1. bölüm / 13
Kalbin ağrısı1. Bölüm
Bölümler 13Şu an: 1. Bölüm
- 1 1. Bölüm693 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 2.Bölüm892 kelime
- 3 3. Bölüm1.140 kelime
- 4 4. Bölüm777 kelime
- 5 5. Bölüm1.199 kelime
- 6 6. Bölüm1.263 kelime
- 7 7. Bölüm1.666 kelime
- 8 8. Bölüm1.367 kelime
- 9 9. Bölüm1.351 kelime
- 10 10. Bölüm1.482 kelime
- 11 11. Bölüm2.350 kelime
- 12 12. Bölüm3.159 kelime
- 13 13. Bölüm2.229 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
2035
İzmir Bayraklı
Çok yorucu bir gündü. Nöbetimin son saatleriydi. Kendimi dinlenme odasındaki kanepeye bıraktım. Elimde sıkıca tuttuğum sıcak çayıma baktım. Bugün gerçekten çok yorulmuştum. Bir an önce eve gidip oğlumun yanında uyumak istiyordum. Evet, bir oğlum var . Onu çok seviyordum. O benim yaşama tutunma sebebimdi. Henüz 4 yaşındaydı. Enerjisi ile beni mutlu etmeyi başarabilen iki insandan biriydi. Diğeri ise ,ah neyse onu şimdilik boşverin. Zamanı gelince öğrenirsiniz. Sahi size kendimden bahsetmedim değil mi , Ecrin ben . Ecrin Aktaş. İzmir Bayraklı Devlet hastanesinde acil doktorluğu yapıyorum. Bu kadar bilgi yeterli galiba . Zamanla daha çok tanırsınız beni.
"Hocam acile yeni bir vaka geldi. Durumu ağır. İlk müdahaleyi Eylül Hoca yaptı. Sizi bekliyoruz. " Anlaşılan bu gece dinlenemiyecektim. Ayağa kalktım.
"Hadi gidelim . Nesi var mış hastanın?"
"Hasta futbolcu. Şut çekerken ayağı kaymış. Tendon damarlarından birinin koptuğundan şüpheleniyoruz. "
"Kırık falan var mı?"
"Röntgene götürmek için onayınızı bekliyoruz."
"Tamam." İşte bir günüm hemen hemen böyle geçiyordu. Onsuz bir günüm. Sahi size ondan da bahsetmedim değil mi. Tüh unutmuşum. Şu hastaya bakayım sonra anlatayım size . Perdeyi aralayıp hastaya baktım. Bacağı çok kötü durumdaydı. İlk müdahale yapılmıştı ama hala neyi olduğunu bilmiyorduk."
"Hastayı röntgene götürün. Bilinci yerine gelince de bana haber verin . Ben evrakları imzalayıp geliyorum. Hastanın yakını var mı? "
" Ailesi burda değil. Ama bir arkadaşı burda . İsmi Şeyma. Acilin dışında bekliyor. "
" Tamam ." Hemşireden evrakları alıp Eylül Hoca'nın odasına gittim. Hastanın bilgilerine göz attım. 26 yaşında bir futbolcu. Serhatcan Acar . Galatasarayın futbolcusuydu. Aman banane bunlardan . Ne kadar gereksiz bilgi varsa ekliyorlar şu hasta dosyalarına. İmza atmam gereken yerlere imza atıp çıktım. Hasta yakınına bakacaktım. Acilden çıktığımda kısa kahverengi saçlı 160 cm boylarında 20 li yaşlarında bir kız gördüm. Ayağa kalkıp yanıma geldi.
"Serhat ' ın durumu nasıl? Lütfen iyi bir şey söyleyin. Lütfen ona bir şey olmasın. "
"Hastanın nesi oluyorsunuz ? "
"Arkadaşıyım. "
" Şimdilik kesin bir şey söylemek mümkün değil. İlk müdahaleyi yaptık. Tendon damarlarından birinin koptuğunu düşünüyoruz. Bir süre yatırmak zorunda kalabiliriz. Röntgen sonuçları geldikten sonra kesin bir şey söyleyebiliriz. Geçmiş olsun. " Yeniden dinlenme odasına döndüm. Hiçbir şey beni şu hasta yakınları kadar yormuyor. Hastaya aşık olduğu o kadar belliydi ki . Neyse beni ilgilendirmez. Yarım saat sonra nöbetim bitecekti. Sonra evime gidip oğluma sıkı sıkı sarılıp uyuyacaktım. Mesleğimde 1.yılımdı . Ve ben daha şimdiden sıkılmıştım. Belki de o yok diye . Sahi size ondan bahsedecektim. O benim eşim. Uras ın babası. 2 yıldır ortadan kaybolan Berken Aktaş. İnşaat mühendisi. Bizi bırakıp nereye gittiğini inanın ki bilmiyorum. 2 yıldır ondan haber alamıyorum. Ailesi de ondan haber alamıyordu. Bir veda bile etmemişti. Onu çok özlüyorum. Uras da çok özlüyor. Ama ben bir türlü ondan haber alamıyorum. Hangi cehenneme gittiyse artık.
"Hocam röntgen sonuçları çıktı. "Ah iki saniye insana rahat vermiyorlar.
"Getir bakayım. "
"Hocam bir de ..."
"Bir de ne ? Ne oldu yine ?"
"Hasta uyandı. Ama Eylül Hoca sizin bakmanızı istiyor. "
"Nedenmiş o ?"
"Hocam hasta yakını Eylül Hoca ya saldırdı. Nedenini anlamadık. "
"Tamam geliyorum." Gerçekten iki saniye huzur bulamıyorum burda . Acile doğru ilerlemeye başladık. Röntgen sonuçlarına bi göz gezdirdim . Bacağında iki tane kırık vardı. O kadar da ciddi bir durumda değildi . Bir iki hafta içinde iyileşirdi. Hastanın perdesini açtım.
"Geçmiş olsun. Kendinizi nasıl hissediyorsunuz?"
"Kötü. "
"Anladım. Sağ bacağınızda iki kırık var . Sol bacağınızdaki tendon damarlarından biri kopmuş. Yani iki hafta boyunca sizi burda misafir edeceğiz. Ağrı kesici vereceğiz uyuyabilin diye. Tekrardan geçmiş olsun ."
"Hocam bir saniye ." Durdum . Ne diyecekti acaba .
"Buyrun sizi dinliyorum."
"Ben arkadaşım adına sizden özür dilerim. Kendini kaybetmiş olmalıydı. Lütfen özrümü kabul edin ."
"Yanlış kişiden özür diliyorsunuz. Bana saldırmadı. Eylül Hoca ya saldırdı. Gidip ondan özür dilerseniz iyi olur . "Bir şey demesine fırsat vermeden arkamı dönüp uzaklaştım. Hiç uğraşamam senin kız arkadaşının kıskançlık krizleriyle. Nöbetim de bittiğine göre oğluma kavuşabilirdim.
Anahtarı yavaşça kapı deliğine soktum . Uras uyanmamalıydı. İçeriye girip kapıyı arkamdan yavaşça kapattım. Odamda üstümü değiştirip Uras ın yanına gittim. Ne de güzel uyuyordu. Yavaşça yanına kıvrıldım. Ona çok benziyordu. Gitmeseydin olmaz mıydı? Kalıp beraber mutlu mutlu yaşasak olmaz mıydı?
İlk bölüm ile karşınızdayım
Yorum yapmayı unutmayın
❤️❤️
Bölüm etkileşimi
