6. bölüm / 13
Kalbin ağrısı6. Bölüm
Bölümler 13Şu an: 6. Bölüm
- 1 1. Bölüm693 kelime
- 2 2.Bölüm892 kelime
- 3 3. Bölüm1.140 kelime
- 4 4. Bölüm777 kelime
- 5 5. Bölüm1.199 kelime
- 6 6. Bölüm1.263 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 7. Bölüm1.666 kelime
- 8 8. Bölüm1.367 kelime
- 9 9. Bölüm1.351 kelime
- 10 10. Bölüm1.482 kelime
- 11 11. Bölüm2.350 kelime
- 12 12. Bölüm3.159 kelime
- 13 13. Bölüm2.229 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gerçekten dönmüş olabilir miydi? Afallayan suratımı Yavuz a çevirdim.
"Sendin. Telefonu açan sendin. Büyük ihtimalle Berken in emniyetteki köstebeği de sensin. "Doğrulaması için ona baktım.
"Köstebek demeyelim. Alınıyorum. Yardımcı desek daha doğru olur." Hala sırıtıyordu. Sinirlerime hakim olamayıp masadaki kalemliği kafasına fırlattım. Kafasını eğerek kalemlikten kurtuldu.
"Ayıp oluyor ama. Şurada normal bir şekilde konuşmaya çalışıyorum sen kafama kalemlik fırlatıyorsun." Cık cıklarken suratıma bakıp verdiğim tepkiyi inceliyordu. İstediğim şeyi öğrenene kadar normal davranmaya karar verdim. Sonra icabına bakardım.
"Ne zaman döndün?" Elini çenesine koyarak düşünüyormuş gibi yaptı.
"Dün."
"O geldi mi?" Sorumun cevabı kalbimi belki de bin parçaya ayıracak,toz haline getirecekti.
"Neden arayıp kendisine sormuyorsun?"
"Konuşmuyorum ben onunla."
"O gece neden aradın o zaman?" Sabrımı zorluyordu. Ama istediği cevabı benden almasına izin vermeyeceğim.
"Sen neden onun telefonunu açtın? Yoksa beni seninle mi aldatıyordu? "Şok olan suratına bir kahkaha patlatmak isterdim. Ama şu an ciddi gözükmem lazım.
"Öyle bir şey yok. Ben evliyim zaten."
"Berken de evli. Utanmıyor musun evli bir adamın evine gece vakti gitmeye . Kendin de evlisin üstelik. Çok ayıp. "Cıklayan kişi bu sefer de bendim. Ciddi olup olmadığımı anlamak için suratıma baktı bir süre.
"Her neyse . Şu sikik dosyaya bakabilir miyim artık. Sonra da defolup evli bir adamın evine gideceğim." Dosyayı ona uzattım. İstediğimi almanın keyfiyle koltuğuma oturdum. Bir daha uğraşmaz artık benimle.
"Dosyanın kopyası var mı?"
"Elindeki kopya. Götürebilirsiniz. Ha bu arada yengeye de selamlar." Son söylediklerimle kriz geçirmenin eşiğine geldi. Bir şeyler mırıldanarak odadan çıktı . Arkasından baktım bir süre. Sonra çekmeceden ikinci telefonumu çıkardım. Birinci telefonumu dinlemeye almış olabilirdi. Telefonu da alıp odadan çıktım.
Hasta futbolcunun odasına geldim. Bir süre uyutacaklardı. Telefon ile konuşmak için en mantıklı yer burasıydı. Telefondan Cihan ın numarasını tuşladım. Cihan benim sağ kolumdu. Berken ile evlendiğimde hayatındaki tehlikeler benim de hayatıma girmişti. O yüzden sürekli beni korumalar ile gezdiriyordu. Bu durum canımı sıkınca sadece bir tane tecrübeli koruma istemiştim ondan. Zamanla sağ kolum olmuştu. Onu ne evimde ne de hastanede göremezsiniz çünkü o bir hayalet gibi beni koruyordu. Ben bile onu en son üç ay önce görmüştüm.
"Efendim Ecrin."
"Sen neredesin şu an ."
"Hastaneyi gözetliyorum. "
"Giriş kapısına bak kimi göreceksin. "
"Yavuz mu o ?" Yutkunma sesi geldi. Cihan Berken den bile korkmazken Yavuz dan korkuyordu.
