2. bölüm / 13
Kalbin ağrısı2.Bölüm
Bölümler 13Şu an: 2.Bölüm
- 1 1. Bölüm693 kelime
- 2 2.Bölüm892 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 3. Bölüm1.140 kelime
- 4 4. Bölüm777 kelime
- 5 5. Bölüm1.199 kelime
- 6 6. Bölüm1.263 kelime
- 7 7. Bölüm1.666 kelime
- 8 8. Bölüm1.367 kelime
- 9 9. Bölüm1.351 kelime
- 10 10. Bölüm1.482 kelime
- 11 11. Bölüm2.350 kelime
- 12 12. Bölüm3.159 kelime
- 13 13. Bölüm2.229 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bugün izinliyim. Oğlumla güzel vakit geçirebileceğim sonunda. Ne zamandır izin kullanmamıştım. Bugün yakışıklı oğlumla kalabilmek için izin almıştım. Uras ın yüzüne bir öpücük kondurdum.
"Annecim uyan . Bak sana sucuklu yumurta yaptım. Hadi kalk." Çok seviyordu sucuklu yumurtayı. Hazır burda kalmışken ona güzel bir sucuklu yumurta yapıyım istemiştim.
"Yunaydin annee!" G harfini söyleyemiyordu. Kocaman açtığı kollarını boynuma sarıp yüzümü öptü.
"Hadi annecim yüzünü yıka aşağıya gel." Deyip yanından ayrıldım. Kahvaltı masası çoktan hazırdı. Kahvaltıdan sonra Uras ile sahile inecektik. Daha sonra ise beraber alışverişe gidecektik. 3 gün sonra Uras ın doğum günüydü. Ona hediyemi alacaktım.
Uras ın aşağıya inmesiyle kapının çalması bir oldu . Hemen gidip kimin geldiğine baktım. Ay Allah'm bu adam beni salmayacaktı.
"Buyur Cezail amca hoşgeldin . " Cezail Amca Berken in babasıydı. Ayrıca İzmir Bayraklı belediye başkanı. Berken den bir haber var mı diye sormaya geldi muhtemelen .
"Hoşbulduk. İçeriye geçebilir miyim? "
"Tabi geç Cezail amca . Kahvaltı yaptın mı? Yapmadıysan eğer biz de yeni kahvaltı yapıyorduk. "
"Teşekkür ederim. Bir kahve içsem yeterli bana. "Cezail amcaya bir kahve yaptım. Kendisi ile aram limoniydi. Ama karısı Nuran için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Kendisi Berken in gitme sebebini bana bağlıyor. Neyse bu konu hakkında yorum yapmayacağım.
"Uras dedenin yanına gel bakayım. "
"Dede seni çok özledim. "
"Bende seni çok özledim. Hadi geç otur yemeğini ye. "Uras ı zar zor boynundan ayirabildi.
"İzinli misin bugün ?"
"Evet."
"Berken den bir haber var mı?"
"Sen ne biliyorsan ben de o ."
"Anladım. Aslında bir ipucu yakaladım gibi. "
"Nasıl bir ipucu ?" Gözlerimin dolmasını engelleyemeden sormuştum bunu.
"Rusya da . Orasını kesinleştirdik. Ama tam adres bulamadık. İnşallah onu da bulacağım. "
İnşallah amcacım İnşallah
"Hayır Berşan bunu yapmayacağım "
"Yengecim lütfen annemin öğrenmemesi lazım , öğrenirse mahvolurum"
"Bak Berşan sana son kez söyleyeceğim cadı annen ile aranızda geçen meseleler beni ilgilendirmiyor. "Telefonu suratına kapattım. Saygısız! Size Berşan dan da bahsetmedim değil mi? Ah bağışlayın lütfen, bu aralar kafam çok dolu . Neyse konumuza dönelim. Berşan ,Berken in kız kardeşi. Bu gece sevgilisi ile partiye gitmek istiyor. Cadı annesi ise bırakmıyor. Berşan annesine sözde bu gece bende kalacağını söyleyip partiye gidecek. Bunun için annesinden izin almamı istiyor. Yalan söylemeseydi eğer bu kadar uğraşmasına gerek kalmayacaktı. Neyse boşverin. O kadar da önemli bir şahıs değil. Size başka anlatacaklarım var.
Size şu hastanaye gelen futbolcudan bahsetmiştim değil mi ? Evet o . Hah işte onun için bugün yine hastaneye çağırıldım. Hasta tedavisi için beni istiyormuş. Yüksek ihtimalle onun arkadaşı yüzünden. Yani sen durup dururken bir doktora saldırdın diye ben niye iznimden oluyorum? Neyse ki alışverişten sonra beni çağırdılar. Hiç değilse bugün Uras ile vakit geçirebilmiştim. Bir bırakmıyorlar canım oğlum ile şöyle güzel bir vakit geçireyim.
