7. bölüm / 13
Kalbin ağrısı7. Bölüm
Bölümler 13Şu an: 7. Bölüm
- 1 1. Bölüm693 kelime
- 2 2.Bölüm892 kelime
- 3 3. Bölüm1.140 kelime
- 4 4. Bölüm777 kelime
- 5 5. Bölüm1.199 kelime
- 6 6. Bölüm1.263 kelime
- 7 7. Bölüm1.666 kelime · Okuduğun bölüm
- 8 8. Bölüm1.367 kelime
- 9 9. Bölüm1.351 kelime
- 10 10. Bölüm1.482 kelime
- 11 11. Bölüm2.350 kelime
- 12 12. Bölüm3.159 kelime
- 13 13. Bölüm2.229 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Yoğun bir baş ağrısıyla uyandım. Biraz geç uyandım ama geç kalmamıştım. Hazırlanıp evden çıktım. Geç kalmak en son isteyeceğim şeydi. Arabama binip yola koyuldum. Aklımı kurcalayan bir sürü şey vardı. En büyüğü ise oydu. Acaba dönmüş müydü? Eğer dönmüş ve bunu benden gizliyor ise onu yaşatmazdım. Zaten Cihan a ne olduğunu bilmiyordum. Yavuz un sözleri aklımın bir kenarına takılmıştı
Cin olarak çarpmayacağım tek kişi sensin.
Bu ne anlama geliyordu ki ? Yavuz bir şeyler planlıyor olmalı. Aklıma başka bir şey gelmiyor çünkü.
Sessizlik fazla canımı sıkınca Eylül ü aramaya karar verdim. Telefonu elime alınca gelen bildirimi gördüm. Yutkunamadım. Mesaj ondan geliyordu.
Türkiyede değilim. Yavuzun peşine birilerini takıp durma . Sinirlenirse onu ben bile durduramam. Sana zarar vermesini istemiyorum. Az kaldı karıcım. Sonra hiç özlemiyeceksin beni .
Bu ne demek oluyordu? Yavuz ne yapabilir ki bana ? Ya da neden bir şey yapsın? Bir şey anlamadığım için onu aradım. Bir saniye bile üzerine düşünmedim çünkü düşünürsem cesaretim kaçardı. Telefon ilk çalışımda açıldı.
"Efendim Ecrin."
"Bana attığın mesaj da neyin nesi ?" Sanki hiç özlememişim gibi konuşmaya çalışıyordum.
"Bende seni özledim karıcım." Eğlenen sesi sinirlerimi bozuyordu.
"Ben senin karın değilim . Sen de benim kocam değilsin. Bugün boşanma davasını açacağım. Haberin olsun. İki yıldır bir haber bile vermeyip sonra ortalıklarda karım karım diye gezinemezsin. "
"Benden boşanma diye sana yalvarmayacağım. Az kaldı. Sonra zaten ne sen beni göreceksin ne de ben seni. Özlemeyeceksin beni. Senden tek ricam Yavuz a bulaşma. "Telefonu suratıma kapattı. Kafam allak bullak olmuştu. Ne demek birbirimizi görmeyeceğiz?
Berken iki yıldır bir şeyler planlıyor. Hadi hayırlısı. Bide başıma Yavuz belasını aldım. Arayıp özür mü dilesem? Saçmalama Ecrin! Neden özür dileyeceksin ki . O da doğru düzgün cevap verseymiş. Her neyse ben en iyisi Yavuz u bir arayayım.
"Buyrun Yenge hanım. Beni neden arıyorsunuz sabahın köründe?"
"Bir polis için sabahın körü yoktur Yavuz. Bunu en iyi sen bilmelisin." İğnelemeden duramamıştım.
"Bilmez miyim doktor hanım . Onu bosver de beni neden aradığını şöyle hadi."
"Lafı dolandırmadan konuya gireceğim. Cihan ı bırak lütfen. "
"Nereye bırakayım. Adres at." Dalga geçiyor resmen !
"Serbest bırak Yavuz. "
"Gel kendin al ."
"Pekala evinin adresini at." Bu sefer uzlaşmacı davranmaya çalıştım.
"İşin var mı bugün.?"
"Evet var."
