Kalbin ağrısı kitap kapağı

5. bölüm / 13

Kalbin ağrısı

5. Bölüm

Vaveyla Yazarı: Eylül Korkmaz

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 13Şu an: 5. Bölüm

Ecrin Aktaş
İzmir Bayraklı

Bugün canım oğlumun doğum günüydü. Evde kalıp onun için harika bir pasta yapmaya karar vermiştim. Zaten dün olanlardan sonra bir haftalık izne ayrıldım. Bu birkaç günde haddinden fazla yorulmuştum. Özellikle de dün Berşan beni çok sinirlendirmişti. Ben yokken sevgilisini eve getirmişti. Haddini fazlasıyla aşmıştı! Yine de çok kızmadım ona . Bana göre fazla masumdu. Bazı şeylerin farkına varamayacak kadar. Bu yüzden üzerine fazla gitmemeye karar verdim. Her neyse pastaya odaklanmalıyım!

Pastayı oğlumun en sevdiği şekerler ile süsledim. Çok sevinecekti. Her ne kadar babasının da burda olmasını istesem de elimden bir şey gelmiyordu. Bugün duruşması vardı . Babasının dediğine göre her şey lehine idi . Peki o zaman neden dönmüyor? Bu can sıkıcı oyununa en kısa sürede son vereceğim. Madem dönmüyor ben de sonsuza dek ondan kurtulurum. Hayır, onu öldürmekten bahsetmiyorum. Onun soy isminden kurtulacağım. Sonra da kendime yeni bir soy isim alacağım. Başka türlü ondan kurtuluşum yok.

Elimdeki kadehe baktım bir süre. Ne ara bu kadar içtim hatırlamıyorum. Sigaradan sonra alkole başlamam benim için de sürpriz olmuştu. Doğum gününden sonra Uras ı halasına bıraktım. Bu gece içmeye ihtiyacım vardı. Aklıma geldikçe çıldırıyordum. Çalan telefonuma baktım. Berşan arıyordu. Açarsam sarhoş olduğumu anlardı. O yüzden açmadım. İstemsizce kişilerden onun ismini buldum. Açmayacağını bile bile onu aradım. Onu en son iki yıl önce aramıştım. Ondan sonra bir daha aramaya cesaret edememiştim.

Telefonu kulağıma yasladım. Gelen sesi dinledim bir süre. Tam açmayacağını düşünüp telefonu kapatacakken telefon açıldı. Onun sesini duymayı beklerken başka bir adamın sesini duydum.

"Merhaba Yenge. Berken burda değil maalesef . Aradığınızı ona söylerim. "

"Nerden yengen oluyorum ben senin ?" Adamın kim olduğunu çıkaramadım.

"Berken in eşi değil misiniz?" Ben onu mu soruyorum salak . Kafayı yememe az kaldı.

"Tamam da sen Berken in nesi oluyorsunuz. "Doğru düzgün cümle kuramıyordum .

"Anlamadım efendim." Neyi anlamıyorsun salak ! Arkadan gelen diğer sese odaklandım.

"Ver şu telefonu. Bir konuşmayı beceremedin." Bu onun sesiydi. Demek oradaydı. Ve orada olmasına rağmen telefonu başkasına açtırıyordu. Kalbimin binbir parçaya ayrıldığını hissettim. Gerçekten bunu mu layık gördü bana ?

"Ecrin. Hatta mısın karıcım." Karıcımmış. Histerik bir kahkaha attım.

"Ben senin karın değilim . Sen de benim kocam değilsin tamam mı ? Boşandım ben senden ."

"Benim neden haberim yok?"

"Neyden haberin yok."

"Boşandığımızdan. Daha doğrusu senin benden boşandığından. "Eğlenen sesi bana kriz geçirtiyordu.

"Burda olsaydın öğrenirdin. "

"Orda olsaydım benden boşanamazdın." Dalga geçiyor benimle galiba.

"Gitmeseydin sende. Sahi neden gittin sen ?" Sonlara doğru sesim çatallaşmıştı. Yutkunuşunu duydum.