"Evet o . Onu takip et . Kaldığı yeri ve kimlerle kaldığını öğren. "
"Bu çok zor . Kaldığı yeri pekala öğrenebilirim ama içindeki kişiyi bulmam çok zor. "
"Yavuz iki yıldır onunla birlikte olmalı. Döndüyse mutlaka o da yanında gelmiştir. Onu bulmalısın Cihan."
"Yavuz beni görür ise ne olacak? O adam cin gibi. Vallahi çarpar adamı. "
"Sen neden bu kadar ondan korkuyorsun? Ne var bu kadar o adamda?"
"Yenge adamın lakabı bile cin . Seni çarpana kadar varlığını fark etmiyorsun. Sana tavsiyem ona bulaşma."
"Cihan senin işin bu. Ne dediysem onu yap . Seni çarpar ise de toprağın bol olsun." Daha fazla dinlemeyip telefonu suratına kapattım. Odadan gelen mırıltıların sahibine baktım. İnşallah konuştuğum şeyleri duymamıştır. Henüz uyanması için erkendi. Bir şeyler sayıklıyordu. Dikkatli dinlemeye karar verdim.
"Şeyma yapma . Basit bir şakaydı. "Ne şakası? Bu bir şeyler saklıyordu. Buna şu an emin oldum. Bir süre sonra öksürük kriziyle uyandı. Hemen yanı başından suyu alıp onun için bir bardak doldurdum. Uyanır uyanmaz beni görmenin şaşkınlığını yaşıyordu. Suyu yavaşça içmesine yardım ettim.
"Kendini nasıl hissediyorsun?" Ilımlı bir şekilde yaklaşmaya karar verdim bu sefer. Anlatması için bir zemin hazırladım. Aradaki siz ekini kaldırmam onu daha çok şaşırmıştı.
"Öldüm mü ben?" Kahkaha attım. Onu terslemediğim bir an bile olmadığı için ona normal davranmama şaşırmıştı.
"Yok daha yaşıyorsun. Kabus gördün galiba?" Buz kesmişti suratı. Gördüğü kabustan olmalı.
"Hayır, yani şey... Evet. Kabus gördüm. Ama o kadar korkutucu değildi. Siz neden buradasınız? "Sahi ben neden burdayım? Hah hatırladım. Telefon ile konuşacaktım. Ama ona başka bir neden söyleyecektim.
"Dışarıdan sesini duydum. Basit bir şakaydı diye bağırıyordun. Kabusunu anlatmak ister misin ?" Yeterince inandırıcı olmuş olmalıyım ki gerildi. Bir şey sakladığını biliyorum dostum. Hadi anlat bana . Olanların o kız ile de ilgisi var . O kızın açığını bulup Eylül e vermedikçe içim soğumayacaktı.
"Dediğim gibi. Basit bir kabus. "Zorla gülümsemeye çalıştı. Yemezler koçum.
"Sen dinlenmene bak . Ağrın var mı?"
"Yok."
"Ben gidiyorum. Sen de dediğim gibi dinlen." Onu odasında bırakıp çıktım. Diger hastalarımla ilgilenecektim.
Akşam mesaim bitince eve döndüm. Çok acıkmıştım. Umarım Zerda güzel bir yemek yapmıştır. En son bana balık pişirmeye çalışırken mutfaktaki perdeyi yakmıştı. Ona yemek yapmasına gerek olmadığını söylesem de yine de yapıyordu.
Nihayet eve vardım. Anahtarı bulmak ile uğraşmak istemediğim için kapıyı çaldım. Kısa süre sonra kapı açıldı.
"Hoşyeldin annee." Urasa sıkı sıkı sarıldım.
"Hoşbuldum annecim. Bana ne yemek yaptınız?" İçerden herhangi bir koku gelmiyordu. Beklediğim koku yanık kokusuydu.
"Biz sana pizza satın aldık. Karışık alacaktık ama Zerdoli dedi ki annen biber yemiyor. Sen biber yemiyor musun?" Keşke biberden önce pizza sevmediğimi bilselerdi. Neyse Ecrin umduğunu değil bulduğunu yer.
"Hadi içeri geçelim ben açım. "
"Hoşgeldin Ecrin."
"Hoşbulduk. "
"Uras a pizza yemediğini anlatmaya çalıştım ama dinlemedi. Bende mantarlı pizza aldım son çare."