Her neyse konumuza dönelim. Akşam üzeri gittim hastaneye. Hastanın tahlil sonuçlarına baktım önce. Sonra gidip muayene ettim.
"Dövmeniz çok güzelmiş Doktor Hanım." Kolumdaki Berken in ismini sayılarla yazdığım süslü dövmeden bahsediyordu . O senin beğenecebileceğin bir dövme değil yiğidim.
"Teşekkür ederim. "Pek soğuk olmayan bir cevap vermiştim.
"Anlamı ne peki , yani sizin için özel olmazsa?" Sanane ! Allah'm yarabbim. Ne çekiyorum ben şu hastalardan. Zaten doktor olarak beni isteme amacı da yavaş yavaş belli oluyordu.
"Dövmenin bir anlamı yok . Olsa bile bunu oturup hastalarımla konuşacak değilim. "
"Hadi ama bence beni sadece bir hasta olarak görmüyorsunuz ." Sadece bir hasta değil evet. Ruh hastası olarak görüyorum çünkü.
"Haddinizi aşmayın beyefendi. Hasta doktor ilişkisinin dışında bir iletişim söz konusu bile olamaz ."
"Şimdilik öyle olsun. Kırmayalım sizi ." Flört eder şekilde göz kırpması sinirlerimi fazlasıyla bozmuştu.
"Hemşire hanım siz en iyisi hastaya bir serum daha verin ne dediğini bilmiyor çünkü. "Daha fazla orda kalmadım. İlgilenmem gereken başka hastalarım vardı.
Gece yarısı gibi eve döndüm. Çok yorulmuştum. Beni en çok yoran o ruh hastasıydı. Resmen bana asılıyordu. Berken burda olsaydı böyle mi olurdu. Hepsi onun yüzünden. Beni terk etmeseydi böyle mi olurdu? Yoksa daha mı kötü olurdu? Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmek istemediğim. Neden gitti bilmek istemiyordum. Neden beni oğlumla yalnız bıraktı bilmek istemiyordum. Nerde olduğunu bilmek istemiyordum . Ya da şuan kiminle ne zıkkımlandığını. Onunla ilgili hiçbir şey bilmek istemiyordum. Dönsün istiyordum. Affedermiydim bilmiyorum ama dönsün istiyorum. Birazcık rahatlamak istiyordum. İşimi bırakıp oğlumla ilgilenmek istiyordum. Yanlış anlamayın. Mesleğimi gayet de seviyorum. Sadece Berken gittiği için oğlumla ilgilenemiyordum eskisi gibi. Cezail amca bana istersen çalışma ne eksiğiniz varsa karşılarım demişti. Oğlundan utandığı için bu teklifi yapıyordu. Cezail gelinini yüz üstü bıraktı demesinler diye yapıyordu. Ben ise kabul etmemiştim. Kendi ayaklarımın üstünde durabilirdim. İhtiyacım yoktu paralarına. İhtiyacım olan tek şey oydu . O da zaten yoktu.
Sabah erkenden kalktım. Oğlumun dadısı gelene kadar hazırlandım. Evet oğlumun dadısı vardı. Lise arkadaşlarımdan biriydi. Çok güveniyordum kendisine o zamanlar. İşe ihtiyacı olduğunu, ona bir iş bulmamı istemişti. Oğlumu emanet edecek başka birisini bulamazdım. Ben de ona bu işi önerdim. Sonuç olarak oğlumun dadısıydı şu an . Ah geldi galiba . Kapı çalıyor durun bir dakika .
"Hoşgeldin Zerdoli. "Hayır ismi Zerdoli değil yanlış anlamayın. İsmi Zerda.
"Günaydın. Uyanmış mı?"
"Yok daha uyanmamış. Kahvaltıyı hazırlarsın sen zaten . Dışarı çıkacaksınız eğer çekmecede nakit bıraktım. Alırsınız ordan. Ben çıkıyorum. Görüşürüz. "
"Görüşürüz. "Arabama binip hastaneye gitmek üzere yola koyuldum. Sessizlik sinirimi bozunca radyoyu açtım. Radyoda üç kalp şarkısı çalıyordu.
Gözler beni arar kalbin onu düşünür
Tercihlerinle üç kalp birden ölür
Nasıl buldunuz canlarım?
İlk bölümlerde biraz daha Ecrinin iç dünyası odaklı okuyacağız ve karakterleri tanımaya çalışacağız.
Kendinize iyi bakınnn
Bölüm etkileşimi