"Gitmek zorundaydım. "Hadi canım!

"O zaman senden boşandım diye kızamazsın bana."

"Kızmadım ki ben sana ."

"Kızdın."

"Kızmadım. "

"Benden daha iyi mi bileceksin?"

"Kızıp kızmadığımı ben biliyorum. Sen değil. "Sinirlerimi iyice bozmuştu.

"Yeter artık yapma şunu. "

"Neyi yapmayayım?" Hala eğleniyordu.

"Özledim seni ." Söylediklerim ile büyük bir sessizlik oluştu.

"Yapamam. Özür dilerim. "Telefonu kapattı. Gözlerimden yaşlar boşaldı. Dönmeyecekti. Belki sabah bu konuşmayı hatırlamayacaktım. O hatırlar mıydı bilemiyordum. İlk defa bu gece gerçekler ile yüzleştim. Anladım ki onu özlemek zormuş. Çok zormuş. Bu telefon konuşması aklımı başıma getirdi. İki yıldır ihtiyacım olan şey meğerse basit bir telefon konuşmasıymış. Seni affetmeyeceğim Berken. Bu kalbe en büyük ağrıları sen yaşattın.

1 hafta sonra

Bugün nihayet işimin başına dönmüştüm. O geceyi saymazsak dinlendiğim bir hafta olmuştu. Oğlum ile bol bol vakit geçirmiştim. Onsuz da yaşayabileceğimi öğrenmeye çalışıyorum. Ne kadar ilerleyebiliyorum bilmem ama onu daha az düşünüyorum artık. Başladığım terapiler de buna olumlu katkı sağlıyor. Her neyse hastalarıma bakacağım beni oyalayıp durmayın.

Futbolcu hastanın odasına geldim. Ben yokken başka hiçbir doktoru tedavi için istememişti. Bu yüzden ifadesini de alamamıştı polisler. Şimdi nedenini soralım .

"Günaydın. Kendinizi nasıl hissediyorsunuz?"

"İyiyim. Yarın taburcu olabilirim değil mi ?" Anlaşılan beyefendi çabuk sıkılmış buradan .

"Tedaviyi aksattığınız için bir süre daha burada tutacağız sizi . Bir haftadır tedaviyi aksatmanızın nedenini sorabilir miyim?"

"Sizden başka doktor istemiyorum."

"Neden?"

"Çünkü siz benimle ilgilenince kendimi daha iyi hissediyorum. "

"Bakın beyefendi her doktor her an müsait olmaz . Bizim de özel hayatımız var ve bazen bununla ilgili sıkıntılar yaşayabiliyoruz. Doktor beğenmemezlik yapmayın lütfen. Burada sizin gibi bir sürü hasta var . Hepsi kendine özel doktor seçsin o zaman. Ortaya çıkacak durumu tahmin edebiliyor musunuz?"

"Bunun bencilce olduğunun farkındayım ama-" Sözünü kestim.

"Evet bencilce . Şimdi polisler gelecek . Ifadeniz alınacak. Sizden ricam tüm sorulara dürüst cevap vermeniz. "

Hemşireye polisi çağırmasını söyledim. İçeri uzun boylu katran gözlü bir polis girdi . Yanında da iki tane polis memuru vardı. Tanıdık gelmişti adam bana .

"Ben başkomiser Yavuz Gelgili . İfade almak için geldim doktor hanım. "Sesi de bana tanıdık gelmişti. Uzattığı elini sıktım.

"Ecrin Aktaş. Hastanın muayenesini yapan doktor ." Eğlenen surat ifadesine baktım. Komik gelen neydi ? Neyse şu an bununla uğraşamam.

"Serhat bey size birkaç soru sorup gideceğim. "Serhatcan gözlerini dikip bana baktı. Sanki yardım bekliyordu benden.

"Karnınızdaki kesik izinin nedenini hatırlıyor musunuz ?"

"Hayır "

"Hastaneye baygın gelmişsiniz . Bayılmadan önce herhangi bir acı hissediyor muydunuz karnınızda. "Serhatcan ın yutkunuşunu izledim . Bir şeyler saklıyordu.

