10. bölüm / 21
KANLI DOLUNAY:SON DANSBeyaz Prens’in Gölgesi
Bölümler 21Şu an: Beyaz Prens’in Gölgesi
- 1 Mermer Ve Kan307 kelime
- 2 Birinci Adım, İlk Çatlak451 kelime
- 3 Cam Kırıkları ve Kırmızı İzler361 kelime
- 4 Yasaklı Koridorlar372 kelime
- 5 Unutulmuş Notalar ve İlk Gece Yarısı324 kelime
- 6 Gölgelerin Provası409 kelime
- 7 Kırık Ayna ve Gölge318 kelime
- 8 Zehirli Çay ve Dolunay Yaklaşırken362 kelime
- 9 Ana Sahnede Fırtına375 kelime
- 10 Beyaz Prens’in Gölgesi337 kelime · Okuduğun bölüm
- 11 Kulisin Karanlık Yüzü302 kelime
- 12 Kırmızı Kadife ve Çelik539 kelime
- 13 Gece Yarısı Tacı364 kelime
- 14 Gümüş Ve Yakut304 kelime
- 15 Sisli Vadi Malikânesi’ne Giriş310 kelime
- 16 Konseyin Sessizliği ve Kan Yemini386 kelime
- 17 Akademinin Enkazı ve İlk İttifak433 kelime
- 18 Mahzenin Derinlikleri ve Clara’nın Vasiyeti483 kelime
- 19 Dolunay Savaşları ve İhanetin Bedeli548 kelime
- 20 Kanlı Tahtın Şafağı331 kelime
- 21 NOT9 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gece yarısını geçtiğinde akademinin devasa koridorları sessizliğe gömülmüştü. Ancak ana sahnenin üst balkonunda, zifiri karanlığın içinden sahneyi izleyen bir siluet vardı.
Adrian Vance, şık siyah takım elbisesi ve kusursuz duruşuyla gölgelerin arasında duruyordu. Açık renk saçlarına süzülen ay ışığı, ona tıpkı efsanelerdeki gibi pürüzsüz ve "beyaz" bir asalet katıyordu. Şehrin en zengin, en güçlü ailesinin varisi, akademinin cömert hamisi... Dışarıdan bakıldığında herkesin imrendiği kusursuz bir prens.
Fakat bu kusursuz maskenin arkasında, klanın en yüksek statülü liderine, yani gerçek bir Alfa'ya ait buz gibi soğuk bir irade yatıyordu.
Adrian, bakışlarını az önce Luna’nın kusursuzca dans ettiği, ahşabında derin çizikler kalan sahneye dikti. Keskin duyuları, salonda hâlâ asılı duran o kokuyu net bir şekilde alabiliyordu: Taze kan, baskılanmış uyku otu zehri ve hepsinden önemlisi... uyanan vahşi bir güç.
O sırada arkasında, gölgelerin içinden bir adam belirdi. Ailenin sadık muhafızı alçak sesle fısıldadı:
"Efendim, Elara’nın yaptığı hamle başarısız oldu. Luna zehri sindirmekle kalmadı, ritüelin gücünü tamamen bedenine kabul etti. Kızın içindeki uyanış düşündüğümüzden çok daha hızlı gerçekleşiyor."
Adrian yavaşça arkasına döndü. Gözleri bir anlığına, karanlıkta bile belli olan derin bir altın sarısı parıltıyla şimşek gibi çaktı. Sesi alçak, karizmatik ama emredici bir güce sahipti:
"Elara sadece hırslı bir piyon. Kendini avcı sanan çaresiz bir kurban... Eserin ve o ritüelin gerçekte neyi çağırdığından haberi bile yok."
Adrian adımlarını balkonun kenarına doğru attı ve gümüş kaplama köstekli saatini çıkardı. Dolunay gecesine sadece iki gün kalmıştı.
"Luna ise farklı," diye devam etti Adrian. Dudaklarında gizemli ve tehlikeli bir tebessüm belirdi. "O, kırk yıldır aradığımız damara sahip. Bedenindeki kan ritme boyun eğmiyor, ritmi yönetiyor. Clara’nın yarım bıraktığı o kanlı dansı sadece o tamamlayabilir."
"Müdahale edecek misiniz efendim? Elara prömiyer gecesi sahneyi kana bulamaya kararlı görünüyor."
Adrian saatini kapatıp cebine koydu. Bakışları son kez Luna’nın soyunma odasına giden karanlık koridora kaydı.
"Hayır," dedi Alfa soğuk bir kesinlikle. "Bırakın Elara son kartını oynasın. Kurtların dünyasında taç, merhametle verilmez; kanla ve güçle sökülüp alınır. Prömiyer gecesi o VIP koltukta olacağım. Ve Luna, o kanlı sahneden başdansçı olarak indiğinde... ait olduğu yere, klanına nasıl döneceğini kendi gözleriyle görecek."
Bölüm etkileşimi
