16. bölüm / 21
KANLI DOLUNAY:SON DANSKonseyin Sessizliği ve Kan Yemini
Bölümler 21Şu an: Konseyin Sessizliği ve Kan Yemini
- 1 Mermer Ve Kan307 kelime
- 2 Birinci Adım, İlk Çatlak451 kelime
- 3 Cam Kırıkları ve Kırmızı İzler361 kelime
- 4 Yasaklı Koridorlar372 kelime
- 5 Unutulmuş Notalar ve İlk Gece Yarısı324 kelime
- 6 Gölgelerin Provası409 kelime
- 7 Kırık Ayna ve Gölge318 kelime
- 8 Zehirli Çay ve Dolunay Yaklaşırken362 kelime
- 9 Ana Sahnede Fırtına375 kelime
- 10 Beyaz Prens’in Gölgesi337 kelime
- 11 Kulisin Karanlık Yüzü302 kelime
- 12 Kırmızı Kadife ve Çelik539 kelime
- 13 Gece Yarısı Tacı364 kelime
- 14 Gümüş Ve Yakut304 kelime
- 15 Sisli Vadi Malikânesi’ne Giriş310 kelime
- 16 Konseyin Sessizliği ve Kan Yemini386 kelime · Okuduğun bölüm
- 17 Akademinin Enkazı ve İlk İttifak433 kelime
- 18 Mahzenin Derinlikleri ve Clara’nın Vasiyeti483 kelime
- 19 Dolunay Savaşları ve İhanetin Bedeli548 kelime
- 20 Kanlı Tahtın Şafağı331 kelime
- 21 NOT9 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Geniş meşe salon, Luna’nın gür ve meydan okuyan sesiyle sanki buz kesti. Yüksek tavanlı salonda yankılanan sözleri, Konsey üyelerinin gözlerinde hem bir huzursuzluk hem de kaçınılmaz bir saygı uyandırdı.
Lord Cassian, bastonunun gümüş başlığına parmaklarını hırsla geçirdi. Gözlerini Luna’nın kehribar rengi irislerinden bir an bile ayırmadı. Kızın duruşunda en ufak bir tereddüt ya da korku kırıntısı yoktu; aksine, bedeninden yayılan aura, salondaki en eski kurtların bile enselerindeki tüyleri ürpertmeye yetiyordu.
"Cesaretin takdire şayan," dedi Cassian, sesindeki sert tonu korumaya çalışarak. "Ancak bizim dünyamızda sahnelerin alkışları değil, gücün ve kanın kanunları geçerlidir. Adrian seni yanına alarak büyük bir kumar oynadı."
Adrian bir adım öne çıkıp elini hafifçe Luna’nın omzuna koydu. Dokunuşu bir koruma değil, bir gövde gösterisiydi.
"Cassian," dedi Adrian, sesi salondaki tüm fısıltıları bıçak gibi keserek. "Luna bir kumar değil, cevabın kendisidir. Kırk yıldır uyuyan o gücü hanginiz kendi iradesiyle uyandırabildi? Hanginiz ritüelin zehrini ve asidini kendi kanında eritip zırha dönüştürdü? Konsey karar vermeyecek; Konsey, yenilmez bir Alfa kraliçesinin uyanışına tanıklık edecek."
Masanın diğer tarafında oturan genç ama acımasız klan liderlerinden biri, Marcus, oturduğu sandalyeden doğruldu. Gözleri tehlikeli bir kırmızıya bürünmüştü. "Gücünü kanıtlamak istiyorsa, ritüelin son halkasını da tamamlamalı," dedi. "Klanın koruyucu ateşinin önünde Kan Yemini etmeden kimse bu malikânenin kraliçesi sayılmaz."
"O halde yemini hazırlayın," dedi Luna, bir an bile duraksamadan. "Sizin kurallarınızdan ya da geleneklerinizden korkmuyorum. Bu taç başımdayken, beni sınamaya kalkan herkes sonucuna katlanır."
Adrian, Luna’ya bakarak dudaklarında karanlık bir gülümsemeyle başını salladı.
Konsey üyeleri yavaşça masadan kalkıp salonun arkasındaki devasa şömineye doğru çekildiler. Şöminede yanan ateş, normal bir alev gibi turuncu değil, gümüşi ve mavi bir ışıkla parıldıyordu. Bu, klanın soyunu ve kadim bağlarını simgeleyen Kan Ateşiydi.
Luna şöminenin önüne geldiğinde, Adrian belindeki gümüş işlemeli küçük bir hançeri kınından çıkardı. Hançerin keskin ucunu önce kendi avucuna bastırarak ince bir hat açtı, ardından hançeri Luna’ya uzattı.
Luna hançeri alıp hiç tereddüt etmeden sol elinin avucuna sürdü. Taze, parıltılı kanı avucundan süzülürken, Adrian ile avuçlarını birbirine bastırdılar. İkisinin kanı birleşip alevlere doğru damladığı an, şöminedeki mavi alevler devasa bir uğultuyla tavana doğru yükseldi.
Tüm malikâne, dışarıdaki yüzlerce kurdun aynı anda attığı gürültülü bir ulumayla sarsıldı.
Lord Cassian başını eğmek zorunda kaldı. Marcus adımını geriye attı. Konsey boyun eğmişti.
Adrian, kanlı elini Luna’nın elinden çekmeden kulağına doğru eğildi:
"Artık sadece klanın değil, bu gecenin de sahibisin Luna. Ve asıl savaş, yarın dışarıdaki dünya uyanınca başlayacak."
Bölüm etkileşimi
