuz bir açıyla havaya kaldırırken. "Clara’nın sonunu biliyorsun. O adımları atacak kadar güçlü değilsin. O sahnede kırılan tek şey kemiklerin olmayacak."
Luna cevap vermedi. Yalnızca derin bir nefes aldı ve göğsünün ortasında garip bir sıcaklık hissetti. Birkaç haftadır, "Kanlı Dolunay"ın nota kağıtlarını her gördüğünde kalbi normalden hızlı çarpıyor, kulaklarında insana ait olmayan ritmik bir uğultu yankılanıyordu. Sanki damarlarındaki kan, çalacak olan o vahşi müziğin ritmini önceden biliyor gibiydi.
Sahnenin köşesindeki gramofon cızırdadı ve "Kanlı Dolunay"ın ilk ağır, ritmik keman sesleri salona yayıldı. O an salonun sıcaklığı aniden düştü. Luna, aynadaki yansımasına baktığında bir an için kendi göz bebeklerinin ince bir dikey çizgiye dönüştüğünü görür gibi oldu.
Ritüel başlamıştı. Ve kırk yıllık ara, bu gece ilk adımlarla son buluyordu.
Bölüm etkileşimi