"Sıkıntı yok." Mutfağa geçip pizzaları dilimledim . Oturup beraber yemek yemeye başladık. Fena değilmiş.
"Uras yemek yedin mi annecim."
"Evet yedim."
"Hadi git ellerini yıka."
"Tamam annecim." Giderken de yanağıma sulu bir öpücük bıraktı. Zerda ya döndüm.
"İstersen çıkabilirsin."
"Görüşürüz o zaman."
"Güle güle. "Zerdoli çıktıktan sonra ikinci telefonum ile Cihan ı aradım. Uzun uzun çalmasına rağmen açmadı. İkinci kez aradığımda ise hemen açıldı.
"Oo kimler arıyormuş. Yenge hanım, aramanızın sebebini sorabilir miyim?"
Bu Yavuz un sesiydi. Kahretsin! Cihan ı yakalamış olmalı.
"Cihan ın telefonunu neden sen açtın?" Sesimi sakin çıkarmaya çalıştım.
"Cihan şu an konuşamayacak durumda. Neden peşime tetikçi taktın?" Tetikçi mi ? Bir şeyi de batırma be Cihan.
"Tetikçi falan taktırmadım. Amacım onun yanında olup olmadığını öğrenmekti. "
"Bunu bana ya da ona da sorabilirdin. "
"Doğru düzgün cevap verseydin Cihan ı görevlendirmezdim."
"Neden gelip kendin bakmıyorsun eve ? Onu merak ediyorsan biraz da kendin çabalamalısın. "
"Senin derdin ne ?"
"Sakin ol Yenge. Korumacığına bir şey yapmam merak etme. Bir cin olarak çarpmayacağım tek kişi sensin. "Telefonu suratıma kapattı. Sinirlerim alt üst olmuştu. Uras ı odasına gönderip uyumaya gittim. Başım dönmeye başlamıştı. Nihayet odaya varabildim. Üzerimi değiştirdikten sonra yatağa uzandım. Kalbim canımı yakmaya başlamıştı yine. Uyku ilaçlarından birini alıp içtim. Uyuyunca geçer mi bu acı?
İlahi bakış açısı
İki yıl aradan sonra Berken evine ilk defa gelmişti. Yavuz ile beraber dün Türkiye ye dönmüşlerdi. Yavuz onun karşısına çıkmıştı ancak Berken in buna cesareti yoktu. Yavuz ona Ecrin in sesinin kötü geldiğini söylemişti. Berken de korkup onun evine gelmişti. Evin bir anahtarı da Berken de vardı. Ancak o arka kapıdan eve girmişti. Ecrin şu an uyuyor olmalıydı. Ne zaman canı acısa uyku ilaçlarına yöneliyordu. Bu yüzden Berken onun uyanmayacağına emindi. Berken kendine olan sözünü tutmuştu. Ecrin ölmeden önce ülkeye dönmüştü.
Yavaş adımlarla ilerliyordu. Ecrin uyuyordu ama Uras uyanık olabilirdi. Bu riski göze alamazdı. Daha sessiz olmaya çalışarak merdivenleri çıktı. Ecrin in odasının önüne geldi. Derin bir iç çektikten sonra kapıyı araladı. Onu yatağında huzurla uyurken bulmayı çok isterdi. Ecrin ise kabus görüyordu. Her kabus görürken olduğu gibi kaşlarını çatmıştı. Berken Ecrin in yanına uzandı. Ellerini saçlarında gezdirdi. İki yıl aradan sonra ilk defa ona dokunuyordu. Dudaklarını Ecrin in sağ yanağına bastırdı. Tam da o izin üstüne. O sigara izmariti lekesini asla unutmayacaktı. Yavaşça yanından kalktı. Ecrin in üzerini örttükten sonra çıkıp gitti.
Bölüm sonu
Cihan ın yakalanacağını kimler tahmin etmişti?
Berken in dönmesini bekliyor muydunuz?
Ecrin sizce Serhatcan ın sırrını öğrenebilecek mi?
Cihan hakkında ne düşünüyorsunuz?
Zerda da bir gariplik seziyor musunuz?
Şeyma sizce Serhatcan a bir şey yapmış olabilir mi?
Cihan neden bu kadar çok Yavuz dan korkuyor sizce ?
Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın
Bölüm etkileşimi
