4. bölüm / 13
Kalbin ağrısı4. Bölüm
Bölümler 13Şu an: 4. Bölüm
- 1 1. Bölüm693 kelime
- 2 2.Bölüm892 kelime
- 3 3. Bölüm1.140 kelime
- 4 4. Bölüm777 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 5. Bölüm1.199 kelime
- 6 6. Bölüm1.263 kelime
- 7 7. Bölüm1.666 kelime
- 8 8. Bölüm1.367 kelime
- 9 9. Bölüm1.351 kelime
- 10 10. Bölüm1.482 kelime
- 11 11. Bölüm2.350 kelime
- 12 12. Bölüm3.159 kelime
- 13 13. Bölüm2.229 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Berken Aktaş
Rusya
"Hayır gelmeyeceğim. "
"Babam izini buldu. Çok yakında yengeme söyler. O öğrenince de mi gelmeyeceksin ?"
"Berşan! Sinirlerimi bozma benim. Şu an dönmem için doğru bir zaman değil. "
"Hiç mi yengemi merak etmiyorsun? Kadın her gece ağlıyor senin için. Kalp hastası bir kadına bunu yapmaya hakkın yok. Yengem gece gündüz çalışıyor. Olurda başına bir şey gelirse Uras parasız kalmasın diye. Neredeyse hiç dinlenmiyor. Babamdan gelen hiçbir teklifi de kabul etmiyor. Tek istediği geri dönmen. Ve sen dönmüyorsun. "
"Anlamadığın şeyler var."
"Anlat da anlayayım bende." Derin bir iç çektim. O hala çocuktu. Yani benim gözümde. Ona üvey annemizin babamı aldattığını söyleyemezdim. Yıkılırdı. Ben her türlü hazmederdim. Ama o buna dayanamazdı .
"Ecrin nasıl?" Konuyu değiştirmiştim. Aslında konumuz hep Ecrin idi . Onu çok özlüyorum. Oğlumuzu da . Ama gitmek zorundaydım. Eğer kalsaydım beni daha çok beklemek zorunda kalırdı.
"Bu günlerde çok asabi. Nuran ile de kavga etmişler galiba. Eskiden hiç değilse hafta sonu gelip bizde kalırdı. Artık onu da yapmıyor. Hatta Urası da göstermiyor bize . Sadece ben ve babam görebiliyoruz. O da evine gidince. Başka türlü bizimle iletişime geçmiyor. "
"Babam evime mi gidiyor?"
"Evet . Yengemi ikna etmeye çalışıyor bizim eve gelmesi için. "Kabul etmezdi. Asla başkalarına muhtaç olmayı istemezdi. Zaten babamdan da pek haz etmezdi. Onunla konuşuyor ise tek sebebi Uras ın dedesi olmasıdır.
"Anladım. "
"Abi bir de bir şey daha var."
"Ne oldu yine."
"Geçen gece Kerim ile buluştum yengemin evinde."
"Dur tahmin edeyim Ecrin evde değildi. "
"Ya abi bir dur anlatmama izin ver ."
"Anlat hadi. "
"Her neyse . Ben kapıyı da içerden kilitlemiştim. Ama bakıcı evdeymiş. Bizi görünce Ecrini aramakla tehdit etti. Bir de üstüne yengem aradı. Kapıda kalmıştı benim yüzümden. Bir de dışarıdan Kerim in sesini duyunca bakıcının eve erkek aldığını sandı. "
"Aptal şey! Kalbine inmiştir şimdi. "
"Yok fazla kızmadı ben anlatınca. Ama başka bir şey olmuş. "Allah bilir ne yapmıştır benim çatlak karım.
"Ne olmuş. "
"Hastanedeyken kalp spazmı geçirmiş tekrar. Ama ufak bir kriz endişelenme. Arkadaşının dediğine göre ilaçlarını almıyor. Doğru düzgün yemek bile yemiyormuş hastanedeyken. Abi yengem ölüyor. Göz göre göre kendini öldürüyor. Yapma artık şunu. Geri dön. Daha fazla acı çektirme şu kadına. "Duyduklarımla buz kestim. Kendini öldürmeye mi çalışıyordu? Yok hayır başka bir açıklaması olmalıydı. Sinirlenmedikçe kriz geçirmezdi. Kesin canını sıkan bir şeyler oldu.