"Her yerim acıyordu. Acının nereden geldiğini anlayamıyordum. "Yalan söylüyordu.

"Futbol oynarken yaralandığınızı söylemişsiniz. Olayın nasıl geliştiğini bize anlatır mısınız? "

"Kız arkadaşım ile kavga ettik. Bende evden çıkıp halı sahaya gittim. Biraz futbol oynayıp sakinleşmek istedim. Bir süre oynadıktan sonra arkadaşım geldi. Beraber futbol oynarken ona çalım atmaya çalışırken kaydım. Düştükten sonrasını hatırlamıyorum. "

"Kız arkadaşınız kim ?"

"Şeyma Kaplan . Küçüklükten beri arkadaşım. "

"Halı sahada kız arkadaşınız ile mi oynadınız?"

"Evet."

"Peki Serhat bey . Sizi daha fazla yormayalım. Doktor Hanım hastanın dosyasına bakabilir miyiz?"

"Buyrun odama geçelim. "Odadan polisler ile birlikte çıktık. Bu işte bir terslik olmalıydı.

"Size de fazla şüpheli gelmedi mi doktor hanım?"

"Efendim?" Onu dinlemiyordum. Şu an aklım tamamen olayı kurcalıyordu. Gülüşünü duydum arkadan.

"Diyorum ki aradan geçen zaman sizi güzelleştirmiş. Eskisinden daha genç gözüküyorsunuz. "Şüphelerim haklı çıkmıştı. Onu bir yerden tanıyordum .

"Ne diyorsunuz siz beyefendi. "

"Hatırlamadığınız için sizi suçlayamam. İki yıl oldu sonuçta." Hiçbir şey anlamıyordum.

"İçeride konuşalım mı? Çünkü dediklerinizden hiçbir şey anlamıyorum. "Onu hatırlamamam şaşırtmış olmalı ki aval aval suratıma bakıyordu. Yanındaki polislere döndü.

"Siz burda bekleyin. Hanımefendi ile konuştuktan sonra gideriz. "

"Buyrun içeri geçin. "Onu içeriye yönlendirdikten sonra diğer polislere döndüm.

"İsterseniz misafir odasında dinlenebilirsiniz. Hemşire size yolu gösterecektir. "

"Biz böyle iyiyiz doktor hanım. "

"Siz bilirsiniz. "Odama girdim. Beni tanıdığını söyleyen polise döndüm.

"Beni nereden tanıyorsunuz?" Aynı zamanda çekmeceden hasta dosyasını çıkarıyordum.

"Aşk olsun yenge." Yenge kısmını alayla söylemişti.

"Ben nereden yengen oluyorum senin." Söylediklerim ile gür bir kahkaha patlattı. Komik olan ne bir türlü anlamadım.

"Siz Berken in eşi değil misiniz?" Söyledikleriyle birden zihnimde şimşekler çaktı. Bu oydu. Geçen gece Berken in telefonuna çıkan kişi. Onu daha önce Cezail amcanın yanında görmüştüm. Demek Berken in emniyetteki köstebeği oydu. Tüm delilleri ortadan kaldırıp durumu Berken in lehine çeviren oydu. Peki onun burada ne işi vardı? Berken Rusya da ise eğer onun da orada olması gerekiyordu. Yoksa ? Aklıma gelen ihtimal yüzünden kaskatı kesildim

O burada mıydı?

Dönmüş müydü?

Madem öyle neden karşıma çıkmıyordu?

İhtimali bile kanımı dondurmaya yetiyordu .

Bölüm sonu .

Yavuz un Ecrin in karşısına çıkmasına ne diyorsunuz? Ecrin için büyük sürpriz oldu.

Telefon konuşması hakkında ne düşünüyorsunuz? Ecrin sonunda onu aramaya cesaret etti. Berken ise onun telefonunu bekliyordu diyebilir miyiz?

Sizce Berken de döndü mü?

Sizce Serhatcan ne saklıyor?

Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın sizi seviyorum💝💝

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

3okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.