"Gelip seni kendim karım ile tanıştırmak istiyorum. Karım seni orada görünce yanlış anlayabilir. Evli bir adamın evine gidiyorsun ve sende evlisin. Çok ayıp. "Cıklarken sinirlerimi baya bozmuştu. Ona hastanede söylediğimi bana iade etmişti. O gerçekten cindi.
Çarpana kadar yanına geldiğini hissetmiyorsun.
"Pekala. Bugün için izin alabilirim. Sen neredesin?"
"Hastaneye gel. Ben izin aldım senin için. "İzin mi almıştı? Kabul edeceğimi nereden biliyordu peki? Ya da nasıl benim için hastaneden izin alabilmişti?
Kafam gerçekten allak bullak oldu.
"Beş dakika içinde oradayım. "Telefonu kapattım. Burnuma kötü kokular geliyordu. Bakalım ortada ne işler dönüyordu. Hastaneye vardım sonunda. Otoparka girdiğimde onu arabasının yanında gördüm. Arabayı yerine park ettikten sonra indim. Bitirdiği sigarasını yere atıp ayağının ucuyla söndürdü.
"4 dakika oldu." Saydı mı cidden ! Çıldıracağım.
"Sana 5 dakika içinde burada olacağımı söylemiştim. "
"Bin hadi gidelim. "
"Bir delinin arabasına binmek ne kadar doğruysa. "
"Bir şey mi dedin?"
"Diyorum ki . Ya da neyse boşver . Söylemeyeceğim. "
"Sen bilirsin." Arabasına bindim ve yola koyulduk.
"Karın kim?"
"Gidince tanışırsın. "
"Nereli peki?"
"Gidince öğrenirsin." Sinirlerimi iyice bozmaya başlamıştı.
"Bari bana ön bilgi falan ver . Aval aval bakmayalım orda."
"Pekala. Karımın ismi Rosa . Annesi İspanyol babası Rus. İki yıldır evliyiz. Oldu mu."
"Ne iş yapıyor?"
"Sen bugün biraz fazla konuşuyorsun. "
"Peki susayım. Ya da susmayayım. Planın ne ? Beni sırf karın ile tanıştırmak için eve götürüyor olamazsın. "
"Seni oraya götürmemin tek sebebi peşime adam taktıktan sonra sonuçlarını görmen!" Bu ne demek oluyor? Cihan a bir şey yapmış olamaz değil mi? O ölürse beni koruyacak kimse kalmaz. İki yıldır sağ kaldıysam bu onun sayesindedir.
"Ona bir şey mi yaptın?" Vereceği cevap benim için çok önemliydi.
"Gidince görürsün . "Daha fazla konuşmadık. Yolun kalanında zihnimi meşgul eden şeyler vardı. Bunların başında da o vardı. En son yaptığımız telefon konuşmasını hiçbir şekilde anlamlandıramıyordum. Düşünmek beynimi yormaktan başka bir işe yaramıyordu. Hiçbir türlü sonuca ulaşamıyordum.
"Geldik hadi in." Kapıya baktım ama dikkatimi çeken kapı değildi. Kapının yanındaki arabalardı.
"Bunlar senin korumaların mı?" Umarım onun korumalarıdır. Eğer tahmin ettiğim kişinin korumaları ise ortada çok büyük bir oyun dönüyor olmalı.
"Bir polis korumalarla gezmez doktor hanım. "Daha önce ona yaptığım polis imasına değinmişti.
"Yavuz kim bu adamlar?"
"Arabadan inince öğrenirsin. Sana söylemem gereken bir şey var." Bana ne söyleyecekti ki.
"Seni dinliyorum."
"İçeride ne olursa olsun sakin kalmanı istiyorum. Fevri hareket edersen eğer her şeyi berbat edeceksin. Şunu unutma ki içeride yaşanacak şeyler seni iki yıllık bir azaptan kurtaracak. Hadi in şimdi. "
"Neden bilmece gibi konuşuyorsun? Neden bahsettiğini bir türlü anlayamıyorum. "
"İn lütfen." Dediğini yapıp arabadan indim. Yavuz da indikten sonra beraber eve girdik. Kapıda bizi uzun kahverengi saçlı, mavi gözlü bir kadın karşıladı. Kadını tanımasam da kim olduğunu Yavuz a sarılmasından anlamıştım. Karısı olmalıydı. Yavuz dan ayrıldıktan sonra bana döndü.