"Abi hatta mısın?" Daha fazla dinlemeyip telefonu suratına kapattım. Bu kadarı yeterliydi. Ben yokken kendini harap ettiğini biliyordum ancak bu kadar olduğunu düşünmüyordum.
"Yavuz buraya gel." Yavuz benim sağ kolumdu. Rusya ya gelirken babamın en sadık adamını yanımda götürmüştüm. Rusya da saklanmam için bana çok yardımcı olmuştu.
"Efendim Berken ." Evet bana ismimle seslenen tek koruma . Gerçi benim sağ kolumdu. O yüzden pek sıkıntı etmiyordum.
"Dava sonuçlandı mı?"
"Daha var duruşmaya. Saat farkını unutmuş olmalısın. "
"Unutmuşum. Her neyse. Her şey lehime gösteriyor değil mi?"
"Şu anlık aksi bir durum yok."
"Türkiye ye dönmemde de sakınca yoktur o zaman?"
"Zamanın geldiğini mi düşüyorsun?"
"Karım hasta Yavuz. Ve kendine hiç dikkat etmiyor. Davanın sonucunu bekleyemem."
"Türkiye ye indiğin an kafanı uçururlar. Adamlarımız da takipte. Şu anlık sağlık durumunun iyi olduğunu söylediler. "
"Dün kriz geçirmiş. Bu nasıl takip? Karım kriz geçiriyor, hastaneye bile gitmiyor ve ben bunu casusluk yapan kardeşimden öğreniyorum. "
"Berken çok tehlikeli. Karın sonsuza dek yalnız kalır böyle yaparsan. Az daha sabretmen lazım. "Doğru söylüyordu. Yapacağım en ufak hatada onu yalnız bırakırdım. İyi de daha ne kadar sabredecektim. Onu çok özledim. Ben yokken ölmesinden korkuyorum. Ki Uras olmasaydı çoktan kendini öldürmüştü. Onu daha fazla yalnız bırakmazdım.
"Ne zaman dönebilirim peki. "Elimden geldiğince çabuk dönmek istiyorum. Eğer ben dönmeden Ecrin e bir şey olursa kendimi asla affetmezdim.
"Tahminimce iki hafta sonra dönebiliriz. "Çok geç olurdu. İki hafta daha dayanacağımı sanmıyorum.
"Bir hafta sonra dönsek?"
"Derdin ne senin? Sana sabahtır ne anlatıyorum? Gidersen cesedin çıkar oradan. "
"Kriz geçirmiş Yavuz ! Nasıl katlanabilirim buna . Sen benim yerimde olsan ne düşünürdün? Rosa senin yüzünden ölüyorsa ne yapardın?"
"Rosa yı karıştırma! Aynı mesele değil! Karın senin yüzünden bu halde ! Onu terk etmek yerine yanında kalabilirdin. Onu en çok senin yokluğun bitirdi. "
Yutkunamadım. Haklıydı. Sırf kendimi korumak için onu orada bırakmıştım. Benden sonra ne hale geleceğini düşünmemiştim. Benim suçumdu.
"Şimdi otur biraz aklını başına al. Nerede yanlış yaptığını bilmeden doğrusunu yapmaya da çalışma bir daha." Dedikten sonra çıkıp gitti.
Kendimi tekli koltuğa bıraktım. Ne yapacağımı bilemiyorum. Bir süre sonra kapı açıldı. Yavuz gelmişti. Elinde de votka şişesi vardı. Şişeyi önüme bıraktı. Sonra bir şey demeden çıkıp gitti. Bende şişeyi alıp kafama diktim. Bu gece içip rahatlamamı istiyordu. Şişeyi dudaklarımdan ayırırken düşündüğüm tek şey karımdı.
Merhabalar. Nasıl buldunuz?
Berken in ağzından yazdığımız için pek uzun olmadı bölüm. İlerdeki bölümlerde telafi ederiz.
Bölüm etkileşimi