"Rosa Vlazdiya . Tanıştığıma memnun oldum. Siz de Berken in eşi olmalısınız."
"Ecrin Aktaş. Memnun oldum."
"Buyrun içeri geçin lütfen. "Yönlendirmesiyle beraber içeri geçtim. Geçmez olaydım. Onların burada ne işi vardı?
Berken in anne ve babasının burada ne işi vardı?
"Sonunda gelebildin sahtekar gelin. Berken e ve bize yaptıklarının bu gece bedelini ödeyeceksin." Midem bulanıyordu. Aptal Nuran bana baktıkça midem bulanıyordu. Kendi yediği haltları benimkiymiş gibi gösterecekti. Yavuz un ne yapmaya çalıştığını anlamıştım.
Nuran dan kurtulmamı istiyordu. Az sonra üzerime atılacak iftirayı geri püskürtmemi istiyordu. O yüzden beni buraya getirmişti.
"İnanın Nuran hanım konuştuklarınızdan zerre bir şey anlamadım. Lakin daha iyi anladığım bir şey var duymak ister misiniz?" Bu gece bu kirli oyunu bitirecektim. Berken benim yüzümden gitmemişti. Onun yüzünden gitmişti.
Berken iki yıl önce birini öldürmüştü. Nuran in Cezail i aldattığı kişiyi öldürmüştü. Babasına da karıma bulaştı demişti. Sonra da tutuklanmamak için ülkeyi terk etmişti.
Berken in gitmesine sebep olan kişi ben değildim . Oydu.
"Cezail bu kadın var ya bu kadın , hiç masum değil. Bu gece gerçekleri öğreneceksin. "Evet bu gece herkes gerçekleri öğrenecek. Bugün üzerimdeki tüm yükten kurtulacağım.
"Masum olmadığım doğru. Ama sizden daha masum olduğum daha büyük bir doğru. Ne dersiniz Nuran hanım? "
"Yaptıkların yetmemiş gibi hala burada laf atıyorsun bana ! Bu yaptığın çok büyük saygısızlık. "Öff ben çekemem bu kadının aptal triplerini. Bir an önce işi bitirmek istiyordum. Ama önce onun bana iftira atmasını bekleyecektim.
"Cihan nerede Yavuz?" Sakince sorduğum soru komiğine gitmiş olmalı ki güldü. Ama Cihan a ihtiyacım vardı. Tüm kanıtlarım ondaydı.
"Cihan ı getirin." Yanındaki adam Cihan ı getirmek için ayrıldı. O sırada Nuran ın bakışlarını üzerimde hissettim. Bu gece her şey bitecekti. Ondan kurtulacaktım.
"Sevgilin olmadan iki saniye duramadın değil mi? Ahlaksız! Cezail oğlumuz bu kadının sevgilisini öldürdü ve bu kadın utanmadan başka bir sevgili yaptı! Berken i aldattığı için Berken o adamı öldürdü!" Cezail amcanın bakışları bana döndü. Bunu yaptığıma ihtimal vermiyordu ama bir yanı da karısına inanıyordu.
"Oğlunuz değil." Sakince konuşmuştum ama dudaklarımdan zehrini akıtacak sözcüklerdi.
"Öz annesi olmayabilirim o benim oğlum!" Berken den bahsettiğimi sanıyordu. Oysaki ben küçük oğlundan bahsediyordum.
Küçük oğlunun babası Cezail değildi.
"Ondan bahsetmiyorum Nuran hanım. Küçük oğlunuzdan bahsediyorum. "Cezail amcanın bakışları bu sefer karısına döndü. Sonra tekrar bana baktı.
"Ne demek istiyorsun sen! Açık konuş!" Onun aksine gayet sakin konuşuyordum.
"Küçük oğlun Melih Yusuf, senin çocuğun değil Cezail amca. Berken in öldürdüğü adamdan." Duyduklarına inanmamış gibiydi. Ama hepsi gerçekti.
"Karın 4 yıl önce sevgilisinin çocuğunu doğurdu. İki yıl önce de ben öğrendim. Tabi Nuran hanım duyulmasını istemiyordu. Bir gece sevgilisini ve beni aynı yere çağırmıştı. Aynı zamanda da Berken e karın seni aldatıyor, inanmıyor isen sana gönderdiğim adrese git diye de bir not bırakmıştı. Zavallı Berken . Hemen de inanıp gelmişti. Oyuna geldiğimi anladığımda her şeyi kanıtları ile birlikte Berken e verdim. O da Nuran ın gözü önünde onun sevgilisini öldürdü. "Tüm zehrimi akıtmıştım. Cezail amca yıkılmıştı. Bir şey demek ister gibi dudaklarını açıyor, konuşacak gücü bulamadığı için geri dudaklarını kapatıyordu.
Nuran hanım ise durumu nasıl değiştireceğini düşünüyordu. Cezail amca bana inanmıştı. Bunu gözlerinden anladım. Bir süre daha bana baktıktan sonra karısına döndü.
"Berken in öldürdüğü adamın ismi de Melih Yusuf tu. Sevgilinin ismini mi koydun oğluna alçak kadın!" Birden bağırması Nuran ı baya ürkütmüştü.
"Gerçekten bu kadına mı inanıyorsun? Kendini korumak için yalan söylediği çok belli değil mi?" Hala yalan söylüyordu. Ama ben kanıtsız konuşan biri değildim.
"Cihan kolyeni verir misin?" O gecenin kamera görüntüleri ondaydı. Küçük bir çipe yerleştirip onun boynundaki kurşunun içine koymuştuk. Cihan a kolay kolay kimse erişemeyeceği için kamera görüntülerini onda saklamanın daha güvenli olduğunu düşünmüştüm. Şimdi de o kolyeyi çıkarmanın zamanı gelmişti. Cihan kolyesini boynundan çıkarıp bana uzatmıştı. Kolyeyi elinden aldım. Cezail amcaya döndüm.
"O gecenin kamera görüntüleri. Sen Berken i korumak için bakmadan sildirmiştin. Bense o görüntüleri kurtardım. Hiçbiri montaj değil. İnanmıyor isen oğlunu arayıp sorabilirsin. Benim burada işim bitti. Size kolay gelsin." Arkamı döndüm. Cihan da benim peşimden geliyordu. Onun için önemli bir gündü. Çünkü bu günden sonraki akıbetini bu gece öğreneceğini biliyordu.
"Harikaydınız Ecrin hanım. "Rosa nın aksanlı sesini duyunca arkamı döndüm.
"Hepsi senin aptal kocan yüzünden. Beni kandırıp buraya getirdi!" Yavuz a olan sinirimi ondan çıkarmaya çalışmam onu güldürmüştü.
"Yavuz ters köşelerin insanıdır. Bunu da unutma lütfen. "En çok ben bilecekmişim gibi bir his doğdu içime.
"Aklımın bir köşesinde bulundururum. Merak etmeyin. "Arkamı tekrar dönüp evden çıktım. Arabam hastanede kalmıştı. Cihan a döndüm.
"Yanında araba var mı?"
"Yavuz arabamı patlattı. "Şaka yapıp yapmadığını anlamak için yüzüne baktım. Gayet ciddi gözüküyordu.
"Sen ciddisin."
"Evet."
"Neden arabanı patlattı?" Vereceği cevaba göre gidip Yavuz u öldürecektim.
"Git kendisine sor." Sinirlerim iyice bozulmuştu. Birden arkadan tanıdık bir ses duydum. Onun sesini .
"İstersen seni evine bırakabilirim. "
Dönmüştü. Arkama dönsem bunu kendi gözümle görebilecektim ama bunu yapamıyordum. Gözlerim kararmaya başladığında kendime tutunacak yer aramaya başladım . Cihan benden önce davranıp belimi tuttu düşmeyeyim diye. Benimse gözlerim kapanıyordu. Duyduğum son ses ise Cihan a aitti.
"Pat diye kadının karşısına çıkılır mı aptal herif ! Ya kalbine inmişse? Affedebilecekmisin kendini?"
Bölüm sonu .
Biraz daha olaylı bir bölümdü. Ve diğer bölümlere göre daha uzun oldu.
Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın :))
Bölüm etkileşimi
